Danıştay · 2. Daire

Danıştay 2. Daire 2024/2014 E. 2026/562 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
2. Daire
Esas No
2024/2014
Karar No
2026/562
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2014 Karar No : 2026/562

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Dava; ... Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesinde düzenlenen "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararla; davacı ile ..., ..., ... ve ... isimli polis memurlarının ... isimli şahıstan ele geçirilen uyuşturucu maddenin bir kısmına işlem yapmayarak kendilerine ayırdıkları, bir kısmını istihbarat sağladıkları kişilere verdikleri, ayrıca davacının şoför olarak görev yaptığı hizmet aracında az miktarda narkotik maddesi, hassas terazi, uyuşturucu nitelikli hap ve av tüfeği fişeği ele geçirildiği iddiaları üzerine başlatılan disipllin soruşturması kapsamında davacıya tebliğ edilen savunma istem yazısında isnat edilen fiil veya hallerin, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinde sayılan fiil veya hâllerden hangisinin kapsamına girdiğinin, bent ve alt bent yazılarak belirtilmediğinin görüldüğü, bu durumda, savunma hakkı ve bunun kullandırılma yöntemine ilişkin Devlet Memurluğu Disiplin Yönetmeliği'nin 30. maddesi hükmüne aykırı olarak hazırlanan savunma istem yazılarına dayanılarak, usulüne uygun savunma hakkı tanınıp kullandırılmaksızın tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; davacı ile ..., ..., ... ve ... isimli polis memurlarının ... isimli şahıstan ele geçirilen uyuşturucu maddenin bir kısmına işlem yapmayarak kendilerine ayırdıkları, bir kısmını istihbarat sağladıkları kişilere verdikleri, ayrıca davacının ... olarak görev yaptığı hizmet aracında az miktarda narkotik maddesi, hassas terazi, uyuşturucu nitelikli hap ve av tüfeği fişeği ele geçirildiği iddialarının yanı sıra "..." lakaplı ... isimli şahıs liderliğinde kurulduğu değerlendirilen suç örgütünün diğer faaliyetleri ile ilgili olarak ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı esasına kayden açılan davanın derdest olduğu ve davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından yargılandığı, gerek disiplin soruşturması gerekse ceza yargılamasında elde edilen delillerin incelenmesinden davacıya isnat edilen fiilerin sübuta erdiğinin anlaşıldığı, emniyet mensubu olan davacının sübuta eren eylemlerinin memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici nitelikte olduğu sonucuna varıldığından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; savunma hakkının kısıtlandığı, eksik inceleme ve değerlendirmeyle karar verildiği, kendisine isnat edilen fiillerin sübuta ermediği, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Adana Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesinde yer alan "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır. Dava dosyası ile UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden; uyuşmazlığa konu olaylarla ilgili olarak ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararla, davacının, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından ayrı ayrı beraatine hükmedildiği ve kararın istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT : 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Devlet memurluğundan çıkarma" başlıklı 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesinde, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak", Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması gereken fiiller arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak eylemine uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir. Kamu görevlisinin disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem, işlem, tutum ve davranışlarının, aynı zamanda ceza kanunu bakımından da suç oluşturması durumunda disiplin yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımının da uygulanması söz konusu olabilecektir. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukukunda uygulanan ilke ve kuralların birbirinden farklı olması nedeniyle kamu görevlisinin ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, kural olarak anılan kamu görevlisine ayrıca disiplin cezası verilmesine engel olmayacaktır. Öte yandan, dava konusu olayda olduğu üzere disiplin cezasının verilmesine neden olan fiilin Türk Ceza Kanunu'nda açıkça suç olarak tanımlanmış olması durumunda, bu suçun işlenip işlenmediği konusunda adli yargı merciileri tarafından verilen kararın, disiplin cezasına ilişkin yargılamada da dikkate alınması gerekmektedir. Dava dosyasına sunulan belgeler ile UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacının dava konusu işleme dayanak gösterilen olaydaki fiilleri nedeniyle yargılandığı ceza davasında, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan, örgüt niteliğinde olmadığı kabul edilen yapı ile hiçbir irtibatının olmadığının anlaşıldığı; diğer suçlardan, davacının mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı kanıtlar elde edilemediği, isnat edilen suçların davacı tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; davacıya isnat edilen fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu bakımından da suç olduğu ve davacının bu suçlardan beraatine karar verildiği göz önünde alındığında, davacıya isnat edilen fiillerin sübut bulduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil ve tespit bulunmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında da hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16/02/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 2. Daire, E. 2024/2014, K. 2026/562, T. 16.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-2-daire-2024-2014-e-2026-562-k-a921183fabce