Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/700 E. 2026/1005 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/700
- Karar No
- 2026/1005
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/700
KARAR NO: 2026/1005
İNCELENEN EK KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 31/03/2026 (Ek Karar)
NUMARASI: 2026/541 D.İş - 2026/679 K.
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz (Finans)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin borçludan ibraz edilen vadesi geçmiş kambiyo senedi nedeniyle alacaklı olduğunu belirtilerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinin 20/02/2026 tarihli 2026/541 D.İş 2026/679 K. Sayılı kararı ile; "...Talep dilekçesi ve belge asılları ile tüm dosya kapsamına göre; talebin İ.İ.K'nun 257. ve devamı maddeleri gereğince yerinde olduğu anlaşılmakla, TALEBİN KABULÜ İLE, Alacaklının iddia ettiği yukarıda belirtilen alacak miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla, borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE,
Alacağın %15 oranında 84.750-TL nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun alacaklı tarafından 10 gün içerisinde Mahkeme veznesine teminat olarak yatırılmasına,yatırılmadığı takdirde ihtiyati haczin kalkmasına,
Teminat yatırıldığında teminatın yatırıldığına dair kaşe basılmış ve mühürlenmiş karar aslının talep eden vekiline verilmesine veya talep halinde kararın süresinde infazı için İstanbul Adalet Komisyonu Başkanlığı'nın 20/06/2017 tarih ve 2017/13532 muh sayılı yazısı gereğince İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2026/5507 esas sayılı dosyasına gönderilmesine" karar verilmiştir.
İhtiyati haciz kararına itiraz edenler vekili dilekçesinde özetle; şartları oluşmamasına rağmen müvekkili aleyhine yetkisiz mahkemece ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, müvekkilinin adresine nazaran ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu beyanla, ihtiyati haciz kararının infazının durdurulmasını ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İhtiyati haciz kararı talep eden vekili cevap dilekçesinde özetle; İhtiyati haciz kararına itirazın dayanaktan yoksun olduğunu, itirazların İİK'nun 265. Maddesinde kayıtlı sebeplerden olmadığını belirterek, ihtiyati haciz kararına itirazın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinin 31/03/2026 tarihli 2026/541 D.İş 2026/679 K. Sayılı ek kararı ile; İhtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-İstinafa konu 31/03/2026 tarihli ek kararda '' İhtiyati haciz kararına itiraz eden; Dayanak çekteki imzaya ve Mahkememizin yetkisine itiraz etmiştir' denildiğini, ancak taraflarınca Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince ihtiyati haciz talebinde bulunan tarafın alacaklı sıfatına, takip hakkına ilişkin olarak yaklaşık ispat kuralları gereğince yalnızca ...Şubesine ait 30/12/2025 tarihli 850.000 TL bedelli çeki ibraz ederek ihtiyati haciz başvurusunda bulunmasına olanak olmadığı; faktoring sözleşmesi ile alınan kambiyo senedinin dayanağı faturaların tevsik edilmesi gereği ve faturaların tutar ve taraflar arasındaki uyumu gibi kanunun emredici hükümleri ile zaruri şartların varlığının da ispatı gerektiğinin ileri sürüldüğünü, Faktoring şirketinin ihtiyati haciz talebinin kabul edilebilmesi için, alacağının gerçek bir mal veya hizmet satışından doğduğunu yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiğini,
-İİK'nın 257/1 maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemiş olması gerekir ise de, davacı tarafça iddia olunan alacağın varlığı mutlak surette yargılamayı gerektirdiğini, ihtiyati haciz yoluna başvuranın alacak hakkı ve takip hakkı tabii olunan faktoring hükümlerine göre başvurusu sırasında en başta yaklaşık ispatı gereken husus olduğunu, bedelsiz bir çekin ihtiyati haciz başvurusu yolu ile tahsil etme gayretine girişildiğini, müvekkili aleyhine başlatılan takipte dayanak belge olarak yalnızca kambiyo senedi tebliğ edildiğini,
-yetki konusunda da hatalı değerlendirme yapıldığını, para borçları TBK m. 89/2 gereğince kural olarak, götürülecek borçlardan olduğunu, çekte ibraz süresinde, senet, ödeyecek olan kişiye ibraz edileceğinden götürülecek borçtan aranılacak borca dönüştüğünü, başvuru borçluları açısından aranılacak borç götürülecek borca dönüşse dahi ödeme yeri esas unsur olduğundan alacaklı kambiyo senetlerine özgü takip yoluna kendi yerleşim yerinde başvuramayacağını, ihtiyati haciz kararına karşı yapılan yetki itirazından ayrıca ihtiyati haczin uygulandığı icra dosyasına ilişkin de yetki itirazında bulunulduğunu ve ekte sunulan kararda yer aldığı üzere İStanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesi 2026/109 Esas, 2026/250 Karar Sayılı dosyası üzerinden yapılan incelemede; davacı borçlu açısından ... İcra Dairelerinin yetkili olduğunun tespitine karar verildiğini, itiraz eden tarafın çekin keşidecisi olduğu, faktoring sözleşmesinin tarafı olmadığı, sözleşmedeki yetki şartının itiraz edeni bağlamayacağı, ihtiyati hacze konu çekin keşide yerinin ... olduğu, ödeme yerinin ... olduğu, itiraz eden keşideci şirketin yerleşim yerinin .../... olduğuna ilişkin kararların sunulduğunu,
-İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat ve ölçülülük koşullarının sağlanması gerektiğini, bu şartların hiçbir gerçekleşmediğinden ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, tüm nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Talep, vadesinde ödenmeyen çek nedeniyle ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İhtiyati haciz isteyen vekili dilekçesi ile; ...Şubesine ait 30/12/2025 tarihli 850.000 TL bedelli çek nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 20.02.2026 tarihli karar ile %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen vekili tarafından ihtiyati hacze itiraz edilmiştir. Mahkemece, ileri sürülen itirazların İİK m.265 kapsamında ihtiyati hacze itiraz sebepleri arasında yer almadığı gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.
İtirazları reddedilen borçlular vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İİK’nın 257/1. maddesi uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun elinde veya üçüncü kişiler nezdindeki mal, hak ve alacaklarını ihtiyaten haczettirebilir.
İİK’nın 265/1. maddesi uyarınca ise borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı yasal süresi içinde itiraz edebilir.
Somut olayda; ihtiyati haciz talep edenin sunduğu çek ve sözleşme ile alacağını yaklaşık olarak ispat ettiği, çekin lehtarının .... Şti. olduğu, çekin arka yüzünde ciroların bulunduğu, çekin bankaya ibrazında ödeme yasağı ve sıfır bakiye nedeniyle işlem yapılmadığı karşılıksız kaldığı anlaşılmıştır.
İtiraz eden tarafça çek hakkında ödeme yasağı bulunduğu, faktoring kanununa uygun olarak fatura ile tesvik edilmediği, faktoring şirketinin usulsüz işlem yaptığı yönünde ileri sürülen itirazların, İİK’nın 265. maddesinde sınırlı olarak sayılan ihtiyati hacze itiraz sebeplerinden olmadığı, bu itirazların esas yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati hacze konu çekin kambiyo vasfını taşıdığı ve çek metnindeki şeklen ciro silsilesine göre ihtiyati haciz talep edenin yetkili hamil konumunda bulunduğu ödeme yasağı kararının ihtiyati hacze engel olmadığı dikkate alınarak esasa yönelik itiraz sebepleri yerinde görülmemiştir. Diğer yandan mahkemenin yetkisine de itiraz edilmiş olup, yetki itirazı İİK m. 265 de sayılan itiraz sebeplerinden ise de , talep edenin çeki süresinde bankaya ibrazında karşılıksız kaldığı bu şekilde aramanın tüketildiği, TBK m.89 gereğince çekten kaynaklanan borcun götürülecek borca dönüştüğü (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair 2025/5752 esas, 2025/6984 karar sayılı, 24.11.2025 tarihli ilamı gereği), bu itibarla çek hamilinin artık kendi yerleşim yerinde ihtiyati haciz talebinde bulunabileceği dikkate alındığında yetki itirazının da yerinde olmadığı, ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen borçlular vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../03/2026 tarih ve 2026/... D.İş , 2026/... K. Sayılı ek kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2026