Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/210 E. 2026/1924 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/210
- Karar No
- 2026/1924
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO:2026/210
KARAR NO:2026/1924
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:(Kapatılan) İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:19/03/2025
NUMARASI:2023/420 Esas - 2025/212 Karar
DAVA:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:23/09/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekilinin araç kiralama işi ile uğraştığını, müvekilinin ... plakalı aracını davalı sigorta şirketine ... ile sigortalattığını, müvekkilinden aracı kiralayan kişilerin araçtaki GPS cihazını söktüğünü ve aracı çaldığını, müvekilinin polis merkezi ve savcılığa gerekli şikayetlerde bulunduğunu akabinde müvekkilinin 06/07/2017 tarihinde davalı sigorta şirketine sigorta sözleşmesi uyarınca başvuruda bulunduğunu, davalı sigorta şirketince 08/07/2017 tarihinde herhangi bir ödemede bulunulmayacağının bildirildiğini, aracın piyasa değerinin 48.000,00 TL olduğunu belirterek, poliçe kapsamında müvekkiline ödenmesi gereken 48.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olaydaki çalınma hadisesinin poliçe özel şartları gereği teminat kapsamı dışında olduğunu, bu sebeple müvekili sigorta şirketince başvurunun haklı nedenlerle reddedildiğini, davacının araç rayiç bedeli olarak talep ettiği tutarın kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi ile yapılan sözleşme gereği, sorumlu olduğu miktarı ödememek için müvekkilin haberi olmadan poliçeyi iptal ettiğini, davalı sigorta şirketinin ödeme yapmaması, buna ilişkin olarak verdiği ret cevabı, aracın çalınmasına rağmen aracı pert kaydı düşerek poliçeyi iptal etmesi tamamen kötüniyetli olduğunun göstergesi olduğunu, bu hususlar davalı şirketin ödemesi gereken tazminatın geciktirilmesine yönelik olduğunu ve açıkça hukuka aykırı olduğunu, müvekkil belirlenen sigorta prim miktarının ilk taksiti olan 1.275,32 TL'yi davalı sigorta şirketine ödediğini, ancak müvekkilin aracı çalınmasından sonra sigorta şirketi müvekkile bilgi vermeden aracı perte çıktı diye poliçeyi iptal ettiğini, (Delil-acenta ile davalı sigorta şirketi yazışmaları) halbuki müvekkilin aracı perte çıkmamış çalındığını, yapılan iptal haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketi ile yapılan sözleşme gereği sorumlu olduğu miktarı ödememek için müvekkilin haberi olmadan poliçeyi iptal ettiğini, davalı sigorta şirketinin ödeme yapmaması, buna ilişkin olarak verdiği ret cevabı, poliçeyi iptal etmesi tamamen kötüniyetli olup ödenmesi gereken tazminatın geciktirilmesine yöneliktir ve açıkça hukuka aykırı olduğunu, müvekkil ... işi uğraştığını beyan ettiğini, araçlarını da bu kapsamda sigortalattığını, davalı yanın mezkur olayda müvekkilin zararının poliçe kapsamı dışında kaldığı iddiası ile ödeme yapmaması hukuka aykırı iken mahkemenin de bu doğrultuda karar vererek davanın red etmesi de açıkça hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin kararı icra takibine konu edilebileceğinden açılabilecek icra takibinin istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar icranın tehirine karar verilmesini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, sigorta poliçesine dayanan tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 25/04/2023 tarih, 2021/81 Esas ve 2023/765 Karar sayılı kararı ile "Dosya incelendiğinde ... plakalı aracını davalı sigorta şirketine 21/06/2017-21/06/2018 tarihleri arasında ... ile sigortalı olduğu, poliçe özel şartlarında "emniyetten suistimalden kaynaklanan hasarlar teminat haricidir" klozu bulunduğu görülmektedir.Davacı vekilinin sunduğu araç kiralama sözleşmesinin incelenmesinde, ... plaka sayılı aracın 02/07/2017 tarihinde iki günlüğüne ... tarafından ...'e kiralandığı, aracın 04/07/2017 tarihinde teslim edilmemesi üzerine...'in İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe vererek sonradan gerçek adının ... olduğunu öğrendiği şahsın ... kimliğini kullanarak kiraladığı aracı iade etmediğini belirterek şikayetçi olduğu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca şikayetçinin beyanının alındığı, 2017/111374 Soruşturma numarası ile soruşturma başlatıldığı, sürücü belgesini çaldırdığını beyan eden ...'in ifadesinin alındığı, sürücü belgesini çalan kişinin kimlik bilgilerini bir çok yerde kullandığını öğrendiğini bildirdiği, ... kimliğini kullanan ...'in davacıya ait kiralık aracın anahtarını ele geçirerek aracı alıp götürdüğü, davacının kimliğin sahte olduğunu anlayamadığı, anlamış olsaydı kiralamayacağını beyan ettiği görülmektedir.Mahkemece soruşturma dosyasının akıbeti, dava açılıp açılmadığı araştırılmadan, olayın emniyeti suistimal suçu oluşturup oluşturmadığı bu bakımdan poliçedeki özel klozun gerçekleşip gerçekleşmediği, hasarın teminat harici olup olmadığı konusunda araştırma ve değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru olmamıştır....Mahkemece aracın tamamının değeri belirlenmiş, sovtajının davalı tarafa ait olup olmayacağı belirtilmemiştir.Sovtaj değerlendirilerek eğer araç teslim edilemiyorsa, sovtaj bedeli aracın değerinden düşülmesi gerektiği hususunun gözetilmemiş olması da doğru olmamıştır." gerekçesiyle kaldırma kararı verilmiştir.Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ve fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütünü sigortanın teminatı kapsamındadır.Diğer taraftan TTK'nın 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. Sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.Somut uyuşmazlıkta davacının, davaya konu ... plakalı aracı dava dışı ...'e (... sahte kimlikli) 02/07/2017 tarihinde 2 günlüğüne kiraladığı kiralamaya ilişkin sözleşme yapıldığı, kiracının aracı süresinde teslim etmemesi ve takip cihazının (GPS) da araçtan sökmesi üzerine davacının olayı adli makamlara bildirdiği, Atakent Polis Merkezi Karakoluna şikayet ettiği yapılan soruşturma ve düzenlenen iddianamenin ardından İstanbul Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/838E 2023/654Karar sayılı dosyası ile yargılama yapıldığı ve dava dışı ...'in cezalandırıldığı, kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 2024/56E 2024/180K arar sayısı ile 06/03/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Emsal nitelikteki; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2019/4381 Esas ve 2020/8599 Karar sayılı kararı ile; "Davacı, kaskolu araçların kiracısı tarafından kendisine iade edilmediğini ileri sürmüş (bu konuda savcılığa suç duyurusunda bulunması sonucu başlatılan hazırlık soruşturmasında dava dışı Suriye uyruklu kimseler hakkında güveni kötüye kullanma suçundan daimi ara kararı; dolandırıcılık suçundan ise ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş), bu iddiaya göre, kiracının eylemi, davacı kiralayana karşı emniyeti suistimal suçunu oluşturmakla, davacının bu şekilde oluştuğunu iddia ettiği bu rizikonun, kasko sigorta teminatı kapsamında olmadığı; mahkemenin ise, araçların götürülmesinin hırsızlık veya emniyeti suistimal eylemlerinden hangisi kapsamında olduğu değerlendirmeksizin sigortacının bilgilendirme edimini yerine getirmemesi nedeniyle riskin teminat kapsamı içerisinde olduğu gerekçesi ile davayı kabul ettiği, bu durumda, mahkemece, davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulünün hatalı olduğu" şeklinde karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta; davacının maliki olduğu ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine ... ile sigortalı olduğu, poliçe özel şartlarında "emniyeti suistimalden kaynaklanan hasarlar teminat haricidir" klozu bulunduğu, İstanbul Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/838 Esas ve 2023/654 Karar sayılı ilamı ile dava dışı (kiracı) ...'in "emniyeti suistimal" suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın 06/03/2024 tarihinde kesinleştiği, kiracının eylemi, davacı kiralayana karşı emniyeti suistimal suçunu oluşturmakla, davacının bu şekilde oluştuğunu iddia ettiği bu rizikonun, kasko sigorta teminatı kapsamında olmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 900,00 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 168,00 TL harcın davacıya iadesine,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/09/2026