Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/571 E. 2026/917 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/571
- Karar No
- 2026/917
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/571 Esas
KARAR NO : 2026/917
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/04/2023
NUMARASI: 2019/138 E. - 2023/320 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/05/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA: Davacılar vekilinin dava dilekçesinde; takibe dayanak ... Bankası ...Şubesine ait ... seri numaralı 18.000,00 TL bedelli çekin, diğer 29 adet çek ve 2 adet senedin 10.08.2018 tarihinde müvekkillerden çek lehdarı .... A.Ş.'nin yetkilisi ...'in arabasından, arabanın camı kırılmak suretiyle çalındığını, çeklerin büyük bir kısmının, ... tarafından bir sonraki gün müşterilere verilmek üzere imzalanıp kaşelenmek suretiyle cirolanmış halde olduğunu, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/41865 Soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/830 E. Sayılı dosyası ile takip konusu çekin de aralarında bulunduğu çekler ve senetler hakkında zayi nedeniyle iptal davası açıldığını, 04.09.2018 tarihinde çalınan tüm çek ve senetler hakkında ödemeden men kararı verildiğini, çeklerin incelenmesinden, öncelikle neredeyse takiplere konu tüm çeklerin keşide tarihlerinin 31.12.2019 olmasına rağmen 31.12.2018 olarak değiştirilmiş olduğunu, bu şekilde takibe konulduğunu, değişikliklerin sahte imza ile paraflandığını, bu imzanın keşideci müvekkiline ait olmadığını, çekin çalınması sonrasında tahrif edildiğini, paraf imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek müvekkili aleyhinde, ......... İcra Dairesinin ... E. sayılı icra dosyasına konu çekten dolayı davalılara borçlu olmadıklarının tespiti ile, davalı ...Aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, önlemlerini almayan tacirin kusurlu olduğunu, çeklerin bir kısmının bir sonraki gün müşterilere verilmek üzere imzalanıp kaşelenmek suretiyle cirolanmış halde arabada bulundurulmasının sonuçları basiretli bir tacirin öngörebileceği bir durum olup davacı tarafın açık kusurlu olduğunu, çekteki imzaların davacılarca kabul edildiğini, açıkça imza inkarında bulunulmadığını, müvekkilinin, haklı hamil olması gerekmediğini, yetkili ve meşru hamil olmasının yeterli olduğunu (Emsal; Yargıtay 11. HD.nin 2014/13735 E. 2014/19653 K.), ... ile müvekkili arasında imzalanan Faktoring Sözleşmesinin, Alacak Bildirim Formu ve fatura suretinin de mahkemeye sunulduğunu, Faktoring işleminin, mevzuatın aradığı tüm belge ve şartlar yerine getirilerek yapıldığını., dolayısıyla çekin iktisabında her türlü araştırma görevini yerine getiren iyi niyetli müvekkili hakkında haksız açılan davanın reddini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI:
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/04/2023 tarihli, 2019/138 Esas-2023/320 Karar sayılı kararıyla; " Davanın KABULÜNE,
-Davacıların, .......İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına konu ...Bankası ...Şubesine ait, ... seri numaralı, 18.000,00-TL bedelli çek nedeniyle BORÇLU OLMADIKLARININ TESPİTİNE,
İcra dosyasına yatan 15.864,95-TL'nin davacı ...'a İSTİDATINA,
Davalıların kötü niyetli oldukları ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE" karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davalı ...A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
Davalı ...A.Ş.vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece somut gerçekliğin aydınlatılmasına elverişli nitelikte yargılama yapılmaksızın karar verildiğini, mahkemece; 29.09.2021 tarihli bilirkişi raporuyla birlikte 24.03.2022 tarihli bilirkişi raporu gerekçe gösterilerek, dava konusu çekin ön yüzünde bulunan keşide tarihinin altında bulunan ve tarihin düzeltilmesine ilişkin paraf şeklindeki imzanın davacı keşideci ...'a ait olmadığı, davacı ... A.Ş.'nin defter ve kayıtları üzerinde SMM bilirkişi tarafından yapılan incelemede, dava konusu çekin davacı (lehdar) firmanın defterlerinde kayıtlı olmadığı, kendisinden sonraki ciranta (davalı) ... ile aralarında bir ticari ilişki bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, çekteki imzanın vasıflı imza niteliğini haiz olup bu sebeple de taklit edilmesinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde de keşideci ... ve .... A.Ş yetkilisi açıkça imza inkarında bulunmadığını, çekin usulüne uygun keşide ve ciro edildiğini, keşideci imzası ve söz konusu paraf imzalarının aynı olduğu ve aynı kişinin eli ürünü olduğunu, bu hususlar incelenmeksizin yetersiz bilirkişi raporları ile karar verildiğini ileri sürmüştür.Davacı vekili istinaf başvurusuna cevap vermemiştir.
GEREKÇE:
Davacılar vekilinin dava dilekçesinde, davaya konu çekin, davacılardan ... yetkilisi ...'in arabasından çalındığı, çekin davacı ... tarafından 31/12/2019 tarihli olarak keşide edilmiş olmasına karşın, çalınmasından sonra keşide tarihinin 31/12/2018 olarak değiştirildiği, değişiklik yapılan tarih altındaki paraf imzasının müvekkiline ait olmadığı, ciro silsilesinde ... şirketinden sonra gelen Adahin İnşaat ile ticari ilişkisinin bulunmadığı ileri sürülerek borçlu bulunmadığının tespiti talep edilmiştir.
Davalı ...A.Ş.tarafından,..... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 10/01/2019 tarihinde, davacılar ile dava dışı ... A.Ş.ile.... Şti. aleyhine, dava konusu çeke dayanarak, 18.000,00.-TL asıl alacak, 86,55.-TL işlemiş faiz, 1.800,00.-TL çek tazminatı, 54,00.-TL Komisyon olmak üzere toplam 19.940,55.-TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı, 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde 19.940,55.-TL asıl alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Davaya konu çek örneğinin incelenmesinde; ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı çekin, keşidecisinin ..., lehtarının ... A.Ş. Olduğu, ciro silsilesinde lehtar tarafından .... A.Ş. , .... Şti. Daha sonra da ...Şirketine ciro edildiği, 18/09/2018 tarihinde bankaya ibraz edildiği, ödeme yasağı bulunduğundan çek üzerinde işlem yapılamadığının şerh verildiği, çekin 18.000 TL bedelli olduğu, keşide tarihinin 31/12/2019 iken, üzerinin çizilerek 31/12/2018 yapıldığı, altının paraflandığı görülmüştür.
Mahkemece Adli Tıp Uzmanı bilirkişiden alınan 29.09.2021 tarihli raporda, dava konusu çekin ön yüzünde bulunan keşide tarihinin altında bulunan ve tarihin düzeltilmesine ilişkin paraf şeklindeki imzanın davacı keşideci ...'a ait olmadığı tespit edilmiştir.
Mahkemece mali müşavir bilirkişiden alınan 24.03.2022 tarihli raporda; davacı ... A.Ş.'nin defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, dava konusu çekin davacı (lehdar) firmanın defterlerinde kayıtlı olmadığı, kendisinden sonraki ciranta (davalı) ... ile aralarında bir ticari ilişki bulunmadığının tespit edildiği beyan edilmiştir.
6102 Sayılı TTK 795. Maddesinde; "Çek görüldüğünde ödenir. Buna aykırı herhangi bir kayıt yazılmamış hükmündedir.
Düzenleme günü olarak gösterilen gönden önce ödenmek için ibraz olunan çek, ibraz günü ödenir." hükmü düzenlenmiştir.
6102 Sayılı TTK 796/1. Maddesinde; " Bir çek, düzenlendiği yerde ödenecekse on gün, düzenlendiği yerden başka yerde ödenecekse bir ay içinde muhataba ibraz edilmelidir." hükmü düzenlenmiştir.
6102 Sayılı TTK'nın 818/1-ö bendi atfıyla çeklerde de uygulanması gereken, 748. Maddesinde; "Bir poliçe metni değiştirildiği taktirde, değiştirmeden sonra poliçe üzerine imza koymuş olan kişiler, değişmiş metne ve ondan önce imza koyanlar ise eski metne göre sorumlu olurlar." hükmü düzenlenmiştir.
HMK'nun 207. maddesi hükmü gereğince senetteki düzeltmelerin keşideci tarafından paraf edilmesi gereklidir. Yani, senette mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki hak ve silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise; inkâr halinde yok hükmündedir. Bu nedenle, senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanması gerekir. İmzaya veya paraf imzasına itiraz halinde ise, mahkemece, yöntemince imza incelemesi yapılmalıdır. Düzeltmenin paraflı olmaması veya imzanın keşideciye ait olmadığının anlaşılması halinde, düzeltme yok hükmünde olup, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır. (bkz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 15/01/2020 Tarih, 2019/274 Esas, 2020/217 Karar sayılı ilamı)
Somut uyuşmazlıkta, davaya konu çekin keşide tarihinin 31/12/2019 olduğu, üzerinin çizilerek 31/12/2018 yapıldığı, değişiklik yapılan tarihin altındaki paraf imzasının keşideciye ait olmadığının mahkemece alınan imza bilirkişi raporundan anlaşıldığı, çekin keşide tarihinin tahrif edilerek bir yıl öne çekildiği ve bankaya süresinden önce ibraz edildiği anlaşılmıştır.
Çekin keşide tarihinde yapılan tahrifat doğrudan çekin geçersizliği sonucunu doğurmayacağından, TTK 748. Maddesi gereğince, çekin keşide tarihinde yapılan düzeltmenin keşideci tarafından onaylanmadığının anlaşılması halinde, daha önce imza koyanlar çekin eski metnine göre sorumlu olacağından, mahkemece çekin önceki metnine göre davacıların sorumlu olup olmadığının incelenmesi gerekirken, bu yönde inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ile, doğrudan tahrifat nedeniyle davacıların sorumlu olmadığına karar verilmesi yerinde olmamıştır.
TTK m. 795/2 ve Çek Kanunu m. 3/8 hükümleri gereği ileri tarihli çek düzenlenmesinin mümkün olduğu, çekin bankaya ibraz tarihinde üzerinde yazılı tarihten önce bankaya ibrazı geçersiz sayılmaktadır.
5941 sayılı Çek Kanununun geçici 3/5. Maddesinde 05/12/2017 tarihinde ve 26/03/2017 tarihinde değişiklikler yapılmış; "31.12.2020 tarihine kadar, üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir." hükmü düzenlenmiştir.
Yine aynı Kanunu'nun 3. maddesinin 8. fıkrasında ise; "Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihinden önce ibraz edilen çekin karşılığının TTK'nun 707. maddesi uyarınca kısmen veya tamamen ödenmemiş olması halinde bu çekle ilgili hukuki takip yapılamaz. İleri düzenleme tarihli çekle ilgili olarak hukuki takip yapılabilmesi için çekin üzerindeki düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesi ve karşılıksızdır işlemine tabi tutulması şarttır" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda takibe konu edilen 31/12/2019 keşide tarihli çekin keşide tarihinden önce 31/12/2018 tarihinde muhatap bankaya davalı Faktoring Şirketi tarafından ibraz edildiği görülmektedir. Çekin ibraz tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5941 Sayılı Kanunun geçici 3/5 maddesine göre çekin ibrazı geçersiz olduğundan bu çekle ilgili takip yapılamaz. O halde mahkemece; takip konusu 31/12/2019 keşide tarihli çekin düzenleme tarihinden önce muhatap bankaya ibraz edilmiş olması nedeni ile, davalı tarafça çekin takibe konularak davacılardan tahsilinin talep edilmesinin 5941 sayılı Çek Kanununun geçici 3/5. Maddesine aykırı olduğu gözetilerek, davacıların takip nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti ve istirdat kararı verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına düzeltilmiş gerekçe ile davanın kabulüne karar vermek gerektiği kanaatindeyim.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ...Anonim Şirketi vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,
2-İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../04/2023 tarih, 2019/... E. 2023/... K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında düzeltilmiş gerekçe ile, hüküm kurulmasına,
3-Davanın KABULÜNE,
-Davacıların, İstanbul .......İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına konu ...Bankası ...Şubesine ait, ... seri numaralı, 18.000,00-TL bedelli çek nedeniyle BORÇLU OLMADIKLARININ TESPİTİNE,
-İcra dosyasına yatan 15.864,95-TL'nin davacı ...'a İSTİDATINA,
-Davalıların kötü niyetli oldukları ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE,
4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.362,14 TL karar harcından peşin alınan 340,54- TL'nin mahsubu ile 1.021,60-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle hazineye gelir kaydına,
4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 44,40-TL başvurma harcı, 340,54 TL peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı, 1.100,00- TL bilirkişi ücreti, 456,30-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.947,64TL'nin, davanın kabul edilmiş olması sebebiyle, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacılara verilmesine,
4/c-Davalılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 19.940,55 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsiliyle davacılara verilmesine,
4/d-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 2.002,00 TL İstinaf yoluna başvurma harcı, 360,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.362,00-TL'nin davacılardan tahsiliyle Davalı ...A.Ş.'ye verilmesine,
5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/05/2026