Diğer ·

2022/150 E. 2023/47 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2022/150
Karar No
2023/47
Karar Tarihi

T.C. İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/150 Esas KARAR NO : 2023/47 DAVA : Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/08/2021 KARAR TARİHİ : 07/06/2023 Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin... tescil numaralı tasarım belgesinin sahibi olduğunu, Davalının müvekkilinin tasarım hakkına sahip olduğu 20 kalem fotoğraf ve satış linkinde ürünleri, müvekkilinden habersiz bir şekilde satışını yapmakta olduğunu, bu durumun ihtarname ile davalıya bildirildiğini, davalının gereğini yerine getirmediğini, satış devam ederek haksız kazanç elde ettiğini, davalının satış ihlalinin sonlandırılması gerektiğini, müvekkilinin mülkiyet haklarının sınırlandırmakta olduğunu, maddi ve manevi zarara uğradığını, davalının internet sitesi aracılığıyla müvekkilinin tasarım hakkı olan ürünleri tedarik edip sattığını, müvekkilinin mülkiyet hakkının itibarını zarara uğrattığını, ürünlere yapılan kötü yorumların olduğunu, davalının sitede satılan ürünlerin gereken standartlardan ve kaliteden daha kötü olarak kullanıma sürüldüğünü, fiyatların ucuz olmasından bunun açıkça ortada olduğunu, müvekkilinin bu ürünlerinden elde ettiği ve bundan sonra etmesi gereken kârı minimize etmiş olduğunu, bu fiyatlara, kalitesiz ve haksız bir şekilde piyasaya sürülen bu ürünleri gören müşteri kitlesinin bundan sonra müvekkilinin belirleyeceği fiyata itibarda etmeyecek olduğunu belirterek; davalı tarafından müvekkiline karşı devam eden tasarım hakkının ihlalinin tespitini ve ihtiyadi tedbir olan tecacüz eden fillerin durdurulmasını, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmiş olduğunu ve hala ediliyor olmasından dolayı maddi ve manevi tazminat talebi, SMK madde 150/2 uyarınca, müvekkilinin mülkiyet hakkının itibarının zarara uğradığı için bu sebeple ayrıca tazminata hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davalı yedinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup ancak cevap vermediğinden münkir sayılmıştır. DELİLLER TPMK kayıtları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Davacı vekili, müvekkilinin... sayılı tasarım tescil belgelerinin bulunduğunu, davalı tarafın müvekkilinin tasarım tescillerine konu 20 kalem ürünün satışını yaptığını, bu hususta müvekkilinden izin alınmadığını, bu durumun ihtarname ile davalıya bildirildiğini, davalı tarafça satışların devam ettirilerek haksız kazanç elde edildiğini, müvekkilinin bu şekilde maddi ve manevi zarara uğradığını, satılan ürünlerin kalite ve standartlarının kötü olduğunu bu sebeple müvekkilinin itibar kaybına uğradığını iddia ederek müvekkiline karşı devam eden tasarım hakkı ihlalinin tespitine, tecavüz fiillerinin durdurulmasına, müvekkili yararına SMK 150/2 uyarınca tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, davalı müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin elektronik ticaret ortamında yer sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcı pozisyonunda olduğunu, davacının iddia ettiği tasarım tesciline konu ürünlerin yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkememizce dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 119/1 maddesinde düzenlenen unsurları taşımadığı, davacının maddi ve manevi tazminat talepleri yanında 6769 sayılı SMK 150/2 maddesi uyarınca itibar tazminatı talebinde bulunmasına karşın talep miktarlarının net olarak açıklanmadığı bu itibarla dava dilekçesinin HMK 119 maddesi gereğince eksik olduğu, bu eksikliğin ikmali için davacı vekiline 1 haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde beyan dilekçesi sunulmasına karşın eksikliğin yine giderilmediği, gerekçeleriyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. (Mahkememizin... Karar sayılı kararı) Bu kararın istinaf edilmesi üzerine istinaf istemini inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi tarafından...karar sayılı karar ile; her ne kadar davacı taraf tazminat miktarını belirtmemiş ise de açılan davanın tasarıma tecavüzün tespiti, durdurulması ile maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olduğu ve maddi tazminat miktarının tespite ilişkin dava sonucuna göre belirlenebileceği, manevi tazminat talebinin belirsiz alacak konusu yapılamayacağı verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça manevi tazminat miktarının belirlenmediği, bu yönden ilk derece mahkemesinin kararının yerinde olduğu ancak tüm talepler yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçeleriyle mahkememizce verilen karar kaldırılmıştır. Dosya mahkememize gelerek mahkememizin... Esas numarasına kaydedilerek yargılamaya devamla hüküm kurulmuştur. Dava, tescilli tasarım hakkına tecavüzün tespiti, tecavüzün durdurulması, maddi ve manevi tazminat ile itibar tazminatı taleplerine ilişkindir. 6769 sayılı SMK'nun 81.maddesinde tasarım hakkına tecavüz ve bu husustan kaynaklı tazminat taleplerine sebebiyet veren haller düzenlenmiştir. Kanunda düzenlenen fiillerin bir veya bir kaçı gerçekleştiğinde kanunda düzenlenen tazminat halleri gündeme gelecektir. Yine 6098 sayılı TBK'nun 49.maddesinde haksız fiil ve tazmin sorumluluğuna ilişkin genel düzenlemeler bulunmaktadır. Bu genel düzenlemeler kapsamında tazminat talep edilebilmesi hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. 6769 sayılı SMK'nun 81.maddesinde tasarım sahibinin izni olmaksızın bu kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarma, ithal işlemine tabi tutma, ihraç etmek, tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları 3. Kişilere devretmek, tasarım hakkını gasp etmek şeklinde belirtilen eylemlerin tasarım hakkına tecavüz sayılacağı düzenlenmiştir. Yine kanunun 149.maddesinde sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin, fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti, muhtemel tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiillerinin durdurulması, tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini ve bu kararın ilanı hususlarında mahkemeden talepte bulunabileceği hususları düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 50. Maddesinde medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın davada taraf ehliyetine de sahip olacağı, 51. Maddesinde fiil ehliyetine sahip olanın dava ehliyetine de sahip olacağı düzenlenmiştir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve dava takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleri ile ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Davacı tarafta yer alan taraf için aktif taraf sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için ise pasif taraf sıfatı söz konusudur. Uygulamada ve yargıtay kararlarında sıfat yerine genellikle husumet terimi kullanılmaktadır. Taraf sıfatı dava şartı değil itirazdır. Çünkü gerçek veya tüzel bir kişinin hak sahibi veya borçlu bulunup bulunmadığı davanın esasına girildikten sonra anlaşılabilecek bir mahiyet arzetmektedir. Bu durumda mahiyetine göre davanın esastan reddi veya kabulü söz konusu olacaktır. Ancak dava şartlarının yokluğu veya eksikliği ise davanın esasına girilmesini engelleyecek niteliktedir. Bu durumda yani taraf sıfatının dava şartı olarak kabul edilmesi halinde davanın esası hakkında bir karar verilemeyecek ancak davanın usulden reddi kararı verilebilmesi söz konusu olabilecektir. Ancak taraf sıfatı veya husumet bir itiraz olduğundan hakim tarafından kendiliğinden nazara alınabilecektir. Bu kapsamda sıfat davada taraflardan birinin davaya konu subjektif hakka veya borca ilişkin bir hakkının veya borcunun bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Bir davada taraflardan birinin aktif veya pasif taraf sıfatı veya aktif ya da pasif husumet ehliyetinin olmadığı anlaşılırsa davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekmektedir. Bu hususta husumet yokluğu itirazının ileri sürülmesi yasada kabul edilen bir ilk itiraz değildir ve yine bir def'i de değildir. Bu husus yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir ve mahkemece resen gözetilmelidir. Yukarıda değinilen yasal düzenlemeler kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; davacı taraf adına tescilli tasarımların davalı tarafça internet ortamı üzerinden satışa sunulduğunun iddia edildiği anlaşılmaktadır. Bu şekilde eylem nedeniyle davacı taraf, davalı tarafın sınai mülkiyet haklarına tecavüzde bulunduğunu ve maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürmektedir. Oysa davalı taraf www.çiçeksepeti.com alan adlı internet sitesi pazar yerinin sahibidir. Davalı taraf söz konusu bu elektronik pazar yeri olarak değerlendirilen ve elektronik ticaretin yapıldığı mecrada yer sağlayıcı, aracı hizmet sağlayıcı konumundadır. Bu konumu dolayısıyla davalı BTK nezdinde "Yer Sağlayıcı Faaliyet Belgesi" sahibi olup pazar yeri modelinde sadece satıcılara yer sağlamaktadır. Bu husus dosya kapsamından rahatlıkla anlaşılmaktadır. 6563 sayılı yasada aracı hizmet sağlayıcıların, satıcılar tarafından sağlanan içeriklere ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı yine 5651 sayılı yasada yer sağlayıcının içerik kontrolü ve hukuka aykırı faaliyet tespitine dönük araştırma yapmakla ilgili bir yükümlülüğünün bulunmadığı hususları düzenlenmiştir. Somut olayda davacı adına tescilli tasarımları içeren ürünlerin davalı tarafça satışa sunulduğu ispat edilememiştir. Başka bir ifade ile davacı adına tescilli tasarımları içeren ürünlerin elektronik pazar yerinde hizmet sağlayıcı olarak bulunan davalı tarafa ait pazar yerinde başka satıcılar tarafından satışa sunulması halinde yer ve hizmet sağlayıcının hukuki bir sorumluluğunun bulunması mümkün değildir. Davacı taraf somut olaydaki gibi yer ve hizmet sağlayıcısına değil, elektronik pazar yerinde ürününü sattığını tespit ettiği veya düşündüğü satıcıya karşı dava açmalıdır. Bu sebeplerle somut olayda davalıya yöneltilebilecek bir husumet bulunmamaktadır. Başka bir söyleyişle somut olayda davalının pasif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenle pasif husumet ehliyeti bulunmayan davalıya karşı açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmıştır. Mezkur nedenlerle pasif taraf ehliyeti (pasif husumet ehliyeti) yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle Reddine, Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (tecavüz davası yönünden) hesap ve takdir edilen 15.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (maddi tazminat yönünden) hesap ve takdir edilen 1.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Alınması gereken 179,90 TL karar harçtan davacı tarafından yatırılan 59,30 TL peşin harcın mahsubu ile eksik 120,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili taraflara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı Gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen okunup anlatıldı. 07/06/2023

Katip ... E imza

Hakim ... eimza

Atıf: Diğer, E. 2022/150, K. 2023/47, T. 07.06.2023, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2022-150-e-2023-47-k-c1fcdc892b7e