Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2023/4250 E. 2026/543 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2023/4250
- Karar No
- 2026/543
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4250 Karar No : 2026/543
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR): 1-... Bakanlığı VEKİLİ : Av....
2-...... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ticaret İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Samsun ili, Ladik ilçesinde bulunan alanda ... sicil sayılı Il-a grubu işletme ruhsatı ile madencilik faaliyetinde bulunan davacı şirket tarafından, orman niteliğindeki 25.437,21 m2'lik alanda maden işletme ve altyapı tesisi faaliyeti için orman izni verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Orman Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:......, K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, dava konusu işlemde yer verilen madencilik faaliyetinin sosyal problemlere sebep olacağı, halk ilişkileri olumsuz etkileyeceği gerekçesi yerinde görülmese de söz konusu gerekçenin dava konusu işlemin bütününü hukuka aykırı kılacak mahiyette olmadığı anlaşıldığı, Anayasanın 169. maddesi, izin talebine konu edilen madenin (II-a grubu kalker - mıcır) ender bir maden türü olmadığı ve bu faaliyet kapsamında çok fazla sayıda ağacın kesileceği dikkate alınarak, ormanlık sahada izne konu edilen maden sahasının sağlayacağı kamu yararı ile verimli devlet ormanının muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılması yapıldığında; ormanın, insan ve diğer canlıların temel yaşam kaynakları olan başta oksijen ve temiz su kaynağı olması, birçok canlıya yaşam alanı oluşturması, sel gibi afetlerin oluşmasını önlemesi gibi ana faydaları da gözetilerek dava konusu izin talebine konu alanın orman olarak muhafazasındaki kamu yararının, maden olarak işletilmesine kıyasen daha üstün olduğu kanaatine varıldığı, davacı şirket tarafından ormanlık alanda madencilik faaliyetlerinde bulunabilmek üzere izin verilmesi talebiyle yapılan başvurunun, talep alanının verimli devlet ormanına isabet etmesi ve buna bağlı olarak ormancılık faaliyetlerinin olumsuz etkileneceğinden bahisle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; orman alanında madencilik faaliyetine izin verilip verilmeyeceği hususunda idare tarafından gerekli inceleme ve değerlendirmeler yapılarak işlem tesis edilmesi gerektiği, talebin uygun bulunmaması, izin verilmemesi durumunda, ret işleminin hukuken kabul edilebilir, meşru, geçerli sebebe dayanması, işlemin sebep unsurunun idare tarafından ortaya konulması gerektiği, uyuşmazlıkta, izin talebinin ... Bölge Müdürlüğünce mahallinde yaptırılan tespit ve inceleme sonucunda ilgili heyet tarafından uygun bulunduğu ve talebin değerlendirmeye alınmasında sakınca görülmediği, izin talep edilen alanın bitişiğinde bulunan sahaya izin verilmesine karşın uyuşmazlığa konu sahaya izin verilmemesinin hukuken kabul edilebilir, objektif sebeplerinin ortaya konulamadığı, izin verilmesinin sosyal probleme neden olacağı, orman-halk ilişkilerini ve ormancılık faaliyetlerini olumsuz etkileyeceği yönündeki gerekçenin ise izin talebinin değerlendirmesine ilişkin kriterler arasında yer almaması karşısında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile.... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği; Davalı Orman Genel Müdürlüğü tarafından, orman alanlarındaki madencilik faaliyetleri için Orman Kanunu hükümlerine göre izin verileceği, Maden Kanununun orman alanlarında bağlayıcı olmayacağı, maden ruhsatının alınmış olmasının tek başına bir hak kazandırmayacağı, Bakanlığın nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu bölgelerde kamu oyu baskısından kaynaklanan çekinceler, üstün kamu yararında güncel şartlara göre oluşabilecek değişiklikler sebebiyle madencilik faaliyetlerine yönelik izin taleplerini hassasiyetle değerlendirilmesi geretiği, benzer özelliklere sahip ormanlık alanlarda geçmiş yıllarda madencilik faaliyeti izni verilmiş olmasının günümüz şartlarında bu alanlara izin verilmesini zorlaştırdığı, Bakanlığın kamuoyu baskısı sebebiyle ve sivil toplum kuruluşları tarafından açılan davalar nedeniyle zor durumda kaldığı, orman - halk ilişkilerinin bozulmasına neden olduğu, Anayasada bahsedilen sosyal devlet olma ilkesiyle bağdaşmadığı belirtilerek, temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirket tarafından, Samsun ili, Ladik ilçesinde ... sicil sayılı Il-a grubu işletme ruhsat sahası sınırları içerisinde yer alan 25.437,21 m2'lik orman niteliğindeki alanda maden işletme ve altyapı tesisi faaliyeti için orman izni verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 169. maddesinde, Devletin, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyacağı ve tedbirleri alacağı, bütün ormanların gözetiminin Devlete ait olduğu, kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamayacağı, ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemeyeceği düzenlemesine yer verilmiştir. 3213 sayılı Maden Kanunu’nun “Madencilik faaliyetlerinde izinler” başlıklı 7/4. maddesinde; ".... (Ek fıkra: 10/6/2010-5995/3 md.) Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre izin verilir." hükmüne yer verilmiştir. 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 16. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde; "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz. (...)(Ek fıkra: 26/5/2004-5177/34 md.) Madencilik faaliyetlerinin ve faaliyetlerle ilgili her türlü yer, yol, bina ile tesislerin hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlarda veya özel ormanlarda yapılmak istenmesi halinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir." hükümleri yer almaktadır. 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle yollamada bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişi İncelemesi" başlıklı beşinci bölümünde yer alan 266. maddesinde, mahkemenin çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verileceği, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı; 273. maddesinde, mahkemenin bilirkişinin görevlendirilmesine ilişkin kararında inceleme konusunun bütün sınırlarıyla açıkça belirlenmesine ve bilirkişinin cevaplaması gereken sorulara ilişkin hususlara yer vermek zorunda olduğu; 279. maddesinde bilirkişi raporunun gerekçeli olması gerektiği, bilirkişinin hukuki değerlendirmelerde bulunamayacağı; 281. maddesinde mahkemenin gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabileceği; 282. maddesinde ise hâkimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dosyasının incelenmesinden; Samsun ili, Ladik ilçesinde bulunan alanda ... sicil sayılı Il-a grubu işletme ruhsatı ile madencilik faaliyetinde bulunan davacı şirket tarafından, 25.437,21 m2'lik orman niteliğindeki alanda maden işletme ve altyapı tesisi faaliyeti için orman izni verilmesi istemiyle yapılan başvuruda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Anılan başvuru üzerine, Amasya Orman Bölge Müdürlüğünce düzenlenen 23/09/2021 tarihli değerlendirme raporunda; talebin uygun bulunduğu belirtilmiştir. Dava konusu... tarih ve ... sayılı Orman Maden İşletme İzni Genel Müdürlüğü işlemiyle ise her ne kadar izin talep edilen alanın civarında ve bitişiğinde mevcut izinli saha bulunsa da talep alanının verimli devlet ormanına isabet etmesi ve bu yönde ilerlemesi sonucu sosyal probleme sebep olacağı, orman - halk ilişkilerini ve ormancılık faaliyetlerini olumsuz etkileyeceği göz önüne alındığında izin verilmesinde kamu yararı görülmediğinden bahisle izin talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca orman izni verilmesi hususunda karar verme yetkisi bulunan davalı idarece, izin talep edilen alanın talep civarında ve bitişiğinde mevcut izinli saha bulunmayan talep alanının verimli devlet ormanına isabet etmesi sonucu orman bütünlüğünün bozulacağı ve talep alanlarının bu yönde ilerlemesi sonucu sosyal probleme sebep olacağı, orman - halk ilişkilerini ve ormancılık faaliyetlerini olumsuz etkileyeceği değerlendirilmek suretiyle izin talebinin reddedildiği görüldüğünden; orman izni verilmesinde kamu yararı karşılaştırması yapılarak söz konusu faaliyetin orman sahası dışında yapılmasının mümkün olmadığına dair zaruret halinin varlığı ve madencilik faaliyeti için verilecek iznin çevreye vereceği zararlar ile söz konusu sahanın bulunduğu yerin meşcere örtüsünün, kapalılık durumunun dikkate alınması suretiyle, izin talep edilen sahanın verimli orman niteliğinde olup olmadığının somut verilerle tespit edilmesi ve açıklığa kavuşturulması amacıyla, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; eksik incelemeye dayalı olarak, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyiz istemlerine konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 04/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.