Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/2633 E. 2026/1641 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/2633
- Karar No
- 2026/1641
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2633 Karar No : 2026/1641
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalılar): 1- ... Bakanlığı / ... 2-...Komutanlığı / ... Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Erzurum İl Jandarma Komutanlığı'nda Uzm. J. III. Kad. Çvş. sınıf ve rütbesinde görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile uğradığı zararın tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada, "davanın reddi" yolunda verilen .... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin......tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hakkında açılan ceza davası neticesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu ceza davasında hakkında sadece ankesörlü telefonlardan arama kaydı iddiasının bulunduğu, bu iddia dışında aleyhine tek bir tanık beyanının dahi bulunmadığı, şahsının samimi ikrarlarda bulunduğu, örgüt mensubu olan şahısların kendisini içlerine çekmeye çalıştığı, bu şahıslar ile 2013 yılında yani örgütün cemaat olarak tanındığı zamanlarda yalnızca bir kaç kez görüştüğü ve bu kapsamda tanıdığı kimselerin ismini de yargılandığı ceza davasında verdiği, görevde olduğu dönemde ankesörlü telefonlardan aranmış ise de kendisinden örgütsel boyutta istek ve beklenti olmadığı, ankesörlü telefon ile ardışık arama kaydı bulunduğu belirtilen kimseler ile arasında bir bağ bulunmadığı, eş değer görevde bulunmadıkları, söz konusu aramaların ardışık arama niteliğinde olmadığı, eğitim hayatı boyunca Devlet okullarında okuduğu, dava konusu işlem ile Anayasa'nın 15., 36., 38., 70. ve 129. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6., 7. ve 15. maddeleri ile Ek 7 nolu Protokolün 4. maddesinin iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle davacı hakkında açılan ceza davası neticesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve 03/03/2021 tarihinde söz konusu hükmün kesinleştiği, Kamu görevlilerinin sadakat yükümlülüğünün Anayasa’nın 129/1. maddesinde düzenlendiği, kamu görevlisinin sadakat ödevinin, ilgilinin kamu görevlisi olarak işe başladığı tarihte ve devamında var olan bir yükümlülük olduğu, dolayısıyla her ilgilinin, sadakat ödevine aykırı hareket etmesi hâlinde, görevinin sona erdirilebileceğini öngörebilecek durumda olduğu, dava konusu işlemin, Anayasa ve mevzuat hükümlerine uygun olarak kamu yararının bir gereği olarak tesis edildiği, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan temyiz başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile Dava Dairesi kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce, Tetkik Hakimi'nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte; davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçunu işlediğinden bahisle yürütülen ceza yargılaması neticesinde,... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve anılan karara karşı yapılan itiraz başvurusunun reddi üzerine 03/03/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte bu durum ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin idari yargı mercilerince ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında değerlendirilmesine engel teşkil etmemektedir. Bu itibarla, davacı hakkında verilen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; -davacının, 09/09/2019 tarihinde kollukta alınan ifadesinde; "1986 yılında Erzurum ili Uzundere İlçesi Cevizli Köyünde dünyaya geldim. Babam emekli fırıncı, annem 1995 yılında vefat etti. 5 kardeşiz, ben ailemin 3.çocuğuyum... Lise 2.sınıfa kadar Manisa/Turgutlu ilçesindeki devlet okullarında okudum... Lise 3.sınıfı Uzundere Lisesi'nde tamamladım. 2004 yılında liseden mezun olduktan sonra üniversite sınavına girdim ancak kazanamadım. Bir süre Olur ilçesinde özel sektörde orman işçiliği yaptım... Para kazanmak için İstanbul’da bir süre serbest meslek olan yerlerde işçilik yaptım. Abim bana 'çalışmanın sonu yok, okumayıp ne yapacaksın' dedi. Maddi imkânsızlığımdan dolayı dershaneye para vermem diye düşünürken çevremden duyduğum kadarıyla FEM Dershanesine gidenlerin üniversiteyi kazandığını söylediler. Biriktirdiğim paramı vererek 2005-2006 eğitim döneminde FEM Dershanesi'ne kendim kaydoldum. 3,5 ay kadar devam ettikten sonra derslerime faydası olmayınca dershaneyi bıraktım. Kendi imkanlarım ile hem çalıştım hem de geçici işçilik yaparak çalıştım. 2006 yılındaki üniversite sınavını kazanamadım. Birkaç yerde daha çalıştıktan sonra asker gitmeye ve orada Uzman Erbaş olarak kalmaya karar verdim. Uzman Erbaş olan ve aynı zamanda annemin kuzeninin eşi bana 'boşuna askeri gidip ezilme, uzmanlık sınavlarına gir kazan öyle devam et' dedi. 2007 yılındaki Uzman Jandarmalık sınavına İstanbul’da girerek asıl olarak kazandım. Ankara’daki Beytepe Jandarma Okullarında 11 ay eğitim aldıktan sonra 2008 yılı Ağustos ayında Elazığ merkez Jandarma Bölük Komutanlığında 6 aylık staja başladım. Stajdan sonra Palu İlçesi Kayaönü İlçe Jandarma Komutanlığında Uzman Jandarma olarak göreve başladım. 2010 yılına kadar burada çalıştım, aynı yıl köylüm olan eşimle evlendim. 2010 yılında Konya/Doğanhisar İlçe Jandarma Komutanlığına atandım. 3 yıl görev yaptıktan sonra ... Sarayönü İlçe Jandarma Komutanlığına atandım... 2014 yılında Çeltik İlçe Jandarma Komutanlığına atandım. 2014-2017 yılları arasında burada çalıştıktan sonra 2017 yılı genel atama döneminde Erzurum/Olur İlçe Jandarma Komutanlığına atandım. Halen aynı yerde görev yapmaktayım... 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 'Etkin Pişmanlık' başlıklı 221. maddesi tarafıma okundu, maddenin ne anlama geldiğini anladım. FETÖ/PDY Terör örgütü üyesi değilim ancak bu yapı hakkında bildiğim her şeyi anlatacağım etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istiyorum... Çalışmış olduğum işyerlerinin FETÖ yapılanması ile bağlantısı yoktur. Adıma kayıtlı iki hattım vardır.... numaralı adıma kayıtlı hattımı 2015 yılından beridir kendim kullanmaktayım. Daha öncesinde adıma kayıtlı ... numaralı hattımı 2010-2015 yılları arasında kullandım. ... numaralı adıma kayıtlı hattımı ise eşim 2010 yılından beridir kullanmaktadır. Bir başkası adına kayıtlı olup da benim tarafımdan kullanılan hat yoktur. Pasaportum yoktur, yurt dışına hiç çıkmadım. Bugüne kadar dernek, vakıf ya da sendikalara üyeliğim olmadı. Bank Asya'da hesap açtırmadım. Tasarruflarımı bu bankada değerlendirtmedim. Devlet bankası olan Ziraat Bankası'nda değerlendirdim. FETÖ terör örgütünün yayın organlarından olan Zaman Gazetesi, Bugün, Today's Zaman, Sızıntı, Aksiyon vs. gazete ve dergilere aboneliğim olmadı. Doğanhisar İlçe Jandarma Komutanlığında görev yaparken askerler Lig Tv den canlı maç izlemek istedikleri için 2010-2012 yılları arasında kendi adıma abone olarak İlçe Jandarmaya kurdurmuştum. Sarayönü İlçe Jandarma Komutanlığına atandıktan sonra Digitürk’ten dolayı yükle bir fatura gelince 2012 yılı içerisinde aboneliğim sonlandırdım. Tivibu ve Uydunet gibi yayın platformlarına üyeliğim olmadı. Tarafıma sormuş olduğunuz soru hakkında bilgi sahibi oldum. Kriptolu bir işletim sistemiyle çalışan BYLOCK WHATSAPP, TANGO, EAGLE vb. programlar kullanmadım. Yukarıda tarafıma sormuş olduğunuz soru hakkında bilgi sahibi oldum. FETÖ silahlı terör örgütü ile irtibatım şu şekilde olmuştur; Tam tarihini hatırlamamakla birlikte 2010 yılı içerisinde Doğanhisar İlçe Jandarma Komutanlığı'nda görev yapmamın ikinci yılında il kodunu hatırlamadığım sabit bir numaradan ... numaralı hattımdan arandım. Arayan erkek şahıs bana 'İstanbul’da bizim dershanede öğrencilik yapmışsınız, buraya atanmışsınız, ben de burada öğretmenim, ev bulma yada başka bir sıkıntılarınız olursa ben yardımcı olacağım' dedi. Telefonumu nereden bulduğunu sorduğumda dershaneden aldığını söyledi. Benim herhangi bir sıkıntım yok, evim barkım var, herhangi bir ihtiyacım yok dedim. 'Bir sıkıntınız olursa ben ziyaretinize geleceğim' diyerek telefonu kapattı. Bu görüşmeden birkaç ay sonra tekrar beni arayarak 'Ben Doğanhisar’a geliyorum bir görüşelim' dedi. İlçede bir kahvede oturduk. 'Nasılsın iyi misin yapabileceğimiz bir şey var mı' gibi sorular sordu. 3-4 yıllık bir memurdum, öğretmen olan bir memurun sosyal ve iyi niyetli bir yaklaşımı olarak gördüm, arkasında bir art niyet aramadım. Hal hatırımı sorduktan sonra yanımdan ayrılarak ilçeden ayrıldı. İhtiyacım olmayacağını düşündüğüm için de telefon numarasını alma gereği duymadım. Günler sonra yine sabit hattan beni arayarak 'nasılsın iyi misin' diye sordu. 3-5 ayda bir sabit hatlardan arıyor, hal hatır sorduktan sonra telefonu kapatıyordu. İki defa daha farklı aralıklarla Doğanhisar’a yalnız gelerek benimle dışarıda görüştük. Her görüşmemizde hal hatır sordu. Bundan başka herhangi bir konu görüşmedik. Sanırım benden o elektriği alamadığı için farklı konulara girmedi. Beni arayan ve Doğanhisar’a ziyaretime gelen bu şahsın adının 'A.' olduğunu söylemişti. Bu ismin gerçek ismi mi yoksa kod ismi olduğunu bilmiyorum. Şahsın ad ve soyadını bilmiyorum,... Doğanhisar’a nasıl geldiğini bilmiyorum. Buluşmaya gittiğimde buluşma yerimizde bekliyor oluyordu. Hatta ilk buluşmamızda beni nasıl tanıdığına dahi şaşırmıştım. Aradan zaman geçtikten sonra 2014 yada 2015 yılı içerisinde olduğunu hatırladığım bir zamanda yine sabit bir numaradan aradı, kendisinin öğretmen olarak başka bir yere atandığını, onun yerine İzmirli olduğunu söylediği birinin her türlü sıkıntımda bana yardımcı olacağını söyledi. Bu görüşmeden bir ay kadar sonra sabit bir hattan yine aynı cep numaram arandı. Arayan şahıs adının 'H.' olduğunu söylediğini hatırlıyorum. 'Bundan sonra herhangi bir ihtiyacın olursa ben yardımcı olacağım, ihtiyacın olduğumdan yanına geleceğim, giden öğretmen arkadaşın emanetisin' dedi. O dönem Çeltik İlçe Jandarma Komutanlığında görev yapıyordum. 2015 yılı içerisinde H. olarak bildiğim bu şahıs Çeltik ilçesine ziyaretime geldi. İlçedeki bir kahvede buluştuk... Buluşmamızda bana 'bir sıkıntım olduğunda yardımcı olacağını”' söyledi. Tanıştıktan sonra bana İzmirli olduğunu, Konya’da işyerim var esnaflık yapıyorum dedi. Aile yada çocuk durumundan bahsetmedi. Gittikten bir süre sonra yine sabit bir hattan cep telefonumu aradı. Görüşmediğimiz süre boyunca herhangi bir sıkıntım yada derdim olup olmadığını sordu. Sizin gibi görüştüğümüz arkadaşlarınız var dedi. Kim bu arkadaşlar diye sorduğumda Jandarmada görüştüğüm arkadaşlar var dedi. Kimmiş onlar benimle tanıştırma imkânınız var mı diye sorduğumda 'böyle bir şey mümkün değil' dedi. Böyle söyleyince kötü bir niyetleri olduğunu fark ettim ve konuşma ve görüşmelerde mesafeli davranmaya başladım. Bu görüşmeden sonra bir süre arayan olmadı. Bu görüşmeden yaklaşık 4-5 ay sonra 2016 yılı Şubat ayında İzmir ili Foça İlçesine 3 aylık Komando Kursuna gittim. Foça’dayken aynı şahıs sabit bir hattan beni arayarak 'İzmir’de memleketinde olduğunu, benimle buluşmak istediğini' söyledi. Aradığında çarşı iznindeydim, nerede olduğumu sordu, çarşıda olduğumu söyleyince Foça’ya yakın olan Aliağa İlçesine gelebilir misin dedi. Aliağa ilçesine gittikten sonra sabit hattan beni aradı şu anda neredesin dedi. Şu anda hatırlamadığım ekmek arası satan bir yer ismi söyledim, bekle ayrılma ben oraya geliyorum dedi. 20-25 dakika sonra yanıma geldi. Bir kafeteryada oturduk, memlekete izne geldiğini, tesadüfen benim burada olduğumu öğrendiğini, ziyaret etmek istediğini söyleyerek hal hatırımı sordu. Kursumun ne zaman biteceğini sordu, ne zaman biteceği belli değil diyerek soğuk davrandım. O dönem bu yapıyla alakalı medyada birçok haber çıkınca bende merak ederek kendisine 'siz ne yapıyorsunuz, benim gibi kaç jandarmayla görüşüyorsunuz, bu askerlerle ne konuşuyorsunuz, beni onlarla tanıştırır mısınız' dedim. 'Değerli arkadaşlarım tavsiyesi ile tanıştık, normal muhabbet ediyoruz, bir ihtiyaçları olduğu zaman yardımcı oluyoruz, ev bulma, taşıma, yerleştirme gibi ihtiyaçlarında yanlarında oluyoruz, seninle tanıştırmamız uygun değil' dedi. Bu görüşmeden sonra bir daha beni arayan soran kimse olmadı. 2016 yılı Şubat-Mart aylarından sonra benimle irtibata geçen bu yapıdan hiç kimse olmadı. Bu adamlardan şüphelenerek beni takip etmeleri, yada benim gibi başka askerleri neden takip ettikleri konusunda şüphelerim oluştu. Bu nedenle beni aradıkları sabit numaralı arayarak kim yada neresi olduğunu öğrenmeye çalıştım. Bu amaçla aradığım Konya’daki sabit numara telefonu açtı. Neresi olduğunu sorduğumda bir mahalledeki bakkal dükkanı olduğunu söyledi. Diğer numaraları internette araştırdım ancak bir sonuç bulamadım. İzmir’den Konya’ya döndükten sonra bu araştırmamı genişletmeyi düşündüm ancak emniyette de FETÖ bağlantısı olduğunu medyadan duyduğum için aleyhime bir durum oluşturulabileceği endişesiyle araştırmayı bıraktım. Elimde somut bir delil yoktu. Görüştüğüm her iki şahısla da örgütsel bir görüşmemiz konuşmamız olmadı. Atamalarımda bu yapıdan kimseden talebim olmadı, onların da bu yönde bir teklifleri olmadı ve tayinlerimde etkileri olmamıştır. Aksine Doğanhisar’da görev yaparken çocuğumun sağlık durumundan dolayı Beyşehir ilçesini tercih etmeme rağmen beni Sarayönü ilçesine atadılar... FETÖ yapılanması adına yardım, burs, himmet, zekât, kurban bağışı gibi isimler adı altında para yardımında bulunmadım. Bu yönde benden talepte bulunan kimse de olmadı. FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olmadığım ve örgütün yapısı hakkında bir bilgim olmadığı için örgüt tarafından fişleme faaliyeti hakkında bir bilgim yoktur... Yukarıda tarafıma sormuş olduğunuz soru hakkında bilgi sahibi oldum. Yukarıdaki ifademde beni sabit hatlardan kimin aradığını ve buluşmalarımızda neler konuştuğumuzu ayrıntılı beyan ettim. Ancak bu buluşmalarımızda kesinlikle örgütsel bir konuşma yada görüşme olmadı. Hal hatırımı sorup bir ihtiyacım olup olmadığını sormak dışında aramızda herhangi bir konuşma olmadı... Sabit hatlardan beni “A.” ve “H.” ismiyle bildiğim ve yukarıda ayrıntılı eşkal bilgilerini verdiğim şahısların aradığını beyan etmiştim. Bu şahıslar dışında bu yapıdan kimseyle görüşmedim. Aynı şekilde benim gibi görüştükleri hiçbir askeri personeli benimle tanıştırmadılar. Benimle aynı zaman aralığında aranan ve ardışık arama olarak nitelendirilen şahıslardan S.K. isimli şahıs Konya İl Jandarma Komutanlığı MEBS Bakım ve Onarım kısmında Astsubay Çavuş olarak çalışıyordu. Bilgisayar arızası olduğunda dahili hattan ulaşamadığım zaman kurum içi rehberden bir kez cep telefonunu vermişlerdi oradan ulaşıp arızayı bildirmiştim. Adı geçen diğer şahısların hiçbirini tanımıyorum. Bu şahıslarla ne örgütsel ne de başka bir şekilde görüşmem olmadı... 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası benimle temasa geçen FETÖ mensubu olmadı. Beni az çokm tanıyanlar bilirler ki benim devletten başka hiçbir oluşumla eyvallahım ve irtibatım olmayacağını bilir. Jandarma olarak görev yaptığım süre içerisinde gerek üniformamı gerekse devletime, devlet büyüklerime zarar verecek düşüncem, eylemim yada fiiliyatım olmamıştır. Vatan millet ve devlete bağlılığım konusundaki tutumum davranışımı hisseden ve gören aksi bir teklifte bulunamaz. Benim konu hakkında bildiklerim ve söyleyeceklerim bundan ibarettir, ifademi hiçbir baskı altında kalmadan kendi hür irademle Avukatım huzurunda verdim, ifadem doğrudur." şeklinde beyanda bulunduğu, -davacının, Konya İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde 13/09/2019 tarihinde alınan ek ifadesinde, "Tarafıma okunan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 'ETKİN PİŞMANLIK' başlıklı 221. Maddesi ile ilgili hususları anladım. Bahsi geçen Etkin Pişmanlık yasadan faydalanmak İSTİYORUM. Tüm bildiklerimi samimi olarak içten bir şekilde anlatacağım. Geçen gün vermiş olduğum ifadeye ek olarak daha önce tereddütte kaldığım başımdan geçen olaylarla ilgili aklıma gelenleri anlatmak istiyorum. İlk ifademde belirttiğim H. isimli şahsın İzmir/Foça’da kursta olduğum dönemde beni cep telefonundan aradığını sanıyorum. 2016 yılı mart ya da nisan ayında yapılan bu aramanın HTS kayıtlarından bulunabileceğini düşünüyorum. Tarafıma 2016 yılı mart ve nisan aylarına ait HTS kayıtları verilirse H. isimli şahsa ulaşmanın da mümkün olabileceğini düşünüyorum. 2006 yılında İstanbul’da gittiğim dershane ile ilgili bana tavsiyede bulunan ... Y.G.'nin tavsiyesiyle gittim. Kendisinin Ankara üniversitesinde tarih okuduğunu biliyorum. Ben İstanbul’a gittikten sonra bir daha kendisiyle görüşemedim. Kendisi bizim köylü olduğu için beni de gelip ziyaret eden kimse olmadığı için Ankara’da bu şahısla birkaç kez görüştüm ancak bu görüşmeler hemşerilik çerçevesinde olmaktan öte değildir, kesinlikle örgütsel bir görüşme niteliğinde olmamıştır. 3 aylık süreyle İstanbul da dershaneye gitmiştim. Orada ilk etapta tam adresini bilmediğim bekar evinde kaldım. Bu evde bir ay kadar kaldım ancak kimseyle tanışma fırsatım olmadı. Daha sonra bu evden açık adresini bilmediğim İstanbul’daki başka bir eve gittim. Orada tanıştığım muhtemelen örgüte üye olduğunu düşündüğüm üniversite öğrencilerinden Yıldız Teknik Üniversitesinde okuduğunu bildiğim B.Y. ... İ.K. isimli ... şahıslarla 3-5 ay kadar birlikte kaldım. Sonra sınava girmeme az bir süre kalana kadar ikinci gittiğim evde kaldım. 2 kişinin halen örgütle bağının olup olmadığını bilmiyorum. Bu bahsettiğim 3 kişi ile o yıllardan beri hiç görüşmüyorum. Bu süre içerisinde kaldığımız yere birçok bu şekilde üniversite öğrencisi gelip gidiyordu. Ancak isim ve eşkâl bilgileri aklıma gelmiyor. Ben dershaneye gitmeyi bırakınca kendi imkânlarımla bir süre daha üniversite sınavlarına hazırlandım. Farklı yerlerde benim gibi üniversite sınavına hazırlanan kişilerin olduğunu öğrendim. Üniversite sınavı ile ilgili yeterli başarıyı elde edemeyince kendi imkânlarımla diğer polislik memurluk ve uzman jandarma sınavlarına hazırlandım. Benim girmiş olduğum bu sınavları tamamen meslek edinme hayatımı idame etme ve vatanıma hizmet etme amacıyla girdim. Tamamen kendi çalışmam ve başarı sağlamam sonucu kimsenin etkisi ve yardımı olmadan sınavı kazandım. Ders çalışma süreleri dışında kendi ihtiyaçlarımı karşılamak içinde ilk ifadem de de beyan ettiğim piyasada çalışarak para kazanıp harçlığımı tedarik ettim. İstanbul’da sınav müracaatı sırasında tanıştığım ... M.U. bu yapıya ait evde kaldığını söyledi. İkimiz okulda tekrar karşılaştık. Kendisinin şuanda astsubay olarak görev yaptığını biliyorum. Okulda ve okuldan sonra birkaç kez karşılaştık. Fakat örgüte dair bir konuşma ya da farklı bir durum olmadı. Daha önceki ifademde verdiğim gibi benim bu örgüte dair terör yapılanması olduğuna dair bir bilgim yoktu. 2008 yılında göreve başladıktan sonra Kahramanmaraşlı olduğunu bildiğim ve sonradan astsubay olan E.K. Elazığ İl Jandarma Komutanlığında uzman jandarma olarak stajyer görevi yaparken daha önce örgüte bilgileri ulaşan sonradan asker olan kişileri takip edip, yeniden örgüte kazandırmaya yönelik çalışma yaptığını bugün ki durumdan anlıyorum. E.K. tam tarihini hatırlamamakla birlikte 2009 yılında beni yanına çağırarak seni bir yere götüreceğim dedi. Daha sonra Elazığ da adresini tam bilmediğim bir yere götürdü. Orada kendisinin abisi olduğunu bugün anladığım kişilerle beni tanıştırdı. Ben o ortam ve durumdan rahatsız olduğum için o anlık yanlarında durdum ve bir daha gitmedim. Çalıştığım yerde tanıştığım E.K.’ya da mesafe koydum. Orada gördüğüm öğretmenin o tarihte Palu'da görevli olduğunu tahmin ediyorum. O görüşmeden sonra bir daha hiç görüşmedik. İlk ifadem de bahsettiğim öğretmenin Konya da irtibata geçmeye çalıştığı sıralarda 2010-2013 yıllarında benimle temasa geçtiğinde Konya Beyşehir ilçesinde öğretmenlik yaptığını söylemişti. Ancak özel ya da resmi olarak çalıştığını bilmiyorum. Eşinin de öğretmenlik yaptığını ve 2 çocuğunun olduğundan bahsetmişti. 2- 3 yıl sonra atandığım Konya ili Doğanhisar ilçesinde beni sabit hattan arayarak 'telefonunu İstanbul’dan arkadaşlardan aldım, bir ihtiyacın ve sıkıntın olursa her zaman yardımcı oluruz.' dedi. Bundan sonraki süreç ve aramalarda ilk ifademde ki gibi devam etti. Bana yaklaşmaya çalıştıkları ilk andan bu yana her hangi bir sohbet grubu ya da örgüt yapılanmasına eklemediler. Ben ilk andan beri kendilerine karşı mesafeli olduğum için örgüt üyeliğine dair talep ve istekleri bulunmadı. Yalnızca hal hatır sormak üzerine sosyal bir arkadaşlık ve bağ kurmaya çalıştılar. Bunun dışında benden örgüte yardım, örgüte eleman kazandırma ya da başka bir talepleri olmadı. İlk ifademde de belirttiğim gibi ben onların arasında fazla kalmadığım ve etkilenmediğim için benim devlet ve vatan sevgisi durumunu bildikleri için mahrem yapılanmaya dair bir gruba dahil etmediler. Benim devlete millete ve hükümete olan sevgimi gördükleri andan itibaren bir daha aramamak üzere benimle irtibatını kopardılar. Tüm beyanlarımda da belirttiğim gibi örgüte dair üyelik ile alakalı herhangi bir yardım fiil ya da eylemin bulunmadığı, bana yaklaşmaya çalışan eşkâl ve kod isimlerini verdiğim kişiler benim bu duruşumdan dolayı benimle açık konuşmadılar. Talepte bulunamadılar. Konya da benimle irtibata geçmeye çalışan ve ilk ifademde beyan ettiğim öğretmeni, E.K.'nın biliyor olacağını düşünüyorum. E.K.'nın vereceği isim ve isimler bana en son sabit hattan arayan kişiyi tespit edecektir. Benim ilk göreve başladığım 2008 yılından bu yana terör yapılanması içerisinde geçen mahrem gruba dahil edilmedim. Herhangi bir askeri personelle tanışmadım ve tanıştırılmadım, Ben bu hain terör örgütünün bir an önce bitirilmesi için üzerime düşen ne varsa bilgim doğrultusunda yapmaya hazırım. Benim jandarma teşkilatına girme amacım yalnızca meslek edinme ve vatanıma hizmet etmektir. Kimsenin tesiri ve baskısı ile girmedim. Devletimden başka kimseye hizmet etmedim. Benim aile soyumda incelenip araştırıldığında bu veya başka bir örgütle ilişkisi olmadığı ortaya çıkacaktır. Benim 2008 yılından bu yana söz konusu örgütün bana ulaşmaya çalışmasına rağmen bugün mahrem yapı olarak bilinen örgütün amacına yönelik herhangi bir askeri yapılanma toplantısı talimatı ya da bir başka maddi yardım konularına dair, yardım, yataklık ve bilgi temini gibi bir üyeliğim olmamıştır. Bahsettiğim eşkal bilgilerini verdiğim açık kimliklerini bilmediğim A. ve H. isimli şahısların sabit hattan aramalarından başka bir durum yoktur... İfadeye ekleyecek başkaca hususum yoktur, ifademi hiçbir baskı ve tesir altında kalmadan kendi hür irademle Avukat huzurunda verdim." şeklinde beyanda bulunduğu, -Mahkeme huzurunda alınan 11/02/2020 tarihli savunmasında ise; "Ben 2008 yılında Uzman Jandarma olarak Elazığ'da göreve başladım. Sırası ile 2010-2013 arası Konya-Doğanhisar, 2013-2014 arası Konya-Sarayönü, 2013-2017 yılları arasında Konya-Çeltik, 2017'den itibaren de Erzurum-Olur Jandarma Komutanlığı'nda görev yaptım. 2008-2009 yıllarında devrem olan E.K. beni Elazığ'da bir yere götüreceğini söylemişti. Eve gittiğimizde bu evin bu yapıya ait olduğunu anladım. Evde 5-6 kişi bulunuyordu. Ancak eve bir kez gittiğimden dolayı kim olduklarını hatırlayamıyorum. Elazığ'da bu örgütle alakalı başka bir bağlantım olmamıştır. Konya'ya tayin olduğumda 2013 yılında Konya'daki sabit numaradan birisi aradı. Bana Elazığ'da bir evde tanıştığımızı, isminin A. olduğunu, görüşüp görüşemeyeceğimizi sormuştu. Ben bu A. isimli kişi ile yüz yüze umuma açık yerlerde 3 kez görüştüm. Sabit numaradan da beni zaman zaman arıyordu. Ben ne yapacağımı bilemediğimden dolayı bu kişi ile 3 kez görüştüm. 2014 yılı başında A. isimli kişi kendisinin tayininin çıktığını, bundan sonra H. isimli bir kişiye telefonumu vereceğini söylemişti. Yaklaşık 15 gün sonra H. olarak bildiğim kişi beni arayarak A. isimli kişiden telefonumu aldığını, benimle görüşmek istediğini söyledi. Ben 3 kez de bu kişi ile umuma açık yerlerde görüştüm. Bu kişi kendisinin Konya Merkez'de toptancılık yaptığını söylemişti. Benim cep telefonumu sabit numaradan zaman zaman aradığı da oluyordu. Bu kişi ile en son yüz yüze 2014 yılı Mayıs ayı gibi görüşmüştük. Beni aradığında da ben İzmir'de görevli olduğumu söylemiştim. En son bu kişi beni kendileri ile görüşmek istemediğimi anlamış olacak ki o tarihten sonra da beni ne sabitten, ne de cep telefonundan bu örgüt adına arayan olmamıştır. Bu tarihten önce ifademde de belirttiğim gibi sabit numaradan beni aradıkları olmuştur. Üzerime isnat edilen suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatime karar verilmesini talep ediyorum, dediğinde, SORULDUĞUNDA: Beni askeri sınavlara yönlendiren birisi olmadı. Üniversite sınavından düşük puan aldığım için bir an önce mesleğe atanıp para kazanmak istiyordum. Sınava girerken ki kalmış olduğum evle ilgili beyanda bulunmuştum ve teşhis işlemi de yapmıştım. Örgüt adına muhatap olduğum A. ve Hü. isimli kişiler haricinde kimse ile muhatap olmadım. Ben tekliflerini kabul etmediğim için başka askerlerle grup oluşturup sohbet olmamıştı. Bu nedenle bu örgüte ait tanıdığım başka asker olmadığından ifademde belirtmedim ve teşhis işleminde bulunmadım. Eğer teşhis işlemi yaptırırlarsa A. ve H. isimli kişileri teşhis edebilirim. Bu kişiler Konya'da tanımış olduğum A. ve H. isimli kişiler 2013 ve 2014 yıllarında benimle görüşmüşlerdi." şeklinde savunmada bulunduğu hususlarına yer verildiği görülmüştür. Bu durumda, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle yürütülen ceza yargılamasında, örgüt ile nasıl tanıştığını, örgüte müzahir dershaneye gittiğini, örgütte kimlerle ilişki kurduğunu, üniversiteye hazırlık aşamasında örgüte ait evlerde kaldığını, örgüt mensupları tarafından takip edildiği, ilgilenildiğini ve devredildiğini, örgüt mensupları tarafından ankesörlü telefonlardan arandığını, ankesörlü telefonlardan aranma sonrası örgüt mensubu kişiler ile görüşme yaptığını beyan ve kabul eden davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesi'nce müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesi'ne gönderilmesine, 04/03/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.