Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/15637 E. 2025/7837 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/15637
- Karar No
- 2025/7837
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/15637 Karar No : 2025/7837
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile özlük haklarının iadesine, parasal haklarının kamu görevinden çıkarılma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakını gösterir somut delil ve gerekçe gösterilmeden kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, yasallık ilkesinin ihlal edildiği, suç ve cezaların kanunla düzenlenebileceği ve geçmişe yürütülemeyeceği, öngörülebilirlik ilkesine riayet edilmediği, tesis edilen işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırılık teşkil ettiği, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakının söz konusu olmadığı, ankesörlü telefonlardan ardışık olarak arandığı iddia olunan kişileri tanımadığı, kim tarafından neden arandığını bilmediği, ... isimli kişiyi tanımadığı, tanık olarak hakkında beyanda bulunan Rafet isimli şahısla aralarında husumetin bulunduğu, Anayasa ve AİHS kapsamında güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi; masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Öte yandan, temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının kardeşi hakkındaki tespitlere de yer verilmiş ise de, davacının FETÖ/PDY ile bağlantısını ortaya koyabilecek herhangi bir somut tespit içermeyen ve doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olan bu tespitlerin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi hukuken mümkün değildir. Bununla birlikte, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçunda yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca yazılan cevabi yazı ekinde bulunan 03.12.2019 tarihli HTS İnceleme ve Araştırma Tutanağı ile Elazığ ilinde tespit edilen 79 adet kontörlü/ büfe 249 adet ankesörlü telefon HTS kayıtları içerisinde, sanığın adına kayıtlı ... numaralı GSM hattının 2 kontörlü/ büfe sabit telefon hattından 21.06.2013 ve 08.07.2013 tarihlerinde toplam 6 defa aranma kaydının olduğu ve bu aranma kayıtlarının ardışık olarak nitelendirilen kayıtlardan olmadığının tespit edildiği, FETÖ/PDY terör örgütünün mahrem yapılanma olarak adlandırdığı gizli yapı içerisinde Tunceli ili ve ilçelerinde faaliyet yürüten sivil imamların örgütsel faaliyetler kapsamında kullandıkları ve askeri personel/ öğrencilerle irtibat kurdukları değerlendirilen Tunceli ili ve ilçelerinde toplam (18) adet sabit ankesörlü/ kontörlü telefon hatlarından 09.02.2009- 21.03.2016 tarihleri arasında yapılan tüm görüşmelere ait HTS kayıtları temin edilerek, HTS kayıtları üzerinde Tunceli KOM Daire Başkanlığı Analiz Şube Müdürlüğü görevlilerinde yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen 27.04.2018 tarihli Analiz İnceleme ve Tespit Tutanağı ile; Sanık ... adına kayıtlı ... numaralı GSM hattının Tunceli İl merkezinde bulunan ankesörlü/ kontörlü telefondan 14.07.2013 tarihinde toplam (2) kez arandığı ve (2) adet arama içerisinde kendisi gibi askeri personel olan A.Ş.ve M.D. isimli şahıslarla aynı gün (1) ARDIŞIK aranmasının bulunduğu, (1) ardışık aramada ise kendisinin (2) kez arandığı, tekil aranma kaydının bulunmadığının değerlendirildiği, Dosya kapsamında yer alan 14/05/2018 tarihli Analiz İnceleme ve Tespit Tutanağı ile; Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/2417 soruşturması kapsamında FETÖ/PDY örgütünün deşifre edilmesine yönelik sürdürülen çalışmalar neticesi örgüt üyesi olan askeri personel/öğrencilere yönelik örgütün kendi içerisinde mahrem yapı içerisinde Tunceli İli mahrem yapı imamı E.A. isimli şahsın beyanları doğrultusunda İstihbarat Şube Müdürlüğü tarafından operasyonel hat olabileceği değerlendirilen...numaralı hattın kullanıcısının N.C. isimli şahıs olabileceği, söz konusu hat ile M.T. adına kayıtlı ...numaralı (... irtibat) ve ...(... irtibat) numaralı hatlar ile 15.07.2013 ve 01.02.2014 tarihleri arasında toplam 88 kez irtibatının bulunduğu, Dosya kapsamına alınan, sanığın adına kayıtlı ve kullanımında olan GSM hatlarına ilişkin “0” saniyeli çağrıları da içerir arayan, aranan, baz bilgilerini gösterir HTS kayıtları üzerinde büfe/ankesörlü/sabit telefon hatlarıyla irtibat kurma yöntemine ilişkin olarak Tunceli Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme sonucu tanzim edilen 15/06/2020 tarihli HTS Analiz Raporu incelendiğinde; ...'in kullanımında olduğu belirtilen... numaralı GSM hattının (14),...numaralı GSM hattının (2) adet TEKİL aranma kaydının bulunduğu, 11.03.2012 tarihinde Y.S. isimli askeri personel şahıs ile, 14.07.2013 tarihinde A.Ş. ve M.D. isimli askeri personel şahıslar ile, 18.07.2013 tarihinde mahrem imam olabileceği değerlendirilen C.D. isimli şahıs ile, 28.07.2014 tarihinde mahrem imam olabileceği değerlendirilen M.H.A. isimli şahıs ile olmak üzere sanığın kullanımında olduğu belirtilen "..." numaralı GSM hattının (2), "..." numaralı GSM hattının ise (2) adet ARDIŞIK aranma kaydının bulunduğu, şifreli aranma kaydının bulunmadığının değerlendirildiği, Ülke genelinde oluşturulan Ankesör/sabit/büfe hat havuzu içerisinden sanığın kullanmış olduğu ve kurumlara ibraz etmiş olduğu tüm GSM hatlarının tespiti ve ülke genelinde ankesörlü/sabit hatlardan ardışık aranıp aranmadığına yönelik, ATAÇ programı aracılığıyla şahsın Ankesör/Büfe sorgusu yapılarak Tunceli Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 23.06.2021 tarihli Değerlendirme Raporu incelendiğinde; ...'in kullandığı değerlendirilen ve beyan ettiği ... numaralı GSM hattının (13) on üç adet TEKİL aranma kaydının bulunduğu; 11.03.2012 tarihinde Y.S. isimli askeri personel şahıs ile, 14.07.2013 tarihinde A.Ş. ve M.D. isimli askeri personel şahıslar ile olmak üzere (2) iki adet ARDIŞIK aranma kaydının bulunduğu ancak periyodik ve şifreli aranma kaydının bulunmadığının değerlendirildiği, iş bu değerlendirme raporu ile mahkememizce aldırılan HTS Analiz Raporunun örtüşür mahiyette olduğu ve sanığın örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine de dahil olduğu mahkememizce değerlendirilmiş... A.K. isimli şahıs talimat yoluyla alınan beyanında; ''Ben 2010-2011 veya 2011-2012 yılları arasında Silivri'de aile hekimliği yapmaktaydım. O dönem ... isimli şahıs tarafından ... isimli/kod isimli şahısla tanıştırıldım o dönem ..., ... isim/Kod isimli bu şahısla ilgilenmemi istedi. Bu kapsamda birkaç kez ... ile görüştüm. Bu görüşmelerimizde dini sohbet, namaz kılmak, risale-i nur okumak, Fethullah Gülen'in kitaplarından okuyorduk, ayrıca ...'ın bana verdiği haftalık dini içerikli yazıları okurduk, ben o dönem TUS'a hazırlandığım için yoğundum. Birkaç kez görüşebildik, görüşmelerimiz benim yoğunluğumdan dolayı iki ayda bir oluyordu. Bu durumu ... biliyordu, bir anlamda görüşmeleri aksatmış oluyordum. Normalde haftalık iki haftalık periyotlarla görüşmeler yapılırken benim çalışmalarımdan ötürü bu şekilde oluyordu. Duruma göre bir sıkıntı yaşanıldığı takdirde çalıştığım sağlık ocağına da gelebileceğini söyledim. Herhangi bir şekilde ankesörden aramadım. Lüzumu üzerine soruldu:Ben kendi soruşturmam kapsamında tanıdıklarımı teşhis ettim. Tanımadıklarımı teşhis etmedim. Bununla birlikte bana emniyette bir katalog gösterildi. Ben bu katalogda simasını tam hatırlayamadığım için bu kişi şudur diyemediklerimi teşhis edemedim. Ben ... ile görüşmelerimizde ...'dan askeriyenin içerisine ilişkin(diğer askeri personeller hakkında) herhangi bir bilgi almadım. ... bana ...'ya ilişkin ''Arkadaş geldi mi, görüştünüz mü?'' gibisinden sorular sorarak sanığın takibini yapıyordu.'' şeklinde açıklamalarda bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü TSK yapılanmasıa yönelik olarak yapılan çalışmalar kapsamında yakalanarak gözaltına alınan R.U. isimli şahsın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak vermiş olduğu ifadesinin ilgili kısmında sanık hakkında;"...Burada Gümüşyaka'dan devrem olan ... isimli şahıs ile aynı ev tuttuk ve beraber kalmaya başladık.Burada 2011-2013 yılları arasında görev yaptım...Daha sonra aynı evde kaldığım devrem ... isimli şahsında FETÖ ile bağlantısı olduğunu öğrendim ve sonraki görüşmelerde beraber ... isimli şahsın evine gitmeye başladık. ... isimli şahıs Kırşehirli. Anne adı ... baba adını hatırlamıyorum. Şuan ki görev yeri Tunceli. İsmini ... olarak hatırladığım da şahsın da üstünde bir şahıs vardı. Bu şahsın ismini hatırlamıyorum. Kısa bolu kafası kel kilosu normal sarışın bir kişiydi. Bu şahıs ile fazla görüşmüyorduk. Biz ismini ... diye hatırladığım şahsın evine ... ile gidiyorduk. Ben, ... ve ismini ... olarak hatırladığım şahıstan başka kimse yoktu. Arada ismini ... olarak hatırladığım şahsın üstü olan ismini bilmediğim şahıs geliyordu. Bu geçirdiğim iki sene boyunca arada sırada eve gelip gidiyorduk. İstanbul'da başka birkaç ev daha vardı ancak genellikle ... isimli şahsın evine giderdik. İsmini ... olarak bildiğim şahıs da arada sırada bizim eve gelirdi..." şeklinde ve kollukta müdafi eşliğinde yapmış olduğu teşhis işlemi esnasında "İfademde ... olarak söylediğim kişi budur. Bu şahıs benim devrem olur. Bu şahısla 2011-2013 yılları arasında İstanbul ilinde aynı evi tuttuk. Bu şahısla beraber ismini ... olarak hatırladığım cemaat abisinin evine geliyorduk. ... bizden sorumlu kişiydi..." şeklinde beyanda bulunduğu, " şeklindeki tespit ve değerlendirmeler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.