Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2025/5829 E. 2025/6948 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2025/5829
Karar No
2025/6948
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/5829 Karar No : 2025/6948

TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, maliki olduğu İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, Yenimahalle, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapıya ilişkin olarak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca uygulanan imar para cezasının takip ve tahsili amacıyla tanzim edilen ... referans numaralı, 14/07/2023 vadeli ve 734.533,86 TL tutarlı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından her ne kadar ödeme emri içeriği borca konu 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca 734.533,86.-TL imar para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ... karar sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni işleminin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden ortada kesinleştiği halde vadesinde ödenmeyen bir alacaktan bahsedilemeyeceği ve imar para cezası uygulanmasına dair encümen kararının hukuka aykırı belirtilmek suretiyle dava konusu ödeme emrinin iptali talep edilmişse de, dosya kapsamında yer alan belgelerin tetkikinden; davacı adına imar para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu ödeme emrine dayanak teşkil eden ...tarih ... sayılı encümen kararının, İstanbul Belediye Başkanlığı Boğaziçi İmar Şube Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı yazısı ekinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca davacının mernis adresine, (tebliğ adresinde kimsenin bulunmaması sebebiyle mahalle muhtarına bırakılması ve buna ilişkin ihbarnamenin kapıya yapıştırılması suretiyle) 14.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği, söz konusu adresin aynı zamanda 06.03.2024 havale tarihli dava dilekçesinde belirtilen adres olduğu dikkate alındığında 14.06.2023 tarihli tebligatın usulüne uygun olduğunun kabulü gerektiği, nitekim UYAP kayıtları üzerinde yer alan verilerin tetkikinden; davacı tarafından ödeme emri içeriği borca konu imar para cezasının (3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca 734.533,86-TL imar para cezası uygulanmasına ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni'nce tesis edilen ... tarih ve... karar sayılı işlem) iptali istemiyle Mahkemelerinin E... sayılı dosyasında açtığı davada, Mahkemelerince yapılan yargılama neticesinde 23/05/2025 tarih ve K....sayılı kararı ile davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği görülmüş olup, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 58.maddesinde, ödeme emrine karşı ileri sürülebilecek iddiaların "böyle bir borcun olmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı" şeklinde sınırlandırılmış olması ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların da bu kapsamda olmadığının anlaşılması nedeniyle, yapılan tebliğe rağmen süresi içerisinde ödenmediği görülen imar para cezasının vadesi içerisinde ödendiğine dair bir iddia da bulunmadığından, bununla birlikte söz konusu imar para cezasına karşı dava açılmasının tahsil işlemlerini durduracağı yönünde yasal bir düzenleme de olmadığından, vadesinde ödenmeyen 734.533,86-TL tutarındaki imar para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dayanak encümen kararına karşı açılan davanın derdest olduğu, henüz kesinleşmediği, bunun sonucunun beklenmesi gerektiği, dava konusu işlemin ve dayanak encümen kararının usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE : Dosyanın ve Dairemizin E:2025/5826 (dava konusu işleme dayanak encümen kararının iptali istemiyle açılan) sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden; dava konusu ödeme emrine dayanak encümen kararının iptali istemiyle açılan davada; davanın süre aşımı yönünden reddine dair verilen idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Dairemizin 24/12/2025 tarih ve E:2025/5826, K:2025/6947 sayılı kararıyla bozulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu işleme dayanak encümen kararının iptali istemiyle açılan dava dosyasında, Dairemizin bozma kararı sonrasında yeniden verilecek kararın sonucuna göre, bakılan işbu davada yeniden karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerekmektedir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye...'nin gerekçe yönünden karşı oyu ve oyçokluğuyla, esas yönünden oybirliğiyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 24/12/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY :

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun Tebligatın Yapılması başlıklı 1. maddesinde (Değişik: 11/1/2011-6099/1 md.) Kazaî merciler, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır. Tebligatın memur vasıtasiyle yapılması başlıklı 2. maddesinde, Diğer kanunlarda özel hüküm bulunması halinde veya tehirinde zarar umulan işlerde veya aynı yerde bulunan 1 inci maddede yazılı daire ve müesseseler arasında veya bu daire ve müesseselerde bulunan şahıslara yapılacak tebligat, kendi memurları veya mahalli mülkiye amirinin emriyle zabıta vasıtasıyla yaptırılır. Dava, İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ..., ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan davacının maliki olduğu yapıya ilişkin olarak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca verilen imar para cezasının takip ve tahsili amacıyla davacı adına tanzim edilen ... referans numaralı, 14/07/2023 vadeli ve 734.533,86 TL tutarlı ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır. Dosyanın ve Dairemizin E:2025/5829 sayılı (dava konusu işleme dayanak encümen kararına karşı açılan) dava dosyasının birlikte incelenmesinden; dava konusu ödeme emrine dayanak encümen kararının davacıya tebliğine ilişkin 14/06/2023 tarihli ihbarname ve Tebellüğ İlmuhaberi evrakının, Zabıta ve memur imzası ve davacının adreste bulunamadığı kaydı ile, 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine istinaden Mahalle Muhtarlığına bırakıldığı, ihbarname ekindeki fotoğraftan, ihbarnamenin davacının konutunun kapısına yapıştırıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, dava konusu ödeme emrine dayanak, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacıya para cezası verilmesine ilişkin encümen kararının tebliğinin, yukarıda Kanun hükmüne yer verilen 'tehirinde zarar umulan işlerden' sayılamayacağı, bunun haricinde, davalı idare tarafından, hangi yasal gerekçeye dayanarak tebligatın memur eliyle yapılması yoluna gidildiğine ilişkin, dava dosyalarında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu işleme dayanak, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacıya para cezası verilmesine ilişkin encümen kararının tebliğinin, yukarıda yer verilen 7201 sayılı Kanun'un 2. maddesi hükmü uyarınca, Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü vasıtasıyla yapılması gerektiğinden, usulüne uygun olarak yapılmayan tebligat sonrasında davacının öğrenme tarihinden itibaren, encümen kararının iptali istemiyle açılan davanın süresinde olduğu kabul edilerek ilgili dosyada uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verildikten sonra, ödeme emrinin iptali istemiyle açılan işbu dava dosyasında da yeniden karar verilmesi gerektiğinden, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın belirttiğim gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla, Dairemiz kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2025/5829, K. 2025/6948, T. 24.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2025-5829-e-2025-6948-k-6f78569a7b5f