Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2025/9635 E. 2025/7889 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2025/9635
- Karar No
- 2025/7889
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/9635 Karar No : 2025/7889
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin...tarih ve...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Dava aşamasında yasallık ilkesi ihlal edilerek karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, dava konusu işlemle yasallık, belirlilik ve suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılmasına dayanak Kanun Hükmünde Kararnamenin geçmişe yürür şekilde uygulanmasının AİHS'nin 7. maddesine aykırılık teşkil ettiği, Veri İnceleme Raporunda yer alan iddiaları kabul etmediği, kişisel verilerinin rızası dışında kullanıldığı, kim tarafından ve ne amaçla hazırlandığı bilinmeyen hukuka aykırı elde edilmiş delile dayalı olarak istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, isminin yanlışlıkla fişleme listesine girdiği, terör örgütü mensubu tarafından oluşturulan listenin itibar edilebilecek bir belge olmadığı, listeyi oluşturan kişinin kanaatini yansıttığı, kanaatin somut bilgiler ve delillerle desteklenmedikçe hükme esas alınmaması gerektiği, sadakat yükümlülüğünün temel hak ve özgürlüklerden yararlanmaya engel oluşturmayacağı, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir bağı olmadığı, AİHM tarafından Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği, söz konusu kararda belirtildiği gibi OHAL şartları ve derogasyon bildiriminin temel hak ve özgürlüklerin ihlali konusunda idarelere herhangi bir yetki vermediği, savunma hakkı tanınmadan ve soruşturma yapılmadan tesis edilen dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Öte yandan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği görülmüştür. Bununla birlikte olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Nitekim davacı hakkındaki anılan beraat kararında yer alan; "...TANIK K.D. BEYANINDA: "Benim hakkımda da fetö/pdy silahlı terör örgütüne üye olma suçundan işlem yapıldı, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak beyanlarda bulundum, hakkımda CVYO kararı verildi, etkin pişmanlık iradem devam etmektedir, ben Van Özel Haraket Şube Müdürlüğünde 2011-2014 yılları arasında polis memuru olarak görev yaptım. Van'da bulunduğum sırada bu örgütün sohbet adı verilen toplantılarına katıldım, katıldığım toplantılardan 2-3 tanesinde sanık ...'yu gördüm, kendisi de bu sohbet toplantılarına katılıyordu, katıldığımız bu toplantılarda kuran okunuyordu, dini konular konuşuluyordu, himmet toplandığına şahit olmadım, sanığı da sohbet toplantıları dışında çok görmüşlüğüm de yoktur, kendisiyle aynı birimde çalışmıyorduk"...TANIK H.A. BEYANINDA: "Ben ... isimli şahsı Van Polis Müdürlüğünde Özel Harekat olarak görev yaptığım zamandan tanırım, kendisi de Özel Harekat da görev yapmaktaydı, evinde fetö sohbetlerinin yapıldığını biliyorum, kendisi de çok fazla samimiyetim yoktur, bildiğim kadarıyla şu anda da görevinden ihraç edilmiş, fetö de herhangi bir yöneticilik kadrosunda olup olmadığını bilmiyorum..." tespitleri dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.