Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/13057 E. 2025/7882 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/13057
- Karar No
- 2025/7882
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/13057 Karar No : 2025/7882
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... A.Ş. Genel Müdürlüğü / ... Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına dair somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan haklarının ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin uygulanması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24/06/2008 tarihli kararında ''hizmet hareketi'' olarak bilinen oluşumun bir terör örgütü veya suç örgütü olmadığının kesin hükümle saptandığı ve yeni bir yargı kararıyla aynı oluşumun terör örgütü olduğu saptanıncaya kadar yasal olduğu, 26/05/2016 tarihinden önceki yasal faaliyetlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, masumiyet karinesi ve hukuk devleti ilkesine aykırı hareket edildiği, yargılamanın "non bis in idem" ilkesine uygun olarak yürütülmesi gerektiği, hiç kimsenin işlendiği zaman suç olarak düzenlenmeyen eylemlerden dolayı cezalandırılamayacağı, irtibat ve iltisakın öngörülebilir kavramlar olmadığı, 23 Temmuz 2016 tarihi öncesi hiçbir kanun maddesinde “iltisak veya irtibat” gerekçesiyle kamu görevlilerinin cezai yaptırımlara tabi tutulacağı öngörülmediği, idarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamayacağı, kimsenin işlediği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı, derneğe, sendika veya diğer bir tüzel kişiliğe üye olmasının ve faaliyetlerine katılmasının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11. maddesinde korunan örgütlenme özgürlüğünün kapsamı ve koruması altında olduğu, bir kişinin örgütlenme özgürlüğünü kullandığı için cezalandırılmasının bu özgürlüğü açıkça ihlal edeceği,bir kişinin dernek veya herhangi bir tüzel kişilik ya da Devlet kurumlarındaki verilerinin kişisel veri niteliğinde ve özel hayata saygı hakkının kapsamı ve koruması altında olduğu, kişisel veri kapsamındaki bilgilerin polis tarafından usulsüz ele geçirilerek kullanıldığı, sendika üyesi olduğuna dair bilginin KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı tarihten sonra ortaya çıktığı, sonradan ortaya çıkan bir hususun, daha önce verilmiş bir cezayı hukuka uygun hale getirmeyeceği, Bank Asya'nın yasal olarak faaliyet gösterdiği, yatırım amacıyla bir bankaya para yatırmasının mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, kamu görevinden çıkarma işlemi sonrasında elde edilen delillerin işlemi hukuka uygun hale getirmeyeceği, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, 19/07/2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiği ve kamu görevinden çıkarılma işleminin yasal dayanağının ortadan kalktığı, OHAL KHK'larının Resmi Gazetede yayımlandığı gün meclisin onayına sunulması ve 30 gün içinde onaylanması gerektiği, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararında yer alan; "...TANIK M.Ö.: Soruşturma aşamasında: 17/25 Aralık 2013 sürecinden önce .... isimli derneğe gittiğinde sanığı dernekte gördüğünü, sanığın dernekte örgüt adına kurban ve burs bağışlarını topladığını, dernekte her bölgenin bir grubu olduğunu, bu grupların sorumlularının bağış ve paraları toplayıp sanığa teslim ettiklerini söylediklerini ancak sanığın bu grup sorumlularından para alırken görmediğini, bildiği kadarıyla sanığın .... isimli derneğin kasası durumunda olduğunu söylemiştir. Kovuşturma aşamasında ise: Kendisinin de dahil olduğu Eryaman mütevelli grubu olarak paraları aynı grupta bulunan İ.Y.'ye verdiklerini, ...'ın ise bu paraları sanığa verdiğini, sanığın bütün mütevelli gruplarının kasası olarak görev yaptığını, sanığın ayrıca mühendisler mütevellisi olduğunu, düzenlenen mütevelli sohbetlerine ve etkinliklerine katıldığını, sanığın grup sorumlularından bizzat para aldığını görmediğini, ancak yıllardır dernekte olduğu için bu şekilde para aldığının söylendiğini, bu olayların 2009-2014 yılları arasında gerçekleştiğini..." şeklindeki beyan, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.