Danıştay · Danıştay
Danıştay 2025/351 E. 2025/1582 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2025/351
- Karar No
- 2025/1582
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2025/351 Karar No : 2025/1582
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 30/09/2024 tarih ve E:2020/4633, K:2024/3483 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 15/05/2020 tarih ve 31128 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2020/8 sayılı İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'in iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 30/09/2024 tarih ve E:2020/4633, K:2024/3483 sayılı kararıyla; Davalı idare tarafından, davanın yasal süresi içinde açılıp açılmadığının resen incelenmesi talep edilerek, açılmamış ise süre aşımı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin ileri sürülüğü belirtildikten sonra, Uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu Tebliğ'in 15/05/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandığı, kararda bahsi geçen düzenlemeler uyarınca hiç işlememiş olan dava açma süresinin 15/06/2020 tarihine kadar durduğu, bu tarihten itibaren 60 günlük yasal dava açma süresinin son günü olan 14/08/2020 tarihinin adli tatile rastlaması nedeniyle dava açma süresinin 07/09/2020 tarihine kadar uzadığı ve davacı tarafından 07/09/2020 tarihinde bakılan davanın açıldığı görüldüğünden, davanın süresinde olduğu sonucuna varıldığına ilişkin açıklamaya yer verilmiş, 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Ticaret Bakanlığı" alt başlıklı Onaltıncı Bölümünde yer alan 441. maddesinin birinci fıkrasının (r) bendi ile 445. maddesi; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 55. maddesi; 10/05/2004 tarih ve 2004/7304 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan İthalatta Gözetim Uygulanması Hakkında Kararın 1., 3. ve 4. maddeleri; 08/06/2004 tarih ve 25486 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İthalatta Gözetim Uygulanması Yönetmeliğinin 1., 3. ve 4. maddeleri; dava konusu 2020/8 sayılı İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'in 1. ve 2. maddeleri ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi aktarıldıktan sonra, Kararda aktarılan mevzuata göre, davalı idarenin, ithalatla ilgili izinleri ve belgeleri vermek, ithalatı iç piyasa ve sanayinin ihtiyaçlarını iç ve dış ekonomik gelişmeleri dikkate alarak izlemek, ithalatın gelişimi, ithal şartları ve ithalatın yerli üreticiler üzerindeki etkisi dikkate alınarak gözetim uygulanmasına karar vermek, bu kararı gözetim belgesi düzenlenmesi yoluyla ileriye yönelik olarak veya gerçekleşen ithalatı değerlendirmek üzere kayıt tutmak suretiyle geçmişe dönük olarak uygulamak, gözetim uygulamasının usul ve esaslarını, bu arada uygulama kapsamındaki gerekli belgeleri yönetmelik ve tebliğlerle belirlemek hususlarında düzenleme yapabileceğinde şüphe bulunmadığı; bu itibarla, dava konusu Tebliğ'de yetki ve şekil yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, İdari işlem ile ulaşılmak istenen nihai sonuç olan idari işlemin amaç unsurunun her zaman "kamu yararı" olması gerektiği; ithalatta gözetim uygulamalarının amacının, bir malın, aynısını veya doğrudan rakip mallarını üreten yerli üreticiler üzerinde, zarar tehdidi yaratan miktar ve/veya şartlarda ithal edilmesi halinde, söz konusu malın ithalatının, ithalattaki gelişmelerin gözlemlenmesi olduğu; gözetim önlemlerinin, bu amacın gerçekleştirilmesini sağlamanın ötesinde bir uygulama içermediği, Bu itibarla, birim gümrük kıymeti 300 ABD Doları/Ton'un altında olan, GTİP ... numaralı, "Karpuzlar" cinsi eşyanın ithalatında ileriye yönelik olarak yürütülecek olan gözetim uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla yürürlüğe konulmuş olan dava konusu Tebliğin, söz konusu eşyanın ithalatında kaydedilecek gelişmelerin yakından izlenmesine yönelik kamu yararı amacıyla hazırlandığının açık olup, Yönetmelikte amaç unsuru yönüyle de hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, Gerek yargısal kararlarda gerekse öğretide idari işlemin sebep unsurunun, işlemin yapılmasını gerektiren hukuki işlem veya olay olarak tanımlandığı; sebebin, idareyi işlem yapmaya yönelten tüm etkenler olup, işlemin bir tür gerekçesi olduğu, Dava konusu Tebliğin, 10/05/2004 tarih ve 2004/7304 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan İthalatta Gözetim Uygulanması Hakkında Karar ve İthalatta Gözetim Uygulanması Yönetmeliğinin verdiği yetki doğrultusunda, ilgili ürün rekoltesi, arz talep dengesi, iç ve dış piyasa fiyatları, yerli üretim ve ithal maliyetleri, döviz kuru ve benzeri etkenler dikkate alınarak yürürlüğe konulması karşısında, hukuki ve maddi gerekçelerinin olduğu anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede sebep unsuru yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, Bir idari işlemin konu unsurunun ise, o işlemin hukuk aleminde yaptığı etki ve doğurduğu hukuki sonuç veya hüküm olarak ifade edildiği; işlemin konusunun, onun içeriği olduğu; işlemin konusunun hukuka ve genel ahlaka aykırı olmaması, ayrıca imkansız bulunmaması gerektiği, İptali istenilen Tebliğin konusunu, birim gümrük kıymeti 300 ABD Doları/Ton'un altında olan, GTİP ... numaralı, "Karpuzlar" cinsi eşyanın ithalatında ileriye yönelik olarak yürütülecek gözetim uygulamasına ilişkin usul ve esaslar oluşturduğundan, bu hâliyle dava konusu düzenlemenin konu unsuru yönünden de hukuka uygun bulunduğu, Bu durumda, dava konusu 2020/8 sayılı İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ düzenlemelerinin bir bütün olarak incelenmesinden; 10/05/2004 tarih ve 2004/7304 sayılı İthalatta Gözetim Uygulanması Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı ve bu karara istinaden çıkarılan Yönetmelik hükümleri uyarınca bir malın ithalatında kaydedilecek gelişmelerin yakından izlenmesi amacıyla o malın ithalatında gözetim uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda verilen yetki üzerine hazırlandığının, hukuka ve kamu yararı ile hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı, Öte yandan; davacı tarafından, dava konusu Tebliğ ile herhangi bir geçiş hükmü sevk edilmemesi sonucu Tebliğin yayımlanmasından önce ithalat işlemlerine başlayıp da Türkiye sınır kapısına getirdiği ürünlerin ithalatının, artan maliyet (gümrük beyanı) veya gözetim belgesi alma süresinin uzunluğu (10 işgünü) nedenleriyle gerçekleştirilemediği ve ürünlerin bozulduğu, sonuç olarak geçiş hükmü sevk edilmemesinden ötürü maddi zarara uğradığı ileri sürülmüş ise de; Tebliğin yayımlandığı tarihte küresel bir salgın olan Covid-19 pandemisinin bulunduğu, pandemiyle mücadele çerçevesinde gıda ürünleri kullanan/tüketen işletmelerin kapatılmasına karar verildiği, dolayısıyla azalan talebe karşı yerli üreticinin ivedi bir şekilde korunmasının elzem olması nedeniyle geçiş sürecinin öngörülmediği anlaşıldığından, dava konusu Tebliğde herhangi bir geçiş hükmü getirilmemesinde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, Kaldı ki, tazmin istemi işbu davanın konusunu oluşturmamakla birlikte, davacı tarafından ithal edilen eşyanın gözetime tabi olduğundan bahisle fatura kıymeti yerine, gözetim kıymeti üzerinden beyan edilerek ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin, eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının iadesi istemli başvurularının reddi kararına yönelik itirazının reddine ilişkin işlemin iptali ile 110.215,00 TL gümrük vergisi ve 17.633,00 TL katma değer vergisinin faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davada; Van Vergi Mahkemesi'nce, davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, fazladan tahsil edilen vergilerin davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi ile birlikte davacıya iadesine ilişkin olarak verilen 21/05/2021 tarih ve E: 2021/249, K:2021/684 sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusu ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kesin olarak reddedildiği; yine ... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı beyannameler muhteviyatı karpuz cinsi eşyaların bedellerinin noksan beyan edildiğinden bahisle hesaplanan fark katma değer vergileri ve gümrük vergilerine ilişkin olarak düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ek tahakkuk kararına yönelik itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; ... Vergi Mahkemesi'nce, davanın kabulüne ve dava konusu işlemin iptaline dair verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusu ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kesin olarak reddedildiği, Bununla birlikte, davacı tarafından, 2020 yılında ithal edilmek istenilen karpuz cinsi eşyanın ithalatında gözetim uygulanması nedeniyle ithalat işlemlerinin tamamlanmaması neticesinde uğranılan zararın iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve E-... sayılı işlemin iptali ile 146.188,67 TL tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; ... Vergi Mahkemesi'nce, davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline ve 146.188,67 TL tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine dair verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "davacı tarafından hukuka aykırı olduğu iddia edilen ithalat işlemlerine ait birtakım uygulamalar neticesinde ortaya çıkabilecek olan, ithalat işlemlerinin yapılamaması veya fazla vergi ödenmesi durumlarına karşı yargı yollarının açık olduğu, davacının ise bu uygulamaların anılan sonuçlarına yönelik olarak yargı organları nezdinde herhangi bir başvuru yapmadan ve salt bu uygulamaları sebep göstererek gümrük müdürlüğüne getirdiği ürünleri 'ileride herhangi bir hak talep etmemek ve imha edilmek üzere ve kati olarak' kendi isteği ile gümrüğe terk ettiği görüldüğünden, davalı idarece; davacının talebi üzerine yapılan imha işlemi ve münhasıran bu imha işlemi sebebiyle meydana gelen zararda, idarece yürütülen hizmet veya ithalat işlemlerine ait uygulamalar ile meydana gelen zarar arasında idarenin sorumluluğunu gerektirecek nitelikte bir nedensellik bağının bulunmadığı, dolayısıyla davacının dava konusu zararının tazmini için gereken şartların oluşmadığı sonucuna varıldığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar verildiği, Ayrıca, davacının ürünlerinin gümrükte bekleme sürecinin zirai karantina (uygunluk belgesi) nedeniyle de uzadığının görüldüğü, Sonuç itibarıyla, dava konusu Tebliğde herhangi bir geçiş hükmü getirilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gibi davacının, dava konusu Tebliğde geçiş hükmü öngörülmemesi nedeniyle doğduğunu ileri sürdüğü bir zararının da bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Tebliğin sadece yerel üreticiyi koruma için çıkarıldığı ve vergi ödeyen ticaret yapan sınır esnafını mağdur ettiği; vatandaşların veya tacirlerin arasındaki dengenin ve eşitliğin korunmak zorunda olduğu dava konusu işlemin sebep ve konu yönünden hukuka aykırı olduğu, anayasal güvenceleri ihlal etiği; Tebliğin yurt dışında herhangi bir ücret araştırması yapılmadan ve üretilen karpuzların yurt dışından üreticiden alış fiyatı araştırması yapılmadan çıkarıldığı; karpuzun tonunun maliyeti 300 dolardan beyan edildiğinde üzerine vergiler vs gümrük giderleri eklendiğinde ithalatçı kişinin ayrıca karpuzun nakliye, depolama ve satış masrafları eklendiğinde tüketiciye arzına kadar ki süreçteki bütün masrafları, elde edilecek gelirden daha fazla olacağından ithalatçının doğrudan zarara uğradığı; yetkisiz kurum tarafından gözetim kararı alındığı; gözetimin ileriye dönük olarak uygulanması gerekirken gözetim uygulamasının ileriye dönük uygulanmadığı; gözetim tarihinde, ithal ettiği karpuzların zaten Türkiye sınır kapısında olup beklemeye bırakıldığı; İdarenin bu konuda Kanunu yanlış uyguladığı ve idarenin bu eyleminden dolayı zarar gördüğü; gözetim kararından sonra hiçbir yerli esnafın karpuz ithalatı yapmadığı; hukuki güvenlik hakkının zedelendiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 30/09/2024 tarih ve E:2020/4633, K:2024/3483 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 08/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.