Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/680 E. 2026/1311 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/680
- Karar No
- 2026/1311
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/680 - 2026/1311 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/680 KARAR NO : 2026/1311
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/12/2024 NUMARASI : 2024/284 Esas - 2024/962 Karar
ASIL DAVA
DAVACILAR : 1-'e velayeten 2- VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : VEKİLLERİ : Av. (e-tebligat)
DAVANIN KONUSU : Tazminat
BİRLEŞEN ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2024/845 ESAS - 2024/875 KARAR SAYILI DAVA DOSYASI
DAVACI : 1-'e velayeten VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : VEKİLLERİ : Av. (e-tebligat)
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 24/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 05/10/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen dava dosyasında davacılar vekili ile asıl ve birleşen dava dosyasında davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Asıl dava dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde; velayeti müvekkili...'de bulunan küçükler ... ve ...'in annesi ...'ın 15.03.2018 tarihinde ... plakalı ...'ya ait, ...'in sevk ve idaresindeki araçla seyir halinde iken meydana gelen trafik kazası sonucunda vefat ettiğini, meydana gelen bu kaza sonrasında davalı tarafa yapılan başvuru neticesinde küçüklere 84.237,00 TL ödendiğini, söz konusu kazada müvekkillerinin murisinin araçta yolcu olması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun belirtilerek indirim yapılmasının açıkça hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, eksik ödeme yapılması nedeniyle müvekkillerine ödenmeyen 275.763,00 TL’nin ödenmesi için başvuruda bulunulduğunu ancak ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir müvekkili için ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 T’ nin zararın kaza tarihi olan 15.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davacılar vekili 19.11.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava değerini 131.405,71-TLye yükseltmiştir. Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. Birleşen dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; velayeti müvekkili...’de bulunan yaşı küçükler müvekkili davacı ... ile dava dışı ...'ün anneleri ...'ın 15.03.2018 tarihinde ... plakalı ...’ya ait, ...’in sevk ve idaresindeki araçla seyir halinde iken meydana gelen trafik kazası sonucunda vefat ettiğini, meydana gelen bu kaza sonrasında davalı tarafa yapılan başvuru neticesinde küçüklere 84.237,00 TL’si ödendiğini, davalı tarafın söz konusu bu ödemeyi yaparken 11.03.2019 tarihli yazısında müvekkillerinin murisinin %20 kusurlu olduğu belirtildiğini ve kusur tenzili yapılarak söz konusu ödemenin yapıldığını, ancak söz konusu kazada müvekkillerinin murisinin araçta yolcu olması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun belirtilerek indirim yapılmasının açıkça hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep haklarının saklı kalması şartıyla birleştirme talep ettikleri Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/284 Esas sayılı dosyasında müvekkili yaşı küçük ... için bilirkişi raporuyla hesaplanan toplam 126.581,60-TL destekten yoksun kalma alacağının birleştirme talep edilen dosyada bozma öncesi 2020/82 Esas aşamasında 22.12.2021 tarihli ıslah dilekçesi müvekkili yaşı küçük ... yönüyle 72.746,86-TL'lik ıslah miktarını aşan kısmı olan 53.834,74-TL'lik bakiye destekten yoksun kalma alacağının olay tarihi olan 15.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacıya yapılan ödemenin üzerinden 2 yıldan fazla zaman geçtiğini, hak düşürücü sürenin göz önünde bulundurulması gerektiğini, davaya ilişkin derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddine, dosyada kusur tespiti yapılmasına, 2330 sayılı kanun kapsamında başvurana ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasına, eğer tazminat sorumluluğu doğacak ise destekten yoksun kalma tazminatının Yargıtay uygulamalarına göre yapılmasına, müteveffanın ölüm nedeninin tespiti amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevkine, başvuranlar destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanamayacağından haksız başvurunun reddine, eğer tazminat sorumluluğu doğacak ise garameten paylaştırma yapılmasına, eğer esas incelemesi yapılacak ise alanında uzman bilirkişilerce poliçe tanzim tarihi uyarınca geçerli mortalite tablosu dikkate alınarak azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasına, taraflar açısından yasal faiz uygulanmasına, aleyhe hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece Dairemiz kaldırma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda; davacıların murisinin 15/03/2018 tarihinde meydana gelen kazada vefat ettiği, davalı sigorta tarafından davacılara 84.237,00 TL ödeme yapıldığı, kazanın oluşumunda araç sürücüsü ...'in tam kusurlu olduğu, davacıların desteği ...'ın davalı... A.Ş tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanmış olan ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 12.08.2024 tarihli raporda, kaldırma ilamı neticesinde yapılan hesaplamada ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak talep edilebilecek zararı karşılamadığının kabulü gerekçesiyle; “A-Asıl dava yönünden ;1-Davacı ... ‘ün davasının KABULÜ İLE,72.746,86 TL destekten yoksun kalma tazminatının 08/02/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Davacı ... ‘ün davasının KISMEN KABULÜ İLE, 48.691,89 TL destekten yoksun kalma tazminatının 08/02/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, B-Birleşen dava yönünden; Davanın KABULÜ İLE,53.834,74 TL destekten yoksun kalma tazminatının 08/02/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e ödenmesine; ”karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen dava dosyasında davacılar vekili ile asıl ve birleşen dava dosyasında, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl ve birleşen dava dosyasında davacılar vekili istinaf dilekçesinde; müteveffanın babası...’ın emekli olması müteveffa kızından ayrı yaşaması nedeniyle gerçekte kızından herhangi bir destek görmediğini, buna rağmen tazminat hesaplamasında babaya pay ayrılmasının doğru olmadığını, 360.000 TL teminat limitinin tamamının yaşı küçük davacı çocuklara ödenmesi gerektiğini, yine asgari ücretlerdeki artışların nazara alınmadığını, 2022 yılının ilk 6 aylık döneminde geçerli olan asgari ücret üzerinden 12 aylık hesap yapıldığını, 2022 -2039 yılları arasında asgari ücret miktarı sanki artmayacakmış gibi sabit bir ücret üzerinden hesap yapılmasının da doğru olmadığını, uzun yıllar boyunca avukatlık yapan müteveffa murisin bu uyap üzerindeki kayıtlı olan dosyaları istenseydi gelirinin asgari ücretin 3,68 katından en çok daha fazla olacağının açık olduğunu, hesap raporunun hatalı olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve birleşen dava dosyasında davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın zaman aşımından reddi gerektiğini, davanın kısmi dava olması nedeniyle ıslah edilen bölüm için ıslah tarihinden yasal faize karar verilmesi gerektiğini, davalı şirket tarafından yapılan ödeme ile davacıların zararı karşılandığından davanın reddi gerektiğini, zira yapılan ödemede araç sürücüsünün ehliyetsiz olması nedeniyle MÜTERAFIK kusur indirimi ve HATIR taşıması indirimi yapıldığını, bu indirimler yapılması halinde ödemenin yeterli olacağının anlaşılacağını, mahkemece müttefik kusur savunması karşısında olumlu ve olumsuz bir karar verilmemesinin doğru olmadığını, kaldı ki ıslah edilen miktara ıslah tarihinden faize hükmedilemez edecekse , faizin ödeme tarihinden başlatılması gerektiğini, müteveffanın hayatta olan babasına pay ayrılmamış olmasını doğru olmadığını, müteveffanın gelir durumunu gösterir bir belge olmamasına rağmen asgari ücretin üzerinde bir miktar üzerinden hesaplama yapılmasının da doğru olmadığını, ehliyetsiz sürücünün aracında yolculuk yapılması nedeniyle müttefik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır indirimi yapılması gerektiğini, bu nedenlerle aktör hesaplamanın eksik olduğunu yine hesap yönteminin de genel şartlar kapsamında 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini tazminattan yetiştirme gideri indirimi yapılması gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin, faiz talebinin reddi gerektiğini bildirerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan asıl ve birleşen dava dosyasında davacılar vekili ile asıl ve birleşen dava dosyasında davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Asıl dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle destekten yoksunluk tazminatı, birleşen dava ise bakiye destekten yoksunluk tazminatı istemine ilişkin olup Yerel Mahkeme tarafından asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen karar, asıl ve birleşen dava dosyasında davacılar vekili ile asıl ve birleşen dava dosyasında davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Mahkemece Dairemiz kaldırma kararı gereğinin usulüne uygun olarak yerine getirildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu esas alınıp 1.8 teknik faize göre hesaplama yapılmış olması ve müterafık kusur indirimi konusunda bir değerlendirme yapılmamış olması doğru değil ise de; sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup bilirkişi raporunda davacılar için hesaplanan toplam tazminat tutarının 1.184.039,86TL olarak hesaplandığı anlaşılmış olup davalı sigorta şirketinin poliçe limiti 360.000 TL olduğundan hesaplanan tutardan %20 müterafık kusur indirimi yapılsa dahi bulanan tutarın limitin üzerinde kaldığı, zaten prograsif rant yöntemiyle yapılan hesabın da teknik faiz hesabına göre daha yüksek çıkacağı, ancak yine aynı nedenlerle sigortanın limiti her halükarda hesaplanacak miktarın altında kalacağından bu hususlar eleştirilmekle yetinilmiş, kaldırma sebebi yapılmamıştır. Yine mahkemece hükme esas alınan raporda davalının ödemesinin ödeme tarihi itibarıyla zararı karşılamadığı usulüne uygun olarak tespit edilmiş olup, yapılan ödemenin güncellenerek mahsup edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hesaba esas alınan müteveffanın gelirinin de emsal ücret kapsamında uygun olduğu, rapordaki pay hesabının da doğru olduğu, desteğin yaşı büyük olup yetiştirme gideri indirimi şartlarının oluşmadığı, zaten yasal faize hükmedildiği ve süresinde ileri sürülmeyen hatır savunmasının istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceği de nazara alındığında, mahkemece verilen kararda usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı asıl ve birleşen dosyada davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Asıl ve birleşen dosyada davacılar ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince asıl dosyada davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Birleşen dosyada davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Harçlar Kanunu gereğince asıl dosyada davalıdan alınması gereken 8.291,48 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.377,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.913,73TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Birleşen dosyada davalıdan alınması gereken 3.677,45 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf edenlerce yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE 24/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.