Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/321 E. 2026/617 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/321
Karar No
2026/617
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/321 Esas

KARAR NO: 2026/617

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 25/12/2025

NUMARASI: 2025/600 E. - 2025/953 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/04/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; takibe konu senetler müvekkili tarafın özgür iradesiyle imzalanmadığını, cebir, tehdit ve şantaj altında, iradesi fesada uğratılarak alındığını, davalının başlattığı icra takibinin devam etmesi halinde müvekkili malvarlığına haciz konulması ve bu malların satılması gibi telafisi imkânsız zararlarının olacağını, müvekkili haklılığı ve davalının kötü niyetli olduğunu, işbu nedenle, İİK m. 72 uyarınca, ileride doğabilecek mağduriyetlerin önlenmesi amacıyla, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle, müvekkilinin daha fazla mağduriyet yaşamaması için .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası üzerinden yürütülen icra takibinin işbu davanın sonuna kadar teminatsız olarak, mahkeme aksi kanatte ise %15 teminatla ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, davanını kabulü ile müvekkilinin takibe konu senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından, takip konusu asıl alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "1-Dava dilekçesinin HMK 114/1-c, 115/2 mad uyarınca görev yönünden usulden reddine ve mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

2-Karar kesinleştiğinde ve HMK 20 md uyarınca 2 haftalık süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine", karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin uyuşmazlığı borç ilişkisi olarak görüp tarafların tacir olmadığı gerekçesiyle verdiği görevsizlik kararının Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve Yargıtay içtihatlarıyla çeliştiğini belirttiğini, davanın konusunun bir bonodan kaynaklanan menfi tespit talebi olması nedeniyle "mutlak ticari dava" niteliğinde olduğunu savunduğunu, TTK uyarınca bono ve poliçeden doğan davaların tarafların sıfatına bakılmaksızın ticari sayılması gerektiğini vurguladığını, kambiyo senedinin temel ilişkiden bağımsız (mücerret) olması sebebiyle mahkemenin temel ilişkiye odaklanarak görevsizlik kararı vermesinin usul ekonomisine aykırı olduğunu ileri sürdüğünü, müvekkilinin iradesinin cebir ve tehdit ile fesada uğratıldığı iddiasının incelenmesi gerekirken verilen bu kararın yargılamayı haksız yere uzattığını ifade ettiğini, sonuç olarak İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevsizlik kararının kaldırılmasını ve dosyanın yargılamaya devam edilmek üzere yerel mahkemeye iadesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

Dava, takibe konu bono nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece takibin dayanağının kambiyo senedi olması halinde taraflar arasındaki temel ilişkiye göre görev hususunun belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.

Davacı vekili tarafından istinaf talep edilmiştir.

.... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasında , kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe geçildiği , takibin dayanağının 10 adet her biri 100.000,00 TL bedelli , 08.10.2025 tanzim tarihli ve 15.01.2026 ila 05.06.2025 arasında vadeler içeren , borçlusu davacı, lehtarı davalı olan zorunlu unsurları bulunan bono niteliğinde kambiyo senedi olduğu görülmektedir. Kambiyo senetleri TTK'da düzenlenmiş olup, bonoya dayalı davalar 6102 Sayılı TTK'nun 4/1-a maddesi uyarınca mutlak ticari davalardandır. Bu anlamda tarafların sıfatının ve senedin mücerretlik vasfı gereği senedin düzenlenmesine dair temel ilişkinin önemi yoktur. Yine 6102 Sayılı TTK'nun 5/1 maddesi uyarınca bu tür davaların asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerekir. Dava tarihi de gözetildiğinde eldeki dava 6102 Sayılı TTK'nun yürürlüğe girmesinden sonra açılmıştır.

Açıklanan nedenlerle asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeksizin yasal olmayan gerekçeyle görevsizlik kararı verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince kabulüne, kararın kaldırılmasına, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;

2-İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../12/2025 tarih, 2025/... E. 2025/... K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın, inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/321, K. 2026/617, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-321-e-2026-617-k-ea328ce39aa0