Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2025/18003 E. 2026/1397 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2025/18003
- Karar No
- 2026/1397
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/18003 Karar No : 2026/1397
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Üniversitesi Rektörlüğü Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : İstanbul Üniversitesi'nde okutman olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve .../... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, "davanın reddi" yolunda verilen .... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında disiplin soruşturması açılmaksızın ve savunması alınmaksızın KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hakkında açılan ceza davasında, ByLock kullandığının tespit edilememesi ve örgüte ait öğrenci evinde barınma amacıyla kaldığının tespit edilmesi nedeniyle beraatine karar verildiği, İdare Dava Dairesi kararında suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı şekilde eşi hakkındaki tespitlerin aleyhine hükme esas alındığı, ByLock kullanıcısı olmadığı, dilekçelerinde ileri sürdüğü hususların araştırılmadığı, irtibat ve iltisak kavramlarının soyut ve belirsiz nitelikte olduğu ve hukuk devletinde yeri olmadığı, AİHM’nin "Yüksel Yalçınkaya" kararı görmezden gelinerek karar verildiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ve istinaf kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda sayılan sebeplerinden hiçbirisine uymadığı, temyiz isteminin reddi gerektiği ve yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce, Tetkik Hakimi'nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte; İdare Mahkemesi kararında, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçunu işlediğinden bahisle ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esasına kayden açılan ceza davasının derdest olduğu belirtilmiş ise de UYAP üzerinden yapılan inceleme neticesinde; ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla, davacının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca yüklenen suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildiği, anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla söz konusu hükmün bozulmasına karar verildiği, bunun üzerine yapılan yargılama neticesinde .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararıyla, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine istinaf incelemesinin devam ettiği görülmüştür. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte bu durum ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin idari yargı mercilerince ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında değerlendirilmesine engel teşkil etmemektedir. Bu itibarla, davacı hakkında verilen ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E..., K... sayılı kararında, -davacının, "...SANIK ...: 2007-2008 dönemiydi sayın başkanım üniversitedeki standlar olsun farklı vakıflar olsun kalacak yer bakıyordum çünkü benim için kalacak yer lazımdı hem maddi imkanları olan hem burs sağlayabilecek. Bu stantlardan galiba bir telefon geldi, M. adlı şahısla görüştüm yurda benzer evleri olduğunu söyledi bunların FETÖ'ye ait olduğunu burs imkanları olduğunu söyledi. O Dönem FETÖ özellikle bir çok kesim tarafından güvenli bulunduğu için bende benim için iyi olacağını düşünerekten kabul ettim M. ile görüştüm. M. mühendislik okuyordu beni alıp bir eve yerleştirdi. Burada 2 öğrenci kalıyordu ikisi de çocuktu lise öğrencisiydi. Ben burada kalmak istemediğimi söyledim, M. sadece bu evin boş olduğunu o yüzden ancak burada kalacağımı söyledi... Evi düzene soktum. 1 hafta sonunda O. adlı bir şahıs geldi eve. İstanbul Üniversitesi kamu yönetimi okuduğunu söylüyordu evi adam ettiğimi, dilersem başka bir eve de geçebileceğimi söyledi. Bu ev daha iyi daha merkezi konumunda olanaklar daha fazla hem üniversite öğrencileri de var dedi. Ben de kabul edip gittim... Bu eve geçtiğimde evde de diğer evde olduğu gibi hem düzeni sağlama hem temizliği sağlama hem düzeni sağlama istenmişti. Ancak burada hiçbirisinin sağlanması imkansızdı çünkü o kadar gelen giden vardı ki hiçbir şey yapamadım... Evde eve gelen giden çoktu bu yüzden ders çalışamıyordum eve üniversiteye hazırlık öğrencileri de geliyordu onlara ders konusunda yardımcı olmam isteniyordu, ders anlatmam sevap olduğunu söylüyordular. Ben de bu hain yapının amacını bilmediğim için o zaman inanıyordum ancak derslerim daha ağır olduğu için sadece derslerime yoğunlaşamıyordum sohbete ve diğer faaliyetlere katılmıyordum... bu dönemde adıma açılmış 30 civarında hat olduğunu e-devletten tutuklanmandan kısa bir süre önce öğrendim... Evden ayrıldıktan sonra akrabalarda kaldım sayın başkanım bu süreçte de benimle ilişkilerini hiç koparmadılar.... 2009-2010 dönemiydi yine B. aramıştı yurtta kalmak ister misin diye sorduklarında kabul ettim. Yurt şartlarının daha iyi olacağını söylemişti, burs vereceklerini söylemiştiler zamanımın daha bol olacağını söylemiştiler. Tarif ettiği yurda gittim B. kendisi oradaydı. İngilizce bu yurt normal bir yurt değildi MEB'e bağlı bir lise yurduydu. İngilizce ders vermem karşılığında burada ücretsiz kalabileceğimiz söylendi yeme içme dahil. Benim gibi bir kaç daha üniversite öğrencisi vardı, örgütün hiyerarşik yapısına kazandıramadıkları şahısları bu tarz yerlere gönderip bilgi yönünde yararlandıklarını söylemiştiler... Tatil dönemi geldiğinde eve gitmeyeceğimi benim eve gidemeyeceğimi öğrencilerle ilgilenmemi ders anlatmam gerektiği söylendi. Ancak ben tatili öğrencilerin yanında değil ailemin yanında geçirmek istiyordum. Yine kötü bir şekilde ayrılmak durumunda kaldım. Yurttan ayrıldıktan sonra da 2010'dan sonra bayram gibi önemli günlerde hep aradılar. FETÖ'nün yurdunda yada kurumunda kalmadım bu dönemden sonra okul bittikten sonra ise çok kez arayıp kopmamam gerektiğini söylediler..." şeklinde savunmada bulunduğu, -Ağır Ceza Mahkemesince beyanları hükme esas alınan tanık H.A.'nın, davacı hakkında, "...sanığın (davacını) üniversite eğitimi ve sonrasındaki süreçte örgüt evlerinde kaldığını, "ev abiliği" sisteminde yer alarak alt kademedeki öğrencilerin sevk ve idaresinden sorumlu olduğunu, örgütsel toplantıları organize ettiğini..." şeklinde beyanda bulunduğu, görülmüştür. Bu durumda; davacının, üniversite döneminde örgüte ait evde ve yurtta kaldığına, örgüt evinde kaldığı dönemde örgüt adına üniversite sınavına hazırlanan öğrencileri ders çalıştırdığına, üniversite eğitimi bittikten sonra örgüt mensuplarının irtibatı koparmamak için kendisini aramaya devam ettiklerine ilişkin ikrarı, davacının üniversite döneminde örgüte ait evlerde kaldığı, örgüt içinde ev abisi olarak görev aldığı, örgütsel toplantıları organize ettiği yönündeki tanık beyanı ile dava dosyasında yer alan ve İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında belirtilen davacı hakkındaki diğer tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesi'nce müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesi'ne gönderilmesine, 26/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.