Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/882 E. 2026/948 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/882
Karar No
2026/948
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/882 Esas 2026/948 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/882 KARAR NO : 2026/948

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 27/03/2026 NUMARASI : 2026/87 Esas 2026/273 Karar

DAVA TARİHİ : 29/01/2026 KARAR TARİHİ : 13/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/07/2026

Taraflar arasındaki şirkete kayyım atanması istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı Fer'i müdahil tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti'nin iki ortaklı olduğunu, şirketin %40 hisseli ortağı ve diğer ortakla birlikte müştereken temsil yetkisi bulunan müdürler kurulu başkanı olduğunu, diğer ortak ve müşterek temsilci ...'un, 04/11/2025 tarihinden itibaren hal ve tavırları nedeniyle ortaklar arasında uyuşmazlık oluştuğunu, şirketin işlemez hale geldiğini, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/832 Esas sayılı dosyasında fesih istemiyle dava açıldığını, tarafından, ortak ve temsilci ...'un temsil yetkisinin kaldırılması için Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/992 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, davaların derdest olduğunu, bu süreçte diğer ortak ...'un anne ve babasına ait ... A.Ş. Tarafından, davalı şirket aleyhinde Ankara 6.Genel İcra Dairesi'nin 2024/2466 nolu dosyasında ilamsız takip başlatıldığı, yine İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün 2026/947 Esas nolu dosyası ile ... ...Ltd. Şti. tarafından da davalı şirket aleyhinde ilamsız takip başlatıldığını, iş bu takiplere itiraz için diğer ortağa bildirimde bulunduğu halde, bu konudan talebin cevapsız kaldığını, bu nedenle 7 günlük süre içerisinde yalnızca bir temsilcinin dosyalara itiraz etmek zorunda kaldığını belirterek; öncelikle Ankara 6. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/2466 Esas sayılı ve İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün 2026/947 Esas sayılı dosyalarında şirketi temsil etmek, ayrıca itiraz nedeniyle zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde ve bu icra takiplerine ilişkin itirazın iptali/kaldırılması davalarında şirketi temsil etmek üzere ...'ın aksi halinde ise üçüncü bir kişinin temsil kayyımı olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür. Fer'i müdahil ... tarafından sunulan fer'i müdahale dilekçesinde özetle; bahsedilen dosyalarda, şirketin ticarı defter ve kayıtlarının davacı ortak tarafından alınıp götürüldüğünü, kendilerine ibraz edilmediği için inceleme yapılamadığından sözü edilen takip dosyaları yönünde itiraz etmenin yerinde olup olmadığını tetkik edemediklerini, itiraz edip edilmemesi yönünden tereddüt oluştuğunu ve icra inkar tazminatı ile karşılaşmamak için itiraz edilmediğini, ayrıca davalı şirket ile arasında herhangi bir menfaat çatışması olmadığını, ancak davacı ile husumetleri olduğunu belirterek; mahkemece kayyım atanması gerektiğine karar verilmesi halinde, öncelikle ...'un, aksi halde ise bir hukukçunun kayyum olarak atanmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; icra takip dosyalarında, borçlu konumunda bulunan ... İnş. Taah. Ve Tic. Ltd. Şti'nin, ortağı ve aynı zamanda müşterek temsilcileri olan ... ve ... arasında husumet bulunduğu, bu nedenle sözü edilen takip dosyalarında şirketi temsile yetkili vekil vs atanamadığı, savunma yapılamadığı, itirazı edilemediği, şirketin haklarının korunması için taraflar dışında, tarafsız ve hukukçu bir kişinin şirkete temsil kayyım olarak atanması gerektiği gerekçesiyle; " davanın kabulü ile Ankara 6. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/2466 E. Sayılı ve İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğünün 2026/947 E. Sayılı dosyalarında şirketi temsil etmek üzere ve dosyalarda itiraz halinde, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde ve bu icra takiplerine ilişkin itirazın iptali/ kaldırılması dosyalarında, ... İnş. Taah. Ve Tic. Ltd. Şti. yi temsil edilmek ve bu işlemlerle sınırlı olmak üzere, temsil kayyımı olarak Ankara Barosu Avukatlarından Av. ...'ın (TC.No:...) atanmasına, temsil kayyımına emek ve mesaisine karşılık her bir dosya yönünde 100.000,00 er TL den toplam 200.000,00TL ücret taktirine, kayyım ücretinin davacı tarafından dosya depo edilmesine, kayyıma ücretinin göreve başlanıldıktan sonra aşamalı olarak ödenmesine, karar kesinleştiği ve ücret depo edildikten sonra görev tevdii için kararın temsil kayyımına tebliğine, temsil kayyımının işbu dosya ve işlemlerle sınırlı atandığına ilişkin kararın ilanı için Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine" dair karar verilmiş, karara karşı fer'i müdahil tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Fer'i müdahil istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket yönetim organı içerisindeki husumet iddiasının gereği gibi araştırılmadığını, ücret talebi olmayan fer'i müdahil HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; davalı ... .... Ltd. Şti. ortakları arasındaki husumet nedeniyle anılan şirket aleyhine Ankara 6. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/2466 E. sayılı ve İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün 2026/947 E. sayılı takip dosyalarında başlatılan takiplerde, şirketi temsil etmek, ayrıca itiraz nedeniyle itirazın iptali davaları yönünden başvurulacak zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde ve itirazın iptali/kaldırılması davalarında şirketin menfaatlerinin korunması amacıyla temsil kayyımı atanması istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Gerek 6102 sayılı TTK ve gerekse özel yasalarda limited şirkete temsil kayyımı, atanmasına ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte 6102 Sayılı TTK'nun 1. maddesinde "Türk Ticaret Kanununun, Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir parçası" olduğuna ilişkin hükmü karşısında konu ile ilgili 4721 Sayılı TMK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Somut olayda; davacı yan, hissedarı olduğu davalı şirketin, iki ortaklı bulunup şirketin %40 hisseli ortağı ve diğer ortakla birlikte müştereken temsil yetkisi bulunan müdürler kurulu başkanı olduğunu, diğer ortak ve müşterek temsilci ...'un, 04/11/2025 tarihinden itibaren hal ve tavırları nedeniyle ortaklar arasında uyuşmazlık oluştuğunu, şirketin işlemez hale gelmesi üzerine Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/832 Esas sayılı dosyasında fesih istemiyle dava açtığını, yine ortak ve temsilci ...'un temsil yetkisinin kaldırılması için Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/992 Esas sayılı dosyasında dava açtığını, bu davaların derdest olduğunu, bu süreçte diğer ortak ...'un anne ve babasına ait ... A.Ş. tarafından, davalı şirket aleyhine Ankara 6.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/2466 nolu dosyasında ve ......Ltd. Şti. tarafından İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün 2026/947 Esas nolu dosyasında davalı şirket aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, iş bu takiplere itiraz için diğer ortak ...'a bildirimde bulunduğu halde, talebin cevapsız kaldığını, 7 günlük süre içerisinde yalnızca bir temsilcinin dosyalara itiraz etmek zorunda kaldığını ileri sürerek öncelikle Ankara 6. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/2466 Esas ve İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün 2026/947 Esas sayılı dosyalarında şirketi temsil etmek, ayrıca itiraz nedeniyle zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde ve bu icra takiplerine ilişkin itirazın iptali/kaldırılması davalarında şirketi temsil etmek üzere ...'ın aksi halinde ise üçüncü bir kişinin temsil kayyımı olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davaya Fer'i Müdahale talebinde bulunan davalı şirketin diğer ortağı ve müşterek temsilcisi ... tarafından da kendisinin, davalı şirkete kayyım olarak atanması yönünde talepte bulunulduğu görülmüştür. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre davalı şirketin müşterek yetkili temsilcileri ... ile ... arasında husumet oluştuğu, bu nedenle davalı şirket aleyhine yapılan takiplere itiraz edilemediği, şirketi temsilen vekil atanamadığı, şirket aleyhine yapılan takip ve açılacak davalarda savunma yapılamadığı anlaşıldığından davalı şirketin haklarının korunmasını sağlamak üzere müşterek yetkili şirket ortakları / temsilcileri dışında tarafsız hukukçu bir bilirkişinin şirkete temsil kayyımı olarak atanması gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile davalı şirkete, Ankara 6. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/2466 E. sayılı ve İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün 2026/947 E. sayılı dosyalarında şirketi temsil etmek üzere ve dosyalara itiraz halinde, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde ve bu icra takiplerine ilişkin itirazın iptali/ kaldırılması dosyalarında, ... İnş. Taah. Ve Tic. Ltd. Şti. temsil edilmek ve bu işlemlerle sınırlı olmak üzere, temsil kayyımı olarak Ankara Barosu Avukatlarından Av. ...'ın atanmasına yönelik karar verildiği anlaşılmaktadır. Davaya davalı şirket yanında Fer'i Müdahil olduğu anlaşılan ortak/ müşterek temsilci ... tarafından, husumetin gereği gibi araştırılmadığı, kendisinin de davalı şirkete kayyım olarak atanabileceği iddiasıyla kayyıma yönelik istinaf itirazında bulunulduğu, bir başka deyişle istinaf itirazının temsil kayyımı atanmasına olmayıp atanan temsil kayyımına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. HMK'nun "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin 1. fıkrası, "İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir: a)Nihai kararlar. b)İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar." hükmünü içermektedir.

Temsil kayyımının isminin belirlenmesi ilk derece mahkemesinin görevi alanında olup temsil kayyımının belirlenerek belirlenen kişinin atanmasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararı istinafa tabi bir karar niteliğinde olmadığı gibi ilk derece mahkemesince talep üzerine temsil kayyımı duruma göre her zaman değiştirilebilecektir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen karar atanan temsil kayyımı yönünden HMK'nun 341/1 maddesinde düzenlenen istinaf yoluna başvurulabilen kararlar niteliğinde olmadığından, dahili fer'i müdahil vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Fer'i Müdahil ...'un istinaf başvurusunun, HMK'nun 341. maddesi gereğince istinafa tabi karar bulunmadığından HMK'nun 352/(1)-b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2-İstinafa başvuran Fer'i Müdahil ... tarafından yatırılan 732,00-TL istinaf karar harcı ve 2.002,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde kendisine iadesine, 3-Fer'i Müdahil ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nun 362(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.13/07/2026

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/882, K. 2026/948, T. 27.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-882-e-2026-948-k-bb1ea54d2117