Danıştay · Danıştay
Danıştay 2025/489 E. 2025/1394 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2025/489
- Karar No
- 2025/1394
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2025/489 Karar No : 2025/1394
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde ... olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen adli soruşturma sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasında 12/11/2019 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; davacının Bank Asya'daki hesabına örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte 20/02/2015 tarihinde para yatırdığı ve FETÖ/PDY’ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan sendikalar arasında yer alan Aktif Eğitimciler Sendikasında Eylül 2012-Nisan 2013 ve Mart 2014-Ocak 2016 tarihleri arasında (13 ay süreyle) üyeliğinin bulunması, Bank Asya'ya örgüt liderinin talimatına uygun şekilde talimat döneminde para yatırması ve örgütle irtibatı veya iltisakı olduğu gerekçesiyle kapatılan sendikaya üye olması tespitleri birlikte değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı olduğu ve Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesi'nin 11/06/2024 tarih ve E:2021/7754, K:2024/10017 sayılı kararıyla; davacının, Aktif Eğitimciler Sendikasına Eylül 2012-Nisan 2013 tarihleri arasında 8 ay, Mart 2014-Temmuz 2014 tarihleri arasında 5 ay, Eylül 2014-Ekim 2014 tarihleri arasında 2 ay ve Ağustos 2015-Ocak 2016 tarihleri arasında 6 ay olmak üzere toplam 21 ay üyeliği bulunmakta ise de, Sendika üyeliğinin dört kez istifa sebebiyle kesintili olması ve süreklilik arz etmemesi, davacının da göreve başladığı dönemlerde okula gelen Sendika temsilcilerinin etkisiyle inceleyip araştırmadan acemilikle üye olduğu ancak 2016 yılı Ocak ayında dördüncü kez istifa ettiğini belirtmesi karşısında, anılan Sendikaya kesintili ve sürekli olmayan üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve Sendikanın miting, protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin sunulmamış olması karşısında, salt sendika üyeliğinin davacı aleyhine örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınmasının mümkün olmayacağı sonucuna ulaşıldığı; davacının Bank Asya'da hesabının bulunduğu ve 31/12/2013 tarihinde hesap bakiyesi 0,00 TL iken 20/02/2015 tarihinde hesabına 2.000,00 TL yara yatırdığı görülmüş ise de, bahse konu hesabın ilk olarak örgüt talimatı tarihinden çok önce 08/11/2007 tarihinde açılması, o tarihten beri sürekli ve rutin bir şekilde kullanılması, Banka yönetiminin tamamen TMSF'ye devredilmesinden sonra da 23/06/2015 tarihinde biri cari hesap diğeri katılım hesabı olmak üzere iki ayrı hesap daha açılması, hesabındaki en büyük artışın Bankanın TMSF yönetiminde olduğu 2015 yılı Mayıs ayından sonra gerçekleşmesi, 29/07/2015 tarihinde hesabına 39.631,76 TL yatırması ve hesabının 21/01/2016 tarihine kadar da aktif bir şekilde kullanılması karşısında, davacının örgüt talimatıyla Bank Asya'da hesap açtığı veya hesabındaki mevduatını artırdığından söz edilemeyeceğinden, davacının rutin bankacılık olarak gerçekleştiği kanaatine varılan bankacılık işlemlerinin örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınamayacağı sonucuna ulaşıldığı; ayrıca, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen adli soruşturma sonucunda davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, dava konusu işlemde yer verilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte olmadığı ve İdare Mahkemesince yapılan 26/06/2020 tarihli ara kararı uyarınca dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden de davacının örgütle iltisakını veya irtibatını gösterecek başkaca herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu işlemde hukuka uyarılık olmadığı anlaşıldığından, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının Bank Asya hesap hareketleri incelendiğinde, söz konusu hesabın 08/11/2007 tarihinde açılmakla birlikte, hesabında hiçbir (31/03/2010 tarihli 0,54 TL sabit ücret tahsilatı haricinde) hareket yokken FETÖ/PDY tarafından verilen talimata uygun bir şekilde 20/02/2015 tarihinde hesabına 2.000 TL para yatırıldığı, ayrıca, bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devrinden sonra 23/06/2015 tarihinde 37.450,00-TL, Bank Asya hesabına yatırılmakla birlikte devamında 29/07/2015 tarihinde yine talimatlarla uyumlu bir şekilde bankadaki paranın tamamının çekildiği, bu nedenle, söz konusu hesap hareketlerinin "iltisak ve irtibat" kriterleri yönünden dikkate alınabileceği kanaatine varıldığı; öte yandan, davacının FETÖ/PDY'ye müzahir Aktif Eğitim Sendikasına Mart 2014-Temmuz 2014, Eylül 2014-Ekim 2014 ve Ağustos 2015-Ocak 2016 tarihleri arasında 3 defa üye olmasının, irtibat ve iltisakın yoğunluğunu gösterdiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, FETÖ/PDY ile bir irtibatının bulunmadığı, örgüt üyeliği suçundan yapılan soruşturmada hakkında takipsizlik kararı verildiği, Bank Asya'ya örgüt talimatıyla para yatırmadığı, Banka yönetim kurulunun 03/02/2015 tarihinde değiştiği, Bankanın hisselerinin yarıdan fazlasının TMSF'ye devredilmesinden sonra 2.000,00 TL yatırdığı, Bank Asya'nın 2015 yılı Mayıs ayında tamamen TMSF'ye devredilmesinden sonra da arabasının satışından elde edilen 37.450,00 TL'yi anılan Bankaya yatırdığı, bu bankaya para yatırmasının sebebinin sadece faizsiz bankacılık olduğu, göreve başladığı dönemlerde okula gelen sendika temsilcilerinin etkisiyle inceleyip araştırmadan, acemilikle Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olduğu, ancak askerlik dönüşü İstanbul'da göreve başladığında Sendikanın şüpheli hareketleri olduğunu öğrendiğinde 2016 yılı Ocak ayında istifa ettiği, ayrıca sendika üyeliğinin örgütle irtibat ve iltisak noktasında aleyhine delil olarak kabul edilemeyeceği, masumiyet karinesinin, gerekçeli karar hakkının, kanunilik ve ölçülülük ilkelerinin ihlal edildiği, AİHM'in Yalçınkaya kararında getirilen ilkelere aykırı olduğu, irtibat ve iltisak kavramlarına ilişkin manevi unsurun oluşmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması", sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 4.Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X- ... Bölge İdari Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, Danıştay Beşinci Dairesi'nin 11/06/2024 tarih ve E:2021/7754, K:2024/10017 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.