Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2025/933 E. 2025/1844 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2025/933
Karar No
2025/1844
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/933 Karar No:2025/1844

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Başkanlığı) VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrol İşletmeleri A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirkete ait LPG otogaz istasyonunda 10/01/2012 tarihinde gerçekleştirilen denetimde LPG tüpü dolumu yapıldığı ve tüp dolumuna yarayan aparat bulundurulduğunun tespit edildiğinden bahisle 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesi uyarınca verilen 339.814,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan 339.814,00-TL idarî para cezasının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, bu kararın Danıştay Onüçüncü Dairesinin 25/02/2015 tarih ve E:2014/1097, K:2015/760 sayılı kararıyla onandığı ve karar düzeltme isteminin de ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilerek kesinleştiği; Bu durumda, dava konusu ödeme emrinin dayanağı idarî para cezasının vadesinde ödenmediği ve dayanak işleme karşı açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilerek kamu alacağının kesinleştiği, davacı şirket tarafından ileri sürülen hukuka aykırılık iddialarının ödeme emri aşamasında ileri sürülebilecek ve kanunda tahdidi olarak sayılan iddialardan olmadığı anlaşıldığından, kesinleşen kamu alacağının tahsili amacıyla tanzim olunan ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 19/03/2024 tarih ve E:2019/3693, K:2024/1326 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu ödeme emrinin davacıya ait istasyonda LPG tüp dolumu yapıldığı tüp dolumuna yarayan aparat bulundurulduğunun tespit edilmesi nedeniyle verilen idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlendiği, ancak, söz konusu idari para cezasının verildiği tarihten sonra yürürlüğe giren 7164 sayılı Maden Kanunu İle Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35. maddesi ile 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinde yapılan değişiklikle, dava konusu tahakkuk fişinin dayanağı idari para cezasına konu eylem nedeniyle, yüzbin Türk Lirasından az olmamak ve beşyüzbin Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu LPG piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde onu oranında idari para cezası uygulanabileceği, ayrıca, anılan Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, Kurulca karara bağlanmış ancak tahsilatı tamamlanmamış olan idari para cezalarının, işlenen fiil için bu Kanunla birlikte daha düşük bir idari para cezası uygulanmasının öngörülmesi halinde, ilgili vergi dairesince 16. maddenin ilgili bentlerinde belirlenmiş olan asgari maktu hadden tahsil edileceğinin anlaşıldığı, 5307 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi ile her ne kadar idari para cezasının ilgili vergi dairesince tahsilat aşamasında asgari maktu hadden tahsil edileceği düzenlenmiş ise de, ödeme emrinin iptali istemiyle açılan işbu davada lehe kanunun varlığının tespitinin yargı organlarınca yapılması, yargı organlarınca gerekli araştırma yapılarak tespit edilecek miktarın verilen idari para cezasına göre lehe olduğunun tespiti halinde ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerektiği; Bu bağlamda, Dairelerinin 18/09/2024, 16/10/2024 ve 11/12/2024 tarihli ara kararları ile davalı idareden ve davacıdan, davacıya ait LPG otogaz istasyonuna denetimin yapıldığı (fiilin işlendiği) 2012 yılından bir önceki yıl olan 2011 yılında, lisansa konu LPG piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatı miktarının bildirilmesinin istenildiği, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından lisansa konu LPG piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatı bilgilerinin Kurum kayıtlarında mevcut olmadığının, davacı tarafından sunulan ara karar cevabında da, 13 yıl öncesine ait dayanan defter ve belgelerin ibraz edilemediğinin belirtildiği, davalı idare tarafından sunulan ara cevabında ise denetimin yapıldığı (fiilin işlendiği) 2012 yılından bir önceki yıl olan 2011 yılında, lisansa konu LPG piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılat miktarının kurum kayıtlarında bulunmadığı, davacı şirkete ait 2011 yılı kurumlar vergi beyannamesi ekinde yer alan gelir tablosunda ise net satış tutarının 2.216.560,50-TL olduğu, fakat beyannamede lisansa tabi LPG piyasası faaliyetine dair bir ayrımın yapılmadığının belirtildiği; Bu durumda, davacıya verilmesi gereken idari para cezasının, 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca 2011 yılına ilişkin net satış hasılatının binde onu oranında olacak şekilde hesaplanması gerektiği, davacı şirkete ait 2011 yılı kurumlar vergi beyannamesi ekinde yer alan gelir tablosunda lisansa tabi LPG piyasası faaliyetine dair bir ayrımın yapılmadığı anlaşılmakta ise de, 2011 yılında yapılan net satış tutarı olan 2.216.560,50-TL tamamının lisansa tabi LPG piyasası faaliyetine ait olduğu kabul edilerek hesaplama yapılması halinde dahi bu tutarın, 2.216.560,50x10/1000=22.165,61-TL olduğu, ancak söz konusu tutarın asgari maktu haddin altında kalması sebebiyle 100.000,00-TL olarak uygulanması gerektiği, dava konusu ödeme emrine konu idari para cezasının ise 339.814,00-TL olduğu görülmekle davacının fiilinin karşılığı olarak uygulanacak yaptırımın sonraki düzenlemeyle lehe olarak değiştirilmesi karşısında, sonradan getirilen düzenleme dikkate alınarak lehe olan kanun hükmünün uygulanması suretiyle 100.000,00-TL'nin tahsili gerektiğinden 339.814,00-TL tutarındaki idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emrine konu idari para cezasına karşı açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, söz konusu kararın bu haliyle kesinleştiği, ödeme emrinin kesinleşen idari para cezası üzerinden düzenlendiği, işlemin hukuka uygun olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: 03/07/2024 tarih ve 32591 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 161 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 18. maddesiyle, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Onikinci Bölümü'ne eklenen Geçici 2. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği 01/09/2024 tarihi itibarıyla vergi dairesi başkanlıklarının, bulundukları ilin adı ile Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı defterdarlık olarak görevlerine devam edeceği kuralına yer verildiğinden kapatılan Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı yerine Mersin Defterdarlığının hasım mevkiinde olduğu görülerek dosyanın incelenmesine geçildi.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2025/933, K. 2025/1844, T. 07.05.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2025-933-e-2025-1844-k-1d99b05b041d