Danıştay · 3. Daire
Danıştay 3. Daire 2024/3053 E. 2026/406 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 3. Daire
- Esas No
- 2024/3053
- Karar No
- 2026/406
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3053 Karar No : 2026/406
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Petrol Ürünleri İnşaat Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2015 ve 2016 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirketin mükellefiyetinin re’sen terkin edildiği 21/03/2017 tarihinden sonra elektronik ortamda tebliğ edildiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 101. maddesinin üçüncü fıkrası dikkate alındığında, söz konusu tebligat usulsüz olduğundan kamu alacağının usule uygun bir biçimde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İdarenin iç işlemi olan re'sen terk işleminin tüzel kişiliği ortadan kaldırmadığı, şirketten tahsil imkanı kalmayan kamu alacaklarının 05/05/2014 tarihinden itibaren adı geçen şirketin kanuni temsilcisinden takibinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Asıl borçlu şirkete yapılan usulsüz tebligat nedeniyle usulüne uygun kesinleşmeyen borcun tahsili için borçtan ikincil sorumlu olan kanuni temsilcinin takibi için adına ödeme emri düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına, asıl borçlu ... Petrol Ürünleri İnşaat Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2015 ve 2016 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, asıl borçlu şirketin mükellefiyet kaydının 21/03/2017 tarihinde re'sen terkin edildiği ve dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 24/03/2020 ve 26/04/2021 tarihlerinde elektronik tebligat usulüyle tebliğ edildiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 8. maddesinde, hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı kuralına yer verilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93 ila 109. maddelerinde tebliğ esasları, tebliğin muhatapları, posta ve ilan yoluyla tebliğ, memur eliyle tebliğ, elektronik ortamda tebliğ ve tebliğ yerine geçen işlemler düzenlenmiş, tebligatın nerede, nasıl ve kimlere yapılacağı belirlenmiştir. Aynı Kanun'un "Elektronik ortamda tebliğ" başlıklı 107/A maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, ikinci fıkrasında, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, üçüncü fıkrasında, Maliye Bakanlığının, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. Kanunun verdiği yetkiye istinaden 27/08/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 456 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile de vergi dairelerince düzenlenen ve muhataplarına 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrakın, Gelir İdaresi Başkanlığı aracılığıyla elektronik ortamda tebliğ edilmesi ile ilgili usul ve esasları belirlenmiş, elektronik ortamda tebliğ ile ilgili oluşturulan sistem ve bu sistemin kullanımına ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Yukarıda anılan Tebliğ'in "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesinde, tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresinin kapatılacağı düzenlemesi yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 21/03/2017 tarihinde asıl borçlu şirketin mükellefiyetinin re'sen terk edildiği açık olmakla birlikte, ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinden hukuken varlığını sürdürdüğü ve sicil kaydının devam ettiğinin görüldüğü olayda, tüzel kişilerin ticaret sicil kaydından silinmeleri dışında elektronik tebligat adreslerinin kapatılmasının mümkün olmadığı dikkate alındığında, yukarıda yer verilen yasal ve idari düzenlemeler uyarınca Kanun'da elektronik ortamda tebligat yapılabilmesi için öngörülen şartların oluştuğu hallerde 213 sayılı Kanun'un 107/A maddesi uyarınca elektronik ortamda tebliğ edilebileceğinden şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin şirketin re'sen terk tarihinden sonra elektronik ortamda tebliğinde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmış olup kamu alacağının şirketten tahsiline yönelik tüm takip yollarının tüketilip tüketilmediği, tahsil imkanı bulunmadığı sonucuna varılması halinde ise davacının kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğu değerlendirilerek yeniden karar verilmek üzere Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle dava konusu ödeme emrinin iptaline ilişkin karara yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 04/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.