Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2025/17393 E. 2025/15593 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2025/17393
- Karar No
- 2025/15593
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/17393 Karar No : 2025/15593
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...'yu Temsilen ... Sendikası VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ..., Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı - ANKARA VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararında; dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden; Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından, davacının, PKK/KCK terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kürt Dili Araştırma ve Geliştirme Derneği'nde üyeliğinin bulunduğunun tespit edildiği; davacı hakkında düzenlenen personel bilgi dosyasında davacının PKK/KCK silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğunun değerlendirildiği; ayrıca dosyada yer alan 05/12/2016 tarihli İdari Soruşturma Raporunda davacının, üyesi olduğu sendikanın kararını gerekçe göstererek 29/12/2015 tarihinde düzenlenen "Savaşa Hayır, Barışı Savunacağız" sloganı ile yapılan eyleme ve basın açıklamasına katıldığı; 01/06/2022 tarihli Araştırma Tutanağında 12/02/2003 tarihinde Siirt ili, Aydınlar Caddesi üzerinde PKK/KCK terör örgütü ve elebaşı lehine korsan gösteri yaparak slogan attığının tespiti üzerine gözaltına alındığı ve tutuklandığı bilgisine yer verildiği; davacının, ... Cumhuriyet Başsavcılığının Sor. No:... sayılı dosyasında, "PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yürütülen soruşturma sonucunda hakkında kovuşturma açılmasına yeterli delil elde edilemediğinden kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, Komisyon tespitlerinin ceza soruşturmasından bağımsız olarak davacının terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı yönünden hükme esas alınabileceği; dolayısıyla, yukarıda aktarılan Komisyon tespitleri dikkate alındığında, davacının PKK/KCK terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yasal olarak kurulan ve faaliyet gösterdiği dönemde herhangi bir yasa dışı eylemi bulunmayan bir derneğe üye olmasının suç olmadığı ve kamu görevinden ihraç edilmesine gerekçe olamayacağı, ceza soruşturması sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, devlet memuru olmadan çok önceki bir tarih olan 2003 yılındaki eylem ile ilgili ceza mahkemesince yapılan yargılama sonucunda zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, hakkındaki iddialarla ilgili İdare Mahkemesince yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği, temyize konu kararın dayanaktan yoksun ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Davalı idare tarafından, temyiz istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin yayımı tarihinde yürürlüğe giren ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, "(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (Anayasa Mahkemesinin 31/05/2023 tarihli ve E:2018/77, K:2023/105 sayılı kararıyla, 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "... üyeliği, mensubiyeti veya ..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. Davalı idare bünyesinde öğretmen olarak görev yapan davacı, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi istemiyle yaptığı başvuru Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yürütülen soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Ayrıca, davacı hakkında "terör örgütünün propagandasını yapmak" suçundan yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla zaman aşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verildiği ve kararın temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın bu KHK eki listelerle kamu görevinden çıkarılmaları, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarihli ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; Komisyon tarafından, davacının, PKK/KCK terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kürt Dili Araştırma ve Geliştirme Derneği'nde üyeliğinin bulunduğu, personel bilgi dosyasında davacının PKK/KCK silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğunun değerlendirildiği; ... tarihli İdari Soruşturma Raporunda, davacının, üyesi olduğu sendikanın kararını gerekçe göstererek 29/12/2015 tarihinde düzenlenen "Savaşa Hayır, Barışı Savunacağız" sloganı ile yapılan eyleme ve basın açıklamasına katıldığı; 01/06/2022 tarihli Araştırma Tutanağında, 12/02/2003 tarihinde Siirt ili, Aydınlar Caddesi üzerinde PKK/KCK terör örgütü ve elebaşı lehine korsan gösteri yaparak slogan attığının tespiti üzerine gözaltına alındığı ve tutuklandığı bilgisine yer verildiği gerekçesine yer verilerek davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiş; İdare Dava Dairesince de söz konusu değerlendirmelerin dayanaklarına ilişkin herhangi bir araştırma yapılmaksızın, İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verildiği görülmüştür. Dava dosyasının incelenmesinden; davacının PKK/KCK terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kürt Dili Araştırma ve Geliştirme Derneği'nde üyelik kaydına, bu dernekte yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin dosyada bulunmadığı gibi davacının, PKK/KCK terör örgütü ile iltisakı veya irtibatına dayanak olarak gösterilen diğer olay ve olgularla ilgili gerekli ve yeterli araştırma ve incelemenin de yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, yukarıda belirtilen hususlarda araştırma yapılmaksızın, eksik incelemeyle verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/12/2025 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.