Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/3973 E. 2025/11883 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/3973
- Karar No
- 2025/11883
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3973 Karar No : 2025/11883
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunmadığı, savunması alınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, adil yargılanma hakkının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü. Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan davada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının mahkumiyetine karar verildiği, kararın temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ilamı ile bozulduğu, bozma üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum edildiği ve anılan cezanın halihazırda kesinleşmediği görülmüştür. Yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bununla birlikte Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "(...) mahrem abiler tarafından kullanıldığı tespit edilen hatlara ilişkin HTS kayıtları üzerinden yapılan inceleme neticesinde bilirkişi tarafından düzenlenerek dosyaya sunulan raporun incelenmesinde; sanığın 24 kez ardışık olarak arandığının belirtildiği, (...) sanığın ardışık arama sistemine uygun olarak farklı tarihlerde 24 kez asker şahıslarla beraber ardışık arandığının anlaşıldığı, İş bu ardışık aramalara ve bazı tekil aramlara ilişkin yapılan tespitlere değinmek gerekirse, bilirkişi raporunda -liste 17 - de belirtilen 11.08.2014 tarihinde 17:03 saatinde meydana gelen aramada sanığın telefonunun başına alan kodu olarak -482- kodlamasının yapıldığı daha sonra hatalı arama düzeltilerek sanığa ait olan -...- numarasının arandığı, bununda gerekçeli kararımızın giriş bölümünde değindiğimiz mahkememizin ... esas sayılı dosyasında sanık olan S.Y.'nin beyanı ışığında tartışılması gerektiği, 18.12.2013 tarihinde 17:47 saatinde ardışık olarak arandığı asker şahsın mahkememizin ... esas sayılı dosyasında sanık olarak yargılanan, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında beyanlarda bulunan, yargılandığı dosyada hakkında TCK' nın 221/4 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanan S.Y. isimli asker şahıs olduğu, S.Y. aşamalarda alınan beyanlarında örgütle olan ilişkisini kabul ederek hakkındaki ardışık aramaların örgüt mahrem abisi tarafından yapıldığını kabul ettiği, (...) S.Y.'nin ikrarı içeren beyanının dosya kapsamında olduğu, Sanığın 02.12.2017 tarihinde avukat huzurunda kolluğa verdiği ve aşamalarda da tekrar ettiği ayrıntılı savunmasında özetle; 2012-2013 yılında Mardin ilinde bulunduğu sırada bir izin döneminde Diyarbakır hava limanına gittiği dönemde İdil Devlet Hastanesinin Başhekimi olarak tanıtan bir şahısla tanıştığını, bu şahısla sohbet ettiklerini, sohbet içerisinde numarasını verdiği, ancak numarayı telefonuna kaydetmeyerek, not kağıdına yazıdığını, izinden Mardin iline döndüğünde kendisini Başhekim olarak tanıtan şahsın kendisini -482- numaralardan aradığını, 2 kez buluşmasının olduğunu , ilkinde cemaatten bahsetmediğini ancak ikincisinde arkadaşları ile beraber buluşmak istediğini söylediğinde kabul etmediğini bunun üzerinde bu durumdan rahatsız olduğunu, 2. buluşmada cemaatten bahsetmeye başladığını, hükümeti kötülediğini, yapıya ait evlerden bahsettiğini, kötü bir şey olmadığını, namaz kılmasını, evlere gelmesini, sohbetlere katılmasını istediğini ifade ederek ardışık olarak gözüken ve mahrem abi araması olarak tabir edilen aramaların bu şahıstan kaynaklı olabileceğini ifade ederek bu şahıs teşhis ettiği, sanığın savunmasının doğruluğunu tartışamadan önce mahkememizde ... esas sayılı dosya üzerinden yargılaması devam eden sanık T.S. soruşturma aşamasında 11.05.2018 tarihinde kolluğa verdiği ifadesinde; 2012-2013 yılında kendisini İdil Devlet Hastanesi Başhekimi olarak tanıtan şahsın, kendisini arayarak, telefonunu daha önceden kendisi ile görüşen öğretmenden aldığını, artık kendisi ile beraber olunacağını söyleyerek Kızıltepe den kendisini aldığını,bir eve getirdiğini, kendisinin haricin de bu evde 4 astsubayın daha olduğunu beyan ettiği nazara alındığında sanık ...'ın görüştüğünü kabul ettiği şahsın cemaat abisi olduğu hususunda herhangi bir şüphe kalmadığı, Ayrıca sanığın 24.06.2015 tarihli ardışık aramasına bakıldığında ardışık arandığı kişinin mahkememizin ... esas sayılı dosyasının sanığın olan T.S. olduğunun görüldüğü, Sanığın muhatap olduğu ve ardışık olarak tabir edilen aramaların örgüt içerisinde faaliyet gösteren mahrem(öğretmen) abi tarafından gerçekleştirildiğinin, sanık savunması, başka dosya sanığı T.S.'nin beyanı ve mahkememizin ... esas sayılı dosyası sanığı S.Y.'nin beyanları ile sabit olduğu, (...) sanığın bir çok kez süreklilik arz eder şekilde ardışık olarak arandığının açık olduğu, (...)" tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 05/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.