Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1744 E. 2026/1749 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1744
Karar No
2026/1749
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1744

KARAR NO : 2026/1749

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 18/06/2026

NUMARASI : 2026/477 Esas - 2026/455 Karar

DAVA: Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/09/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlular .... Ltd. Şti. ve .... Ltd. Şti. hakkında İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (eski esas: ... sayılı dosyasında genel kredi sözleşmesine dayalı olarak 14.12.2010 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili varlık yönetim şirketi, Borçlar Kanunu’nun 183 ve devamı maddeleri uyarınca alacağı temlik alarak alacaklı sıfatını kazandığını, Borçlular ve borçluların ticari faaliyetlerini üzerinden sürdürdüğü düşünülen namı müstear davalılar hakkında İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2026/144 Esas dosyası üzerinden namı müstear davası ikame edildiğini, Dava devam ederken UYAP kayıtlarından .... Ltd. Şti. ticaret sicilden terkin edilmiş olduğu anlaşıldığını, İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2026/144 E. sayılı dosyasının 18/05/2026 tarihli ara kararında söz konusu şirketin ihyasına ilişkin dava açılması için tarafımıza süre verildiğini, belirterek ; ...'nün ... nolu sicilinde kayıtlı ....ltd.şti. (... Vergi Dairesi ...) unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili Av. ... cevap dilekçesinde ve özetle ; dava konusu şirketin ticaret sicil dosyası incelendiğinde; ...-0 ticaret sicil numaralı ... Limited Şirketi'nin sicil kaydının aktif olduğu; şirketin re'sen terkin kapsamında olmadığı gibi TTK m. 529 vd. kapsamında da herhangi bir işlem tesis edilmediği gibi şirketin tasfiyeye dahi girmediği bu itibarla, tasfiye sonu işlemleri içinde müvekkil Müdürlükçe herhangi bir işlem tesis edilmediğini belirterek ; dava konusu şirketin ticaret sicil kaydı aktif olduğundan/dava konusu şirket ticaret sicilinden terkin edilmediğinden, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, ".. dava konusu şirketin tasfiyeye dahi girmediği, tüzel kişiliği sona ermediğinden huzurdaki davada, davacının ihya talebinde (ek tasfiye) hukuki yararı bulunmadığı, ihyası istenen şirketin sicilden terkin edilmediği tasfiye sebebiyle aktif olduğu anlaşılmakla ihyasına karar verilemeyeceği, anlaşılmış, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulen reddine," karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; şirketin ihyası davasının hak kaybına uğramamak için İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2026/144 e. sayılı dosyasının 18/05/2026 tarihli ara kararı doğrultusunda zorunlu olarak açıldığını, uyap ekran görüntüsüne göre dava konusu şirketin terkin edilmiş gözüktüğünü, dolayısıyla söz konusu davayı açmakta hukuki yarar bulunduğunun aşikar olduğunu, diğer yandan, şirketin ihyası davalarında ticaret sicil müdürlüğünün "yasal hasım" konumunda olduğunu, bu nedenle, davanın kabulü veya reddi fark etmeksizin, Ticaret Sicil Müdürlüğü lehine veya aleyhine vekalet ücretine ya da yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini, aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, şirketin ihyası davalarında ticaret sicil müdürlüğü "yasal hasım" konumunda olduğundan aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE :Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniye usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca, 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. 559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir.

6100 sayılı HMK'nın Yargılama giderlerinden sorumluluk başlıklı 326. Maddesi uyarnınca Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.

Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ... Limited Şirketi'nin sicil kayıtlarına göre sicilden terkin edilmediği sabit olup, ihya davası açılmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu hale göre mahkemece davaya konu şirketin terkin edilmediği gerekçesiyle davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Davacı derdest davada mahkemenin davalı şirketin ihyası için kesin süre vermesi nedeniye eldeki davanın açıldığını bu nedenle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; Ticaret Sicil Gazetesi aleni olup diğital ortamdandan da erişim sağlanabilmektedir. Bu durumda davacı basit bir inceleme ile davaya konu şirketin terkin edilmediğini anlayabileceğinden reddedilen davada HMK 326 maddesi uyarınca davacının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1) ç maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 30/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1744, K. 2026/1749, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1744-e-2026-1749-k-29a097d09b81