Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2023/4427 E. 2026/545 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2023/4427
- Karar No
- 2026/545
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4427 Karar No : 2026/545
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ...Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Nakliyat Hafriyat Gıda Orman ve Petrol Ürünleri Paz. İth. İhc. San. Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kastamonu ili, Daday ilçesi, ... Köyü sınırları içerisinde yer alan ... ruhsat numaralı Il-b grubu mermer işletme ruhsatı ile madencilik faaliyetinde bulunan davacı şirket tarafından, orman vasfındaki 79.548,35 m²'lik alanda maden altyapı tesisi için orman izni verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Orman Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Orman Kanunu'nun 16. maddesinde, Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verileceğinin belirtildiği, anılan Kanun maddesinin uygulanması için çıkarılan yönetmelikte de, izin verilmesinin usul ve esaslarının düzenlendiği, belirtilen usul ve esasların yerine getirilmesinden sonra madenin işletilmesi ve alt yapı için gerekli iznin idare tarafından verilmesi gerektiği, izin verilmeyecek ise, neden verilmediğinin, verilecek iznin orman sahasında ne gibi zararlar oluşturacağının somut bilgi ve belgeler ile ortaya konularak gerekçelendirilmesi gerektiği, dava konusu olayda ise, işletme müdür yardımcısı başkanlığında, ilgili orman işletme şefi ve orman mühendisinden teşkil edilen komisyonca hazırlanan 11/06/2020 tarihli izin raporunda "ormancılık çalışmaları açısından sakınca bulunmadığı" ve yine Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü İzin ve İrtifak Şube Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında "..izin verilmesinde Orman Kanununun 16. maddesine göre sakınca olmadığı" belirtilmesine rağmen, davaya konu orman izninin verilmesi halinde orman sahasında ne gibi zararlar oluşacağı somut bilgi ve belgeler ile ortaya konulmaksızın, "izin talep edilen alanın verimli ormanda olması, ayrıca çıkarılmas istenilen madenin ender nitelikte olmaması nedeniyle izin verilmesinde kamu yararı ve zaruret görülmediği" gerekçesi ile tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği; öte yandan, işbu kararın uygulanması kapsamında, mahallinde inceleme yapıldıktan sonra orman izni verilmesi ya da verilmemesi şeklinde işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; tabiat, toplum, çevre ve insan sağlığını ilgilendiren ormanların korunmasının, çevresel etkisi bulunan madencilik faaliyetlerine yönelik izin taleplerinin de hassasiyetle değerlendirilmesini zorunlu hale getirdiği, izin talep edilen alanın verimli orman alanında olması, ayrıca çıkarılması istenen madenin ender nitelikte olmaması nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirket tarafından; Kastamonu ili, Daday ilçesi, ... Köyü sınırları içerisinde yer alan ... ruhsat numaralı Il-b grubu mermer işletme ruhsatlı sahasına maden altyapı tesisi yapabilmek amacıyla, orman vasfındaki 79.548,35 m²'lik alan için orman izni verilmesi istemiyle yapılan başvurunun, davalı idarece reddedilmesi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 169. maddesinde, Devletin, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyacağı ve tedbirleri alacağı, bütün ormanların gözetiminin Devlete ait olduğu, kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamayacağı,ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemeyeceği düzenlemesine yer verilmiştir. 3213 sayılı Maden Kanunu’nun “Madencilik faaliyetlerinde izinler” başlıklı 7/4. maddesinde; ".... (Ek fıkra: 10/6/2010-5995/3 md.) Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre izin verilir." hükmüne yer verilmiştir. 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 16. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde; "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz. (...)(Ek fıkra: 26/5/2004-5177/34 md.) Madencilik faaliyetlerinin ve faaliyetlerle ilgili her türlü yer, yol, bina ile tesislerin hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlarda veya özel ormanlarda yapılmak istenmesi halinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir." hükümleri yer almaktadır. 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle yollamada bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişi İncelemesi" başlıklı beşinci bölümünde yer alan 266. maddesinde, mahkemenin çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verileceği, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı; 273. maddesinde, mahkemenin bilirkişinin görevlendirilmesine ilişkin kararında inceleme konusunun bütün sınırlarıyla açıkça belirlenmesine ve bilirkişinin cevaplaması gereken sorulara ilişkin hususlara yer vermek zorunda olduğu; 279. maddesinde bilirkişi raporunun gerekçeli olması gerektiği, bilirkişinin hukuki değerlendirmelerde bulunamayacağı; 281. maddesinde mahkemenin gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabileceği; 282. maddesinde ise hâkimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dosyasının incelenmesinden; Kastamonu ili, Daday ilçesi, ... Köyü sınırları içerisinde yer alan ... ruhsat numaralı Il-b grubu mermer işletme ruhsatı ile madencilik faaliyetinde bulunan davacı şirket tarafından, orman vasfındaki 79.548,35 m²'lik alanda maden altyapı tesisi için orman izni verilmesi istemiyle başvuruda bulunulduğu, anılan başvuru üzerine Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü İzin ve İrtifak Dairesi Başkanlığının 29/05/2020 tarihli yazısı ile izin talep edilen alanla ilgili olarak düzenlenen izin raporu, bilgi formu, vaziyet planları ve koordinat çizelgelerinin inceleme neticesinde; 79.548,35 m² alanın tamamının orman sayılan alan olduğu, kayın, göknar ve sarıçam ağaç cinslerinden tahmini olarak toplam 220 adet ağacın kesilmesinin öngörüldüğü, alanın tapulama kadastrosu kapsamında kaldığı, orman kadastrosunun 30/02/2015 tarihinde kesinleştiği, mülkiyet uyuşmazlığının bulunmadığı tespit edilmiştir. Değerlendirme raporlarında ulaşım yolunun bulunmadığı, yapılacak tesis veya altyapı tesislerinin orman alanı dışında yapılmasının mümkün olmadığı, talep sahasına başka bir müracaat olmadığı, ormancılık çalışmaları açısından sakınca bulunmadığı belirtilmiştir. Son olarak dava konusu ...tarih ve ... sayılı Orman Genel Müdürlüğü işlemiyle, izin talep edilen alanın verimli orman niteliğinde olduğu, ayrıca çıkarılması istenilen madenin ender nitelikte olmaması nedeniyle izin verilmesinde kamu yararı görülmediğinden bahisle izin talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca orman izni verilmesi hususunda karar verme yetkisi bulunan davalı idarece, izin talep edilen alanın talep civarında ve bitişiğinde mevcut izinli saha bulunmayan talep alanının verimli devlet ormanına isabet etmesi sonucu orman bütünlüğünün bozulacağı ve talep alanlarının bu yönde ilerlemesi sonucu sosyal probleme sebep olacağı, orman - halk ilişkilerini ve ormancılık faaliyetlerini olumsuz etkileyeceği değerlendirilmek suretiyle izin talebinin reddedildiği görüldüğünden; orman izni verilmesinde kamu yararı karşılaştırması yapılarak söz konusu faaliyetin orman sahası dışında yapılmasının mümkün olmadığına dair zaruret halinin varlığı ve madencilik faaliyeti için verilecek iznin çevreye vereceği zararlar ile söz konusu sahanın bulunduğu yerin meşcere örtüsünün, kapalılık durumunun dikkate alınması suretiyle, izin talep edilen sahanın verimli orman niteliğinde olup olmadığının somut verilerle tespit edilmesi ve açıklığa kavuşturulması amacıyla, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; eksik incelemeye dayalı olarak, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 04/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.