Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1616 E. 2026/1919 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1616
- Karar No
- 2026/1919
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1616 KARAR NO : 2026/1919
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2025/846 Esas-2026/53 Karar DAVA TARİHİ : 09/09/2025 KARAR TARİHİ : 16/01/2026 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali DAİRE KARAR TARİHİ: 01/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/10/2026
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/846 Esas 2026/53 Karar sayılı dosyasından verilen 16/01/2026 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı hakkında kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirdiğinin tespit edilmesi üzerine İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2023/18590 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun yasal süresi içinde takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, müvekkili şirketin sayaç okuma ve kontrol görevi esnasında davalının elektrik enerjisini Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ningetirdiği kurallara aykırı olarak kullandığını tutanak altına aldığını, takibe konu borcun abonelik sözleşmesinden değil haksız fiilden kaynaklanan bir para borcu olması ve para borçlarının götürülecek borçlardan sayılması sebebiyle alacaklı şirketin yerleşim yeri olan İzmir mahkemelerinin yetkili olduğunu, nitekim HMK m. 16 uyarınca haksız fiilden doğan uyuşmazlıklarda zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de seçimlik yetkili olarak düzenlendiğini, davaya konu alacağın belirlenebilir ve likit nitelikte olduğunu vurgulayarak, davanın kabulü ile İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2023/18590 Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine 629.488,98 TL tutarındaki davanın esası üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Ticaret Sicil ve Vergi Dairesi kayıtlarına göre müvekkilinin tacir olmadığını, uyuşmazlığa konu yerin ticarethane değil mesken olarak kullanıldığını ve müvekkilinin tüketici sıfatına haiz olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca aboneliğin mesken niteliğinde olması karşısında uyuşmazlığın Tüketici Kanunu kapsamında kalması sebebiyle davanın öncelikle görevsizlik yönünden reddini ve dosyanın görevli İzmir Tüketici Mahkemelerine gönderilmesini istediğini, müvekkilinin icra takibine 19.10.2023 tarihinde itiraz etmesine rağmen davanın 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını ve davanın süre yönünden reddedilmesi gerektiğini, 08.09.2023 tarihli Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı'ndaki adresin gerçeği yansıtmadığını, abone grubunun hukuka aykırı şekilde ticarethane yazıldığını ve müvekkilinin meskeninde bulunmayan süt soğutma tankı, sağım motoru, serinletici fan gibi aletlerin güç tespitine dahil edildiğini belirterek tutanağın gerçeğe aykırı olduğunu, icra takibine konu edilen 629.488,98 TL tutarındaki alacağın ve hesaplanan 622.713,85 TL kaçak kullanım bedelinin fahiş olduğunu, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi içtihatları doğrultusunda kaçak elektrik bedelinin ancak uzman bilirkişi heyetinden alınacak denetime elverişli raporla belirlenebileceğini, yargılamayı gerektiren bu alacağın likit olmaması sebebiyle davacının icra inkar tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, haksız ve mesnetsiz açılan davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle usulden reddini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise esastan tümden reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: Mahkemece, Ticaret Sicil Müdürlükleri ve Vergi Dairesinden gelen yazı cevapları gereğince davalının tacir olmadığının tespit edildiği, davacı şirketten davalıya ait abonelik sözleşmesinin, tüketim endekslerinin ve kaçak elektrik kullanım tutanağının gönderilmesinin istendiği, davacı şirket tarafından gönderilen yazı cevabında, davalıya ait bir abonelik sözleşmesinin bulunmadığı, abonelik bulunmadığından tüketim endekslerinin mevcut olmadığı, kaçak elektrik kullanım tutanağı ve kaçak kayıt döküm formunun gönderildiği, her ne kadar tutanaklarda adres ticarethane olarak gösterilmişse de, davalının tacir kaydının bulunmadığı, davalı için kendi ticari işletmesinden kaynaklı bir uyuşmazlıktan bahsedilemeyeceği, ancak abonelik ticarethane olduğundan tüketici sıfatının da bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlığın TTK.'nun 4.maddesinde münhasıran sayılan uyuşmazlıklar arasında da yer almadığı, 6102 sayılı yasanın ticaret mahkemelerinin görevini düzenleyen 4/1 maddesi uyarınca uyuşmazlığı muhakeme etmekle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle; davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, görevli Mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair kararın usule aykırı olduğunu, -kamu düzeninden olan görevin belirlenmesinde davanın temelini oluşturan kaçak elektrik tespit tutanağının mahkemece resen derinlemesine irdelenmesi gerektiğini, -kaçak elektrik kullanımını kabul etmemekle birlikte 08.09.2023 tarihli tutanaktaki adres kısmına ... Mah.... Mevki Bayındır/İZMİR yazıldığını, davalının böyle bir adres kullanımı olmadığını, davalının adres kayıt sisteminde de adresinin ... Mah. .. No:..diye geçtiğini, bu adresin de mesken olarak kullanıldığını, davacı şirket ile bu adrestekiler arasında abonelik sözleşmesinin mevcut olduğunu, -dolayısıyla kabul anlamına gelmemekle birlikte kaçak elektrik kullanımından kaynaklı itirazın iptali davası görülecekse görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, -Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatları doğrultusunda dava konusu yerin ve aboneliğin mesken niteliğinde olması karşısında davalının tüketici tanımına uyduğunu ve bu tür uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu belirterek yerel mahkemenin hatalı görevsizlik kararının kaldırılmasını ve davaya bakmakla görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğuna karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava, kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden oluşturulan kaçak elektrik fatura bedelinin tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davalı hakkında tacir araştırması sonucunda Ticaret Sicil Müdürlükleri ve Vergi Dairesinden gelen yazı cevapları gereğince davalının tacir olmadığının tespit edildiği, davacı şirketten davalıya ait abonelik sözleşmesinin, tüketim endekslerinin ve kaçak elektrik kullanım tutanağının gönderilmesinin istendiği, davacı şirket tarafından gönderilen yazı cevabında, davalıya ait bir abonelik sözleşmesinin bulunmadığı, abonelik bulunmadığından tüketim endekslerinin mevcut olmadığı, kaçak elektrik kullanım tutanağı ve kaçak kayıt döküm formunun gönderildiği, her ne kadar tutanaklarda adres ticarethane olarak gösterilmişse de, davalının tacir kaydının bulunmadığı, davalı için kendi ticari işletmesinden kaynaklı bir uyuşmazlıktan bahsedilemeyeceği, ancak abonelik ticarethane olduğundan tüketici sıfatının da bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlığın TTK.'nun 4.maddesinde münhasıran sayılan uyuşmazlıklar arasında da yer almadığı, 6102 sayılı yasanın ticaret mahkemelerinin görevini düzenleyen 4/1 maddesi uyarınca uyuşmazlığı muhakeme etmekle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, görevli Mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. Yerel mahkemece yapılan tacir araştırması sonucunda Ticaret Sicil Müdürlükleri ve Vergi Dairesinden gelen yazı cevaplarına göre davalının tacir olmadığı tespit edilmiştir. Uyuşmazlık Türk Ticaret Kanunu uyarınca nispi veya mutlak ticari dava niteliği taşımadığından Ticaret Mahkemesi görevsizdir. Taraflar arasında abonelik sözleşmesinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı görevlileri tarafından düzenlenen 08.09.2023 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağında adres ticarethane olarak gösterilmiş, tespit anındaki güç bilgileri bölümünde süt sağma motoru, süt soğutma tankı, serinletici fan ve süt aktarma motoru bulunduğu tutanak altına alınmıştır. Davada haksız eylem ve kaçak elektrik kullanımı iddiası mevcut olup, abonelik ilişkisi tesis edilmediğinden davalının "tüketici" sıfatını haiz olduğu kabul edilemez. Davalı aleyhine düzenlenen 08.09.2023 tarihli Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı içeriği de gözetildiğinde abone sözleşmesi olmaksızın ve kaçak kullanım iddiası Tüketici Kanunu kapsamında değerlendirilemez. Bu durumda davalının tüketici olarak kabul edilemeyeceği ve tüketici sıfatının da bulunmadığı, davanın 6502 sayılı TKHK kapsamında kalmadığı, davanın haksız fiil niteliğindeki abonesiz kaçak kullanım iddiasından kaynaklandığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespiti ile görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerinde takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/846 Esas 2026/53 Karar sayılı dosyasında verilen 16/01/2026 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf talebinde bulunan davalı taraftan alınması gereken harçlar peşin olarak yatırıldığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme ve müzakere sonunda HMK 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere 01/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.