Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/935 E. 2026/1239 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/935
- Karar No
- 2026/1239
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/935
KARAR NO : 2026/1239
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/01/2026
NUMARASI : 2023/940 Esas - 2026/18 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/12/2023
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/06/2026
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davacının, davalı şirketten hakediş konusu fatura alacağı nedeniyle 12.09.2022 - 07.11.2022 tarihleri arasında 8 adet fatura düzenlendiğini, söz konusu faturaların davalı tarafından kabul edildiğini, fatura bedelleri karşılığı borcun bir kısmını davacıya ödediğini, ancak bakiye 214.165,56-TL alacağın davalı tarafından ödenmediğini, davalı aleyhine İstanbul Anadolu 5. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden borçlu aleyhine icra takibi başlatmış ise de davalının takibe itiraz ettiğini, huzurda dava açılmadan evvel davalı tarafından borcuna karşılık 100.000-TL'lik çek verildiğini, işbu çek davacı tarafından tahsil edildiğinden icra takibiyle temerrütte düşen davalının çekin tahsil tarihi ile takip tarihi arasında işleyen faize ilişkin hakları baki kalmak üzere yapılan kısmi ödemenin alacaktan mahsup edildiğini, bakiye 114.165,56-TL için itirazın iptali davasının açıldığını, icra masraf ve vekalet ücreti yönünden takip tutarı ana paranın tümünün dikkate alınması talep edildiğini belirterek, itirazın iptali ile davanın kabulüne, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, taraflarınca kabul edilen fatura adedi 8 değil 7 olduğunu, sevkiyatlarda sorun yaşadıklarından eksik ve hatalı ürün teslimatı yapıldığından davacıya iade faturası düzenlendiğini, ... tarafından ürünler şirket adresinden kendisi tarafından teslim alınıp teslim aldığına dair belgenin imzalatıldığını, iade edilen malzemelerle ilgi evrakının mevcut olduğunu, buna rağmen eksik hatalı ürünlerin iadesini kabul etmeyip tekrar davacı tarafından davalıya satış faturası oluşturulduğunu, satış faturasında belirtilen malzemelerin davalıya teslim edilmediğini, hayali bir fatura olduğunu, davacıya verilen 100.000-TL düşülmeden icra takibi yapıldığını, davalı şirkete 49.829,96-TL borçları bulunduğunu, bakiye borcun ödenmesi için davacı tarafından kendilerine Ocak/2024 ay sonuna kadar süre tanındığı belirterek, davanın reddine karar verilerek %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; alınan bilirkişi 2. ek raporunda özetle; "..davacının 27/04/2024 icra takip tarihi itibariyle davalıdan 214.165,56-TL alacağı bulunduğu,davalının icra takibinden önce temerrütte düşürülmediği" şeklinde rapor sunulduğu taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunun her iki tarafın ticari defterlerindeki kayıtlardan anlaşıldığı, davacı tarafından 214.165,56-TL asıl alacak ve 13.495,37-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 227.660,93-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı ancak davadan önce davalının 100.000-TL ödeme yaptığı, bu ödemenin öncelikle TBK 100. maddesi gereğince faiz ve takip masraflarına mahsup edilmesi gerektiği, 17.09.2025 tarihinde alınan ek bilirkişi raporuna göre TBK 100 maddesi dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre göre davacının dava tarihi itibariyle 171.597,71-TL alacaklı olduğu, davacının ise bu miktardan daha azı olan 114.165,56-TL asıl alacak üzerinden davayı açtığı, davanın kabulü ile; davalının İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın 114.165,56-TL üzerinden iptaline, 114.165,56-TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davadan sonra yapılan 49.829,96-TL ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı; faturalar tek başına teslimi ispat etmediğini, dosyada imzalı irsaliye, teslim tutanağı veya kargo teslim belgesi bulunmadığını, teslim ispatlanmadan alacak kabul edilemeyeceğini, ticari defterler tek taraflı kayıt olduğunu, defter karşılaştırması yapılmadan hüküm kurulması HMK kapsamında eksik inceleme olduğunu, teslim, mahsup ve ödeme tartışmalı olduğundan alacağın likit olmadığını, %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu 100.000-TL ödemenin hangi borca ilişkin olduğu araştırılmadan TBK'nın 100 maddesi uygulandığını, borçlunun mahsup iradesi dikkate alınmadığını, temerrüt şartları oluşmadan faiz yürütülmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede borçlunun itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamışken itiraza konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak, dava açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle duran takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşeceğine göre gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar olmayacaktır. Bunun gibi, takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenen miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yarar yoktur. (Yargıtay HGK'nın 2017/11-80 Esas, 2017/889 Karar sayılı ve 03/05/2017 tarihli; 2011/19-532 Esas, 2011/640 Karar sayılı ve 19/10/2011 tarihli; 2011/13-29 Esas, 2011/56 Karar sayılı ve 09/02/2011 tarihli kararları) İcra takibine başlanılmasından sonra, itirazın iptali davasının açıldığı tarihten önce TBK'nın 100. maddesine göre, yapılan kısmi ödemelerin öncelikle takipten önce ki işlemiş faiz +takipten ödemeye kadar işleyecek faiz, icra vekalet ücreti, harç ve takip masraflarına mahsup edilmesi gerekir.
Davacı ise dava tarihinden evvel yapılan ödemeyi alacak tutarından düşerek bakiye asıl alacağa itirazın iptalini istemiş olmakla bu işlem borçlu yararınadır. Takipte kısmi ödemeyi asıl alacaktan düştükten sonra dava dilekçesinde icra takip tutarından ferilerin hesaplanması talep edilmiş ise de bu miktarlar için kabul kararı verilmemiş, davacı tarafça istinafa gelinmemiştir. Bir fatura dışında tarafların ticari defterlerinin mutabık olduğu, davalı tarafından düzenlenen bir adet iade faturasının davacının ticari defterlerinde kayıtlı ise de davalı tarafça sunulan iade teslim tutanakları içeriği adedin iade faturası içeriğini karşılamadığı gözetildiğinde davacının 07.11.2023 tarihli faturası nedeniyle davalının sorumluluğuna karar verilmesi yerindedir. Bu halde TBK 100 hesaplamasına gerek olmadan bakiye kalan alacak için itirazın iptaline ve kalan alacağın likit olduğu gözetilerek davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Davalı vekili ticari defterlerin karşılaştırılmadığını ileri sürmüş ise de tarafların ticari defterlerinde inceleme yapılarak kök ve iki ek rapor alınmış olup, takipte ticari temerrüt faizi talep edilmiş olup, avans faizine tekabül ettiği, takipten evvel ki işlemiş faize hükmedilmediği, yalnızca kalan asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiği,avans faizi oranlarının fahiş olduğunun dinlenemeyeceği, TBK 100 uygulamasının hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de TBK 100 hesaplamasına gerek olmadığı gibi,hesap yapılmış ise de talebi bağlı olarak bu yönde verilen bir karar da bulunmadığı, kalan bakiye alacaktan davalının sorumlu olduğu gözetildiğinde itirazın kısmen iptaline ilişkin hükme yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, karara ilişkin istinaf nedenleri yerinde olmayan davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 7.798,65-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.949,66-TL harcın mahsubu ile kalan 5.848,99-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 443-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/06/2026