Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1857 E. 2026/2049 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1857
- Karar No
- 2026/2049
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1857 - 2026/2049 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1857 KARAR NO : 2026/2049
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 19.06.2026 NUMARASI : 2026/652 Esas
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ...... VEKİLLERİ : Av. ... - .... : Av. ... - ....
DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.) BAŞVURU TARİHİ : 13.07.2026 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 21.09.2026 KARAR TARİHİ : 07.10.2026 YAZIM TARİHİ : 07.10.2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı nezdinde zorunlu trafik sigortası bulunan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki araç arasında yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda sürücü ...'in asli kusurlu olduğunu, kazadan dolayı davacının kalıcı olarak malul kaldığını, davalı sigorta şirketine yaptıkları başvuruya cevap alamadıklarını belirterek tazminat değerinin kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere 10 TL kalıcı iş göremezlik, 10 tl geçici iş göremezlik, 10 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 30 TL'lik belirsiz maddi tazminat alacağının davalıya başvuru tarihi olan 15/05/2026 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacının tedavi masrafları ve yaşamını idame ettirebilmesi için TBK 76 maddesi gereğince 500.000,00 TL geçici ödeme talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından 19.06.2026 tarihli ara karar ile davacı vekilinin geçici ödeme talebinin reddine dair karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; açtıkları davanın, ölüm ve cizmani zarar sebebiyle açılan tazminat davası olduğunu, mahkemenin, dava dilekçesi ekinde kusur ve maluliyet durumunun belirli olmadığı, ceza dosyası evrakının ve maluliyet raporlarının yer almadığı bu nedenle yargılama yapılması gerekçesiyle taleplerini reddettiğini, geçici ödeme müessesinin yasa koruyucu tarafından ihdas edilmesindeki temel gerekçenin, hiçbir sosyal güvencesi olmayan ve haksız fiil sonucu acil parasal desteğe ihtiyaç duyan mağdurun yargılamanın uzun sürmesi karşısında korunması olduğunu, davacının, davalı tarafa sigortalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde ameliyat geçirdiğini ve kalıcı olarak malul kaldığını, soruşturma dosyasında da görüleceği üzere karşı tarafın asli kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağı ve davacının ameliyat olduğuna dair tedavi evrakların bu inandırıcı kanıt standardını fazlasıyla karşıladığını ve davacının maddi durumu geçici ödemeyi zorunlu kıldığını, dosyada sundukları SGK dökümünden davacının son 6 aydır hizmetinin olmadığı, adına kayıtlı taşınmazı bulunmadığı ve fakirlik belgesi sahibi olduğunu sabit olduğunu belirterek yerel mahkemenin 19.06.2026 tarihli ara kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlık, yaralamalı trafik kazası nedeniyle açılmış olan maddi tazminat davasında geçici ödeme isteminin reddine karar verilmiş olmasından kaynaklanmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 341. maddesi uyarınca ancak ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararlarına, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları ile karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. 6098 Sayılı TBK'nun 76. maddesinde düzenlenen geçici ödeme kararı gerek koşulları ve gerek teminat bakımından ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir olarak nitelendirilmesi mümkün olmayıp, 6100 sayılı HMK'nun 406. maddesi gereğince ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz dışında kendi özel kanununda düzenlenen geçici bir hukuki koruma tedbiridir. 6100 Sayılı HMK'nın 341.maddesinde geçici ödeme taleplerinin kabulü veya reddine ilişkin ara kararlara karşı kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmediğinden davacı vekilinin geçici ödeme talebinin reddine dair istinaf başvurusunun HMK'nın 341/1 ve 352/1-b maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/652 esas sayılı dosyasından verilen 19.06.2026 tarihli ara kararı istinaf yoluna başvurulabilen kararlardan olmadığından davacı vekilinin anılan ara kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 341/1 ve 352 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-İstinaf eden davacının adli yardım kabul kararı sebebiyle harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacından adli yardım kabul kararı sebebiyle alınmayan istinaf giderlerinin ilk derece mahkemesince esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, 4-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07.10.2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*