Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/4527 E. 2025/7128 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/4527
- Karar No
- 2025/7128
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/4527 Karar No : 2025/7128
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Eskişehir ili, Tepebaşı ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın imar plânındaki fonksiyon dışında "açık otopark" olarak kullanılması nedeniyle, söz konusu açık otoparkın mühürlenerek faaliyetinin sonlandırılması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığının ... tarih ve E-... sayılı işlemi ile açık otopark için verilen ... tarih ve ... sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; açık otopark olarak işletilmek üzere verilen işyeri açma ve çalışma ruhsatının 31/08/2018 tarihli olduğu, bu tarih itibarıyla yürürlükte bulunan imar planlarında işyerinin bulunduğu taşınmazın "kentsel servis alanı" olarak planlandığı, işyeri açma ve çalışma ruhsatının verildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat, imar planları, plan notları ve plan lejantlarında kentsel servis alanlarının, açık otopark olarak kullanılmasını öngören herhangi bir hükmün bulunmadığı; herhangi bir alanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı amaçlar dışında kullanılamayacağı, imar planları hazırlanırken bir beldenin veya bölgenin şartları ile müstakbel ihtiyaçlar gözönünde tutularak gerekli otopark alanlarının ayrılması gerektiği hususu göz önüne alındığında, dava konusu işyeri açma ve çalışma ruhsatının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planında, "kentsel servis alanı" olarak ayrılmış bulunan bir sahanın, planda ayrıldığı amacın dışında otopark olarak kullanılması mümkün olmadığından, davacının, söz konusu açık otoparkın mühürlenerek faaliyetinin sonlandırılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin davalı idare işlemi ile ... tarih ve ... sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ruhsata konu alanın ticari bölgede yer aldığı, imar yönünden herhangi bir inşaat ruhsatı alınmadığı, söz konusu alanın ... Derneğine 22/05/2018 tarihli belediye encümen kararıyla tahsis edildiği, anılan Derneğin yazılı izni ve trafik görüşü üzerine ruhsat verildiği, yönetmelik hükümleri esas alınmak suretiyle verilen ruhsatın iptalini gerektirecek bir husus bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz." hükmüne, "Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinin 3. fıkrasında ise, "İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, bu sürelerin idari uyuşmazlıklarda, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı düzenleme altına alınmıştır. Aynı Kanun'un "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde ise, ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştay'a, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri, otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgilinin bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi kesin cevabı da bekleyebileceği, bu takdirde dava açma süresinin işlemeyeceği; ancak, bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemeyeceği, dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Bireysel idarî işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, dava açma sürelerinin hesabında, idarî işlemin ilgilisine tebliğ edildiği tarihin esas alınması gerekmekte ise de, idarece tesis edilen işlemin doğrudan tarafı olmayan ve bu nedenle de idarece yazılı bildirim zorunluluğu bulunmayan kişilerin açacakları davalarda, bu kişilerin idarî işlemi öğrenme tarihinin belirlenebildiği durumlarda, öğrenme tarihinin esas alınması gerektiği yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. Dosyanın incelenmesinden; mülkiyeti Tepebaşı Belediye Başkanlığına ait Eskişehir ili, Tepebaşı ilçesi, ... Mahallesi ... ada, ... parselde kayıtlı arsa üzerinde "açık otopark işletmeciliği" faaliyetinde bulunmak amacıyla aynı belediyeye ait ... İnşaat Turizm Sağlık Hizmet İşleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına yapılan kira sözleşmesine istinaden 31/08/2018 tarihinde işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlendiği, açık otopark işletmeciliği faaliyetinin sonlandırılması için taşınmaza yakın mesafede kapalı otopark faaliyetinde bulunan davacı tarafından 21/10/2022 tarihinde yapılan başvurunun davalı idarenin 01/11/202 tarihli işlemi ile reddedilmesi üzerine anılan işlemin ve açık otopark işletmeciliği ruhsatının iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Olayda, davaya konu edilen ruhsatın 31/08/2018 tarihli olduğu ve davacının bu ruhsatın iptali istemiyle 21/10/2022 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunduğunun görüldüğü, taşınmaza yakın mesafede kapalı otopark işletmeciliği faaliyetinde bulunduğu anlaşılan davacının, işyerinin faaliyetinden ruhsatın verildiği tarih itibarıyla haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu dikkate alındığında süresi içinde açılmayan davanın süreaşımı nedeniyle reddi gerektiği, bu durumda, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, esasının incelenmesine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 30/12/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden; mülkiyeti Tepebaşı Belediye Başkanlığına ait Eskişehir ili, Tepebaşı ilçesi, ... Mahallesi ... ada, ... parselde kayıtlı arsa alanında "açık otopark işletmeciliği" faaliyetinde bulunmak amacıyla aynı belediyeye ait ... Turizm Sağlık Hizmet İşleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına kira sözleşmesine istinaden 31/08/2018 tarihinde işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlendiği, açık otopark işletmeciliği faaliyetinin sonlandırılması için taşınmaza yakın mesafede kapalı otopark faaliyetinde bulunan davacı tarafından 21/10/2022 tarihinde yapılan başvurunun davalı idarenin 01/11/202 tarihli işlemi ile reddedilmesi üzerine anılan işlemin ve açık otopark işletmeciliği ruhsatının iptali istemiyle 20/11/2022 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Anayasa'nın 40. maddesinin 2. fıkrasında; Devletin, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu hükme bağlanmış, 125. maddesinin 3. fıkrasında da; 40. maddedeki düzenlemenin devamı niteliğinde, "İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, dava konusu işlemin tesis edildiği ve dava tarihinde yürürlükte bulunan "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, 2. fıkrasında; bu sürenin, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı, "Sürelerle İlgili Genel Esaslar" başlıklı 8. maddesinde; sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda aktarılan hükümler uyarınca; idari davalarda dava açma süresinin başlangıç tarihi; idari işlemin tebliğ, yayın veya ilan tarihidir. Ancak yasada öngörülen bu durumların söz konusu olmadığı hallerde, ilgililerin dava konusu işlemi öğrenme tarihinin iyiniyet kuralları çerçevesinde, olayın özelliği ve niteliği gözönünde tutulmak suretiyle yargı organınca belirleneceği kuşkusuzdur. İdari işlemin usulüne uygun tebliği ve bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilmesi; ilgililerin dava açma haklarını kullanmalarını ve açılan davanın da gereği gibi yargı mercileri önüne getirilebilmesini doğrudan etkiler. Öte yandan ilgililer menfaatlerinin ihlal edilmesi halinde, öğrenme tarihine göre dava açma süresi içinde idareye başvurarak verilecek ret cevabına karşı dava açabilecekleri gibi idareye herhangi bir başvuruda bulunmaksızın doğrudan iptal davası da açabilirler. İşyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkin mevzuat gereği, ruhsatın verilmesi aşamasında olduğu gibi izleyen tarihlerde de ruhsatın, gerek düzenlenmesi aşamasında gerekse işletmenin faaliyeti aşamasında mevzuata aykırılıklar nedeniyle iptalini gerektiren hususlar yönünden her zaman denetlenebileceği, aynı şekilde menfaati ihlal edilenler yönünden de ruhsat verilmesini izleyen dönemlerde de gerek ruhsatın hukuka aykırı bir şekilde verilmesi gerekse ruhsata aykırılıklar yönünden her zaman idareye başvurulabileceği gibi, doğrudan dava açılabilir. Bakılan davada, kapalı otopark işletmeciliği yapan davacı şirketin dava konusu "açık otopark" ruhsatının iptalini istemekte menfaatinin bulunduğu açık olup, davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesi, hukuka aykırı olarak verilmesi durumunda söz konusu ruhsatın denetim dışı bırakılmasına yol açacaktır. Uyuşmazlıkta; dava konusu işyeri açma ve çalışma ruhsatının muhatabının ruhsat sahibi şirket olduğu, işlemin niteliği gereği ilanı gereken bir işlem olmadığı, dava konusu işlem ilan edilmediği gibi önceden davacının öğrendiğine yönelik dosyada herhangi bir bilgi ve belgede bulunmamaktadır. Bu durumda, işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesine ilişkin işlemin, öğrenme tarihinden itibaren dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği gibi 10. madde kapsamında yapılan başvuru üzerine verilen ret cevabı üzerine de dava açılabileceği, öte yandan mülkiyet hakkını doğrudan ilgilendiren konularda, dava açma süresi geçtikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca idareye yapılacak başvuru üzerine tesis edilecek işlemlere karşı her zaman dava açılabileceğinden, olayda süreklilik arzeden otopark faaliyetinin, anılan işyerinin bulunduğu taşınmaza 50 metre (kuş uçuşu 44 metre) mesafede kapalı otopark faaliyetinde bulunan davacının mülkiyet hakkını doğrudan ilgilendirdiği açık olup, davaya konu açık otoparka ait 31/08/2018 tarihli işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali talebi ile menfaatinin ihlal edildiğinden bahisle davacı tarafından her zaman dava açılabileceği açık olduğundan, davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında davalı idareye yaptığı 21/10/2022 tarihli başvurunun reddine ilişkin 01/11/2022 tarihli işlemin iptali istemiyle 20/11/2022 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, süresinde açılan işbu davanın esasına ilişkin temyiz incelemesinin yapılması gerektiği görüşüyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair Daire kararına katılmıyorum.