Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2025/8673 E. 2025/7641 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2025/8673
- Karar No
- 2025/7641
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/8673 Karar No : 2025/7641
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen kararın yargılanmasının yenilenmesi suretiyle kaldırılması istemiyle açılan davada verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulü ile başvuru harcına dair kısmın kaldırılmasına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hükme esas alınan mahkumiyet kararının istinaf aşamasında kaldırılarak beraat kararı verildiği, 2577 sayılı Kanun'un 53/e maddesindeki koşulların mevcut olduğu, yargılamanın yenilenmesi talebi yeni bir dava niteliğinde olmadığından yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilemeyeceği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar, başvuru harcının davacı üzerinde bırakılması gerekmekte ise de, aleyhe bozma yasağı gereğince, harçlar yönünden bozma hükmü kurulmamıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)KARŞI OY:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Kararlara Karşı Başvuru Yolları" başlıklı Üçüncü Bölümde yer alan "Yargılamanın Yenilenmesi " başlıklı 53. maddenin birinci fıkrasında; "Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir.(...)" kuralı, "Yargılamanın yenilenmesi usulü" başlıklı 55. Maddenin ikinci fıkrasında,". Karşı tarafın savunması alındıktan sonra istekler incelenir ve kanunda yazılı sebepler varsa davaya yeniden bakılarak karar verilir." kuralı, üçüncü fıkrasında da, " Yargılamanın yenilenmesi (…) istemleri, kanunda yazılı sebeplere dayanmıyor ise, istemin reddine karar verilir." kuralı yer almaktadır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, yargılamanın yenilenmesi istemimin, daha önce verilmiş ve kesinleşmiş bir karara karşı yapılan başvuru yolu olduğu ve karşı tarafın savunması alındıktan sonra inceleneceği ve kanunda yazılı sebeplerin bulunması halinde davaya yeniden başlanacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, temyiz, istinaf gibi kararlara karşı bir başvuru yolu olan yargılamanın yenilenmesi başvurusu, yeni bir dava olmayıp, başvuruya konu edilen kararın verildiği yargılamanın devamı niteliğindedir. Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi halinde başvuruya konu edilen kararın kesin hüküm niteliği devam etmektedir. Kesin hüküm niteliğindeki kararın değişmesi, bu istemin kabulü ile dava dosyasının yeniden ele alınıp uyuşmazlık hakkında eski karar kaldırılarak yeni bir karar verilmesi halinde mümkündür. Oysa; yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi halinde, davacı veya davalı aleyhine verilmiş yeni bir karar bulunmadığından, davalı ve/veya davacı tarafından kanun yoluna başvurulmuş olması nedeniyle karşı tarafca savunma verildiğinden bahisle, yargılama giderleri arasında sayılan ve hukuki yardım karşılığı olan vekâlet ücretine hükmedilmesine olanak bulunmamaktadır. Bu itibarla Bölge İdare Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.