Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/279 E. 2026/34 K. – Ticari Nitelikteki

Konu: Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/279
Karar No
2026/34
Karar Tarihi
Konu
Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

69. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/279

KARAR NO : 2026/34

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: (KAPATILAN)BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/1123

KARAR NO : 2023/164

DAVA TARİHİ: 09/12/2022

KARAR TARİHİ: 01/03/2023

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 01/10/2026

Taraflar arasındaki Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı adına istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ... sözleşmesi düzenlendiği, sözleşme bedeli 35.838,03 TL ödendiği, davalının pandemi nedeniyle fuarın ertelendiğini bildirdiği, fuarın belirtilen tarihte gerçekleşmemesi nedeniyle davacının maddi zarara ve kâr kaybına maruz kaldığı, bu nedenle davacının sözleşmeden dönerek ödediği bedelin iadesini istediği, iade edilmemesi üzerine takip başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, itirazın haksız olduğu ileri sürülerek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

Davalı vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde özetle; Pandemi nedeniyle Fuarın ertelendiği, davalının sözleşmenin 2. Maddesine göre fuar tarihi değiştirme hakkının bulunduğu, bunun katılımcıya fesih hakkı vermediği, alınan ücretle fuar organizasyon harcamaları yapıldığı, istihdam sağlanarak Devlete vergiler ödendiği, davalının basiretli tacir sorumluluğunun taşıdığı, fuarın 10-14 Eylül 2022 tarihlerinde gerçekleştirildiği, davacıya bildirildiği ve yer tahsis edildiği halde davacının keyfi olarak fuara katılım sağlamadığı savunularak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesi istenmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Pandemi yönünden Ülkemizde 17.05.2021 tarihinden itibaren etaplar halinde normalleşmeye geçildiği, davalı tarafça yapılan 2021 yılından Mayıs 2022 yılına erteleme talebinin usule uygun olmadığı, davalının diğer ulusal ve uluslararası fuarları yaptığı, davalının cevap dilekçesinde dayandığı Yargıtay kararlarının genel seçimler ile terör olaylarına ilişkin olduğu, davanın konusunun farklı olduğu; davacıyı, düzenlenmesi planlanan tarihten iki buçuk yıl sonra sözleşmede kararlaştırılan İstanbul yerine Antalya'da yapılacağı bildirilen farklı isimdeki fuara katılmaya zorlamanın, davalı tarafça başka bir takım fuarların bu süreçte gerçekleştirilmiş olduğu da nazara alındığında, TMK 2. maddesinde yer alan objektif iyi niyet kurallarına ve hakkaniyete de aykırı olduğu, davacının sözleşmeden dönmesinin haklı olduğu ve bu nedenle ödediğinin iadesini talep edebileceği gerekçesiyle asıl alacağa temerrüt tarihinden işlemiş faiz hesabına bağlı olarak davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.

Karar tarihinde istinaf sınırı: 17.830,00 TL olduğu için istinaf yolu açıktır.

Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Karar davalı vekiline 29.03.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup, gerekli harçlarıda yatırmak suretiyle 03.04.2023 tarihinde yapılan istinaf başvurusu süresindedir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili tarafından ibraz edilen istinaf dilekçesinde; Mahkemece, sözleşme hükümlerinin dikkate alınmadığı, "ahde vefa" ilkesinin gözetilmesi gerektiği, sözleşmenin 2. maddesine dayalı olarak iradi ertelemenin yalnızca bir defa kullanıldığı ve bu kullanımın hakkın kötüye kullanımı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, pandemi nedeniyle tüm fuarların ertelenmesi sebebiyle ... Takviminin sıkışması, fuar alanlarında yer bulunamaması, aynı sektöre ilişkin bir ay için de aynı fuarın yapılamaması kuralı nedeniyle de katılımcıların daha fazla mağdur olmamaları için İstanbulda yakın bir tarihte yapılamayacak fuarın Antalya'da yapılması, gerçekleştirilen fuara davacının keyfi olarak katılmamış olması nedenleriyle hukuka aykırı olduğu ileri sürülen İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılması talep ve istinaf edilmiştir.

İstinaf dilekçesi davacı tarafa 10.04.2023 tarihinde tebliğ edilmiş ve süresi geçmiş ise de cevap verilmemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, ... sözleşmesi kapsamında davalıya verilen ödenen bedelin istirdatı için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir.

İlk derece mahkemesince, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davalı vekilince istinaf edilmiştir.

İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davacının ... sözleşmesi nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı ve ödenen paranın istirdatı isteminin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Bir başka söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Gerçekten de sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır.

Somut olayda 20-24 Eylül 2021 tarihleri arasında gerçekleştirilecek fuara davacının katılımı hususunda taraflar arasında 07.05.2019 tarihli sözleşme düzenlenmiştir. Söz konusu sözleşmenin 2. maddesinde; "KATILIMCI, ... koşulları, sergi veya fuarın yeri, KATILIMCI'nın fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, ünvanı vb. DÜZENLEYİCİ'nin, sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder." hükmü yer almaktadır. Sözleşmenin fuara katılım koşullarına ilişkin 2. maddesi gereği, davalı şirketin fuarın düzenleme tarihi ve fuar alanındaki katılımcının yerini tek taraflı olarak değiştirme hakkı bulunup, bu değişiklikler sözleşmenin fesih sebebi yapılamayacağı gibi, katılımcının ücret ödeme yükümlülüğünü de kaldırmamaktadır. Nitekim benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 23. HD'nin 2014/5250 Esas, 2014/7346 karar sayılı kararı bu doğrultudadır.

... sözleşmeleri ; tarafların menfaatlerinin zamana yayıldığı, düzenleyicinin aylar öncesinden hazırlık işlemlerine başladığı, fuarın gerçekleşmesinden sonra da yapılması gereken iş ve işlemlerinin devam ettiği, süreç içinde büyük emek ve istisnai mesainin özgülendiği , gözetilmesi gereken komplike prosedürün hayata geçirilebilmesini mümkün kılacak sözleşme hükümlerinin öngörülmesinin işin mahiyeti gereği zorunlu olduğu sözleşmelerdir. Söz konusu zaruret , tacir olan tarafların basireti kapsamında olmak üzere sözleşme serbestisi ilkesinin güvenli bir şekilde hayat bulmasına hizmet ettiği gibi zorluğu karşılayan sözleşme hükmünü gözetemeyecek olan tarafın iradesinin sakatlanmasını baştan önleyeceği için esasında dürüstlüğün de gereğidir.

... sözleşmelerinin açıklanan bu niteliği dikkate alındığında, davalıya sözleşmenin 2. Maddesi gereğince fuar erteleme, fesih ve iptal gibi geniş haklar verilmesi sözleşmenin niteliğine aykırı olmadığı gibi tacir olan davacı da düzenleyicinin yazılı teyidi ile fuardan çekilme hakkına sahip olduğundan ve davacı tacir yönünden bu hüküm ekonomik yıkım yaratacak düzeyde de olmadığından, ortada genel işlem koşullarına aykırılık teşkil edecek bir hususun bulunmadığının kabulü gerekir. Yine, tacirler arasında imzalanan sözleşmede davalıya fuar erteleme yetkisi verildiğinden somut olayda dürüstlük kuralına aykırılıktan da bahsedilemeyecektir.

Yukarıda yapılan açıklamalar, ihtilafsız sözleşme, basiretli tacir sorumluluğu, ertelenen fuar tarihleri, fuarın Antalya'da yapılmasının gerekçeleri, pandemi süreci ve en nihayetinde fuarın yapılmış olması nedenleriyle Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.

Öte yandan davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen vekaletnamesinin süreli vekaletname olduğu, 31/12/2024 tarihine kadar geçerli olan vekaletname süresinin dolduğu, usulüne uygun yeni vekaletnamenin Dairemizin karar tarihi itibariyle dosyaya sunulmadığı ve UYAP sisteminde de olmadığından vekilin ismi gerekçeli karara alınmamış ve Dairemizce yeni kurulan hükümde davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir.

Aynı şekilde davacı vekilleri tarafından dosyaya ibraz edilen vekaletnamesinin süreli vekaletname olduğu, 15/04/2025 tarihine kadar geçerli olan vekaletname süresinin dolduğu, usulüne uygun yeni vekaletnamenin Dairemizin karar tarihi itibariyle dosyaya sunulmadığı ve UYAP sisteminde de olmadığından davacı vekillerinin isimleri de gerekçeli karara alınmamıştır.

Açıklanan nedenlerle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 hükmü gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,

1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK. m. 353/1.b.2 hükmü uyarınca KABULÜ ile, (KAPATILAN)BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnin 01/03/2023 tarihli ve 2022/1123 Esas - 2023/164 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM TESİSİNE,

2-Davanın REDDİNE,

a-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan ,peşin alınan 438,49 TL karar harcının mahsubu ile eksik 293,51 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

b-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

c-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

d-Arabuluculuk ücreti 3.120 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,

3-İstinaf yargılaması yönünden:

a-Davalı tarafça yatırılan 492 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,

b- -Davalı tarafça yatırılan 492 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 200 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 692 TL istinaf giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

c-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının taraflara iadesine,

İlişkin olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun madde 353/1-b.1 ile aynı Kanunun madde 361.1 hükümleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01.10.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/279, K. 2026/34, T. 01.03.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-279-e-2026-34-k-1c0e87ac08fe