Danıştay · 10. Daire

Danıştay 10. Daire 2022/6895 E. 2025/6681 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/6895
Karar No
2025/6681
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/6895 Karar No : 2025/6681

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendi adına asaleten ... adına velayeten ... VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...

2- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 17/02/2016 tarihinde, Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... semti, ... Sokak'ta gerçekleştirilen terör saldırısı sonucunda yakınları ...'ı kaybeden davacılar tarafından, olayda idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık; kızı ... için 51.000,00 TL (miktar artırımı ile 263.388,26 TL), eşi ... için 51.000,00 TL (miktar artırımı ile 817.289,83 TL) maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte ve her biri için ayrı ayrı 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda idarenin sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle; maddi tazminat yönünden; yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen hesap raporunun hükme esas alınabilecek yeterlikte olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile 102.000,00 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 15/12/2016 tarihinden itibaren, miktar artırım dilekçesi ile artırılan 488.620,92 TL maddi tazminatın ise miktar artırım dilekçesinin Mahkeme kayıtlarına girdiği 22/04/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat yönünden; davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile takdiren kızı ... için 70.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 15/12/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; manevi tazminata ilişkin kısım yönünden tarafların istinaf başvurularının reddine, maddi tazminatın reddine ilişkin kısım yönünden davacıların istinaf başvurusunun reddine, 488.620,92 TL olarak hükmedilen maddi tazminat tutarının 437.671,92 TL olarak düzeltilmesine, davacıların istinaf başvurusunun miktar artırım dilekçesiyle artırılan maddi tazminat tutarına işletilen yasal faizin başlangıç tarihi yönünden kabulüne, 437.671,92 TL olarak düzeltilen maddi tazminat tutarının tamamının idareye başvuru tarihi olan 15/12/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yetersiz olduğu, hükmedilen tazminata olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, enflasyon nedeniyle hesaplanan maddi tazminat tutarı gerçeği yansıtmadığından yeniden hesap raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, zarara neden olan olayın idarenin sorumluluğunu gerektirecek bir olay olmadığı terör eylemi niteliğinde olduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğu, manevi tazminata faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının idareleri aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı Milli Savunma Bakanlığı tarafından, davacıların karşılanmamış maddi zararları bulunmadığından maddi tazminat istemlerinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, meydana gelen zarar ile idari eylem /eylemsizlik arasında illiyet bağı mevcut olmadığından idarenin sorumluluğunun bulunmadığı, manevi tazminata olayın özellikleri dikkate alınarak hükmedilmesi gerektiği, harçtan muaf olduklarından idareleri aleyhine harca hükmedilemeyeceği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının idareleri aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar ve davalı Milli Savunma Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının onanması, maddi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : 17/02/2016 tarihinde, Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... semti, ... Sokak'ta gerçekleştirilen terör saldırısı sonucunda yakınları ...'ı kaybeden davacılar tarafından, olayda idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un (olay tarihinde yürürlükte olan haliyle) ''Aylık bağlanması'' başlıklı 4. maddesinde, bu Kanun kapsamına girenlerden, ölenlerin kendilerine bağlanması gereken görev malullüğü aylığının, dul ve yetimlerine intikal ettirileceği, bu madde gereğince ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıkların % 25 oranında artırılmak suretiyle ödeneceği; "Nakdi tazminat ve aylığın etkisi" başlıklı 6. maddesinde ise, bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminatın, uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığı olduğu; yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı idarelerin ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu Kanun hükümleri uyarınca ödenen nakdi tazminatın göz önünde tutulacağı hükme bağlanmıştır. Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Kanun'un 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." kuralı yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, yukarıda belirtilen kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının Maddi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi: Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Milli Savunma Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, olayda şehit olan işçi ...'ın kanuni yakınlarına 84.376,15 TL nakdi tazminat (... + ... için toplam 59.063,31 TL) ödenmesine karar verildiği, yine aynı kararda müteveffanın kanuni yakınlarına Sosyal Güvenlik Kurumunca kendi mevzuatına göre aylık bağlanması halinde bu aylığın 2330 sayılı Kanun'un 4. ve ilgili yönetmeliğin 9. maddesi uyarınca %25 artırılarak ödenmesi gerektiği, buna yönelik işlemlerin yerine getirilmesinde değerlendirilmek üzere kararın bir nüshasının Sosyal Güvenlik Kurumu'na gönderilmesine karar verildiği görülmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumunun 28/05/2019 havale tarihli ara karar cevabına göre, hak sahiplerine ...'ın vefatından dolayı, ölüm aylığı ve iş kazası ölüm geliri bağlandığı belirtilmiştir. Bölge İdare Mahkemesince hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararına esas alınan bilirkişi raporunda; 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca davacılara ödenen nakdi tazminat tutarının rapor tarihine güncellenmiş değerinin hesaplanan maddi tazminat tutarlarından mahsup edilmediği, SGK tarafından davacılara bağlanan aylık ve gelirlerden, iş kazası ölüm gelirlerinin kısmen veya tamamının (Rücuya tabi olup olmadığı SGK'na sorularak, rücuya tabi ise rücuya tabi kısmının), ölüm aylıklarının ise 2330 sayılı Kanun uyarınca %25 artırımlı kısmının mahsup edilmesi gerekirken, ölüm aylıklarının 2330 sayılı Kanun uyarınca %25 artırımlı kısmının mahsup edilmediği(Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 31/01/1986 tarih ve E:1985/9-853 ve K:1986/67 sayılı kararında da iş kazasında ölenin hak sahiplerine "iş kazası sigortası"ndan bağlanan aylıklar destekten yoksun kalma tazminatından düşülebilirken "ölüm sigortası"ndan bağlanan aylıkların tazminattan düşülemeyeceği belirtilmiştir.), yine Dairemiz içtihadı doğrultusunda ...'ın müteveffa babasından 25 yaşına kadar destek göreceği varsayımıyla destekten yoksun kalma hesabı yapılması gerekirken 22 yaşına kadar destek göreceği varsayımıyla hesaplama yapıldığı, öte yandan hesaplamada müteveffanın anne ve babasına pay ayrılmadığı (Anne ve babanın hayatta olup olmadığı tespit edilerek) ve müteveffanın yaşasaydı en az bir çocuğa daha sahip olacağı hususunun dikkate alınmadığı anlaşıldığından, bilirkişi raporunun bu haliyle hükme esas alınabilecek mahiyette olmadığı görülmektedir. Bu kapsamda, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca davacılara ödenen nakdi tazminatın rapor tarihine kadar yasal faiz uygulanarak güncellenmiş değeri ile SGK tarafından davacılara bağlanan aylık ve gelirlerden, iş kazası ölüm gelirlerinin rücuya tabi kısmının, ölüm aylıklarının ise 2330 sayılı Kanun uyarınca %25 artırımlı kısmının olay nedeniyle sağlanan yarar niteliğinde olduğu kabul edilerek, hesaplanan maddi zarar tutarından düşülmesi gerekmektedir. Öte yandan, işleyecek aktif dönem ve pasif dönem yönünden yapılacak maddi tazminat hesabında bilinen en son aylıklar (ölüm aylığının %25 artırımlı kısmı) ve gelirler(iş kazası ölüm gelirleri) %10 artırılarak ve %10 iskontoya tabi tutularak (progresif rant yöntemi) olay nedeniyle sağlanan yararların toplam tutarı hesap edilmelidir. Bu itibarla, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararının maddi tazminata ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının manevi tazminata ilişkin kısmının ONANMASINA, maddi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/12/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 10. Daire, E. 2022/6895, K. 2025/6681, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-10-daire-2022-6895-e-2025-6681-k-93b09a4ef112