Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/1759 E. 2025/715 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/1759
Karar No
2025/715
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1759 Karar No : 2025/715

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü Dairesinin 28/03/2024 tarih ve E:2024/1125, K:2024/2233 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Edirne ili, Keşan ilçesi, ... Köyünde bulunan alanda inşa edilen yapı ile ilgili yapı kayıt belgesi bulunan davacı tarafından, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ile Turizm Merkezlerinin Belirlenmesine ve İlanına İlişkin Yönetmelik uyarınca ekli (IV) sayılı listede belirtilen ve sınırları krokide gösterilen alanların kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi olarak ilan edilmesine ilişkin 08/12/2006 tarih ve 26370 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 20/11/2006 (Daire kararında sehven 20/11/2016 olarak yazılmıştır.) tarih ve 2006/11264 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının Saroz Körfezi Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesine ilişkin kısmı ile davacı tarafından, yapısının bulunduğu alanın Saros Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi sınırları dışında bırakılması istemiyle yapılan 11/01/2024 tarihli başvurunun reddine ilişkin Edirne Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesinin 28/03/2024 tarih ve E:2024/1125, K:2024/2233 sayılı kararıyla; Uyuşmazlıkta; davacının dava konusu alanda herhangi bir taşınmaza malik olmadığı, dava dilekçesinde, taşınmazın bulunduğu alan dahil bölgenin tamamının 2/B arazisi statüsünde olduğuna yönelik beyanda bulunulduğu, bununla birlikte Edirne ili, Keşan ilçesi ... Köyünde 90 m2 büyüklüğündeki yapı için 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi uyarınca ... tarih ve ... başvuru numaralı, ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin bulunduğu beyan edilerek, söz konusu belgenin dava dilekçesi ekinde sunulduğu görülmekte ise de; yapı kayıt belgesinin, ilgililere geçici süreliğine bazı haklar tanıdığı, yapının yeniden yapılması veya kentsel dönüşüm uygulamasına karar verilmesi halinde, yapı kayıt belgesinin hükmü kalmayacağı hususu birlikte değerlendirildiğinde, davacının maliki olmadığı taşınmaz üzerinde inşa ettiği ruhsatsız yapı hakkında düzenlendiği anlaşılan yapı kayıt belgesinin, dava konusu işlemlerin iptalini istemekte davacıya bir hak bahşetmeyeceği, Bu durumda, dava konusu işlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda, bu işlemlerin iptalini istemekte meşru, kişisel ve güncel bir menfaati bulunmayan davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, gerekçesiyle, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ... Köyü sahilinde bulunan ... ve ... sayılı 2/B statüsündeki parsellere bitişik olan alanda tek katlı bir yapısının bulunduğu, yapısının bulunduğu bu alanın tamamının 2/B arazisi statüsünde olduğu ve orman sınırları dışına çıkarılacak alanda bulunduğu halde yapısının bulunduğu alanın orman sınırları dışına çıkarılmadığı, yapısı için imar affı kapsamında yapı kayıt belgesi aldığı, bunun üzerine dilekçe ile Orman Genel Müdürlüğüne başvurarak yapısının bulunduğu alanın orman sınırı dışına çıkarılarak kendisine satılmasını istediği, Orman Bölge Müdürlüğü tarafından, bu alanın orman sınırları dışına çıkarılamayacak alanlar kapsamında olduğunun belirtildiği, oysaki bu alanın uzun yıllar önce orman niteliğini kaybettiği, yapısı ile ilgili almış olduğu yapı kayıt belgesinin kendisine kazanılmış hak sağladığı, dava açmakta meşru bir menfaatinin bulunduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, davacının uyuşmazlık konusu alanda maliki olduğu bir taşınmazının bulunmadığı, yapı kayıt belgesinin yapının kullanım amacına yönelik olduğu, davacıya, dava konusu işlemlerin iptalini isteme yetkisi vermediği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması", sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Uyuşmazlıkta, davacının Edirne ili, Keşan ilçesi, ... Köyünde bulunan alanda inşa ettiği tek katlı ve 90 m² inşaat alanına sahip yapısı için ... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesi verildiği, davacının dava dilekçesinde ve temyiz dilekçesinde belirttiği üzere yapı kayıt belgesine istinaden dilekçe ile Orman Genel Müdürlüğüne başvurarak yapısının bulunduğu alanın orman sınırı dışına çıkarılmasını ve kendisine satılmasını istediği, Orman Bölge Müdürlüğü tarafından ise, bu alanın orman sınırları dışına çıkarılamayacak alanlar kapsamında olduğunun belirtildiği, dolayısıyla davacının yapı kayıt belgesi verilen tek katlı yapısının bulunduğu alanın orman niteliğinde olduğunun anlaşıldığı, UYAP üzerinden yapılan incelemede ise; davacının yapısının bulunduğu alanın Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkarılması ve kendisine satılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle herhangi bir dava açmadığı görülmüştür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay Dördüncü Dairesinin temyize konu 28/03/2024 tarih ve E:2024/1125, K:2024/2233 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 26/03/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY X- Dava, Edirne ili, Keşan ilçesi, ... Köyünde bulunan alanda inşa edilen yapı ile ilgili yapı kayıt belgesi bulunan davacı tarafından, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ile Turizm Merkezlerinin Belirlenmesine ve İlanına İlişkin Yönetmelik uyarınca ekli (IV) sayılı listede belirtilen ve sınırları krokide gösterilen alanların kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi olarak ilan edilmesine ilişkin 08/12/2006 tarih ve 26370 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 20/11/2006 (Daire kararında sehven 20/11/2016 olarak yazılmıştır.) tarih ve 2006/11264 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının Saroz Körfezi Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesine ilişkin kısmı ile davacı tarafından, yapısının bulunduğu alanın Saros Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi sınırları dışında bırakılması istemiyle yapılan 11/01/2024 tarihli başvurunun reddine ilişkin Edirne Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçesinin ehliyet yönünden de ilk incelemeye tabi tutulacağı, 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise; bu hususta Kanun'a aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır. 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1/a bendinde yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali", doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel ve meşru olması için hukuki bir durumdan ortaya çıkması gerekir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir. 3194 sayılı İmar Kanunu'na 11/05/2018 tarih ve 7143 sayılı Kanun’un 16. maddesiyle eklenen geçici 16. maddede, "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir. ... Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir. Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 24/9/2020 tarihli ve E.:2019/21; K.:2020/51 sayılı Kararı ile) (…) uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir. ... Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz. Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır. Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz." hükmü yer almıştır. Geçici 16. maddenin gerekçesinde; “Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız, ruhsat ve eklerine aykırı veya imar mevzuatına aykırı yapıların kayıt altına alınması ile dönüşüm projelerine finans sağlanarak dönüşümün daha hızlı ve etkin yapılması amacıyla 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapıların, yapı sahiplerinin müracaatları üzerine ve beyanına göre hazırlanacak Yapı Kayıt Sistemine işlenmesi, bu yapılara su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilmesi, yargı ve belediyelerdeki iş yükünün azaltılabilmesi için alınmış yıkım kararlarından ve tahsil edilmeyen para cezalarından vazgeçilmesi, maliklerin yarısının muvafakatinin bulunması hâlinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyetinin tesis edilebilmesi, Yapı Kayıt Belgesinden elde edilecek gelirin genel bütçeye gelir kaydedilmesi, bu gelirin de şehirlerin yeniden inşası ve imarında kullandırılması yönünde düzenleme yapıldığı” belirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davacının Edirne ili, Keşan ilçesi, ... Köyünde bulunan alanda inşa ettiği tek katlı ve 90 m2 inşaat alanına sahip yapısı için ... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesi verildiği, bu yapı kayıt belgesinin davacıya yapısını kullanma imkanı tanıdığı ve yapının yeniden yapılmasına kadar geçerliliğini sürdürdüğü, yapı kayıt belgesinin ilgili idarece iptal edilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, davacının Saroz Körfezi Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi sınırları içinde bulunan yapısı için hukuken geçerli yapı kayıt belgesi bulunduğundan, yapısının bulunduğu alanın Saroz Körfezi Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi ilan edilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararının ve bu alanın Saros Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi sınırları dışında bırakılması istemiyle yaptığı 11/01/2024 tarihli başvurunun reddine ilişkin Edirne Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açtığı davada, dava konusu işlemler ile arasında güncel, kişisel ve meşru bir menfaat ilişkisi bulunduğundan, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/1759, K. 2025/715, T. 26.03.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-1759-e-2025-715-k-58d2caaa62cc