Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2025/903 E. 2025/1807 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2025/903
Karar No
2025/1807
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/903 Karar No:2025/1807

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Yatırım Holding A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, içsel bilgi kapsamında olan gelişmelerin bazılarının kamuya açıklanmaması, bazılarının geç açıklanması nedeniyle II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrası ile 23. maddesinin ikinci fıkrasının ihlal edildiğinden bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 105. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 222.048,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin ... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...) ile devralma suretiyle birleşmesi neticesinde davacı şirketin sermayesini temsil eden payların %72,87’sine sahip olarak şirketin yönetim kontrolünü elde eden Z.T.'nin, şirketin diğer ortaklarının payları için pay alım teklifinde bulunulması yükümlülüğünden muafiyet talebinin olumsuz karşılanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davada, Mahkeme tarafından yürütmenin durdurulması talebinin reddine karar verildiği ve bu karara yapılan itirazın ... Bölge İdare Mahkemesince reddi üzerine anılan kararlara ilişkin açıklamaları KAP'a bildirmediği, yine davacı şirketin bağlı ortaklığı ...'in taraf olduğu ... İnşaat A.Ş. ile imzalanan 30/04/2013 tarihli ''Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi"ne ek olarak imzalanan sözleşmenin 04/09/2014 tarihinde kamuya duyurulduğu, bu tarihten sonra söz konusu ek sözleşme hükümleri uyarınca 31/10/2014 tarihi itibarıyla kat irtifakı tesis yükümlülüğünün şirketin bağlı ortaklığı ... tarafından yerine getirilmemesine ilişkin olarak KAP'ta herhangi bir açıklama yapılmaması ve şirket bünyesinde yer alan Kervansaray Antalya Kundu Oteline ilişkin olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın tesis projesine aykırılık iddiasıyla ... tarih ve ... sayılı tahsis iptal işlemine karşı 21/05/2010 tarihinde ... İdare Mahkemesinde açılan iptal davasında Mahkemenin davanın reddine yönelik kararının Danıştay Ondördüncü Dairesince onanması üzerine yapılan karar düzeltme talebinin Danıştay Ondördüncü Dairesi tarafından reddedilmesine ve ... İdare Mahkemesi nezdinde 15/04/2015 tarihinde yeniden yargılama talep edilmesine ilişkin gelişmelerle ilgili KAP'ta gecikmeli olarak açıklama yapılması nedeniyle II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrası ile 23. maddesinin ikinci fıkrasının ihlal edildiğinden bahisle verilen cezanın birden fazla ihlal nedeniyle iki kat artırıldığı ve bu artırıma ek olarak 6362 sayılı Kanun'un 105. maddesi uyarınca verilen ceza iki kat daha artırılarak uygulanmış ise de, ihlal edilen eylemler nedeniyle bir zararın oluşup oluşmadığı veya menfaat temin edilip edilmediği, zararın veya menfaatin miktarı belirlenmeden, ihlalin birden fazla gerçekleşmesi nedeniyle idari para cezasının 6362 sayılı Kanun'un 105. maddesi uyarınca üç kat artırılarak uygulanmasına imkan bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 24/04/2024 tarih ve E:2019/504, K:2024/1761 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; İdare Mahkemesince, ihlal edilen eylemler nedeniyle bir zararın oluşup oluşmadığı veya menfaat temin edilip edilmediği, zararın veya menfaatin miktarı belirlenmeden ihlalin birden fazla gerçekleşmesi nedeniyle idari para cezasının 6362 sayılı Kanun'un 105. maddesi uyarınca üç kat artırılarak uygulanmasına imkan bulunmadığından dava konusu Kurul kararının iptaline karar verilmiş ise de, davacıya fiilin birden fazla işlenmesi nedeniyle iki kat artılarak idari para cezası verildiği, mevzuatta cezanın iki kat artırılmasının koşulları ile üç kat artırılmasının koşullarının farklı düzenlendiği, iki kat ceza uygulanırken kişinin bir menfaat temin edip etmediği veya zarara sebebiyet verip vermediği ile ilgili bir koşulun öngörülmediği dikkate alındığında, dava konusu Kurul kararına yönelik olarak hatalı bir hukuki değerlendirme yapılmak suretiyle karar verildiği, bu durumda, dava konusu Kurul kararına dayanak fiillerin sübuta erdiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında Kurul kararına dayanak fiillerin sübuta erdiği gerekçesiyle işlemin hukuka uygun olduğuna karar verilmiş ise de, kamuya açıklama gerekliliği bulunmayan konularda bir açıklama yapılması gerekmediğinden Kurul kararına dayanak fiillerin sübuta ermesinin de söz konusu olamayacağı, idari para cezalarıyla ilgili olarak davalı idareye geniş bir takdir yetkisi tanınmış olmasına rağmen bu yetkinin davalı idarece mutlak, sınırsız ve kötü niyetle kullanıldığı, somut olayda, yatırımcıların meşru menfaatlerinin gözetilerek hareket edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2025/903, K. 2025/1807, T. 05.05.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2025-903-e-2025-1807-k-0c2357737b32