Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2023/6225 E. 2026/240 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2023/6225
- Karar No
- 2026/240
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/6225 Karar No : 2026/240
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından; İzmir ili, Kemalpaşa ilçesi, ... Mahallesinde bulunan, ... ada, ... parsel sayılı ve maliki olduğu taşınmaza komşu taşınmaz üzerinde, büyükbaş hayvan ahırı ve müştemilatı yapılması amacıyla tarımsal amaçlı arazi kullanım izni verildiği halde söz konusu izne aykırı olarak yaşlı bakım evi yapıldığından bahisle anılan iznin verilmesine ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlem ile taşınmazda yapılan yapılara proje tadilatı izni verilmesine ilişkin... tarih ve ...sayılı işlemin iptal edilerek, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 20. ve 21. maddeleri uyarınca para cezası ve yıkım yaptırımlarının uygulanması talebiyle 09/09/2021 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu olayda, İzmir İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile dava konusu marjinal tarım arazisi vasfındaki taşınmazda mimari projesine uyulması koşuluyla 703,8 m² alanda büyükbaş hayvan ahırı ve müştemilatı yapılmasının parselin vasfının arsa olarak değiştirilmemesi ve ifraz edilmemesi kaydıyla uygun görüldüğü, aynı taşınmaza ilişkin 703,8 m² büyükbaş hayvan ahırı ve müştemilatı projesine uyulmak şartıyla proje tadilatı yapılmasının ... tarih ve ... sayılı işlem ile uygun görüldüğü, daha sonra davacı tarafından yapılan 26/03/2021 tarihli başvuruya istinaden taşınmaz mahallinde yapılan tespitlerde projesine aykırı imalatlar yapıldığının tespit edilmesi üzerine davalı idarece Kemalpaşa Belediye Başkanlığına hitaben yazılan ...tarih ve ...sayılı yazı ile dava konusu taşınmazda verilen izin dışında 3 katlı yaşlı bakım evi yapıldığı ve parselin tarım dışı amaçla kullanıldığı tespit edildiğinden verilen iznin iptal edilmesi, yapının kullanımına izin verilmemesi, Belediye tarafından verilen herhangi bir işyeri açma belgesi, yapı kullanım belgesi varsa bunların iptal edilmesi gerektiği, ayrıca 5403 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri uyarınca gerekli yasal işlemlerin devam etmekte olduğunun bildirildiği, dava konusu taşınmaza ilişkin verilen ...tarih ve ... ile ... sayılı yapı ruhsatlarının Kemalpaşa Belediye Başkanlığının 15/02/2021 tarihli işlemi ile iptal edildiği, aynı yere ilişkin olarak alınan dört adet yapı kayıt belgesinin davalı idarece tesis edilen 08/10/2020 tarihli işlemle iptal edildiği, söz konusu işlemler sonucunda Kemalpaşa Belediye Encümenince de dava konusu taşınmazda yapılan ruhsatsız imalatlar nedeniyle yapı sahibi adına 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 118.128,87 TL para cezası verilmesi, aynı Kanun'un 42 maddesinin 3. fıkrası uyarınca 6.191,13 TL idari para cezası verilmesi ve ruhsatsız imalatların aynı Kanun'un 32. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin işlemlerin tesis edildiği, bu minvalde 5403 sayılı Kanun'un 20. ve 21. maddelerindeki amir hükümler uyarınca dava konusu taşınmazın tarım dışı amaçla kullanıldığının tespiti üzerine işlemlerin başlatılarak projeye aykırı kullanımın durdurulduğunun anlaşıldığı, iş bu dava, her ne kadar dava konusu taşınmaza ilişkin verilen tarım amaçlı kullanım izninin iptal edilmesi ve 5403 sayılı Kanun uyarınca ilgililer hakkında para cezası uygulanması talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddedildiğinden bahisle açılmışsa da, davalı idarece davacının başvurusu üzerine tesis edilen... tarih ve ... sayılı işlemle 5403 sayılı Kanun kapsamında izin iptali de dahil olmak üzere yasal işlemlerin devam etmekte olduğunun bildirildiği, bu kapsamda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca, yargı kararı ile idarelerin işlem tesisine zorlanamayacağı ve idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği hususları gözönüne alındığında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; ... İdare Mahkemesi'nin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı, bununla birlikte, dava konusu uyuşmazlıkta, her ne kadar davacı tarafından, 09/09/2021 tarihinde yapılan başvurunun 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru olduğu, idarece söz konusu başvuruya 30 gün içinde cevap verilmesi gerektiği, cevap verilmemesi sebebiyle hak arama özgürlüğünün ihlal edildiği ileri sürülerek dava açılmış ise de, dava konusu başvuru tarihinden önce, 02/06/2021 günlü dilekçe ile davacı tarafından, ''komşu parseli olan taşınmaz üzerinde, alınan izinlere aykırı olarak yaşlı bakım evi yapıldığından bahisle, büyükbaş hayvan ahırı ve müştemilatı yapılması amacıyla tarımsal amaçlı arazi kullanım izni verilmesine ilişkin işlemin iptal edilerek, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri uyarınca gerekli yaptırımlarının uygulanması'' talebiyle İzmir İl Tarım Müdürlüğü'ne başvuruda bulunulduğu, İzmir Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle söz konusu parsel üzerinde yapılan izinsiz imalat ve yapıların tespit edildiği, gerekli birimlere konunun intikal ettirildiği ve 5403 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda tüm işlemlerin yapılacağının açıkça davacıya bildirildiğinin görüldüğü, kaldı ki, davacı tarafından 02/06/2021 günlü başvuruda 26/03/2021 tarihinde de idareye aynı gerekçeler ile başvuruda bulunulduğunun bildirildiği anlaşılmakta olup, davacının komşu parseli üzerinde ruhsat veriliş amacına aykırı olarak yapılan izinsiz imalat ve yapıların İzmir İl Tarım Müdürlüğü ekiplerince tespit edildiği, 5403 sayılı Yasa hükümleri doğrultusunda gerekli işlemlere başlanıldığı ve yürütülmekte olduğu, bu durumun da davacıya bildirildiği, davacının başvurusuna 30 gün içinde cevap verilmemiş ise de, dosyaya sunulan 08/11/2021 günlü yazı ile ''gerekli işlemlerin yapılmaya devam edildiği'' cevabının verildiği, dolayısıyla davacı tarafın ''komşu parseli üzerinde yapılan yasal olmayan imalatlar ile ilgili gerekli işlemlerin yapılması'' talebinin idarece yerine getirildiği, bu nedenle zımni ret işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı yolundaki açıklamanın eklenmesi suretiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu kararın hukuka aykırı olarak verildiği, uyuşmazlık konusu taşınmazın büyükbaş hayvan ahırı ve müştemilatı yapılması için verildiği, ancak tarım arazisinin amacı dışında yaşlı bakımevi yapılmak suretiyle kullanıldığının idarece de tespit edildiği, tarım izninin iptali ve yaptırım uygulanması hususunda idarenin yükümlü olduğu, başvurusundan itibaren bugüne kadar geçen bir buçuk yıllık sürede bu yükümlülüğün idarece yerine getirilmediği, idarenin kanunlarla verilen görevleri yerine getirmediğinde hukuka aykırı davranmış olduğu, Mahkeme kararında yer verilen; uyuşmazlık konusu olaydaki, 5403 sayılı Kanun'a uygun işlem talebinin, zımni olarak reddine ilişkin işlemin yargı kararı ile iptalinin, yargı kararı ile idarenin işlem tesisine zorlanması ve idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı olarak değerlendirmesinin idari yargının yerleşik içtihatlarına aykırı olduğu, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, idari yargı yetkisinin, idari işlem ve eylemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlandırıldığı, idari yargı yerlerinin bu denetim yetkisinin, kanunların, idari makamlara bıraktığı yetkilerin, hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının hukuken denetlenmesi şeklinde kullanıldığı, söz konusu yetkilerin, idari makamlar yerine geçerek kullanılması sonucunu yaratmayacağı, bu nedenle İdare Mahkemesi gerekçesinin yerinde olmadığı, istinaf başvuruları neticesinde verilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının da yerinde olmadığı, uyuşmazlık konusu olayda, idarenin yasal yükümlülüğünün, kanuna uygun davranarak, başvuruları üzerine, ilgiliye geçmişte verilen tarım dışı kullanım izninin iptali ile idari yaptırım kararı uygulanması ve taşınmazın 5403 sayılı Kanun'a göre eski hale getirilmesi için gerekli işlemlerin yapılıyor olması olduğu, buna karşılık gerekli işlemlerin yapılıyor olduğuna ilişkin açıklamanın idareye yasayla verilen yükümlülüğün yerine getirildiği anlamını taşımayacağı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğu, Kemalpaşa Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile Kemalpaşa İlçesi, ...Mahallesi, ... Ada, ... parsel numaralı taşınmaz üzerinde büyükbaş hayvan ahırı ve müştemilatı yapılmak üzere İzmir Tarım ve Orman İl Müdürlüğünün görüşünün istenildiği, İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile söz konusu marjinal tarım arazisi niteliğindeki taşınmaz üzerinde, ekli mimari projesine uyulması koşulu ile taşınmazın 703,8 m²'lik kısmında, parselin vasfının arsa olarak değiştirilmemesi ve ifraz edilmemesi kaydıyla büyükbaş hayvan ahırı ve müştemilatı yapılmasının uygun görüldüğü, ... tarih ve ... sayılı yazı ile daha önce uygun görülen proje üzerinde tadilat yapılmak istendiğinden bahisle, tadilata ilişkin İl Müdürlüğü görüşünün istenildiği, ...tarih ve ... sayılı yazı ile 703,8 m² büyükbaş hayvan ahırı ve müştemilatı projesine uyulması kaydıyla, söz konusu proje tadilatının uygun görüldüğü, Kemalpaşa İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile dava konusu taşınmazın tarım dışı amaçlı kullanılmasına yönelik gelen şikayetlerin Müdürlüklerince değerlendirilmesinin istendiği, 02/06/2021 tarihli dilekçe ile uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerinde ahır ve besi damı yapılmak üzere uygun görüş alınmasına rağmen, 3 katlı yaşlı bakım evi yapıldığından bahisle ilgili Kanun ve Yönetmelikler kapsamında gerekli işlemlerin yapılmasının istenildiği, ... tarih ve ... sayılı yazıları ile 28/10/2020 tarih ve 7255 sayılı Kanun'un 24. ve 25. maddeleri ile 5403 sayılı Kanun'un 20. ve 21. maddelerinin değiştirildiği, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar için Bakanlık tarafından çıkarılacak Yönetmelik sonrasında işlemlerin ivedilikle yerine getirileceğinin ilgilisine bildirildiği, ... tarih ve ... sayılı yazı ile de söz konusu parsel amacı dışında kullanıldığından, tarım dışı kullanım izninin iptal edilmesi, yapının kullanımına izin verilmemesi, Kemalpaşa Belediye Başkanlığınca verilen herhangi bir iş yeri açma belgesi, yapı kullanım belgesi verilmişse bunların iptal edilmesi, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca gerekli yasal işlemlerin de devam ettiğinin Kemalpaşa Belediye Başkanlığına bildirildiği, ... tarih ve ... sayılı yazı ile 26/03/2021 tarihli başvuruya istinaden taşınmaz üzerinde yapılan tespitte mevcut yapının projesine aykırı olarak yapıldığının tespit edildiği, fotoğraflanarak tutanak altına alındığı, 5403 sayılı Kanun kapsamında, iznin iptali de dahil olmak üzere yasal işlemlerin devam etmekte olduğunun ilgilisine bildirildiği, yapılan başvurunun ilgili yasa ve yönetmelik hükümlerine göre değerlendirilerek işlem tesis edildiği, işlemlerin devam ettiği, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; İzmir ili, Kemalpaşa ilçesi, ... Mahallesinde bulunan, ... ada,... parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacının taşınmazının yanında yer alan ve marjinal tarım arazisi vasfında olan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 703,80 m²'lik kısmında İzmir İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün ...tarih ve ... sayılı işlemi ile mimari projesine uyulması koşuluyla büyükbaş hayvan ahırı ve müştemilatı yapılmasının parselin vasfının arsa olarak değiştirilmemesi ve ifraz edilmemesi kaydıyla uygun görüldüğü, ...tarih ve ... sayılı yazı ile daha önce İl Müdürlüğü tarafından uygun görülen proje üzerinde tadilat yapılmak istendiğinden İl Müdürlüğünün görüşünün talep edilmesi üzerine, aynı taşınmaza ilişkin 703,8 m² büyükbaş hayvan ahırı ve müştemilatı projesine uyulmak şartıyla proje tadilatı yapılmasının ... tarih ve ... sayılı işlem ile uygun görüldüğü, bu izinlere istinaden Kemalpaşa Belediye Başkanlığı tarafından tek katlı hayvan ahırı müştemilatı yapımına ilişkin yapı ruhsatları düzenlendiği, yapı ruhsatlarının tek katlı hayvan ahırı ve müştemilatı olarak düzenlenmesine rağmen, söz konusu taşınmazda ilgilisince yaşlı bakım evi olarak kullanılmak üzere üçer katlı iki bina inşa edilmesi neticesinde, davacı tarafından ... tarih ve 1011677 kayıt numaralı yazı ile söz konusu yapıların, tarımsal amaçlı yapılar için verilen izne aykırı olarak inşa edildiği belirtilerek 5403 sayılı Kanun uyarınca, izne aykırı kullanım hakkında gerekli iş ve işlemlerin yapılmasının talep edildiği, davacı tarafından bu başvuruya cevap verilmediği belirtilerek 09/09/2021 tarihli dilekçe ile... tarih ve ... kayıt numarası ile verilen dilekçenin akıbetinin sorularak, söz konusu yapılara ilişkin olarak Kemalpaşa Belediye Başkanlığından alınan "Ahır ve Besi Damı olarak tek katlı yapılar"a ilişkin yapı ruhsatlarına istinaden Belediyesinden ruhsata aykırı olarak yapılan kısımlar için yapı kayıt belgesi alındığı, yapı kayıt belgelerinin iptali istemiyle açılan dava neticesinde yapı kayıt belgelerinin iptaline karar verildiği, Belediyesince İmar Kanunu uyarınca yıkım ve idari para cezası kararları alındığı belirtilerek, izin ve projesine aykırı olarak yapılan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki yapılar için, İzmir İl Tarım Müdürlüğünce... tarihli, ... sayılı ve ... tarihli, ... sayılı işlemler ile verilen büyükbaş hayvan ahırı ve müştemilatı izni ile proje tadilatı izninin iptali ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 20. ve 21. maddeleri uyarınca idari para cezası ve yıkım yaptırımlarının uygulanması talebiyle İzmir İl tarım ve Orman Müdürlüğüne tekrar yapılan başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı görülmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın "Toprak Mülkiyeti" başlıklı 44. maddesinde, Devletin, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak, geliştirmek ve erozyonla kaybedilmesini önlemek amacıyla gerekli tedbirleri alacağı düzenlenmekte; "Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların korunması" başlıklı 45. maddesinde de, Devletin, tarım arazilerinin amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak amacıyla tedbir alması öngörülmektedir. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; toprağın doğal veya yapay yollarla kaybını ve niteliklerini yitirmesini engelleyerek korunmasını, geliştirilmesini ve çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak, plânlı arazi kullanımını sağlayacak usûl ve esasları belirlemektir." düzenlemesine; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Kanun; arazi ve toprak kaynaklarının bilimsel esaslara uygun olarak sınıflandırılması, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin asgari büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, arazi kullanım plânlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulmasına ilişkin sorumluluk, görev ve yetkilerin tanımlanması ile ilgili usûl ve esasları kapsar." düzenlemesine; "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" başlıklı 13. maddesinde, "Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla; a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar, b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı, c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri, ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri, d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar, e) (Ek: 31/1/2007-5578/3 md.) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar, f) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları, g) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları, İçin bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. (Ek cümle: 31/1/2007-5578/3 md.) Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir. Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir. Tarımsal amaçlı yapılar için, projesine uyulması şartıyla ihtiyaç duyulan miktarda her sınıf ve özellikteki tarım arazisi valilik izni ile kullanılır... Tarım arazilerinin korunması ve amaç dışı kullanımına dair uygulamaların usûl ve esasları yönetmelikle düzenlenir. " hükmüne; "Denetim" başlıklı 19. maddesinde, "Bu Kanunun uygulamasında denetim görevini Bakanlık, valilikler veya kurullar yapar ya da yaptırır. Bu Kanunda yer alan projeler ve izinlerle ilgili denetimler, proje ve izin onaylarının verilmesinden itibaren iki yıl içerisinde tamamlanarak sonucundan Bakanlık ve kurullara bilgi verilir. Uygulamada etüt, sınıflama, analiz gibi toprak ve arazi ile ilgili teknik konularda denetim görevini Bakanlık yapar veya yaptırır. Kurul üyesi kurum veya kuruluşlar ile sivil toplum kuruluşları tespit ettikleri arazi bozulmaları ve toprak kayıpları ile verilen iznin amacına uygun olmayan faaliyetler hakkında valiliklere ihbarda bulunabilir. Valilikler konuyu inceleyerek, sonucu en geç bir ay içerisinde Bakanlığa ve ihbarı yapana bildirmek zorundadır. (Ek fıkra:28/10/2020-7255/23 md.) Yapılan denetimler sonucu aykırılık tespit edilmesi halinde bu durum, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz." düzenlemesine; "Tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmasına ve toprak koruma projelerine uyulmamasına ilişkin cezalar ve yükümlülükler" başlıklı 21. maddesinde, (Başlığı ile Birlikte Değişik: 28/10/2020-7255/25 md.) Tarımsal amaçlı yapılarda ve tarım dışı arazi kullanımlarında izin alınması ve toprak koruma projelerine uyulması zorunludur. Tarımsal amaçlı yapılara ve tarım dışı arazi kullanımına izinsiz başlanılması, alınan izne uygun kullanılmaması veya hazırlanan toprak koruma projelerine uyulmaması halinde, aşağıdaki işlemler gerçekleştirilir ve yaptırımlar uygulanır: a) Arazi kullanımı için izinsiz işe başlanılması ya da alınan izne uygun kullanılmaması halinde; valilik işi tamamen durdurur, yapılan iş tamamlanmış ise kullanımına izin verilmez. Arazi sahibine veya araziyi bozana bin Türk Lirasından az olmamak kaydıyla, kullanılan veya zarar verilen alanın her metrekaresi için on Türk Lirası idarî para cezası verilir. Büyük ova koruma alanlarında bu ceza iki katı olarak uygulanır. İdarî para cezasının tebliğinden itibaren bir ay içinde başvurularak 13 üncü veya 14 üncü maddelerdeki izinlerin alınması şartıyla işin tamamlanmasına, bitmiş ise kullanımına izin verilebilir. Başvuru yapmayanlara veya izin talepleri uygun görülmeyenlere, izinsiz bütün yapılarını yıkması ve araziyi tarımsal üretime uygun hale getirmesi için iki ay süre verilir. Verilen süre içinde izinsiz yapıların yıkılmadığı ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmediğinin Bakanlık birimlerince tespit edilmesi durumunda; valilikçe faaliyet durdurulur ve bu bendin ikinci cümlesinde belirtilen idarî para cezası üç katı olarak uygulanır. İzinsiz bütün yapılar, masrafları Bakanlıkça karşılanmak kaydıyla, bir ay içinde belediyeler veya il özel idarelerince yıkılır ve taşınmazlar tarımsal üretime uygun hale getirilir. Arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi için yıkım ve temizleme masrafları sorumlulardan Bakanlıkça genel hükümlere göre tahsil edilir. b) Toprak koruma projelerine aykırı hareket edilmesi halinde valilik tarafından bin Türk Lirasından az olmamak kaydıyla, bozulan arazinin her metrekaresi için on Türk Lirası idarî para cezası uygulanır ve projeye uygunluk sağlanması için azami iki ay süre verilir. Büyük ova koruma alanlarında bu ceza iki katı olarak uygulanır. Bu sürenin sonunda aykırı kullanımların devam etmesi durumunda; valilikçe faaliyet durdurulur, verilen kullanım izni iptal edilir ve bu bendin birinci cümlesinde belirtilen idarî para cezası üç katı olarak uygulanır. İzinsiz bütün yapılar, masrafları Bakanlıkça karşılanmak kaydıyla, bir ay içinde belediyeler veya il özel idarelerince yıkılır ve taşınmazlar tarımsal üretime uygun hale getirilir. Arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi için yıkım ve temizleme masrafları sorumlulardan Bakanlıkça genel hükümlere göre tahsil edilir. İkinci fıkranın (a) ve (b) bentleri uyarınca hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen bir ay içinde belediye veya il özel idarelerince yıkılmayan yapılar, yıkım masrafları Bakanlıkça karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım masrafları %100 fazlası ile ilgili belediye veya il özel idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgisine göre Hazine ve Maliye Bakanlığı veya İller Bankası Anonim Şirketi tarafından belediye veya il özel idaresinin 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek, genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere takip eden ayın sonuna kadar Bakanlık merkez muhasebe birimi hesabına aktarılır. Toprak koruma projelerinin hazırlatılmaması, yetersizliği veya zamanında gerekli tadilatların yapılmaması sonucu arazi tahribi veya toprak kayıpları olması halinde meydana gelecek zararlardan; proje hazırlanmasına gerek olmadığına karar verenler, proje hazırlanmış ise projeyi hazırlayan ve onaylayanlar sorumludur. .... Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelik ile belirlenir." düzenlemesine yer verilmiştir. 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda öngörülen toprak ve arazi varlığının belirlenmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, geliştirilmesi, zorunlu hallerde amaç dışı kullanımına izin verilmesi, toprağın ve tarımsal üretim gücü yüksek büyük ovaların belirlenerek korunması, toprak koruma plan ve projelerinin hazırlanması ve uygulanması, erozyona duyarlı alanların belirlenmesi, toprak koruma kurulunun teşekkülü, görevleri, çalışmaları ile çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak arazilerin planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemek amacıyla, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 5, 7, 8, 10, 11, 12, 13, 14, 15 ve 24 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanan, 09/12/2017 tarihli ve 30265 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmeliğin "Denetim" başlıklı 21. maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında denetim görevini Bakanlık, valilik veya kurul yapar ya da yaptırır. Bu Yönetmelikte yer alan projelerle veya verilen izinlerle ilgili denetim örnekleme yöntemiyle yapılır. Projelerin veya verilen izinlerin yıl içerisinde en az yüzde onu denetlenerek sonuçlarından yılsonu itibarıyla Bakanlığa ve Kurula bilgi verilir. (2) Uygulamada etüt, sınıflama, analiz gibi toprak ve arazi ile ilgili teknik konularda denetim görevini Bakanlık yapar veya yaptırır. (3) Kurul üyesi kurum veya kuruluşlar ile sivil toplum kuruluşları tespit ettikleri arazi bozulmaları ve toprak kayıpları ile ilgili faaliyetler hakkında valiliklere ihbarda bulunur. Valilikler konuyu inceler, sonucunu en geç üç ay içerisinde ihbarı yapana bildirir." düzenlemesine; "Yaptırımlar" başlıklı 22. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik hükümlerine aykırı davrananlar hakkında 5403 sayılı Kanunun 20, 21 ve 22 nci maddesi hükümleri uygulanır." hükmüne; "Düzenleme yetkisi" başlıklı 23. maddesinde de "(1) Bakanlık, bu Yönetmeliğin uygulanmasını sağlamak üzere her türlü alt düzenlemeyi yapmaya yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile bu Kanuna dayanılarak hazırlanan ve 09/12/2017 tarih ve 30265 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tarım Arazilerinin Korunması Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına açıklık getirmek ve ülke genelinde uygulama birlikteliğini sağlamak amacıyla, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmeliğin 23. maddesine dayanılarak hazırlanan Mülga Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarlık Makamının 26/04/2018 tarihli Olur'u ile yürürlüğe konulan Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Uygulama Talimatı'nın, "Tarım arazilerinin izinsiz olarak tarımsal üretim amacı dışında kullanımlarında uygulanacak cezalar ve yükümlülükler" başlıklı 17. maddesinde, "(1) Arazi kullanım planlaması yapılan alanlarda bu plana aykırı hareket edildiğinin tespit edilmesi halinde Kanunun 21 inci maddesinin (a) bendinin ikinci fıkrası hükümleri uygulanacaktır. (2) Ülkemizin önemli tarım alanlarının yok olmasını önlemeyi ve önemli tarım arazilerinin korunmasını amaçlayan Kanunun amacına uygun olarak tarım arazilerinin amacı dışında kullanımının tespit edilmesi halinde, Kanunun 21 inci maddesinde belirtilen yaptırımlar uygulanacaktır. (3) Yapılan etüt sonucunda bozulan arazinin sınıfı; kuru marjinal tarım arazisi olması halinde, tarım dışı amaçlı kullanım talepleri için, 21 inci maddenin (a) bendinin birinci fıkrasında, mutlak tarım arazisi, özel ürün arazisi, dikili tarım arazisi ile sulu tarım arazisi olarak belirlenen araziler için ikinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanacaktır. Tarımsal amaçlı yapı taleplerinde, 21 inci maddenin (a) bendinin birinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanacaktır. (4) Kanun’un amacı tarım arazilerinin bitkisel üretim dışında kullanılmasını önlemek olduğundan izinsiz kullanımın, tarımsal amaçlı yapı olması durumunda da, Kanun’un 21 inci maddenin (a) bendinin birinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanacaktır. Tarımsal yapının amacı dışında kullanımının tespiti durumunda ise Kanun’un 20 inci maddesi uygulanacaktır. (5) Uygulanacak idari para cezası, tarım arazisinin bozulmasına neden olanın tespit edilebilmesi durumunda bozulmaya neden olana, böyle bir tespitin yapılamaması durumunda ise tarım dışı amaçlı arazi kullanımı talebinde bulunana uygulanacaktır. İzinsiz kullanımın şikayet sonucu tespit edilmesi halinde, tarım arazisinin bozulmasına neden olanın tespit edilebilmesi durumunda bozulmaya neden olana, tespit edilememesi durumunda parsel sahibine uygulanacaktır. (6) Kanunda yer alan idari para cezaları, mahalli mülki amir tarafından verilir. Buna göre Büyükşehir sınırlarında ilçe sınırları esas alınarak kaymakam, diğer illerde il merkezinde vali (Ek-8), ilçelerde kaymakam idari para cezalarını uygular. Kaymakam tarafından uygulanması gereken ceza formunun (Ek-9) gereği yapılmak üzere ilçe müdürlüğüne (bozulan alan miktarı ve ceza tutarı belirtilerek) gönderilir. (7) Kanunun 20 ve 21 inci maddelerinde yer alan idari para cezaları, her yılın Ocak ayı başından itibaren bir önceki yıl uygulanan cezalara Maliye Bakanlığınca her yıl Resmi Gazete’de yayınlanmakta olan Tebliğde yer alan yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacaktır. (8) İdari para cezalarında, 5286 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17 nci maddesinin 7 nci fıkrasında ifade edilen “ … bu suretle idari para cezasının hesabında bir Türk Lirası’nın küsuru dikkate alınmaz” hükmü, toplam ceza miktarı hesaplandıktan sonra oluşan küsurat için dikkate alınacaktır. (9) Kanun kapsamında uygulanan cezalar ile ilgili tutanak üç nüsha olarak düzenlenecek, bir nüshası ayrı bir dosyada arşivlenecektir. (10) Kanun gereği arazi incelemesi sonucu, yapılacak idari işleme esas tutulacak tutanaklarda ve etüt raporlarında güncel tapu kayıtlarının incelenerek doğru yazılması, ölçülen alanın rakam ile ve ayrıca parantez içinde yazıyla yazılması, raporlarda ve tutanaklarda silinti ve kazıntı yapılmaması gerekmektedir. (11) Tarımsal amaçlı yapının müştemilatı olarak değerlendirilerek tarımsal amaçlı yapı kabul edilen güneş enerjisi santrallerinin (GES) amacına uygun kullanılmaması durumunda Kanunun 20 inci maddesi hükümleri uygulanacaktır." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; davaya konu 09/09/2021 tarihli başvuru ile davacının maliki olduğu, İzmir ili, Kemalpaşa ilçesi, ... Mahallesinde bulunan, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza komşu taşınmaz üzerinde, büyükbaş hayvan ahırı ve müştemilatı yapılması amacıyla tarımsal amaçlı arazi kullanım izni alınmasına rağmen, izne aykırı olarak, parsel malikince üç katlı, iki blok halinde yaşlı bakım evi inşa edildiği, tarım arazisinin, tarımsal amaçlı arazi kullanım iznine aykırı olarak kullanımı nedeniyle, söz konusu tarım arazisinde, büyükbaş hayvan ahırı ve müştemilatı yapılması amacıyla ... tarih ve ...sayılı işlem ile verilen tarımsal amaçlı arazi kullanım izninin ve taşınmazda yapılacak büyükbaş hayvan ahırı ve müştemilatı projesine tadilat izni verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptal edilmesi, tarımsal amaçlı arazi kullanım iznine aykırı davranan parsel malikine 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 20. ve 21. maddeleri uyarınca idari para cezası ve yıkım yaptırımlarının uygulanması talepleriyle başvuru yapıldığı, bu başvurunun zımnen reddi üzerine, bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, idare hukuku doktrininde ve Danıştay içtihatlarında, ilgilisince yapılan bir idari başvuru neticesinde, başvuru sonucunun, ilgilisine yazılı olarak bildirilmesi gerektiği, idarenin sessiz kalması durumunda istemin reddedilmiş sayılacağı, zımnen ret kararının iptali istemiyle açılan davalarda, başvuru neticesinde işlem tesis etmeyen idarenin, bu iradesinin hukuka aykırılık teşkil edip etmediğinin, hukuki denetiminin yapılması gerekmektedir. Davalı idarenin 30/05/2022 tarihli savunma dilekçesinde ve İdare Mahkemesince, dava konusu zımni ret işlemin dayanağının sorulmasına ilişkin ara kararına cevap dilekçesinde; davacının, dava konusu edilen zımni ret kararına konu başvurusundan önce, 02/06/2021 tarihinde yapılan başvuruya cevaben, ... tarihli ve ... sayılı yazıları ile 28/10/2020 tarih ve 7255 sayılı Kanunun 24. ve 25. maddeleri ile 5403 Sayılı Kanunun "Tarımsal amaçlı arazi kullanım plan ve projelerine aykırılık durumunda uygulanacak cezalar ve yükümlülükler" başlıklı 20. maddesi ile "Tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmasına ve toprak koruma projelerine uyulmamasına ilişkin cezalar ve yükümlülükler" başlıklı 21. maddelerinin değiştirilmiş olduğu, "Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelik ile belirlenir." denildiği, bu kapsamda Bakanlık tarafından ilgili Yönetmeliğin çıkarılması sonrasında Kanun kapsamında gerekli iş ve işlemlerin ivedilikle yerine getirileceğinin ilgilisine bildirildiğinin belirtildiği, idarenin savunmasında, 5403 sayılı Kanunun 20. ve 21. maddeleri uyarınca işlem tesis edilmesi için uygulama yönetmeliği çıkarılmasının gerektiğinin vurgulandığı, İdare Mahkemesi kararında da, davalı idarece, davacının başvurusu üzerine (dava açıldıktan sonra) tesis edilen ... tarih ve ...sayılı işlemle 5403 sayılı Kanun kapsamında izin iptali de dahil olmak üzere yasal işlemlerin devam etmekte olduğunun bildirildiği, bu kapsamda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesi uyarınca, yargı kararı ile idarelerin işlem tesisine zorlanamayacağı ve idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği hususları gözönüne alınarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığının belirtildiği görülmektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, idari yaptırımların temel dayanağı kanunilik ilkesi olup, kanunda açıkça düzenlenmiş, çerçevesi çizilmiş, doğrudan uygulanabilir, konusu, muhatabı ve sonucu belirli bir idari yaptırım kararının verilebilmesi için bir uygulama yönetmeliğinin çıkarılmış olması gerekmemektedir. Her ne kadar davalı idarenin savunmasında 5403 sayılı Kanun'un 21. maddesine ilişkin bir uygulama yönetmeliğinin yürürlüğe girmediğinden bahisle dava konusu başvuru hakkında bir işlem tesis edilmediği ileri sürülmekteyse de, Kanunda tarım arazilerinin korunmasına ilişkin temel yükümlülüklerin açık bir biçimde düzenlendiği, uygulanabilecek yaptırımın sebebi, konusu, muhatabı ve sonucunun Kanunda çerçevesi çizilmiş bir şekilde belirlenmiş olduğu, idarenin denetim ve müdahale yetkisinin doğrudan kanundan kaynaklandığı, düzenleyici işlem eksikliğinin; kanun hükmünün uygulanmasını tamamen imkansız hale getirmiyorsa, yürürlükteki kanun hükümlerinin uygulanmamasına gerekçe oluşturamayacağı açıktır. Ayrıca, 09/12/2017 tarih ve 30265 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tarım Arazilerinin Korunması Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmeliğin dayanakları arasında, doğrudan 5403 sayılı Kanun'un 20. ve 21. maddeleri yer almıyor olmakla birlikte, 5403 sayılı Kanun ile Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmeliğin 23. maddesine dayanılarak hazırlanan Mülga Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarlık Makamının 26/04/2018 tarihli Olur'u ile yürürlüğe konulan Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Uygulama Talimatı'nın, "Tarım arazilerinin izinsiz olarak tarımsal üretim amacı dışında kullanımlarında uygulanacak cezalar ve yükümlülükler" başlıklı 17. maddesinde de, 5403 sayılı Kanun'un 20. ve 21. maddelerine göre tesis edilecek idari yaptırım kararlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme içerdiği görülmektedir. Yine, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, Devletin tarım arazilerini koruma yükümlülüğünün öncelikli olarak Anayasa'dan kaynaklandığı, bununla birlikte 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile de toprağın doğal veya yapay yollarla kaybını ve niteliklerini yitirmesini engelleyerek korunmasını, geliştirilmesini ve çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak, plânlı arazi kullanımını sağlamak ve toprak kaynaklarının bilimsel esaslara uygun olarak belirlenmesi, sınıflandırılması, arazi kullanım plânlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulması ile ilgili görev, yetki ve sorumluluklara ilişkin usul ve esaslar ile tarım arazilerinin korunmasına ilişkin yükümlülüklerinin düzenlendiği görülmektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki; idarenin, tarım alanlarının yok olmasını önlemeyi ve önemli tarım arazilerinin korunmasını amaçlayan 5403 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak tarım arazilerinin amacı dışında kullanıldığını tespit edilmesi halinde, Kanun'un 21. maddesinde yer verilen yaptırımların uygulanması hususunda, anılan maddedeki amir hükümler nedeniyle bağlı yetki içerisinde bulunduğu tartışmasızdır. Tarım dışı arazi kullanımının ihbarına ilişkin bir başvuru, genel olarak, idarenin görev, yetki ve sorumluluklarına uygun bir şekilde Kanundan kaynaklanan denetim görevinin icrası için, idareyi harekete geçirici, idarenin denetim yetkisini hatırlatıcı/uyarıcı bir işlev görmektedir. Arazinin, alınan izne uygun kullanılmadığının tespit edilmesi durumunda, 5403 sayılı Kanun'un 21. maddesinde yer verilen idari yaptırımların uygulanıp uygulanmaması konusunda idarenin takdir yetkisi bulunmamakta, uyuşmazlık konusu kullanım nedeniyle yapılan başvuru neticesinde 5403 sayılı Kanun uyarınca verilen tarımsal amaçlı arazi kullanım iznine uygun bir kullanımın bulunup bulunmadığının teknik olarak incelenmesi ve denetlemesi gerekmektedir. Şöyle ki; tarımsal amaçlı arazi kullanım izni alınmasına rağmen izne aykırı kullanımın varlığı belirtilerek, verilen iznin iptali ve ilgilisine kanunun öngördüğü yaptırımların uygulanması yönünde yapılan başvurunun zımnen reddi yolundaki işlemin yargısal denetiminde; idarenin kanunla verilmiş olan denetim görevini hukuka uygun olarak yerine getirip getirmediğinin hukuki denetimi yapılacağından, bu hukuki denetim, yargı kararı ile idarenin işlem tesisine zorlanması anlamına gelmeyecektir. Bu durumda, görülmekte olan dava açıldıktan sonraki bir tarihte tesis edilen ve söz konusu başvuru üzerine, idarenin öngörülen denetim ve incelemeyi yaptığına ilişkin bir belgeye (tutanağa/rapora) dayanmaksızın, 5403 sayılı Kanun kapsamında yasal işlemlerin devam ettiğinin bildirilmesine ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlemden söz edilmek suretiyle, İdare Mahkemesince verilen kararın gerekçesinde yer alan aksi yöndeki değerlendirmelerde hukuki isabet bulunmamaktadır. Nitekim, davalı idarece, savunma dilekçesinde yer verilen 5403 sayılı Kanunun'un 21. maddesinin uygulanmasına ilişkin yeni bir Yönetmelik ihdasına gerek duyulmaksızın, mevzuatın öngördüğü usule uygun denetimin, dava konusu idari başvurunun zımnen reddedilmesinden yaklaşık dört yıl ve görülmekte olan dava açıldıktan çok sonra, temyize cevap dilekçesi ekinde yer verilen 08/04/2025 tarihli tutanak ile dava konusu başvuruya konu tarımsal amaçlı arazi kullanım iznine aykırı kullanımla ilgili denetim yapılarak, 703,80 m2'lik kısmı için büyükbaş hayvan ahırı ve müştemilatı yapılması amacına yönelik olarak tarımsal amaçlı arazi kullanım izni verilmesi uygun görülen taşınmazın tamamının tarım dışı amaçla kullanıldığının yerinde tespit edildiği ve ilgili adına cezai müeyyide uygulanması gerektiğinin tutanak altına alındığı görülmektedir. Bu durumda, İdare Mahkemesi kararına karşı, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, davacıya tebliğ edildiğine ve idarenin öngörülen denetim ve incelemeyi yaptığına ilişkin bir belgeye dayanmayan İzmir Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemine ilişkin değerlendirme eklenmek suretiyle verilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. Öte yandan; davalı idarece, Kemalpaşa Belediye Başkanlığına hitaben yazılan ... tarih ve ... sayılı, dava konusu taşınmazda, verilen izin dışında 3 katlı yaşlı bakım evi yapıldığı ve parselin tarım dışı amaçla kullanıldığı tespit edildiğinden verilen iznin iptal edilmesi, yapının kullanımına izin verilmemesi, Belediye tarafından verilen herhangi bir işyeri açma belgesi, yapı kullanım belgesi varsa bunların iptal edilmesi gerektiğine ilişkin işlem, muhatap idare olan Kemalpaşa Belediye Başkanlığı yönünden, 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca gerekli iş ve işlemlerin yapılmasına ilişkin bir bildirim niteliği taşımakta olup, idarenin 5403 sayılı Kanun'un kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirdiği anlamına gelmemektedir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/01/2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.