Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2025/5804 E. 2026/510 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2025/5804
Karar No
2026/510
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2025/5804 Karar No : 2026/510

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Pomza Lojistik Maden Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Osmaniye ili, Toprakkale ilçesi sınırları dahilinde, dava dışı ... Madencilik ve Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. uhdesinde bulunan rödovans sözleşmesi uyarınca işletilen Sicil: ... sayılı IV-(a) grubu (pomza) maden işletme ruhsat sahasındaki maden işletme faaliyetinin durdurulmasına ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; uyuşmazlıkta; Osmaniye İli, Toprakkale İlçesi sınırları dahilinde Sicil:... sayılı IV-(a) grubu (pomza) maden işletme izni bulunan maden sahasının olduğu bölgede, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın mera vasfı ile 20/04/2012 tarihinde tapuya tescil edildiği, davacının işletme izni devam etmekte iken taşınmazın mera vasfında tescilinin gerçekleştirildiği, bu durumda; 3213 sayılı Maden Kanunun 7. maddesinin 7. fıkrasında yer alan ''Genel Müdürlükçe işletme ruhsatı verildikten sonra, işletme ruhsat alanının diğer kanunlara göre izne tabi alan haline gelmesi durumunda ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi suretiyle kazanılmış haklar korunarak faaliyetler sürdürülür. Diğer Kanunlara göre izne tabi alanlar, Genel Müdürlüğün görüşü alınarak belirlenir.'' hükmü uyarınca madencilik faaliyetine devam edebilmek ve kazanılmış hakların korunması için ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesinin gerektiği anlaşıldığından, davacı şirketin faaliyetinin durdurulması gerektiği yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliğinin 46. Maddesi ile Maden Yönetmeliğinin 115. Maddesinin 7. Fıkrası hükümleri uyarınca tahsis değişikliği yapılmadan mevcut izinler çerçevesinde işletme faaliyetlerinin sürdürülmesine olanak tanındığı, iptal yönünde emsal istinaf kararları bulunduğu, aynı konuda farklı kararlar verilmesinin hak ihlaline yol açtığı, kendilerinin kazanılmış hakkı bulunduğu iddiaları ile temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Osmaniye ili, Toprakkale ilçesi sınırları dahilinde, dava dışı ... Madencilik ve Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. uhdesinde bulunan ve Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından onaylanan 21 Aralık 2015 tarihli rödovans sözleşmesi uyarınca davacı şirket tarafından işletilen Sicil: ... sayılı IV-(a) grubu (pomza) maden işletme ruhsat sahasında ... ada ... parsel sayılı taşınmazın mera vasfı ile 20/04/2012 tarihinde tapuya tescil edildiği, davacının işletme izni devam etmekte iken taşınmazın mera vasfında tescilinin gerçekleştirildiği, akabinde mera vasıf değişikliği yapılması ve vasıf değişikliği yapılmasına müteakip ilgili bilgi/belgelerin Genel Müdürlüğe verilmesine kadar mera arazisinde herhangi bir madencilik faaliyetinde bulunulmamasına yönelik olarak maden işletme faaliyetinin durdurulmasına ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işlemi tesis edilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: 4342 sayılı Mera Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3'üncü maddesinin (d) ve (ı) bendinde; Bu Kanunda geçen "Mera"nın; Hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yeri, "Tahsis"in; Çayır, mera, yaylak ve kışlakların kullanımlarının verimlilik ve sosyal adalet ilkelerine uygun şekilde düzenlenerek, münferiden ya da müştereken yararlanılmak üzere bir veya birkaç köy ya da belediyeye bırakılmasını, ifade edeceği belirtilmiş, "Tahsis Amacının Değiştirilmesi" başlıklı 14'üncü maddesinde; "Tahsis amacı değiştirilmedikçe mera, yaylak ve kışlaktan bu Kanunda gösterilenden başka şekilde yararlanılamaz. Ancak, bu Kanuna veya daha önceki kanunlara göre mera, yaylak ve kışlak olarak tahsis edilmiş olan veya kadimden beri bu amaçla kullanılan arazilerden; a) Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığının talebi üzerine, 3213 sayılı Maden Kanunu ve 6326 sayılı Petrol Kanunu ile 3/6/2007 tarihli ve 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu hükümlerine göre, arama faaliyetleri sonunda rezervi belirlenen maden ve petrol faaliyeti ile jeotermal kaynak ve doğal mineralli sular için zaruri olan, .... yerlerin, ilgili müdürlüğün talebi, komisyonun ve defterdarlığın uygun görüşü üzerine, valilikçe tahsis amacı değiştirilebilir ve söz konusu yerlerin tescilleri Hazine adına, vakıf meralarının tescilleri ise vakıf adına yaptırılır. Bu madde kapsamında başvuruda bulunan kamu kurumları ile işletmeciler, faaliyetlerini çevreye ve kalan mera alanlarına zarar vermeyecek şekilde yürütmek ve kendilerine tahsis edilen yerleri tahsis süresi bitiminde eski vasfına getirmekle yükümlüdürler. Bu yerler, tahsis süresi bitiminde özel sicile kaydedilir." hükmüne yer verilmiştir. 3213 sayılı Maden Kanunu'nun (dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan hali ile) "Madencilik faaliyetlerinde izinler" başlıklı 7. maddesinin 7. fıkrasında; "Madencilik faaliyeti yapılan alanların, izne tabi alan olmaları halinde, ilgili olduğu kanun hükümlerine göre gerekli izinlerin alınması zorunludur. Ancak, Genel Müdürlükçe işletme ruhsatı verildikten sonra, işletme ruhsat alanının diğer kanunlara göre izne tabi alan haline gelmesi durumunda ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi suretiyle kazanılmış haklar korunarak faaliyetler sürdürülür. Diğer kanunlara göre izne tabi alanlar, Genel Müdürlüğün görüşü alınarak belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 7. fıkrasında dava konusu işlem tesis edildikten sonra 7554 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle değişiklik yapılmış olup, 19/07/2025 tarihi itibarıyla "Ruhsat düzenlendikten sonra alan, izne tâbi hâle gelse dahi madencilik faaliyetlerine devam edilir. Ancak ruhsat sahasında kültür varlığının tespiti hâlinde madencilik faaliyetlerine devam edilebilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığının uygun görüşü aranır. Kültür ve Turizm Bakanlığının uygun görüş vermemesi durumunda Genel Müdürlük tarafından hesaplanan yatırım giderleri tutarındaki tazminat, lehine kısıtlama kararı verilen idarenin bütçesinden ruhsat sahibine ödenir." şeklinde düzenlenmiştir. 11/12/2022 tarih ve 32040 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Yönetmeliğinin ''Mera alanlarında madencilik faaliyetleri'' başlıklı 115. maddesinde; "(1) Maden arama ruhsat sahibi, mera, yaylak ve kışlakların bulunduğu alanlarda; sondaj, yarma, galeri gibi fiziki müdahale gerektiren maden arama faaliyetleri yapılmadan önce gerekli belgelerle tarım ve orman il müdürlüğüne bir dilekçe ile başvurur. Başvuru tarihinden itibaren otuz gün içinde tarım ve orman il müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirme sonucu uyulması gereken esaslar belirlenerek mera tahsis amacı değiştirilmeden izin verilir. Bu faaliyetler sonrası maden arama ruhsat sahibi, faaliyette bulunduğu bölgeleri düzenleyerek en geç altı ay içinde çevre ile uyumlu hale getirir. Maden arama ruhsat sahibi faaliyetlerini, verdiği bilgi doğrultusunda yapmak zorundadır. (2) Genel Müdürlüğün, tarım ve orman il müdürlüğüne mera tahsis amacının değiştirilmesi talebinde bulunabilmesi için maden ruhsat sahibinin Genel Müdürlüğe müracaatı gereklidir. Genel Müdürlük söz konusu müracaatı, müracaat tarihinden itibaren en geç bir ay içinde sonuçlandırır. (3) Arama faaliyetleri sonunda rezervi belirlenen madenlerin üretim ve üretime yönelik tüm faaliyetlerin yapılacağı alanların tahsis amacı; Genel Müdürlüğün, tarım ve orman il müdürlüğüne yapacağı bildirime müteakip, il mera komisyonunun ve çevre, şehircilik ve iklim değişikliği il müdürlüğünün uygun görüşü üzerine, valilikçe değiştirilebilir ve söz konusu yerlerin Hazine veya ait olduğu vakıf adına tescili yapılır. (4) Arama ruhsatı döneminde kaynağı belirlemeye yönelik yapılacak olan yüzeyden (mostradan) numune alımı için izin gerekmez. (5) İşletme ruhsatı döneminde işletme faaliyetleri için mera tahsis değişikliği yapılır. İşletme izin alanı dışında yapılacak arama faaliyetleri ile ilgili olarak arama ruhsatı dönemindeki işlemler geçerlidir. (6) Mera tahsis değişikliği yapılan alanlarda, Kanunun 7 nci maddesinin on üçüncü fıkrasında belirtilen hükümlere ve bu Yönetmelikte belirtilen alanlarla ilgili kısıtlamalara uyulması kaydıyla madencilik faaliyetleri için her türlü üretim ve geçici tesis yapılmasına izin verilir. (7) İşletme ruhsatının, yürürlük tarihinden sonra mera alanı içine alınması halinde, ÇED kararı dahil gerekli izinlerin alınarak işletme izni düzenlenen ruhsat sahalarında, mevcut izinler çerçevesinde işletme faaliyetleri sürdürülür. (8) Mera alanlarında mera tahsis değişikliği yapılmasını müteakip, Genel Müdürlükçe arama dönemi üretim izni veya işletme izni düzenlenen ruhsat sahalarında, faaliyetlerin mera tahsis değişikliği yapılan alan dahilinde yürütülmesi zorunludur. (9) Ruhsat sahalarında, ruhsat sahibince mera tahsis değişikliği yapılmadan madencilik faaliyetinde bulunulduğunun tespit edilmesi halinde Kanunun 7 nci maddesinin yirmi birinci fıkrası gereğince işlem tesis edilir. Genel Müdürlükçe müktesep haklar korunarak faaliyet durdurulur. Genel Müdürlükçe verilen durdurma kararı yükümlülükler yerine getirilmedikçe kaldırılmaz. (10) İşletme izni talep edildiğinde tapu kayıtlarında mera tescili yapılmamış alanlarda, mevcut tapu kayıtlarına göre işlem yapılır." düzenlemesi yer almıştır. 21/06/2005 tarih ve 25852 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği'nin "Ruhsat Alındıktan Sonra Mera İlanı" başlıklı 46. maddesinde "Genel Müdürlükçe işletme izni verildikten sonra, bu alanın mera ilan edilmesi durumunda, herhangi bir tahsis değişikliği yapılmadan, temdit dahil madencilik faaliyeti yürütülür." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; Osmaniye ili, Toprakkale ilçesi sınırları içerisinde bulunan ve davacı şirketin rödovans sözleşmesine dayanarak işleticisi olduğu Sicil:... sayılı IV-(a) grubu pomza maden işletme izni bulunan ruhsat sahasında yer alan ... ada... parsel sayılı taşınmazın, davacının işletme izni yürürlükte iken 20/04/2012 tarihinde mera vasfıyla tapuya tescil edildiği, bu nedenle davacı şirketin mera tahsis amacı değişikliği yapılmadan faaliyette bulunduğundan bahisle faaliyetlerin durdurulmasına karar verildiği, söz konusu işlemin iptali istemiyle açılan davanın ise, 3213 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 7. fıkrasında yer alan “ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi” şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır. 3213 sayılı Maden Kanunu’nun dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 7. maddesinin 7. fıkrasında; Genel Müdürlükçe işletme ruhsatı verildikten sonra ruhsat sahasının diğer kanunlara göre izne tabi alan hâline gelmesi durumunda, ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi suretiyle kazanılmış hakların korunacağı ve faaliyetlerin sürdürüleceği hüküm altına alınmıştır. 21/06/2005 tarih ve 25852 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği’nin 46. maddesinde de; işletme izni verildikten sonra alanın mera ilan edilmesi hâlinde herhangi bir tahsis değişikliği yapılmaksızın madencilik faaliyetinin yürütülebileceği düzenlenerek, ruhsat sonrasında meydana gelen mera statüsünün tek başına faaliyetlerin durdurulmasını gerektirmeyeceği açıkça ortaya konulmuştur. Öte yandan, dava konusu işlemden sonra 19/07/2025 tarihli ve 7554 sayılı Kanun ile 3213 sayılı Kanun’un 7. maddesinin yedinci fıkrasında yapılan değişiklikte; “Ruhsat düzenlendikten sonra alan, izne tabi hâle gelse dahi madencilik faaliyetlerine devam edilir.” hükmüne yer verilmiş olup, yalnızca kültür varlıklarının tespiti hâlinde Kültür ve Turizm Bakanlığının uygun görüşünün aranacağı öngörülmüştür. Her ne kadar söz konusu değişiklik dava konusu işlem tarihinden sonra yürürlüğe girmiş ise de, yapılan düzenleme ile kanun koyucunun ilgili fıkra düzenlemesiyle ilgili amacı daha açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya koyulmuştur. Buna göre ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi zorunluluğu, işletme ruhsatının alınmasından sonra getirilen kısıtlamalar yönünden, madencilik faaliyetinin sürdürülmesine engel olunmamak suretiyle uygulanmalıdır. Dolayısıyla; davacıya işletme ruhsatı verilmesinden sonra ruhsat sahası içerisinde kalan bir taşınmazın mera olarak tescil edilmesi nedeniyle, faaliyetlerin sürdürülmesine imkân tanıyacak şekilde gerekli izin süreçlerinin işletilmesi yoluna gidilmeksizin doğrudan faaliyetlerin durdurulması gerektiği yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki Osmaniye İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak 02/02/2026 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY : (X)- Dava, Osmaniye ili, Toprakkale ilçesi sınırları dahilinde, dava dışı ... Madencilik ve Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. uhdesinde bulunan rödovans sözleşmesi uyarınca davacı şirket tarafından işletilen Sicil: ... sayılı IV-(a) grubu (pomza) maden işletme ruhsat sahasında ... ada ... parsel sayılı taşınmazın mera vasfı ile 20/04/2012 tarihinde tapuya tescil edildiği, davacının işletme izni devam etmekte iken taşınmazın mera vasfında tescilinin gerçekleştirildiği, akabinde mera vasıf değişikliği yapılmasına ve vasıf değişikliği yapılmasına müteakip ilgili bilgi/belgelerin Genel Müdürlüğe verilmesine kadar mera arazisinde herhangi bir madencilik faaliyetinde bulunulmamasına yönelik olarak maden işletme faaliyetinin durdurulmasına ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemi ile açılmıştır. 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinde (dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan hali ile) ''(Ek fıkra: 10/6/2010-5995/3 md.) Madencilik faaliyeti yapılan alanların, izne tabi alan olmaları halinde, ilgili olduğu kanun hükümlerine göre gerekli izinlerin alınması zorunludur. Ancak, Genel Müdürlükçe işletme ruhsatı verildikten sonra, işletme ruhsat alanının diğer kanunlara göre izne tabi alan haline gelmesi durumunda ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi suretiyle kazanılmış haklar korunarak faaliyetler sürdürülür. Diğer kanunlara göre izne tabi alanlar, Genel Müdürlüğün görüşü alınarak belirlenir. (...) (Değişik fıkra:14/2/2019-7164/8 md.) Çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili karar, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, mülkiyet izni olmadan veya onüçüncü fıkraya aykırı faaliyette bulunulduğunun tespiti hâlinde 46.579 TL tutarında idari para cezası uygulanarak bu alandaki işletme faaliyetleri durdurulur. Bu ihlalleri tespit eden kamu kurum ve kuruluşu diğer ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına durumu bildirir. Bu ihlallerin ilk tespit tarihinden itibaren, ilk tespit dâhil üç yıl içinde üç kez yapıldığının tespiti hâlinde ise ruhsat iptal edilir.'' düzenlemesi bulunmaktadır. Dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun, tesis edildikleri tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri esas alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Yukarıda ilgili kısımlarına yer verilen Maden Kanunu hükümleri uyarınca, maden ruhsat sahiplerinin madencilik faaliyetinde bulunabilmesi için öncelikle işletme izni alması gerektiği, işletme izninin düzenlenebilmesi için de çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili karar, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ve mülkiyet izni ile ilgili Kanunlar uyarınca alınması gereken izinlerin (mera vasıf değişikliği vb.) ruhsat sahibi tarafından alınarak Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne sunulması gerektiği, aksi halde söz konusu izinler olmaksızın yapılan faaliyetin durdurularak idari para cezası verileceği tabiidir. Bu itibarla, gerekli olan izinlerin alınmasını müteakip düzenlenen işletme izniyle yürütülen faaliyet, söz konusu izinlerden herhangi birinin geçersiz hale gelmesi durumunda veya daha önce izne tabi olmayan sahanın sonradan izne tabi hale gelmesiyle de durdurulacaktır. Zira, iznin geçersiz hale gelmesi veya izne tabi olmayan sahanın izne tabi hale gelmesi işletme izninin alınma şartlarını eksik bırakacak ve işletme iznini sakatlayacaktır. Olayda, her ne kadar davacının, ruhsatlı sahada 21/12/2015 tarihinden itibaren faaliyette bulunduğu iddia edilse de, Maden Kanunu ve Mera Kanunu uyarınca mera vasıflı arazi üzerinde yürütülecek madencilik faaliyetinin, mera vasıf değişikliği yapılması suretiyle yürütülebileceğinde tereddüt bulunmamaktadır. Bu haliyle, ruhsat sahasında yer alan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın, davacının işletme izni yürürlükte iken 20/04/2012 tarihinde mera vasfıyla tapuya tescil edildiğinden, mera vasıf değişikliği yapılmasına ve vasıf değişikliği yapılmasına müteakip ilgili bilgi/belgelerin Genel Müdürlüğe verilmesine kadar mera arazisinde herhangi bir madencilik faaliyetinde bulunulmamasına karar verildiği görülmektedir. Bu durumda, Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 7. fıkrası uyarınca, Mera Kanunu'na göre izne tabi alan haline gelmesi durumunda ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi suretiyle faaliyette bulunulabileceğinden,mera vasıf değişikliği yapılmasına ve vasıf değişikliği yapılmasına müteakip ilgili bilgi/belgelerin Genel Müdürlüğe verilmesine kadar faaliyetlerin durdurulmasına ilişkin işlemin hukuka uygun tesis edildiği sonucuna varılarak istinaf kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2025/5804, K. 2026/510, T. 02.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2025-5804-e-2026-510-k-380c6e80402b