Danıştay · 2. Daire
Danıştay 2. Daire 2025/2864 E. 2026/404 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 2. Daire
- Esas No
- 2025/2864
- Karar No
- 2026/404
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2025/2864 Karar No : 2026/404
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın onanmasına dair Danıştay İkinci Dairesinin 23/05/2023 günlü, E:2021/9152, K:2023/2776 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Dava, ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi gereğince meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile özlük haklarının iadesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, hakkında yakalama kararı bulunan C.G. isimli kişiyle yaptığı telefon görüşme kayıtlarına göre, C.G.'ye sürekli "..." diye hitap ettiği, samimi oldukları, uzun zamandır tanıştıkları, C.G.'nin sahibi olduğu çay bahçesinde içki içmek isteyen, üzerlerinde silah olma ihtimali olan hasmı olabilecek kişilere müdahale etmesini istemesi üzerine davacının çay bahçesine giderek isteği yerine getirdiği, C.G.'nin Çanakkale'de olduğunu davacıya söylemesi üzerine davacının "oralarda kal, ben seni özledim de seni özlemeyenler var, sen anladın onu" diyerek ortada gözükmemesini bildirdiği, öte yandan Y.A.'nın isteği üzerine menfaat karşılığı polis nüfuzunu kullanarak Ş. isimli bayanı rahatsız etmemesi için G.B.'nin işyerinde adı geçeni uyarmaya gittiği, davacının ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... esasına kayden örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme, tehdit ve görevi kötüye kullanmak suçlamalarından sanık olarak yargılanmasına devam edildiği, davacının C.G.'nin suçlu olduğunu, arandığını bildiği halde mesleki yetki ve nüfuzunu kullanarak, görevi kapsamı dışında, adı geçenin şahsi işlerini takip ettiği, arandığını Çanakkale'den gelmemesi gerektiğini bildirmesi eylemlerinin Tüzüğün 8/7. maddesi kapsamında kaldığı, bu sebeple meslekten çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Daire Kararının Özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine, Danıştay İkinci Dairesinin 23/05/2023 günlü, E:2021/9152, K:2023/2776 sayılı kararıyla, temyize konu İdare Mahkemesi kararı onanmıştır.
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE BULUNANIN İDDİALARI : Davacı tarafından; esasa etkili olan iddia ve itirazlarının karşılanmadığı, şartların sağlanması halinde kendisi hakkında uygulanması gereken cezanın bir derece hafif ceza olan 24 ay durdurma cezası olduğu, daha önce almış olduğu cezanın iptaline karar verildiği, ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında beraatine hükmedildiği, aynı işlemle cezalandırılan Y.P. hakkında menfaat temin ettiği iddiası mevcut iken kendisi hakkında herhangi bir menfaat sağlama iddiasının bulunmadığı, Y.P.'nin açtığı davada iptal kararı verildiği, geçmiş hizmetlerinin olumlu olduğu ve başarılı bir meslek safahatının bulunduğu, ceza davasının derdest olduğu ve bu davadan muhtemelen beraat edeceği, C.G. isimli şahısla telefonla konuştuğu 03/05/2010 tarihinde bu şahıs hakkında yakalama kararının bulunmadığı, kendisinin bu şahsın yakalaması olup olmadığını bilecek bir görevde bulunmadığı, olay gerçek olsa dahi dosyada gizlilik kararı olmadığından bir kişiye yakalaması olduğunu bildirmenin suç oluşturmayacağı, meslekten çıkarma kararının tadil edilerek 15 ay veya 24 ay durdurma cezasının verilmesi gerektiği ileri sürülerek, Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idareler tarafından; düzeltilmesi istenen kararın yöntem ve yasaya uygun olduğu, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay İkinci Dairesinin 23/05/2023 günlü, E:2021/9152, K:2023/2776 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... günlü, ... sayılı soruşturma talimatı ile yürütülen "çıkar amaçlı suç örgütüne yardım ve yataklık yapmak" suçundan ... İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli davacının da aralarında bulunduğu 3 polis memurunun gözaltına alındığı ve 16/12/2010 tarihinde görevden uzaklaştırılmalarına karar verildiği hususlarının bildirilmesi üzerine başlatılan soruşturma sonucu düzenlenen disiplin soruşturması raporunda; davacının mesleğin kendisine sağladığı nüfuzu kullanarak G.B.'nin iş yerine giderek tehdit eylemine katıldığı, mesleğin gerektirdiği saygınlığını yitirerek örgüt lideri C.G.'nin talimatı ile şahsın iş yerini şüpheli şahıslar açısından kontrol ettiği, C.G.'ye "seni özlemeyenler var. Anladın sen onu" diyerek güvenlik kuvvetlerinden saklanmasına yardımcı olduğu, bu şekilde Emniyet Örgütü (Teşkilatı) Disiplin Tüzüğü'nün 8/42. maddesini (yasadışı örgüte lojistik destek sağlamak ya da üyelerini güvenlik kuvvetlerinden saklamak, saklanmasına yardımcı olmak veya örgütler ile mensupları lehinde propaganda yapmak, övücü söz söyleme, bunlara ait sembol, işaret ve amblemleri taşımak, taşıtmak bulundurmak) ihlal ettiği de değerlendirilerek Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasının teklif edildiği, Tekirdağ Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla; davacı ile örgüt lideri C.G.'nin şifreli telefon görüşmesi yaptığı, o dönemde ... Ağır Ceza Mahkemesince (CMK. 250 ile yetkili) ... sayılı yakalama emrine istinaden güvenlik kuvvetlerince aranan C.G.'ye 03/05/2010 tarihli telefon görüşmesinde arandığını şifreli olarak "seni özlemeyenler var (gülerek) he sen anladın onu" şeklinde söyleyerek uyardığı, C.G.'nin de "anladım, akşam çıkarken bi kardeşine uğra, bi arsa meselesi vardı ya onu bi görüşelim" diyerek karşılığında davacıya menfaat sağladığı (...), yine C.G.'nin davacıdan, işletmiş olduğu ... Parkı içerisindeki ... Bahçe Çay Bahçesine gelen şüpheli şahısları kontrol etmesi yönünde talimat verdiği, davacının da tamam diyerek talimatı yerine getirdiği (...), Çerkezköy İlçesinde reklam işiyle uğraşan S.A. isimli şahsın Y.A.'yı telefonla arayarak, yanında çalışan Ş. isimli bayanın Çerkezköy İlçesinde faaliyet gösteren ... Oto Galeri'de çalışan G.B. isimli şahıs tarafından telefonla rahatsız edildiğini, bu nedenle G. isimli şahsın uyarılmasını, bunun karşılığında gerekeni yapacağını söylemesi üzerine Y.A.'nın davacıyı telefonla arayarak konuyu aktardığı ve işin sonunda para olduğunu söylediği, daha sonra Y.A. ve davacının birlikte ... Oto Galeri isimli iş yerine giderek G.B.'yi tehdit ettiği, tehdit edilen G. isimli şahsın da Çerkezköy İlçe Emniyet Müdürlüğüne giderek davacıyı şikayet ettiği, şikayet üzerine Y.A.'nın S.A.'yı telefonla arayarak Ş. isimli bayanın acil olarak savcılığa giderek G.B. isimli şahsın kendisini telefonla rahatsız ettiği yönünde dilekçe vermesini söylediği (...), davacının bu davranışlarıyla görevi suç ve suçlularla mücadele etmek iken, vermiş olduğu bilgiler ve davranışlarıyla suç örgütünün güvenlik kuvvetlerine karşı gerekli tedbirleri alması için yol gösterdiği ve maddi çıkar sağladığı hususlarının tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, dosyanın sevkedildiği Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla İl Polis Disiplin Kurulunca verilen kararın yerinde olduğuna karar verildiği ve Bakan oluruyla cezanın kesinleşmesi üzerine temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT : Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesinde; "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/6-ç maddesinde de; "Yetkisini veya nüfuzunun kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış; Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmü yer almaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde; "Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." kuralına yer verilmiştir. Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un "Zamanaşımı" başlıklı 29. maddesinin 2. fıkrasında da "Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. Yukarıda aktarılan hükümlerle, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ceza verilmediği takdirde disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı açık bir şekilde düzenlenmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Davacının disiplin soruşturmasına konu eylemleri nedeniyle yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında verilen ... günlü, K:... sayılı gerekçeli kararda; davacının telefon konuşmaları yaptığı ... isimli şahsın suç örgütünün kurucusu ve yöneticisi olduğu ve davacının da anılan örgüte üye konumunda olduğunun kabul edildiği, davacının "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçuna ilişkin temadi eden eylemlerinin sonuncusunun tarihi 08/04/2010 kabul edilerek kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği, ayrıca, G.B. isimli şahsı "tehdit" suçuna ilişkin eylemin de 08/04/2010 tarihli olduğu dikkate alınarak bu suç yönünden de kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, İl Polis Disiplin Kurulu ve Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararlarında, disiplin suçunun işlendiği son tarih olarak, suç örgütüne operasyonun yapıldığı 15/12/2010 tarihi esas alınmış ve Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararında, "davacının örgüt lideri ile tanıştığı 2009-2010 yıllarından operasyonun yapıldığı 15/12/2010 tarihine kadar mesleğin kendisine sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak örgüte veya örgüt lider veya elemanlarına yardım edip yol gösterdiği ve bunun karşılığında da kendilerine menfaat sağlamaya çalıştığı" değerlendirmeleri yapılmış ise de, disiplin soruşturması sürecinde ve anılan kurul kararlarında, davacıya somut olarak isnat edilen son fiilin, C.G. isimli şahısla 03/05/2010 tarihinde yaptığı telefon görüşmesi olduğu, davacının meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İl Polis Disiplin Kurulu kararının ise 07/08/2012 tarihinde verildiği görülmektedir. Bu durumda, davalı idarenin ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradıktan sonra, zamanaşımına uğrayan yetkinin kullanılması sureti ile davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE; 2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı Kanun’un temyize tabi ilk kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA; 3. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 3622 sayılı Kanun ile değişik 3. fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 05/02/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.