Danıştay · 3. Daire
Danıştay 3. Daire 2024/1416 E. 2026/361 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 3. Daire
- Esas No
- 2024/1416
- Karar No
- 2026/361
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1416 Karar No : 2026/361
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen temyiz başvurusunun, kesin hüküm nedeniyle reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, tüzel kişiliği sona eren ... Ema İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği yönünde saptamalar içeren vergi inceleme raporu uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla 2016 yılının Ocak ila Ağustos dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Sözü edilen şirketin mükellefiyetinin 16/01/2018 tarihinde tasfiyesi tamamlanarak sona erdiği, bu tarihten sonra, yeniden mükellefiyet tesis ettirilmedikçe elektronik tebligat adresine tebligat yapılmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla 04/08/2021 tarihinde yasal defter ve belgelerin istenilmesine ilişkin yazı için elektronik ortamda yapılan tebligatla yasal defter ve belgelerin usulüne uygun olarak istenilmediği olayda re'sen tarh sebebinin bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin mükellefiyetinin 16/01/2018 tarihinde re'sen terk edildiği açık olmakla birlikte, ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinden hukuken varlığını sürdürdüğü ve sicil kaydının devam ettiğinin görüldüğü olayda, tüzel kişilerin ticaret sicil kaydından silinmeleri dışında elektronik tebligat adreslerinin kapatılmasının mümkün olmadığı dikkate alındığında, yapılan tebliğin usule aykırı olduğundan söz edilemeyeceği, bu durumda, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun kararı gereğince davacıdan ilgili dönem yasal defter ve belgeleri istenilerek davalı idareye teslim edilmesi ve rapor alınması sonrasında yargısal değerlendirmelerde bulunulması gerekirken söz konusu yasal defter ve belgeler üzerinde inceleme ve değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmiş, davacı tarafından bu karara karşı yapılan temyiz istemi ise söz konusu kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde sayılan temyiz edilebilecek kararlardan olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 5. fıkrasında istinaf incelemesi aşamasında dosyanın Mahkemeye gönderilmesini gerektiren hallerin sınırlı olarak sayıldığı, bu husus gözardı edilerek hüküm kurulduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ SELİM YAMAN'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında 04/06/2025 tarihinde yapılan değişiklikle temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınır esas alınacağının kurala bağlandığı, dava konusu tarhiyatın parasal değerinin 562.981.96-TL ve davanın açıldığı 2021 yılında temyiz sınırının 192.000-TL olduğu dolayısıyla sözü edilen kararın temyize konu edilebileceği sonucuna varıldığından ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:...sayılı kararı kaldırılarak Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına, tüzel kişiliği sona eren ... Ema İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin yasal defter ve belgelerinin incelemeye ibraz edilmediği yönünde saptamalar içeren vergi inceleme raporu uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesiyle değişik 45. maddesinin 2. fıkrasında, istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu, "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği, 5. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği, bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararlarının kesin olduğu, 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde ise usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması halinde kararın bozulacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Belirtilen hükümlerin değerlendirilmesinden; ilk derece mahkemesince verilen kararda istinaf aşamasında tespit edilen maddi veya hukuki eksikliklerin bölge idare mahkemesi tarafından tamamlanarak nihai kararın da bölge idare mahkemesi tarafından verileceğinin genel kural olduğu; ancak, mahkemenin ilk inceleme üzerine vermiş olduğu kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunun haklı görüldüğü veya ilk derece mahkemesindeki davaya görevsiz ya da yetkisiz mahkeme tarafından yahut reddedilmiş ya da yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olduğu hallerde, bölge idare mahkemesince karar kaldırılmak suretiyle dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine kesin olarak karar verileceği yönünde düzenleme getirildiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, 2577 sayılı Kanun'un, istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu yolundaki düzenlemesini içeren 45. maddesinin 2. fıkrasının, istinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyaların bölge idare mahkemelerine gönderileceği kuralına dair cümleyle tamamlanması ve fıkrada Kanun'un "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesine herhangi bir atıfta bulunulmamış olması karşısında, istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olacağı yolundaki kuralın, istinaf dilekçeleri ve bu dilekçeler üzerine Kanunun 48. maddesine göre bölge idare mahkemelerince yapılacak işlemlerle ilgili olarak getirilmiş olduğunun kabulü gerekir. Başka bir ifadeyle, değinilen bu kuralın, Danıştay'ın temyiz incelemesi sonunda verdiği kararlarla ilgili 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin, istinaf incelemesi üzerine verilecek kararlar için de uygulama imkanı getirdiğinden söz edilemez. Bu durumda, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulması durumunda istinaf başvurusunun reddine; hukuka uygun bulmaması durumunda ise istinaf başvurusunun kabulü ile kararı kaldırarak işin esası hakkında yeniden bir karar verecek olan bölge idare mahkemelerince, istinaf incelemesine konu kararın ilk inceleme üzerine ya da görevsiz ya da yetkisiz mahkeme tarafından yahut reddedilmiş ya da yasaklanmış hakim tarafından bakılmış bir davada verilmiş bir karar olmadığı sürece dosyanın yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilemeyeceği açıktır. Buna göre, istinaf aşamasında tespit edilen maddi veya hukuki eksikliğin, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, Vergi Dava Dairesince tamamlanarak istinaf başvurusunun sonuçlandırılması gerekirken yazılı gerekçeyle yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine dair verilen Vergi Dava Dairesi kararında yargılama usulüne uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 04/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.