Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2023/6830 E. 2026/1187 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2023/6830
- Karar No
- 2026/1187
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6830 Karar No : 2026/1187
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...-Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Muğla İli, Ortaca İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkisi, ... ada, ... sayılı parselde yer alan davacı adına kayıtlı yapılar hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen müsadere kararı gereğince anılan mesken tesisatının elektrik enerjisinin kesilmesine yönelik ilgili kurumlara yazılan Ortaca Orman İşletme Şefliği'nin ... tarihli ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Anayasa'nın 138/4. maddesi çerçevesinde idarenin yargı kararlarını uygulamasının zorunlu bulunduğu, kararları değiştiremeyeceği gibi uygulamasını geciktiremeyeceğinin açık olduğu, öte yandan; her ne kadar davacı tarafından dava konusu yapılara ilişkin olarak yapı kayıt belgesi alındığı ileri sürülmekteyse de 3194 sayılı İmar Kanunu'nun özel kanunlarla belirlenen alanlara ilişkin hükümlerinden özel nitelikteki kanunlara aykırı olmayanlarının uygulanacağı ve yine yapı kayıt belgesi alınmış olmasının 3194 sayılı ve 2960 sayılı Kanun uyarınca verilen para cezalarının ve yıkım kararlarının iptal edilmesini gerektirdiği, bu nedenle bu iddiasına itibar edilmediği, bu durumda; Muğla ili, Ortaca ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkisi ... ada ... sayılı parselde yer alan davacı adına kayıtlı meskene ilişkin olarak davacı tarafından ormanlık sahanın işgal edildiğinden bahisle ... Asliye Ceza Mahkemesinde açılan dava neticesinde taşınmazda yer alan meskenin müsaderesine karar verildiği, anılan kararın da 07/05/2021 tarihinde kesinleştiği ve kesinlemiş yargı kararlarının uygulanması maksadıyla, orman sınırları içerisinde kalan davacı adına kayıtlı elektrik mesken tesisatının enerjisinin kesilmesine ilişkin, işbu davaya konu işlemin ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:..., K:... sayılı kararının uygulanması kapsamında tesis edildiği anlaşıldığından, işbu davaya konu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu taşınmazın kendisine babasından miras kaldığı, 1990'lı yıllarda kendisince anılan taşınmaz üzerine ev, dam ve kamelyaların yapıldığını, bu yapılarla ilgili olarak 05/07/2018 tarihinde yapı kayıt belgesi alındığını ve bu belgelerin geçerliliğini halen koruduğu, bu sebeple dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Muğla ili, Ortaca ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii ... ada ... sayılı parselde bulunan ve kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde kalan alanda davacı tarafından kullanılan yer ve müştemilat bulunduğunun tespit edilmesi üzerine Ortaca Cumhuriyet Başsavcılığınca iddianame düzenlendiği, akabinde ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında yargılama sonucunda ... tarih ve K:... sayılı kararla davacı hakkında sabit olan eylemine uyan '' Orman Alanlarının İşgali, Ormandan Faydalanma ve Orman İçine Yerleşilmesi'' suçuna ilişkin 6831 sayılı Orman Kanunun 93/1.maddesi gereğince hapis cezası verilmesine, ayrıca anılan orman alanında bulunan bir adet 2 katlı dubleks ev, bir adet müştemilat yapısı, 1 adet ahşap köşk yapısı, 1 adet tuvalet ve sundurma yapısı ve bahçe yapılarının 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 93/3.maddesi uyarınca Türk Ceza Kanunu'nun 54/1.maddesi gereğince müsaderesine karar verildiği, anılan müsadere ve mahkumiyet kararının yerine getirilmesi gerektiğinden bahisle davacı adına tespit edilen ... numaralı mesken tesisatının enerjisinin kesilmesine yönelik dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından iptal davaları, (b) bendinde; idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından tam yargı davaları açılabileceği, maddenin 2. fıkrasında; idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, İdari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri kuralı yer almıştır. Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (a) maddesinde; dava dilekçelerinin, görev ve yetki yönünden, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından inceleneceği, 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise; adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır. 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesinin 1. fıkrasında, " Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; otlatma planı yapılan alanlarda yıllık otlatma süresi dâhilinde hayvanların planlı otlatılmasını sağlayan, gecelemesini emniyet altına alan ve dağılmalarını engelleyen geçici çevirmeler şeklinde düzenlemeler dışında, her çeşit bina, ağıl ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması, tarla açılması, işlenmesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır." aynı Kanun'un 93. maddesinde, "Bu Kanunun 17 nci maddesinde yasak edilen fiilleri işleyenler veya izne bağlı işleri izinsiz yapanlar, 91 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. İşgal ve faydalanma suçunun yeniden tarla açmak suretiyle veya yanmış orman sahalarında ya da kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılır. Bu maddede tanımlanan suçların konusunu oluşturan, işlenmesinde kullanılan ve işlenmesiyle elde edilen eşya veya mahsul Türk Ceza Kanununun müsadereye ilişkin hükümlerine göre müsadere edilir. Müsadere olunan mahsuller satılarak bedeli Orman Genel Müdürlüğünce irad kaydolunur. Müsadere olunan tesisler ise Orman Genel Müdürlüğünce aynen muhafaza edilebileceği gibi ihtiyaç görüldüğü takdirde ormancılık veya diğer kamu hizmetlerinde kullanılabilir. Aksi takdirde ilgili orman idaresince, yıkılmak suretiyle karar infaz olunur. İdarenin bu husustaki talebi halinde genel zabıta kuvvetleri idareye yardım etmekle mükelleftir. 17 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki yerleri amaç dışı kullananlar ve amaç dışı kullanılmasına izin verenler bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." hükmü bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, müsadere kararına ilişkin yargısal sürecin kesinleştiği anlaşılmakladır. Anayasanın 138. maddesinin son fıkrası uyarınca, yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorunda olup bu kararlarının yerine getirilmesini geciktirilemez. Bu durumda, adli yargı yerince verilen müsadere ve mahkumiyet kararının yerine getirilmesine yönelik tesis edilen dava konusu işlem (elektrik aboneliğinin iptali), esasen adli yargı merciince (Asliye Ceza Mahkemesi) verilen kararının uygulanmasına yönelik olduğu açıktır. Bu nedenle uyuşmazlığın adli yargı makamlarınca çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Bu nedenle; davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın reddine yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 02/03/2026 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY : (X)- Dava, davacı tarafından, Muğla İli, Ortaca İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkisi, ... ada, ... sayılı parselde yer alan davacı adına kayıtlı yapılar hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen müsadere kararı gereğince anılan mesken tesisatının elektrik enerjisinin kesilmesine yönelik ilgili kurumlara yazılan Ortaca Orman İşletme Şefliğinin ... tarihli ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Uyuşmazlıkta; dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, ilgili Asliye Ceza Mahkemesi'nin müsadere kararının hükmün bir parçası niteliğinde olduğu ve mahkumiyet kararına bağlı olarak verildiği görülmekle birlikte, 6831 sayılı Orman Kanunu ve 775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca idarenin kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kalan yerlerle ilgili her zaman işlem tesis edebileceği ve davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemin ceza yargılaması kapsamında sübut bulan orman sahası içerisindeki haksız işgal ve müdahalenin ortadan kaldırılmasına (elektrik aboneliği iptali) yönelik yeni bir idari işlem olduğu, idarenin tek taraflı bir şekilde kamu gücüne dayanarak, üstün hak ve yetkileri çerçevesinde tesis ettiği bu işleme karşı açılan davanın idari yargı yerince görülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının esastan incelenerek işin esası yönünden bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle, Dairemizin adli yargının görevli olduğundan bahisle davanın görev yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle verdiği bozma kararına katılmıyorum.