Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2023/5303 E. 2026/1132 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2023/5303
Karar No
2026/1132
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5303 Karar No : 2026/1132

DAVACI : ... Sendikası VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Ağustos 2023-2789-Ek 2 Sayılı Millî Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi'nde yayımlanarak yürürlüğe giren, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ... tarih ve ... sayılı “Ortaöğretim Kurumları Haftalık Ders Çizelgeleri” konulu kararının ekli listesinde; Anadolu Lisesi, Hazırlık Sınıfı Bulunan Anadolu Lisesi, Fen Lisesi, Hazırlık Sınıfı Bulunan Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Hazırlık Sınıfı Bulunan Sosyal Bilimler Lisesi okul türlerinde, 9-10-11-12. sınıflardan ikinci yabancı dil dersinin ortak (zorunlu) dersler arasından kaldırılmasına yönelik düzenleme ile, 2- 9. ve 10. sınıf seviyelerinde seçmeli derslerin "İnsan, Toplum ve Bilim”, "Din, Ahlâk ve Değer" ile "Kültür, Sanat ve Spor” isimli üç gruba ayrılması ve her bir gruptan en az birer ders seçilebilmesine” ilişkin işlemlerin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile " İkinci yabancı dil dersinin zorunlu ders olmaktan çıkarılarak seçmeli dersler arasında sayılmasına, 9. ve 10. sınıf seviyelerinde "İnsan, Toplum ve Bilim”, "Din, Ahlâk ve Değer" ile "Kültür, Sanat ve Spor” seçmeli ders gruplarının her birinden en az birer ders, 10. ve 11. sınıf seviyelerinde ise "İnsan, Toplum ve Bilim”, "Din, Ahlâk ve Değer" ile "Kültür, Sanat ve Spor” seçmeli ders gruplarının en az ikisinden birer ders seçmek zorunda oldukları"na karar verildiği, böylelikle 2023-2024 eğitim öğretim yılından itibaren ikinci yabancı dil dersi kademeli olarak zorunlu dersler arasından kaldırılacağından Anadolu Lisesi, Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Liselerinin 2023-2024 eğitim ve öğretim yılında 10. ve 11. sınıflarında, 2024-2025 eğitim ve öğretim yılında ise 11. sınıflarında eğitimine devam eden öğrencilerin seçmeli ders saatlerini tamamlamaları kaydıyla, seçmeli ders gruplarının her birinden ders seçme zorunluluklarının bulunmadığının belirtildiği, sözkonusu kararın alınma gerekçesinin bilinmediği ancak hem istihdam hem de öğrencilerin tek yabancı dil ile sınırlandırılarak küresel etkileşim anlamında ciddi hak kayıplarına sebebiyet vereceği, bu halde dört yılın sonunda ikinci yabancı dil dersinin okullarda yok olacağı, Almanca öğretmenlerinin ise norm fazlası duruma düşeceği ve Almanca Bölümünde okuyan öğrenciler istihdam imkanı bulamadığından bu bölümlerin de öğrenci bulamayacağı ve kapanmak durumunda olacağı, Almanca'nın Avrupa Birliğinde İngilizceden sonra en çok konuşulan ikinci dil ve Birliğin üç çalışma dilinden biri olduğu, İngilizce'den sonra bilimsel makalelerin en çok Almanca olarak yayımlandığı, sonuç itibarıyla öğrencilerin meslek sahibi olma noktasında ikinci bir yabancı dile ihtiyaç duyabilecekleri, sosyal bilimler alanında akademik kariyer yapılması noktasında Almanca'nın çok önemli olduğu, devlet okullarında Almanca öğrenemeyen öğrencilerin özel okul ve kurumlarda bu dili öğrenmek durumunda kalacağı, bu durumun maddi imkanı olmayan öğrenciler açısından fırsat eşitsizliğine sebep olacağı, ikinci yabancı dil projesinin Avrupa Birliğine katılım sürecinde imzalanan anlaşma ve protokoller gereği olduğu, ikinci yabancı dilin akademik kariyer dışında lise diplomalarının yurt dışında denkliğinin kabulü açısından da önem arz ettiği, ayrıca üç gruba ayrılan seçmeli derslerin her bir grubundan ders seçilmesi zorunluluğunun öğrencilerin pozitif bilimler yönünden kendilerini geliştirmelerini engelleyeceği, örneğin Matematik dersini seçen bir öğrencinin aynı gruptan Bilişim Teknolojileri ve Yazılım derslerinden birini seçemeyeceği, okulların açılmasına bir hafta kala Almanca'nın zorunlu dersler arasından çıkarıldığı, bu halde devlet tarafından bastırılan ve okullara ulaştırılan Almanca Ders Kitaplarının ikinci yabancı dil dersi seçilememesi nedeniyle kullanılamayacağı, bu halde devlet imkanlarının israf edilerek tasarruf tedbirlerine aykırı davranılacağı ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Örgün ve yaygın eğitimde uygulanmakta olan haftalık ders çizelgeleri ve öğretim programlarına yönelik gerekli iş ve işlemlerin 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında yürütüldüğü, Kararname'nin 319. maddesinin üçüncü fıkrasında; “Talim ve Terbiye Kurulu, evrensel değer ve standartları göz önünde bulundurarak, kalite, eşitlik ve etkililik ilkeleri ile milli ve toplumsal değerlere dayalı bir eğitim sistemi oluşturmak amacıyla aşağıdaki görevleri yerine getirir: a)Eğitim sistemini, eğitim ve öğretim plan ve programlarını, ders kitaplarını hazırlatmak, hazırlananları incelemek veya inceletmek, araştırmak, geliştirmek ve uygulamaya ilişkin görüşlerini Bakana sunmak” düzenlemesine yer verildiği, bu kapsamda haftalık ders çizelgeleri ve öğretim programlarının; sosyokültürel hayat, bilim ve teknolojideki hızlı değişim ve gelişmeler ile öğrencilerin akademik beceri edinmelerinin yanında yetenekleri doğrultusunda da yetiştirilmelerinin sağlanması, farklı yetenek ve becerilerinin açığa çıkarılması, ilgi ve ihtiyaç duydukları alanlarda gelişimlerine zemin hazırlanması amaçlarıyla katılımcı bir anlayış doğrultusunda çağdaş ve bilimsel esaslara göre güncellenebildiği, Okul ve kurumların eğitim ve öğretim programlarını hazırlamak, hazırlatmak ve Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'na sunmak görevlerinin 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 305. maddesi gereğince Bakanlık Ortaöğretim Genel Müdürlüğü'ne ait olduğu, ilgili Ortaöğretim Genel Müdürlüğü'nün söz konusu haftalık ders çizelgeleri ve öğretim programlarına yönelik çalışmalarını, dünyadaki güncel gelişmeler ekseninde, ülkemize özgü temel değerlerle ve niteliklerle bütünleştirdiği, izleme ve değerlendirme çalışmalarından hareketle ihtiyaç analizleri, uzman görüşleri, istatistik ve anket çalışmaları, paydaş görüşlerinden sağlanan veriler kapsamında yürüttüğü, dava konusu çizelgede gelişen ve değişen dünyanın beraberinde getirdiği toplumsal ihtiyaçlar ile öğrencilerin değişen ilgi, talep ve ihtiyaçları doğrultusunda haftalık ders çizelgelerinde sürekli olarak değişiklik yapıldığı, güncelliğini kaybeden derslerin çizelgeden çıkarıldığı, çağın gerekleri doğrultusunda yeni derslerin eklendiği, bazı derslerde sadeleşmeye gidildiği, bazı derslerin modüller şeklinde birleştirildiği (örneğin; spor branşları, sanat eğitimi altında müze eğitimi ve drama), seçmeli derslerin üç alanda gruplandırılmasının ve her bir alandan birer ders seçiminin zorunlu tutulmasının amacının öğrencilerin benzer içerikte olan dersleri seçmelerinden ziyade; onların ilgi, ihtiyaç ve beklentileri de dikkate alınarak benliklerini güçlendirmeye, bilişsel, duyuşsal ve psikomotor becerilerini geliştirmeye imkan verecek farklı dersleri seçmelerine imkan tanımak olduğu, halihazırda Anadolu, Fen ve Sosyal Bilimler Liseleri dışında zorunlu ortak ders olmayan ikinci yabancı dil dersinin öğrenci ve velilerden gelen talepler değerlendirilerek zorunlu ortak dersler arasından kaldırıldığı, daha önce olduğu gibi isteyen öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda ikinci yabancı dil dersini seçmeli ders olarak almaya devam edebilecekleri, uygulanmakta olan haftalık ders çizelgesinin yayımlanmasından sonra ders seçimlerinin 11-15 Eylül tarihlerinde tekrar yapılmasına yönelik Ortaöğretim Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile illere talimat verilerek ders seçimlerinin belirtilen tarihlerde sorunsuz bir şekilde tamamlandığı, davaya konu değişikliğin kamu yararı çerçevesinde idari takdir yetkisi kapsamında yapıldığı, dolayısıyla mahkemenin idarenin yerine geçip idari takdir yetkisini kaldırıcı nitelikte karar vermesinin hukuken mümkün bulunmadığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, Ağustos 2023-2789 - Ek 2 Sayılı Millî Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi'nde yayımlanarak yürürlüğe giren, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ... tarih ve ... sayılı “Ortaöğretim Kurumları Haftalık Ders Çizelgeleri” konulu kararının ekli listesinde; Anadolu Lisesi, Hazırlık Sınıfı Bulunan Anadolu Lisesi, Fen Lisesi, Hazırlık Sınıfı Bulunan Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Hazırlık Sınıfı Bulunan Sosyal Bilimler Lisesi okul türlerinde, 9-10-11-12. sınıflardan ikinci yabancı dil dersinin zorunlu dersler arasından kaldırılmasına, 9. ve 10. sınıf seviyelerinde seçmeli derslerin "İnsan, Toplum ve Bilim”, "Din, Ahlâk ve Değer" ile "Kültür, Sanat ve Spor” isimli üç gruba ayrılması ve her bir gruptan en az birer ders seçilebilmesine” ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun "Genel amaçlar" başlıklı 2. maddesinde; "Türk Milli Eğitiminin genel amacı,Türk Milletinin bütün fertlerini: Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek; beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek; ilgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak; böylece bir yandan Türk vatandaşlarının ve Türk toplumunun refah ve mutluluğunu artırmak; öte yandan milli birlik ve bütünlük içinde iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmayı desteklemek ve hızlandırmak ve nihayet Türk Milletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı, seçkin bir ortağı yapmak olduğu belirtilmiştir. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 305. maddesi uyarınca, Ortaöğretim okul ve kurumlarının yönetimine ve öğrencilerinin eğitim ve öğretimine yönelik çalışmalar yapmak ve belirlenen politikaları uygulamak, Ortaöğretim okul ve kurumlarının eğitim ve öğretim programlarını, ders kitaplarını, eğitim araç-gereçlerini hazırlamak veya hazırlatmak Talim ve Terbiye Kuruluna sunmak, Ortaöğretim Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmış, aynı Kararnamenin 319. maddesinde ise; Bakanlığın bilimsel danışma ve inceleme organı olan Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının, evrensel değer ve standartları göz önünde bulundurarak, kalite, eşitlik ve etkililik ilkeleri ile millî ve toplumsal değerlere dayalı bir eğitim sistemi oluşturmak amacıyla diğer görevleri yanında, eğitim sistemini, eğitim ve öğretim plan ve programlarını, ders kitaplarını hazırlatmak, hazırlananları incelemek veya inceletmek, araştırmak, geliştirmek ve sonucunu Bakana sunmak görevi bulunduğu belirtilmiştir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin 4. fıkrasında, "Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez." hükmü yer almaktadır. Anayasal bu ilkeye bağlı olarak da, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 2. fıkrasında da, idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari mahkemelerin; yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri kurala bağlanmış bulunmaktadır. Buna karşılık, temel amacı kamu yararını gerçekleştirmek olan idarenin, bu amacı yerine getirmek için yapacağı işlem ve/veya eylemlerin türünü, yerini, zamanını ve yöntemini belirleme konusunda takdir yetkisine sahip olduğu tartışmasızdır. Ancak idareye tanınan bu yetkinin sınırsız olmadığı, yetkinin, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması gerektiği; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargı denetimine tabi olduğu şüphesizdir. Dosyanın incelenmesinden, haftalık ders çizelgeleri ve öğretim programlarına yönelik çalışmaların, ihtiyaç analizleri, uzman görüşleri, istatistik ve anket çalışmaları ile paydaş görüşlerinden sağlanan veriler kapsamında yürütüldüğü anlaşılmaktadır. Buna göre idarenin takdir yetkisi kapsamında, öğrencilerin ilgi, talep ve ihtiyaçları doğrultusunda haftalık ders çizelgelerinde değişiklik yapmasında, güncelliğini kaybeden dersleri çizelgeden çıkararak yeni dersleri eklemesinde, seçmeli dersleri üç alanda gruplandırırarak her bir alandan birer ders seçimini zorunlu tutup öğrencilerin ilgi, ihtiyaç ve beklentilerini de dikkate alarak becerilerini geliştirmeye imkan verecek farklı dersleri seçmelerine imkan tanımasında kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılıktan söz etmeye imkan bulunmamaktadır. Öte yandan, ikinci yabancı dil dersi öğrenci ve velilerden gelen talepler değerlendirilerek zorunlu ortak dersler arasından kaldırılmış ise de; isteyen öğrencinin ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda ikinci yabancı dil dersini seçmeli ders olarak almaya devam etmesine engel bir durum bulunmadığından davacının bu konudaki savunması yerinde görülmemiştir. Bu bağlamda idarece, Anayasa ve kanunlar ile kendisine tanınmış olan takdir yetkisinin milli eğitim temel amaç ilke ve ihtiyaçlarına uygun olarak kullanıldığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ : Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu'nun 24/08/2023 tarihli kararı ile; Ortaöğretim Genel Müdürlüğünün ... tarih ... sayılı yazısı üzerine görüşülen ortaöğretim kurumları haftalık ders çizelgelerinin 2023-2024 eğitim öğretim yılından itibaren tüm sınıf seviyelerinde uygulanması, Kurulun ... tarihli ve ... sayılı kararı ekinde yer alan Ortaöğretim Kurumları Haftalık Ders Çizelgelerinin 2023-2024 eğitim öğretim yılından itibaren tüm sınıf seviyelerinde uygulamadan kaldırılmasına karar verilmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: ... tarih ve ... sayılı Talim Terbiye Kurulu Kararının 9. ve 10. sınıf seviyelerinde seçmeli derslerin "İnsan, Toplum ve Bilim”, "Din, Ahlâk ve Değer" ile "Kültür, Sanat ve Spor" isimli üç gruba ayrılması ve her bir gruptan en az birer ders seçilebilmesine ilişkin kısmının incelenmesi: Hukuk devletinin özünü; devletin hukuka bağlılığı, devlet organlarının hukukun içinde kalarak işlem ve eylemler yapması oluşturmaktadır. Anayasal bir ilke olarak, devletin tüm faaliyetlerinin yargısal denetime açık olması hukuk devletinin vazgeçilmez bir niteliği olup; yargı denetimi, hukuk devleti ilkesinin en önemli unsurlarından biri konumundadır. Bununla birlikte bir idari işlemin yargı denetimine tabi tutulması için yapılacak başvurular belirli usuli koşullara tabidir. Bu bağlamda bir idari işlemden dolayı iptal davası açılabilmesi için iptali istenilen idari işlem ile davacı arasında bir menfaat ilişkisinin bulunması gerekir. İdari işlem ile davacı arasındaki bağı ve ilgiyi anlatan menfaat ilişkisi kavramından söz edilebilmesi için; gerek doktrin, gerekse içtihatlar, bu ilişkinin meşru, davacıyı etkileyecek bir biçimde kişisel ve güncel olması gerektiğinde birleşmektedirler. Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 18/07/2018 tarih ve 2015/3690 başvuru numaralı kararında da; 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" kavramı için "idari makamlar tarafından gerçekleştirilen ancak bireyin menfaatini etkilemeyen, bir başka ifadeyle birey üzerinde herhangi bir hukuksal sonuç doğurmayan işlemlerin uyuşmazlık konusu yapılarak hem yargının hem de idarenin sürekli ve gereksiz bir biçimde meşgul edilip işleyemez hâle gelmesini engellemek, bu suretle gerek yargı hizmetinin gerekse idarenin asli görevi olan kamu hizmetlerinin hızlı, düzenli ve etkin biçimde yürütülmesini sağlamak düşüncesiyle davacı ile arasında menfaat bağı kurulamayan işlemlerden doğan uyuşmazlıkların esasının incelenmemesi maksadıyla idari yargıya ilişkin bir usul kuralı olarak düzenlenmiştir." ifadelerine yer verilerek sözü edilen usul kuralının düzenlenme amacı ortaya konulmuştur. Bu bağlamda sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları, her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliği ve ilgili mevzuat hükümleri göz önünde bulundurularak dava konusu işlemin davacının hukuki durumu üzerinde yaratabileceği etki ve sonuçlardan hareketle değerlendirilir. 4688 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde sendika; kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar olarak tanımlanmış olup, aynı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinde de, üyelerin idare ile ilgili doğacak ihtilaflarında, ortak hak ve menfaatlerinin izlenmesinde veya hukuki yardım gerekliliğinin ortaya çıkması durumunda üyelerini veya mirasçılarını her düzeyde ve derecedeki yönetim ve yargı organları önünde temsil etmek veya ettirmek, dava açmak ve bu nedenle açılan davalarda taraf olmak sendikaların görevleri arasında sayılmıştır. Anılan Kanun hükmünün değerlendirildiği Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 03/03/2006 tarih ve E:2005/1, K:2006/1 sayılı kararında, 4688 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendi uyarınca kamu görevlileri sendikalarına, üyelerinin haklarını korumak amacıyla tanınmış olan dava açma hakkının kullanımında sınırlamaya gidilmesinin, Anayasa'nın hak arama hürriyetine ilişkin 36. maddesi kuralına uygun düşmeyeceği vurgulandıktan sonra, Danıştay Daireleri arasında, sendikaların, genel düzenleyici işlemlere karşı dava açabilmeleri konusunda içtihat farklılığı bulunmadığı; kamu görevlileri sendika ve üst kuruluşlarının, üyelerinin ortak, ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için kurulmuş tüzel kişilikler olarak diğer tüm tüzel kişilere tanınan kuruluş amaçları çerçevesinde ve bu amaçları gerçekleştirecek ölçüde yetkili organları vasıtasıyla taraf ve dava ehliyetlerinin bulunduğu, bu nedenle, maddede öngörülen temsil yetkisinin gayesinin başka olduğu açıklanmıştır. Konuya ilişkin Kanun hükümleri ile Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararı bir arada değerlendirildiğinde; kamu görevlileri sendikalarının, tüzel kişiliklerini ilgilendiren idari işlemler ile üyelerinin ortak hak ve menfaatlerini ihlal eden idari işlemlere karşı bizzat dava açabilecekleri, üyeleri hakkında tesis edilen bireysel işlemlere karşı da, üyelerini temsilen dava açabilecekleri sonucuna ulaşılmaktadır. Somut uyuşmazlık yukarıda yer verilen hususlar gözetilerek ele alındığında; dava konusu düzenlemenin, Sendika tüzel kişiliğini ya da üyelerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerini ilgilendiren bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından, davacı Sendikanın bu davayı açmakta ehliyeti bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla; 9. ve 10. sınıf seviyelerinde seçmeli derslerin "İnsan, Toplum ve Bilim”, "Din, Ahlâk ve Değer" ile "Kültür, Sanat ve Spor" isimli üç gruba ayrılması ve her bir gruptan en az birer ders seçilebilmesine yönelik düzenlemelerin iptali istemi bakımından davacı Sendikanın dava açma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle, davanın ehliyet yönünden reddi gerekmektedir.

ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: Anayasa'nın "Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi" başlıklı 42. maddesinde; "Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz. Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz. İlköğretim kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır. Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak, kanunla düzenlenir. Devlet, maddi imkanlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır. Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez. Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tabi olacağı esaslar kanunla düzenlenir. Milletlerarası andlaşma hükümleri saklıdır." hükümlerine yer verilmiştir. 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun "Genel amaçlar" başlığını taşıyan 2. maddesinin 1. fıkrasının 3. bendinde; Türk Milli Eğitiminin genel amaçlarından birinin, Türk Milletinin bütün fertlerini ilgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak olduğu; ''Yöneltme'' başlığını taşıyan 6. maddesinde; fertlerin, eğitimleri süresince, ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde ve doğrultusunda çeşitli programlara veya okullara yöneltilerek yetiştirileceği; milli eğitim sisteminin, her bakımdan, bu yöneltmeyi gerçekleştirecek biçimde düzenleneceği; bu amaçla, ortaöğretim kurumlarına, eğitim programlarının hedeflerine uygun düşecek şekilde hazırlık sınıfları konulabileceği; yöneltmede ve başarının ölçülmesinde rehberlik hizmetlerinden ve objektif ölçme ve değerlendirme metotlarından yararlanılacağı; ''Amaç ve görevler'' başlığını taşıyan 28. maddesinde; ortaöğretimin amaç ve görevlerinin, milli eğitimin genel amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak, bütün öğrencilere ortaöğretim seviyesinde asgari ortak bir genel kültür vermek suretiyle onlara kişi ve toplum sorunlarını tanımak, çözüm yolları aramak ve yurdun iktisadi sosyal ve kültürel kalkınmasına katkıda bulunmak bilincini ve gücünü kazandırmak; öğrencileri, çeşitli program ve okullarla ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde ve doğrultusunda yüksek öğretime veya hem mesleğe hem de yüksek öğretime veya hayata ve iş alanlarına hazırlamak olduğu; bu görevler yerine getirilirken öğrencilerin istekleri ve kabiliyetleri ile toplum ihtiyaçları arasında denge sağlanacağı; ''Kuruluş'' başlığını taşıyan 29. maddesinde; ortaöğretimin, çeşitli programlar uygulayan liseler ile mesleki eğitim merkezlerinden meydana geldiği; nüfusu az ve dağınık olan ve Milli Eğitim Bakanlığınca gerekli görülen yerlerde, ortaöğretimin, genel, mesleki ve teknik öğretim programlarını bir yönetim altında uygulayan çok programlı liseler kurulabileceği; ortaöğretim kurumlarının öğrenim süresinin, uygulanan programın özelliğine göre, Milli Eğitim Bakanlığınca tespit edileceği kurala bağlanmıştır. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı" başlıklı 319. maddesinde; Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının, Bakanlığın bilimsel danışma ve inceleme organı olduğu belirtilmiş, aynı maddenin 3. fıkrasında; Talim ve Terbiye Kurulunun, evrensel değer ve standartları gözönünde bulundurarak, kalite, eşitlik ve etkililik ilkeleri ile millî ve toplumsal değerlere dayalı bir eğitim sistemi oluşturmak amacıyla sınırlı sayıda belirtilen görevleri yerine getireceği kurala bağlanarak; aynı fıkranın (a) bendinde; eğitim sistemini, eğitim ve öğretim plan ve programlarını, ders kitaplarını hazırlatmak, hazırlananları incelemek veya inceletmek, araştırmak, geliştirmek ve uygulama kararlarını Bakana sunmak; (b) bendinde, Bakanlık birimlerince hazırlanan eğitim ve öğretim programları, ders kitapları, yardımcı kitaplar ile öğretmen kılavuz kitaplarını incelemek, inceletmek ve sonucunu Bakana sunmak, Talim Terbiye Kurulunun görevleri arasında sayılmıştır. 07/09/2013 tarih ve 28758 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinin ''Ortaöğretim kurumlarının amaçları'' başlığını taşıyan 7. maddesinde; ortaöğretim kurumlarının; öğrencileri bedenî, zihnî, ahlâkî, manevî, sosyal ve kültürel nitelikler yönünden geliştirmeyi, demokrasi ve insan haklarına saygılı olmayı, çağımızın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatarak geleceğe hazırlamayı; öğrencileri ortaöğretim düzeyinde ortak bir genel kültür vererek yükseköğretime, mesleğe, hayata ve iş alanlarına hazırlamayı; eğitim ve istihdam ilişkilerinin Bakanlık ilke ve politikalarına uygun olarak sağlıklı, dengeli ve dinamik bir yapıya kavuşturulmasını, öğrencilerin öz güven, öz denetim ve sorumluluk duygularının geliştirilmesini; öğrencilere çalışma ve dayanışma alışkanlığı kazandırmayı; öğrencilerin dünyadaki gelişme ve değişmeleri izleyebilecek düzeyde yabancı dil öğrenebilmelerini; öğrencilerin bilgi ve becerilerini kullanarak proje geliştirerek bilgi üretebilmelerini; teknolojiden yararlanarak nitelikli eğitim verilmesini; hayat boyu öğrenmenin bireylere benimsetilmesini; eğitim, üretim ve hizmette uluslararası standartlara uyulmasını ve belgelendirmenin özendirilmesini amaçladığı kuralı yer almıştır. Aynı Yönetmeliğin "Öğretim programları" başlıklı 10. maddesinde; ortak derslerin, her öğrencinin ortaöğretim kurumunu bitirinceye kadar aldığı, asgarî ortak bir genel kültür veren, toplum sorunlarına duyarlı, yurdun ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına katkıda bulunma bilincini ve gücünü kazandırmayı amaçlayan ve yükseköğretim programlarına hazırlayan dersler; seçmeli derslerin ise, öğrencilerin hedefledikleri ve yöneldikleri alanda gelişmelerine veya ilgi ve istekleri doğrultusunda çeşitli programlarda ilerlemelerine, kişisel yeteneklerini geliştirmelerine imkân sağlayan dersler olduğu belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dava Konusu ... tarih ve ... sayılı Talim Terbiye Kurulu Kararının Anadolu Lisesi, Hazırlık Sınıfı Bulunan Anadolu Lisesi, Fen Lisesi, Hazırlık Sınıfı Bulunan Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Hazırlık Sınıfı Bulunan Sosyal Bilimler Lisesi okul türlerinde, 9-10-11-12. sınıflardan ikinci yabancı dil dersinin ortak (zorunlu) dersler arasından kaldırılmasına ilişkin kısmının incelenmesi: Her ne kadar dava konusu işlemden sonra Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı kararı ile davaya konu "Ortaöğretim Kurumları Haftalık Ders Çizelgeleri" nin 2025-2026 eğitim öğretim yılından itibaren tüm sınıf seviyelerinde uygulamadan kaldırılmasına karar verilmiş ise de, yeni düzenlemede de ikinci yabancı dil eğitiminin seçmeli ikinci yabancı dil olarak belirlendiği, yine zorunlu dersler arasında yer almadığı anlaşıldığından, dava sebeplerinin ortadan kalkmadığı ve davaya konu edilen kararın hukuka uygunluk denetiminin yapılması gerektiği anlaşılmıştır. İdarenin yetkilerini kullanırken ve görevlerini yerine getirirken egemen olan ilkeler ve Türk Milli Eğitiminin temel ilke ve kuralları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi gereği; eğitim sistemini, eğitim ve öğretim plan ve programlarını hazırlatmak, hazırlananları incelemek veya inceletmek, araştırmak, geliştirmek Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulunun görev ve yetkileri arasındadır. Milli Eğitim Bakanlığının bu görev ve yetkisini, üst hukuk normlarına ve Türk Milli Eğitiminin temel ilke ve kurallarına uygun kullanıp kullanmadığının yargısal olarak denetlenmesi hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Diğer bir anlatımla; bir kamu hizmeti olan eğitim öğretim hizmetinin yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden, eğitim ve öğretim programlarının hazırlanması, uygulanması ve güncellenmesinden asıl olarak sorumlu olan Milli Eğitim Bakanlığının, davaya konu haftalık ders çizelgesinin hazırlanmasında, Türk Milli Eğitiminin temel ilkelerini, Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde kurala bağlanan ortaöğretim kurumlarının amaçlarını, bilimsel ve teknik esasları dikkate alması gerekmektedir. Okullarda okutulan dersler ortak ve seçmeli dersler olarak ikiye ayrılmakta olup, öğrencilerin okullarını bitirebilmek için almaları gereken dersler ortak ders; öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine göre seçebildiği dersler de seçmeli ders olarak adlandırılmaktadır. Seçmeli dersler, ortak dersler dışında öğrenciye seçme imkânı vererek onların ilgi ve yeteneklerine göre alternatif sunarak okula karşı olumlu tutumlar geliştirmesine yardımcı olmaktadır. 14/02/2024 tarihinde verilen ara karar cevabına davalı idare tarafından gönderilen yazı ekinde seçmeli derslere yönelik öğrenci görüş ve taleplerini belirlemek amacıyla yirmi altı ilde Sosyal Bilimler Lisesi, Anadolu ve Fen liselerinde öğrenim gören öğrencilere anket çalışması düzenlendiği, ankete 174.763 öğrencinin katıldığı, on birinci kalkınma planı, 2019-2023 stratejik plan (MEB), 2020 – 2023 ulusal akıllı şehirler stratejisi ve eylem planı, ulusal yapay zeka stratejisi (2021- 2025), Milli Eğitim Kalite Çerçevesi (2014), TÜBİTAK Vizyon 2023 Teknoloji Öngörü Projesi şeklinde belirtilen üst politika metinlerinde yer alan hedefler ve amaçların dikkate alındığı görülmektedir. Bu itibarla, ikinci yabancı dilin hazırlık sınıfları hariç, Anadolu Lisesi, Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Liselerinin ortak dersleri arasından çıkarılıp öğrencilerin ilgi ve isteğine göre seçmeli dersler arasında yer almasının, milli eğitim temel ilkelerine, milli eğitim politikasının açıklandığı metinlere uygun olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, söz konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. ... tarih ve ... sayılı Talim Terbiye Kurulu Kararının Anadolu Lisesi, Hazırlık Sınıfı Bulunan Anadolu Lisesi, Fen Lisesi, Hazırlık Sınıfı Bulunan Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Hazırlık Sınıfı Bulunan Sosyal Bilimler Lisesi okul türlerinde, 9-10-11-12. sınıflardan ikinci yabancı dil dersinin zorunlu dersler arasından kaldırılmasına ilişkin kısmı yönünden DAVANIN REDDİNE, 2. ... tarih ve ... sayılı Talim Terbiye Kurulu Kararının 9. ve 10. sınıf seviyelerinde seçmeli derslerin "İnsan, Toplum ve Bilim”, "Din, Ahlâk ve Değer" ile "Kültür, Sanat ve Spor" isimli üç gruba ayrılması ve her bir gruptan en az birer ders seçilebilmesine ilişkin kısmı yönünden DAVANIN EHLİYET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE, 3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/02/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2023/5303, K. 2026/1132, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2023-5303-e-2026-1132-k-2af1f8558f3c