Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/846 E. 2026/1125 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/846
Karar No
2026/1125
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/846 - 2026/1125 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/846 KARAR NO : 2026/1125

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/03/2026 NUMARASI : 2026/171 Esas - 2026/179 Karar

DAVACI : VEKİLLERİ : Av. (e-tebligat)

DAVALI : 1- DAVALI : 2- VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 02/07/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 13/07/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.12.2024 tarihinde davacıya ait araç, sürücü...'ün sevk ve iradesinde iken davalı ...... Limited Şirketi'ne ait olup sürücü ... tarafından sevk ve idare edilen araçla çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasarlandığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL araç mahrumiyet bedeli tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Tic. Ltd. Şti. yetkilisi cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın görevsiz mahkemede açıldığı tarihte açılmış sayılacağından sonradan düzenlenen ara buluculuk tutanağının usuli eksikliği tamamlamadığı, sonradan tamamlanabilecek dava şartı olmadığı, dava açılmadan önce ara buluculuğa başvurulmadan ve neticesi beklenmeden dava açılamayacağından TTK'nın 5/A ve 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi göndermesi ile HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/147 E. Sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararı sonucu Asliye Ticaret Mahkemesinde dava şartı olan arabuluculuk şartının, dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesinden önce yasal süre içerisinde yerine getirildiğini, 27/02/2025 tarihinde Büro Dosya Numarası 2025/20183 ve Arabuluculuk Dosya Numarası 2025/215558 sayılı arabuluculuk dosyasına ilişkin arabuluculuk anlaşamama son tutanağının imzalı halinin dosyaya sunulduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, görevsizlik kararı verilmesinden sonra görevli mahkemece işin esasına girilmeden önce arabuluculuk dava şartının tamamlanıp tamamlanamayacağı noktasında toplanmaktadır. Konuyla ilgili olarak değişik yargısal içtihatlar bulunmaktadır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2024/3201 Esas - 2024/4336 Karar sayılı ilamında; “7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiş olup, görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından, görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.” denilmektedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2024/4395 Esas - 2024/8194 Karar sayılı ilamında ise; “Görevsiz mahkemede dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartı yerine getirilmemiş olmasına rağmen dosyanın görevli mahkeme esasına kaydedilmesinden önce arabulucuya başvurulmuş ve sürecin sonuçlanarak anlaşamama son tutanağının düzenlenmiş olması durumunda, arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği kabul edilmektedir.” denilmektedir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2022/2757 Esas - 2022/17299 Karar sayılı ilamında da; “…Eldeki dosyada istisnai olarak görevsiz mahkeme aşamasında bu eksikliğin giderildiği ve görevli mahkeme olan ticaret mahkemesinde davanın esasına girilmeden arabuluculuk işleminin tamamlandığı anlaşıldığından mahkemece esasa girilerek karar verilmesi gerekirken tekrar davacıdan arabuluculuk Yasası gereklerini "anlaşmazlık tutanağının getirilmesi" istemek Yasanın uygulanmasındaki amacına da uygun düşmeyeceğinden, somut olayda HMK'nın 115/3. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir.” denilmektedir.

Dairemizce, görevsizlik kararı verilmesinden sonra dosyanın görevli mahkeme esasına kaydedilmesinden önce arabuluculuk başvuru koşulunun yerine getirilmesi halinde dava şartının yerine getirilmiş sayılacağının kabulü mahkemeye erişim hakkı ve usul ekonomisi yönünden isabetli bulunmakta olup, somut olayda ise, dosyaya ilişkin işbu görevli mahkemeye 26.02.2026 tarihinde tevzi edildiği, davacı vekili tarafından ise görevsizlik kararından sonra ve görevli mahkemeye tevzinin gerçekleştiği bu tarihten önce 26.12.2025 tarihinde arabuluculuk başvurusunun yapıldığı anlaşılmakla, mahkemece işin esasına girilip delillerin toplanmasıyla oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Yukarıda belirtilen nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yukarıda açıklandığı üzere davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ İLE, Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2026 tarihli, 2026/171 Esas - 2026/179 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin sair istinaf taleplerinin şimdilik İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-İstinaf eden tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 3-İstinafa gelen tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 4-İstinaf eden tarafça yatırılan istinaf gider avansından, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/846, K. 2026/1125, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-846-e-2026-1125-k-b7acf5e149d4