Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/789 E. 2026/839 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/789
- Karar No
- 2026/839
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/789 KARAR NO : 2026/839
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : .... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/03/2026 NUMARASI : 2025/1554 Esas-2026/327 Karar DAVACILAR :.... VEKİLİ : .... DAVALI : .... VEKİLİ : .... DAVANIN KONUSU : Tazminat
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin 20/08/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça sigortalı olan....plaka sayılı araç sürücü.... sevk ve idaresinde iken 08/04/2023 günü Gümüşhane ili Merkez ilçesi Tekke köyünde direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun solunda bulunan orta refüje çarparak aracın sağ tarafı üstüne yatırması neticesinde araç içerisinde yolcu olarak bulunan müvekkillerin murisi ....'in ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının meydana geldiğini, vefat eden .... asgari ücret ile çalışan sigortalı bir işçi olduğunu, eşi ....'in ev hanımı olduğunu, çocuklarından ....'nın ilkokul öğrencisi olduğunu, .... ise 19/07/2020 doğumlu olduğunu, ....in vefatı nedeniyle davacılardan eş .... için 1.500.000,00 TL, davacı çocuk .... için 500.000,00 TL, davacı çocuk ....için 500.000,00 TL manevi tazminatın 27/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin 20/10/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açılması sebebiyle reddi gerektiğini, henüz ZMMS teminat limitleri tüketilmediğinden müvekkili şirketin meydana geldiği iddia edilen zarardan dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesinin gerektiğini, başvuru yoksa dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi mahkeme tarafından resen gözetilmesi gereken indirim sebebi olduğunu, müvekkili şirketin poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, kabul etmek anlamına gelmemekle birlikte teminatın tek, zarar görenlerin birden fazla olması durumunda KTK 96.maddesi gereğince teminatın paylaştırılmasının gerektiğini, tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiğini beyanla davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvurusunda bulunan davacılar vekilinin dilekçesinde özetle; yerel mahkemece her bir müvekkili için çok az miktarda manevi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne dair yeniden hüküm kurulmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER : Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Manevi tazminat, zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak, 6098 sayılı B.K'nun 56.maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedileceği öngörülmüştür. Bu itibarla, somut olayda, kaza tarihi, olayın meydana geliş şekli, davacıların desteğinin müterafik kusuru, kaza tarihindeki paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alındığında davacı için takdir olunan manevi tazminatın yerinde olduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan REDDİNE, 2.Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, 3.İş bu kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürünce taraflara tebliğine, Dair, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/05/2026
.... Başkan .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Katip .... ¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 11/05/2026 Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!