Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/96 E. 2026/92 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/96
Karar No
2026/92
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 41. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/96 - 2026/92 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 41. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/96 KARAR NO : 2026/92 (İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİ)

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/04/2024 NUMARASI : 2023/344 E. - 2024/179 K. DAVACILAR : 1- 2- VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 2 - VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/04/2024 tarih ve 2023/344 E. - 2024/179 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı şirketin 2022/010213 sayılı "..." ibareli markanın 12, 35, 36, 37 ve 39. sınıflarda adına tescili başvurusuna yönelik müvekkillerinin "..." ve "..." markalarına dayalı olarak itiraz ettiğini, müvekkillerinden ...'in itirazının reddedildiğini, diğer müvekkili ... A.Ş.'nin itirazının ise kısmen reddedildiğini, oysa davalının başvurusu ile müvekkillerine ait markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalı markasının müvekkiline ait ticaret unvanını, internet alan adı veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içerdiğini, müvekkillerine ait markaların tanınmış marka vasfında olduğunu ve davalı başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2023-M-5232 sayılı kararının iptalini ve tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka ile davacılardan ... A.Ş.'nin itiraza dayanak markası arasında "..." ibaresinin ortaklığı nedeniyle görsel, işitsel ve kavramsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, zira başvuru görselindeki "..." ibaresinin davacının bu ibareyi içeren markası ile çok yakın düzeyde birbirine benzer ve bağlantılı bir marka olduğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının başvuru markasını gördüğünde, derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının "..." ibaresini içeren markasından farklı bir marka olduğunu algılamayacağı, her iki markanın aynı işletmenin markası veya idari-mali anlamda bağlantılı işletme markaları olarak algılayabileceği, buna karşılık davaya konu marka ile diğer davacı ... A.Ş.'nin "..." ibareli markaları arasında benzerlik bulunmadığı, tanınmışlığa dayalı tescil engeli koşullarının gerçekleşmediği ve başvurunun kötü niyetle yapıldığına ilişkin somut olguların ortaya konulamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu markanın kapsamında bulunan 12, 35, 37 ve 39. sınıflardaki hizmetlerin müvekkili ... A.Ş.'nin redde gerekçe hizmetleri ile benzer/ilişkili olduğu, müvekkil şirketin markaları ile davaya konu markanında esas unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, bu sebeple müvekkil markalar ile davaya konu markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğunu, yine davaya konu markadaki "..." harflerinin diğer müvekkili ...'in "..." markasının sessiz harflerinden oluştuğunu, davaya konu markanın "..." markasından türetilen "..." markası ile benzer görülürken "..." markası ile benzer görülmemesinin çelişkili olduğunu, müvekkillerinin gerek "..." gerekse de "..." markalarının tanınmış marka vasfında bulunduğunu, davaya konu markanın tescilinin davalı şirketin haksız kazanç elde etmesine ve müvekkillerinin markalarının ayırt ediciliği ile itibarının zedelenmesine neden olacağını, müvekkili ... A.Ş.'nin ticaret unvanı ve tescilli alan adının "..." ibaresini haiz olması nedeniyle SMK'nın 6/6 koşullarının gerçekleştiğini ve müvekkilinin markasına aynıyet derecesinde benzer marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın her iki müvekkili yönünden tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ...vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..." ibareli başvuru ile davacıya ait "..." ibareli itiraza dayanak markanın farklı mal/hizmetlerde kullanılacağı hususu nazara alındığında markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, kaldı ki, markalar arasında benzer bulunan emtiaların idari aşamada kurum tarafından çıkarıldığını ve kalan mal ve hizmetler yönünden benzerlik bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... İnşaat A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin öncelik hakkının bulunduğunu, zira 2013/77845 sayılı "..." markasının 01, 02, 03, 04, 05, 08, 10, 11, 12, 13, 15, 17, 19, 22, 23, 24, 27, 28, 31, 32, 33, 34, 38, 40, 41, 42, 44 ve 45 2015/38585 sayılı "... ..." markasının 37, 39, 40, 2009/28052 sayılı "..." markasının 36, 37, 39 ve 43 sınıflarda tescilli olduğunu ayrıca 2014/40101 sayılı "... ", 2014/40223 sayılı "... ", 2015/38619 sayılı "...", 2014/47082 sayılı "... ", 2014/47043 sayılı "...", 2015/38608 sayılı "... ", 2014/40252 sayılı "...", 2014/40238 sayılı "... ", 2014/47053 nolu "... ", 2014/40203 sayılı "... ", 2014/40231 sayılı "... ", 2014/40155 sayılı "... ", 2013/49721 sayılı "... ", 2014/40088 nolu "... ", 2013/77845 sayılı "..." ve 2009/28052 sayılı "..." ibareli markalarının tescilli olup bu markaların fiilen kullanıldığını, bu itibarla müvekkilinin "..." markaları yönünden mutlak hak sahibi olduğunu, davanın tümden reddi gerektiğini ileri sirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiş, ayrıca ... yönünden davanın reddi ile birlikte AAÜT uyarınca belirlenen 25.500,00 TL ücreti vekaletinin yalnızca davalı kuruma verilmesine dair hükmün doğru olmadığını müvekkili lehine de vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre " ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet " ..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, her iki markanın asli unsuru "..." ibaresinden oluştuğundan markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, oluşan bu benzerliğin yanında emtia benzerliğinin gerçekleştiği mal ve hizmetler itibariyle bütünsel algıda markaların ortalama tüketiciler tarafından karıştırılmasına neden olacağı, davacı ... A.Ş.'nin ticaret unvanına bağlı tescil engelinin 37 ve 39. sınıftaki bir kısım hizmetler için gerçekleştiği, buna karşılık davaya konu marka ile diğer davacı ...'e ait "..." ibareli markalar arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığından bu davacıya ait marka ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, dayanak markaların tanınmış olduğuna ilişkin iddiaların kanıtlanmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının ispat edilemediği ve AAÜT uyarınca taraflar lehine hükmedilen vekalet ücretinin kabul/ret oranına uygun olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacılar ile davalı ... ve davalı ... A.Ş. Vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca davacılar ve davalılardan ayrı ayrı alınması gereken 732,00'er-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacılar ve davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar-TL'nin davacılar ve davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacılar ve davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/96, K. 2026/92, T. 23.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-96-e-2026-92-k-88ba56f155f4