Danıştay · 3. Daire

Danıştay 3. Daire 2025/2966 E. 2026/427 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
3. Daire
Esas No
2025/2966
Karar No
2026/427
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/2966 Karar No : 2026/427

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Kompozit Sanayi Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi.... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararına yöneltilen temyiz başvurusunun kesin hüküm nedeniyle reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirketin, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca gerçekleştirdiği ihraç kayıtlı teslimlerinden doğan 2011 yılının Mart ila Kasım dönemlerine ait katma değer vergisi alacağının mahsuben iadesi için yaptığı başvurunun reddi işlemine dair açtığı davada yapılan yargılama neticesinde 386.400,96-TL mahsuben iadenin gerçekleştirildiği ancak katma değer vergisi iadelerine faiz işletilmediğinden bahisle başvuru tarihinden ödemenin gerçekleştiği tarihe kadar enflasyon oranında faiz işletilmesi talebinin reddine dair 04/08/2023 tarih ve 827744 sayılı işlemin iptali ile faiz tutarının enflasyon oranında hesaplanacak faizi ile birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Mahsuben iade alacağına bağlı olan faizin, fer'i bir hak olarak ayrı bir davaya konu edilebileceği dolayısıyla kesinleşmiş Mahkeme kararına istinaden davacıya mahsuben ödenen 386.400,96-TL'ye bağlı bir hak olması nedeniyle faiz ödemesinin de yapılması gerektiği, öte yandan, davacı tarafından dava dilekçesinde kendisine iade edilen 386.400,96-TL'nin, davalı idareye başvuru tarihi olan 29/12/2016 tarihinden, ödemenin gerçekleştirildiği 26/12/2022 tarihine kadar işleyecek enflasyon oranında faizin ödenmesi ile 26/12/2022 tarihinde katma değer vergisi iadesi ile birlikte ödenmesi gereken faizin bu tarihten ödeme tarihine kadar geçecek süre için ayrıca enflasyon oranında faiz hesaplanarak ödenmesi şeklinde talepte bulunulmuş ve bu haliyle kademeli olarak faiz talep edilmiş ise de iade edilecek tutarın 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak tecil faizi faiziyle birlikte iadesi gerektiğinden tecil faizinin iadesine hükmedilmiş, davacının enflasyon oranında faiz uygulanması yönündeki talebi ise reddedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 5. fıkrasında, vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin, ilgili mevzuatı gereğince mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde iade edilmemesi halinde, bu tutarlara üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faizin, 120. madde hükümlerine göre red ve iadesi gereken vergi ile birlikte mükellefe ödeneceğinin kurala bağlandığı, mahsuben iadenin, mükelleflerin borçlarının tahsili/ödenmesi şekli olduğu, üzerinden faiz hesaplanmasına olanak bulunmadığı gibi 213 sayılı Yasa'nın 112. maddesinde, vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerden bahsedildiği ve mahsuben iadelerde faiz ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiş, bu karara yöneltilen temyiz istemi ise kesin olarak verilen karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 6. fıkrası gereğince reddedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kesinleşmiş Mahkeme kararı neticesinde davalı idarece mahsuben iadesi yapılan 386.400,96-TL'ye, idareye başvuru tarihi olan 29/12/2016 tarihinden ödemenin yapıldığı 26/12/2022 tarihe kadar geçen süre için tecil faizinin 375.687,59-TL olduğu, aynı tutara, aynı tarihler arasında enflasyon kaybı oranında faiz uygulansa idi 1.490.507,55-TL ödeneceği, şirkete faizsiz bir şekilde yapılan iadenin tecil faizi ile yapılması durumunda dahi mahrum kaldığı kaybı karşılamayacağı, bu nedenle müvekkil şirkete yapılması gereken iadenin enflasyon karşısında değer kaybını karşılayacak şekilde yapılması gerektiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince; 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu şeklindeki yasal düzenlemenin, Anayasa Mahkemesinin 27/03/2025 tarih ve E:2024/189, K:2025/83 sayılı kararıyla, istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hali yönünden iptal edildiği dolayısıyla ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyiz edilebileceği anlaşıldığından, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... Temyiz No:... sayılı kararı kaldırıldıktan sonra, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirketin, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca gerçekleştirdiği ihraç kayıtlı teslimlerinden doğan 2011 yılının Mart ila Kasım dönemlerine ait katma değer vergisi alacağının mahsuben iadesi için yaptığı başvurunun reddi işlemine dair açtığı davada yapılan yargılama neticesinde 386.400,96-TL mahsuben iadenin gerçekleştirildiği ancak katma değer vergisi iadelerine faiz işletilmediğinden bahisle başvuru tarihinden ödemenin gerçekleştiği tarihe kadar enflasyon oranında faiz işletilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile faiz tutarının enflasyon oranında hesaplanacak faizi ile birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 125. maddesinin birinci fıkrasında idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu, son fıkrasında ise idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin, 15/06/2012 tarih ve 28324 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6322 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 4. fıkrasında, fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği hükme bağlanmış, sözü edilen Kanun'a, 6322 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle eklenen ve 15/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren geçici 29. maddesinde de Kanun'un 112. maddesinin 4. fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağı belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdareyi, eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü tutan Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası, iadesi gereken bir miktar paranın, idarenin tasarrufunda kalan sürede ilgilisi tarafından tasarruf edilememesinden doğan zararın giderilmesini de kapsamaktadır. Faizle para borçları arasında sıkı bir ilişki olup, faiz, hukuki niteliği itibarıyla asıl alacağı genişleten fer'i bir hak olan, alacaklının alacak olarak talep etmeye yetkili olduğu bir miktar parayı kullanmaktan belirli bir süre mahrum kalması nedeniyle, mahrum kaldığı zaman içinde meydana gelen zararına karşılık kendisine ödenmesi gereken ve asıl alacağa bağlı fer'i bir haktır. Haksız veya fazla olarak tahsil edildiği tespit edilen vergilerin iadesinde ilgilinin ödediği paradan mahrum kaldığı süre zarfında, enflasyon nedeniyle paranın değerinde meydana gelen aşınma ve mülkiyetin gerçek değerinde oluşan azalma nedeniyle faiz ödenmesi gerektiği açıktır. Talep etmeye yetkili olduğu bir miktar parayı kullanmaktan mahrum kalan ilgili, mahrum kaldığı süre için faiz uygulanmasını isteme hakkına sahiptir. Davacının, 3065 sayılı Kanun'un 11. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca gerçekleştirdiği ihraç kayıtlı teslimlerinden doğan 2011 yılının Mart ila Kasım dönemlerine ait katma değer vergisi alacağının mahsuben iadesi talebiyle yaptığı başvurunun reddi işleminin... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla iptali üzerine 386.400,96-TL tutarında mahsuben iadesine hükmedildiği bunun üzerine faiz istemiyle işbu davanın açıldığının anlaşıldığı olayda, tecil faizine hükmedilmesi gerektiği gözetilerek yeniden karar verilmek üzere yazılı gerekçeyle verilen Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 05/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 3. Daire, E. 2025/2966, K. 2026/427, T. 05.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-3-daire-2025-2966-e-2026-427-k-7b1389a628ee