Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2022/7534 E. 2025/6850 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2022/7534
Karar No
2025/6850
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/7534 Karar No : 2025/6850

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Üniversitesi VEKİLİ : Av. ...

DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Fen Fakültesi ... Anabilim Dalı'nda açık bulunan bir adet doçentlik kadrosuna başvuran davacı tarafından, başvurusunun reddine ilişkin işlem ile söz konusu kadroya Doç. Dr. ...'ın atanmasına dair işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; Mahkemelerinin 15/10/2020 tarihli ara kararı üzerine yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan 01/07/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Bilirkişi heyeti tarafından adayların, eğitime katkı, araştırma ve hizmet ihtiyacı kriterlerine göre değerlendirmesinin yapıldığı, her iki adayın da Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nin doçentlik kadrosu için belirlemiş olduğu minimum kriterleri sağladığı, her iki adayın yapmış olduğu araştırmalar ve bu araştırmalardan kaynaklı yayınlarının ilan edilen Biyokimya alanında olmadığı, davacının 6 adet yayımlanmış olan makalesinin içerik olarak daha çok Analitik Kimya-Anorganik Kimya-Polimer Kimyası alanlarına girdiği, müdahilin ise 64 adet yayımlanmış makalesinin bulunduğu, bu makalelerin ağırlıklı olarak Analitik Kimya alanında olduğu, sayısal olarak bakıldığında müdahilin yayın sayısının davacının yayın sayısından fazla olmakla beraber her iki adayın atıflar bağlamında akademik camiada gördüğü karşılığın oldukça yakın olduğu, eğitime katkı olarak adaylar değerlendirildiğinde ise, davacının kadrosunun Biyokimya Bölümü'nde olması sebebiyle bölüm derslerini verdiğinin görüldüğü, aynı zamanda iki yüksek lisans öğrencisini mezun ederek yüksek lisans seviyesinde de eğitime katkı sağlamış olduğu, müdahilin ise, meslek yüksek okullarında görev yapıyor olması nedeniyle biyokimya alanında lisans seviyede eğitime katkısının son derece az bulunduğu, lisansüstü seviyede ise eğitime katkısının olmadığı, hizmet anlamında bakıldığında her iki adayın da üniversite ve bulundukları bölümlere önemli katkılarının olduğunun görüldüğü, sonuç olarak, üç ana kriter (eğitim-araştırma-hizmet) temelinde değerlendirildiğinde; eğitim kriterine göre davacı öne çıkarken, araştırma kriterine göre, yapılan yayınların sayısı anlamında müdahilin öne çıktığı, bu bağlamda hangi kriterin öne çıkması gerektiğinin ilgili bölümün başkanı tarafından sunulan görüşte de görüldüğü gibi eğitim ihtiyaçları olarak öne çıkmakta olduğu, bahse konu kadronun Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Fen Fakültesi Biyokimya Bölümü'nün ihtiyacı sebebiyle YÖK tarafından tahsis edilmesi sebebiyle, bu kadroya davacının atanmasının uygun olacağı" yönünde görüş ve tespitlere yer verildiği, anılan rapora davalı idarece yapılan itirazlar dikkate alınarak bilirkişi heyetinden alınan 27/10/2021 havale tarihli ek bilirkişi raporunda ise; "Yayın sayısının yüksek olmasının kişinin iyi bir bilim insanı olduğunun bir göstergesi olamayacağı gibi yayın sayısı az olan birinin de iyi bir bilim insanı olmadığı anlamına gelmeyeceği, kadro ilanına çıkılan (Biyokimya) bilim dalı ile ilgili gerekli her türlü karşılaştırmanın yapılmış olduğu, ilk raporda da belirtildiği gibi her iki adayın da ilana çıkılan kadro alanında güçlü ve zayıf yanlarının bulunduğu, değerlendirmelerin ilan edilen kadro bazında yapılmış olup bu alanda hangi adayın daha fazla katkı yaptığının dikkate alındığı, başvuru yapan kişinin başvurusunda beyan ettiği bilgiler doğrultusunda değerlendirmelerde bulunulacağı, anılan kadro için adayların öğretim faaliyetlerinin de değerlendirmiş olmasının doğal olduğu, müdahilin dosyasında Biyokimya alanında ders verme konusundaki eksikliğinin açık olduğu, her iki adayın da Cumhuriyet Üniversitesi için gerekli akademik yükseltme kriterlerinini karşıladıkları, bilirkişi raporunun ise tamamen dosya kapsamına göre ve tarafsız olarak hazırlandığı" yönünde görüş ve tespitlere yer verildiği, bilirkişi raporu ve ek raporun hükme esas alınabilecek yeterlilikte görüldüğü, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Fen Fakültesi ... Anabilim Dalı'nda açık bulunan doçentlik kadrosuna davacının atanmasının daha uygun olacağı anlaşıldığından, davacının atanmak üzere yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işlem ile söz konusu kadroya Doç.Dr....'ın atanmasına dair işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; davalı Rektörlükçe görevlendirilen jüri raporları incelendiğinde, davalı üniversite dışından görevlendirilen jürilerden, Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen raporda; "her iki adayın da davalı üniversite doçent kadrosuna atama şartlarını yerine getirdiği, atama başvurularında adayların değerlendirilmesinde göz önüne alınan bilimsel araştırma, eğitim faaliyetleri ve idarecilik hususları bakımından her iki adayın da doçent kadrosuna atanmak için yeterli görüldüğü, ancak, bilimsel araştırma ve yayın sayısı (makale, bildiri ve projeler bakımından), idarecilik yönünden özellikle bilimsel proje yürütücülüğü ve proje sayısına istinaden müdahilin ön plana çıktığı, eğitim faaliyetleri bakımından her iki adayın da oldukça özverili faaliyetler yürüttüğü, ancak müdahilin hem eğitimci hem de araştırmacı yönüyle parlak bir özgeçmişe sahip olduğu, ilan edilen kadroya atanmasının uygun olacağı" yönünde görüş belirtildiği, diğer jüri üyesi Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen raporda; "müdahilin çalışma alanları ve kullandığı yöntemler bakımından daha ön plana çıktığı, müdahilin makale sayısı 64 iken davacının 8 olduğu, uluslararası bilimsel etkinlik olarak kabul edilen H endeksinin 10, davacının ise 5 olduğu, ayrıca çalışmalarının halk sağlığı ve çevre alanlarına da yarar sağladığı, müdahilin çalışmaları süreklilik arz ederken davacının çalışmaları arasında uzun yıllar boşluklar olduğu, eğitim faaliyetleri yönünden her iki adayın da alanla ilgili dersler verdiği, müdahilin Yüksekokulda görevli olması nedeniyle lisansüstü eğitim faaliyeti veremediği, sonuç itibarıyla ilan edilen kadroya müdahilin atanmasının uygun olacağı" yönünde görüş belirtildiği, davalı Üniversite ... Bölüm Başkanı olan jüri üyesi Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen raporda ise; "müdahilin çok değerli çalışmaları olduğu görülmekle birlikte, Biyokimyanın temel konuları olan bir kısım konularda çalışmasının ve çalıştırmasının olmadığı, davacının ise Biyokimyanın temel alanlarında çalışmaları olduğu, yüksek lisans öğrencisi yetiştirdiği, üniversite bünyesinde alınan kararlarda kadro talebinin bölümde doçent unvanı almış öğretim üyesinin özlük hakkının verilmesi ve unvanda yükseltilmesi amacıyla alındığı göz önüne alınarak davacının atanmasının uygun olacağı" yönünde görüş belirtildiği, jüri raporları ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; söz konusu raporlar arasında, müdahilin ve davacının akademik çalışmaları ile ilgili yapılan tespitler bakımından belirgin düzeyde farklılıkların bulunmadığı, bilirkişi raporlarında belirtilen kanaatlerin ise Mahkemeleri bağlayıcı niteliğinin olmadığı göz önüne alındığında, atama yapma hususunda davalı idareye tanınan takdir yetkisinin kullanılmasında kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla da dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığından, aksi yönde değerlendirme ile dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davalı idare vekilince yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyeliğine Yükseltilme/Atanma Başvuru ve Değerlendirme Yönergesi'nin 9. maddesinde; "Bu Yönergenin 6/4, 7 ve 8’inci maddeleri, 1 Ekim 2019 tarihinden itibaren yapılacak atamalarda uygulanır." hükmü olduğu, başvuru tarihi itibariyle puanlama tablosunun uygulanamayacağı, idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, davalı idarenin takdir yetkisinin sınırlarını aşarak vermiş olduğu kararın çalışma özgürlüğünü, istinaf mahkemesinin vermiş olduğu kararın ise hukuki dinlenilme ve adalete erişim hakkını engellediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, müdahilin bir çok çalışması olup Yönergeye göre puanı 2.093,1 iken, davacının 448,8 puanının olduğu, müdahilin Stanford Üniversitesi'nin en etkili bilim adamları listesinde yer aldığı, yerindelik denetimi yapılamayacağı, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 16/09/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :

(X)- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında belirtilen gerekçelerle temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2022/7534, K. 2025/6850, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2022-7534-e-2025-6850-k-d617e102e005