Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2023/4395 E. 2026/592 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2023/4395
- Karar No
- 2026/592
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4395 Karar No : 2026/592
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mad. İnş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Kastamonu ili, Daday ilçesi sınırları içerisinde uhdesinde bulunan II-B grubu (mermer) ... sicil numaralı maden işletme ruhsatı dahilinde 68.448,10 m² alan için maden işletme ve altyapı izni verilmesi talebinin reddine ilişkin Orman Genel Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin, yapılan değerlendirme sonucunda izin talep edilen sahanın ilgili ruhsat sahasında verilecek ilk izin olması, bitişiğinde mevcut izinli saha bulunmaması, talep alanının verimli devlet ormanına isabet etmesi ve bu yönde ilerlemesi, yapılması planlanan işletme faaliyetlerinin sosyal probleme sebep olacağı, buna bağlı olarak orman-halk ilişkilerini ve ormancılık faaliyetlerini olumsuz etkileyeceği göz önüne alındığında izin verilmesinde kamu yararı görülmediğinden bahisle tesis edildiği, buna karşılık, uyuşmazlık konusu alana ilişkin düzenlenen izin raporuna istinaden Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında; "Kastamonu ili, Daday ilçesi, ... Köyü/Mahallesi hudutları içerisinde ...-...-...-... dosya numarası ile (davacı) ... Mermer Madencilik İnşaat İthalat ve İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait izin talebinin komisyonca evrak ve arazi üzerinde incelendiğinin, gerçekleştirilmesinde kamu yararı ve zaruret olduğunun anlaşıldığının, talep sahası için tespit edilen ağaçlandırma bedeli, arazi izin bedeli ve teminat bedelinin ilgili hesaplara yatırılması ve noter onaylı taahhütname verilmesi şartıyla izni verilmesinde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesine göre sakınca bulunmadığının" belirtildiği, dava konusu orman izninin verilmesi halinde orman sahasında ne gibi zararlar oluşturacağının somut bilgi ve belgeler ile ortaya konulmadığı dikkate alındığında, bu haliyle somut bilgi ve belgeler ile sebebi ortaya konulmaksızın tesis edildiği anlaşılan davacı şirketin Kastamonu ili, Daday ilçesi sınırları içerisinde uhdesinde bulunan ... sicil numaralı mermer maden işletme ruhsatı dahilinde 68.448,10 m² alan için maden işletme ve altyapı izni talebinin reddine dair ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun, olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının talep ettiği madencilik faaliyeti izninin verilmesi durumunda, verimli Devlet Ormanının zarar göreceği, ormancılık faaliyetlerinin olumsuz etkileneceği, ormanlık sahanın etrafında başkaca madencilik faaliyetinin bulunmadığı, idarelerinin ormanların korunması görev ve yetkisinin bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... Mermer Maden İnşaat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, Kastamonu ili, Daday ilçesi sınırları içerisinde ve uhdesinde bulunan S:... numaralı II-b grubu mermer maden işletme ruhsatı dahilinde, 68.448,10 m² alan için maden işletme ve altyapı izni talebiyle 21/06/2021 tarihinde Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğüne başvuruda bulunulmuştur. Söz konusu izin isteminin, idarece heyet oluşturularak sahanın tetkik ettirilmesi sonucunda düzenlenen 26/07/2021 tarihli izin raporunda özetle, izin istenilen orman sahasının anılan ruhsat kapsamında olduğu, etrafının da orman sahası olduğu, yapılacak tesis veya alt yapı tesislerinin orman dışında yapılmasının mümkün olmadığı, ormancılık çalışmaları açısından sakınca bulunmadığı, talep sahasının tohum meşceresi sınırları, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemler içerisinde kalmadığı, izin talebinin evrak ve arazi üzerinde incelendiği, gerçekleştirilmesinde kamu yararı ve zaruret olduğunun anlaşıldığı, izin verilmesinde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesine göre sakınca bulunmadığı yönünde tespitlerin yer aldığı, davacının izin başvuru ile ilgili olarak Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğünün de ... tarih ve ... sayılı yazısında özetle, izin talebi hakkında oluşturulan heyetçe evraklar ve arazi üzerinde yapılan inceleme neticesinde izin verilmesinde kamu yararı ve zaruret olduğunun anlaşıldığının, talep sahası için tespit edilen ağaçlandırma bedeli, arazi izin bedeli ve teminat bedelinin ilgili hesaplara yatırılması ve noter onaylı taahhütname verilmesi şartıyla izni verilmesinde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesine göre sakınca bulunmadığı belirtilmiştir. Nihayetinde, Orman Genel Müdürlüğünce talep hakkında yapılan değerlendirme sonucunda; izin talep edilen sahanın ilgili ruhsat sahasında verilecek ilk izin olması, bitişiğinde mevcut izinli saha bulunmaması, talep alanının verimli Devlet Ormanına isabet etmesi ve bu yönde ilerlemesi, yapılması planlanan işletme faaliyetlerinin sosyal probleme sebep olacağı, buna bağlı olarak orman-halk ilişkilerini ve ormancılık faaliyetlerini olumsuz etkileyeceği göz önüne alındığında izin verilmesinde kamu yararı görülmediğinden bahisle izin isteminin reddine dair ...... tarih ve ... sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Ormanların korunması ve geliştirilmesi" başlıklı 169. maddesi ile "Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz. Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz." hükmüne yer verilmiştir. 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesinde, (dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hali ile) "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz.(...) (Ek fıkra: 10/6/2010-5995/19 md.) Maddenin uygulanması ile ilgili tanım, şekil, şart ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." düzenlemesi yer almaktadır. 18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kanunu'nun 16 ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin (Mülga) 'Amaç ve kapsam' başlıklı 1. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı, 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 16 ncı maddesine göre verilecek izinlere, rehabilite işlemlerine ve izinlerden tahsil edilecek bedellere ait iş ve işlemleri düzenlemektir." düzenlemesi, 4. maddesinde, ruhsat sahibinin başvurusuna ekleyeceği belgeler sayılmış; "İnceleme ve değerlendirme" başlığını taşıyan 5. maddesinde, "Bölge müdürlüğü yapılan müracaatı öncelikle evrak üzerinde inceler, eksiklikler varsa, on iş günü içinde müracaat sahibine bildirir. Eksiklikler tamamlanıncaya kadar talep değerlendirmeye alınmaz. Evrakın tam olması halinde heyet tarafından arazi üzerinde gerekli incelemeler yapılarak, talebin Devlet ormanlarına isabet eden kısımları için ön izin veya kesin izin raporu düzenlenir (...) Değerlendirme Komisyonunun görev alanındaki; muhafaza ormanları, gen koruma alanları, tohum meşcereleri, orman içi dinlenme yerleri ile endemik ve korunması gereken nadir ekosistem alanlarına isabet eden maden işletme, tesis ve altyapı tesisi izin müracaatları ile muhafaza ormanlarındaki ruhsat talepleri bölge müdürlüğünce müracaat evrakı ve düzenlenen tutanak ile birlikte Genel Müdürlüğe gönderilir. Talebin bir kısmının Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilmesi gerektiği durumlarda talep bir bütün olarak ele alınır." düzenlemesi; 'Kesin İzin' başlıklı 7. maddesinde; "Bakanlıkça uygun görülenlere (Değişik ibare:RG-6/7/2018-30470) ruhsat/rödövans süresi dikkate alınarak izin verilir. Ormanlık alandan verilen izin, müracaat sahibine tebliğ edilir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde izin sahibinden teminat, bedeller ve onaylı taahhüt senedi istenir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde bedellerin ödenmemesi, teminatın veya onaylı taahhüt senedinin verilmemesi halinde ise saha teslimi yapılmaz, her hangi bir bildirime gerek kalmaksızın izin iptal edilir. İptal işlemi ilgiliye bildirilir. Aynı yerle ilgili yeniden izin talep edilmesi yeni izin talebi olarak değerlendirilir. (2) Maden işletme izinlerinde, izin sahibi; izne konu alanı kapsayan işletme izin belgesini orman idaresine vermeden saha teslimi yapılmaz. (3) (Değişik:RG-19/4/2015-29331) Madencilik faaliyetine başlanılmadan önce izin sahibine, maden işletme ile tesis izin alanları, maden stok alanı, pasa döküm alanı, verimli toprak depolama alanı ve atık barajı izin sahasının sınırlarının köşe noktalarına zeminden en az iki metre yükseklikte koordinat değerleri belirli sabit işaretler tesis ettirilir. İki nokta arası 25 metreden fazla olamaz. Sabit işaretler izin süresi ve rehabilite izleme sürecinde muhafaza edilir. Aksi halde madencilik faaliyetine müsaade edilmez.(4) İzin verilmemesi halinde durum ilgiliye tebliğ edilir. (5) Ruhsat alanında maden arama, maden işletme veya hammadde üretimi için ormanlık alanlarda Bakanlıkça veya ormanlık alan dışında ilgili kurumlarca izin verilmiş ise, bu ruhsata dayalı olarak madencilik faaliyetleri için gerekli ve orman alanı içinde yapılması zorunlu tesislere ve altyapı tesislerine ruhsat alanı içinde, talep edilen altyapı tesislerinin ruhsat alanı içinde yapılması için uygun alan bulunulmadığının heyet tarafından tespit edilmesi halinde ruhsat alanı bitişiğinde izin verilebilir. (6) Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca yol, köprü, baraj, gölet, liman gibi projelerin inşasında kullanılacak yapı ve inşaat hammaddelerinin üretimi için hammadde üretim izin belgesine dayanarak orman alanları içinde bu amaçla yapılacak işletme faaliyetleri, tesis ve altyapı tesislerine bu Yönetmelik hükümlerine göre izin verilir. (7) İzin başlangıç tarihi; izin olurunda izin başlangıç tarihi belirtilmemiş ise izin olurunun verildiği tarihtir. İzin süresinin tamamen veya kısmen uzatıldığı izinlerde izin başlangıç tarihi ilk iznin verildiği tarihtir. Farklı tarihlerde verilen izinlerin birlikte uzatılması halinde izin başlangıç tarihi yeni izin olur tarihidir." düzenlemelerine yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31. maddesinde bilirkişi ve keşif konusunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiş ve "...bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır." kuralı yer almaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller'' başlığını taşıyan 266. maddesinde ise; mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta; II-b grubu mermer maden işletme ruhsatı sahibi davacı şirket tarafından, 68.448,10 m² ormanlık alan için maden işletme ve altyapı izni talebiyle davalı orman idaresine başvuruda bulunulduğu, anılan izin talebi değerlendirilmek üzere orman idaresi heyetince arazide yapılan inceleme sonucunda düzenlenen izin raporunda özetle, izin istenilen orman sahasının anılan ruhsat kapsamında olduğu, etrafının da orman sahası olduğu, yapılacak tesis veya alt yapı tesislerinin orman dışında yapılmasının mümkün olmadığı, ormancılık çalışmaları açısından sakınca bulunmadığı, talep sahasının tohum meşceresi sınırları, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemler içerisinde kalmadığı, izin verilmesinde kamu yararı ve zaruret olduğundan bahisle Orman Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca sakınca bulunmadığının bildirilmesi üzerine, Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü'nün de izin talebi hakkında oluşturulan heyetçe evraklar ve arazi üzerinde yapılan inceleme neticesinde izin verilmesinde kamu yararı ve zaruret olduğunun tespitlerine değinilerek izin verilmesinde anılan madde hükmüne göre sakınca bulunmadığının belirtildiği, nihayetinde, davalı Orman Genel Müdürlüğünce talep hakkında yapılan değerlendirmede; izin talep edilen sahanın ilgili ruhsat sahasında verilecek ilk izin olması, bitişiğinde mevcut izinli saha bulunmaması, talep alanının verimli Devlet Ormanına isabet etmesi ve bu yönde ilerlemesi, yapılması planlanan işletme faaliyetlerinin sosyal probleme sebep olacağı, buna bağlı olarak orman-halk ilişkilerini ve ormancılık faaliyetlerini olumsuz etkileyeceği göz önüne alındığında izin verilmesinde kamu yararı görülmediğinden bahisle izin isteminin reddine dair dava konusu işlemin tesis edildiği, temyize konu edilen kararda ise; dava konusu orman izninin verilmesi halinde orman sahasında ne gibi zararlar oluşturacağının somut bilgi ve belgeler ile sebebi ortaya konulmaksızın tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anlaşılmıştır. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davacı şirket tarafından ruhsat sahasında yer alan ormanlık alandan ilk izin talebi olduğu, izin istenilen ormanlık alanın etrafında izinli başkaca bir saha bulunmadığı, ormanlık alanda karaçam ve meşe ağaçlarının bulunduğu, 834 ağaç kesileceğinin tespit edildiği görülmüştür. Ormanlık alanda verilen izne konu edilen kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılmasının yapılması zorunluluğu Anayasa'nın 169. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez." hükmünden kaynaklanmaktadır. Bu minvalde, dava dosyasında yapılan incelemede, İdare Mahkemesince izin talebine konu sahanın orman vasfının ve sahada yapılacak madencilik faaliyetinin ormancılık faaliyetleri ve çevre üzerindeki etkisi keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak tespit edilmeden, hukuksal anlamda “üstün kamu yararının” hangi kullanım kararında olduğu belirlenmeden, bir başka deyişle, izin işleminde ormanların devamlılığının sağlayacağı kamu yararı ile madencilik iznine ait kamu yararı kıyaslamasında "üstün kamu yararı" kavramı değerlendirilmeden karar verildiği görülmüştür. Bu itibarla, öncelikle, ormanların korunmasına ilişkin mevzuat hükümleri dikkate alındığında, kamu yararı kıyaslamasının doğru şekilde yapılabilmesi için davaya konu iznin verilmesi durumunda orman bütünlüğü, ormancılık faaliyetleri ve çevre üzerinde ne gibi etkilerinin olacağının değerlendirilmesi gerekmekte olup, izin talebine konu sahaya ilişkin olarak davalı idarenin iddiaları dikkate alınmaksızın, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın eksik inceleme sonucunda verilen dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...gün ve E:... K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 05/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.