Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1576 E. 2026/1854 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1576
- Karar No
- 2026/1854
- Karar Tarihi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1576
KARAR NO: 2026/1854
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMES: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİH: 30/03/2026
ESAS NO: 2023/352
KARAR NO: 2026/288
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 01/10/2026
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında ... tarihlerini kapsayan ... poliçe numaralı ... poliçesi imzalandığını, daha sonra ... tarihinde önceki poliçenin eki olan uzatma poliçesinin imzalandığını ve poliçe vadesinin ... tarihlerini kapsayacak şekilde uzatıldığını, müvekkiline ait ... Tip 1800 Ton kapasiteli alüminyum ekstrüzyon pres makinesinin de bu poliçe kapsamında olan bir makine olduğunu, söz konusu makinede ... günü saat 22:15 civarında profil baskı esnasında anlaşılamayan bir nedenle alt ana kolların kırılması sonucu pres gövdesinin hasar aldığını, hasar sonrası alüminyum ekstrüzyon pres makinesinin çalışamaz hale geldiğini, hasara uğrayan makinenin müvekkili şirketin faaliyetleri için büyün önem arz ettiğini, poliçe kapsamında olan bu makinede oluşan hasarın giderilmesi için davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, teklifler alındığını ve onarımın gerçekleştirildiğini, yapılan onarım işlemine dair faturaların alındığını ve ... tarihinde sigorta şirketine hasar beyan formu ve yapılan onarımların listesinin gönderildiğini, sigorta şirketi tarafından yapılan inceleme sonucu müvekkiline gönderilen cevabi yazıda makinelerin normal işlemesinden ve mutad kullanılmasından doğan aşınma ve yıpranmalardan veya çürüme,paslanma ve oksidasyondan, buhar kazanlarında kireçlenme ve çamurlanmadan, işletmede doğrudan doğruya meydana gelen etkilerden, atmosferik vs. şartların sebebiyet verdiği tedrici bozulmalardan kaynaklanan hasarların teminat dışında kaldığını belirterek hasar tazmininden kaçındığını, sigorta şirketinin arızanın mutad kullanım sonucu oluştuğu ve zamana bağlı olarak geliştiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, poliçede 16 yaşına kadar olan makinelerin teminat kapsamına alındığını, bahsi geçen makinenin ortalama ömürlerinin 50 yıl ve üzerinde olduğunu, zamana bağlı olarak gelişen bir yıpranma hasarı olduğunu ileri sürmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sigorta şirketinin poliçe kapsamında olan ve ödemesi gereken hasar bedelini ödemekten kaçındığını, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alamadıklarından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulüne, poliçe kapsamındaki hasara ilişkin zararın karşılanmaması nedeniyle müvekkilini uğradığı zararın şimdilik 250.000,00-TL'sinin ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin genel merkez adresinin "... İstanbul" olduğunu, bu nedenle işbu davanın İstanbul Anadolu Adalet Sarayı Asliye Ticaret Mahkemeleri nezdinde görülmesi gerektiğini, başvuruya konu hasara uğrayan iş makinesinin, müvekkili şirket tarafından ... vadeli ... nolu İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile 6.500.000-TL'lik azami teminat miktarı kapsamında sigorta örtüsü altına alındığını, dava konusu talebin teminat dışı kaldığını, hasarın mutad kullanıma bağlı olarak meydana geldiğini ve dolayısıyla teminat dışı olduğunu, bunun ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, davacı tarafın talebinin haksız ve fahiş olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, eksper tarafından yapılan hasar icmalinde poliçe kapsamında talep edilebilir hasar miktarının 888.185,25-TL olduğunun belirlendiğini, oysa davacı tarafın söz konusu hasar için müvekkilinin 1.982.889,77-TL ödeme yapmasını talep ettiğini, ekspertiz raporu uyarınca sigortalı makinede 1.485.170,48-TL'lik hasar meydana geldiğini, ikrar anlamına gelmemekle birlikte talep edilebilecek toplam tazminat miktarı 888.185,25-TL olduğunu, bu rakamı aşan talebin haksız ve fahiş olduğunu, poliçede muafiyet kaydı bulunduğunu, sundukları ekspertiz raporunun hükme esas alınabileceğini, davacı tarafın müvekkili şirketin kötü niyetli olduğuna ilişkin beyanlarının gerçek dışı olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını ve poliçeye 14 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz etmediğini, müvekkili şirketin temerrüte düşmediğinden bahisle açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "... üçlü heyetin belirlediği kök tutarlardan hareketle, teminat dışı kalan parça bedeli düşülüp, kur dönüşümü, eksik sigorta oranı ve muafiyet indirimi kademeli olarak tatbik edildiğinde, davacı tarafın davalı sigorta şirketinden talep edebileceği nihai ve net tazminat tutarı 1.236.852,49 TL olarak saptanmıştır. Mahkememiz, hem teknik heyetin geniş kapsamlı incelemesine hem de poliçe hükümlerinin matematiksel kesinliğine dayanan bu sonucu, uyuşmazlığın hakkaniyetli ve hukuka uygun çözümü için yeterli ve isabetli bularak hükmüne esas almıştır. -Mahkememizce Türk Lirası üzerinden hesaplanmasına dair değerlendirmede; Davacı taraf dava dilekçesinin sonuç bölümünde hasar bedeline ilişkin olarak Türk Lirası üzerinden dava açmış ıslah isteminde ise alacağı yabancı para cinsine çevirdiği görülmüştür. Davacı TL alacağını ıslah ile yabancı para alacağına çeviremeyeceğinden ıslah istemi dava tarihine göre TL olarak değerlendirilmiştir. Munzam zarara dair değerlendirmede; Islah, taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesine denir (HUMK mad.83, HMK mad.176) (Prof.Dr. ..., Hukuk Muhakemeleri Usulü, B.6.C.IV, İstanbul 2001,s 3965). Islah müessesesi, dava değiştirme, başka deyişle iddia ve müdafaanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağını bertaraf eden bir imkandır. Zira bu suretle, aslında yasal itiraz ile karşılaşılabilecek olan herhangi bir taraf muamelesi, ıslah kurumu yardımı ile artık bu itirazı davet etmeksizin yapabilmektedir. (Prof.Dr. ... , Medeni Yargılama Hukuk, C.I.II.B,5, İstanbul 1992 s.534.) Kural olarak; dava açıldıktan sonra sebebinde, konusunda, delillerde ve diğer hususlarda usulüne ilişkin işlemlerin ıslah yoluyla düzeltilmesi mümkün olduğu gibi davanın konusunda da ıslah mümkündür. Ne var ki; ıslahla kastedilen dava konusu edilen hususların genişletilmesi veya değiştirilmesidir. Dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu haline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır. (HGK'nun 26.09.2011 tarih, 2011/1-364 E.- 2011/453 K.sayılı ilamı) Bu durumda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir davanın açılması olanağı bulunmamaktadır. Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de yeni dava konusu, önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur. Dolayısıyla ıslahla, dava konusu olmayan bir istemin dava kapsamına alınması mümkün değildir. Açıklanan gerekçeler ile davacı dava dilekçesinde yer almayan munzam zarar istemini ıslah ile eklemek suretiyle dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu haline getirilmeye çalıştığından ve ilgili talebe kanun cevaz vermediğinden ıslah istemi reddedilmiş ve geçersiz bir ıslah olarak değerlendirilmiştir. Diğer taraftan, ıslah işlemi geçersiz olup, hiç yapılmamış sayılacağından, ıslah ile artırılan tutar dava değerine dahil olmamıştır. Bu halde, gerek vekalet ücretinin belirlenmesi gerekse de taraflarca yapılan yargılama giderlerinin paylaştırılması açısından, ıslah ile artırılan tutarın dikkate alınmadan hüküm sonucu tesis edilmesi gereklidir. (Benzer mahiyette Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2018/7348 E. 2018/22253 K. Sayılı ilamı bulunmaktadır.) Anılan kıstaslar çerçevesinde yargılama gideri hesaplanmıştır.
1-Davacının hasar bedeline ilişkin davasının kısmen kabulü ile; 1.236.852,49-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağa dava tarihinden itibaren ticari avans faizini geçmemek üzere reeskont faizi uygulanmasına, davacının hasar bedeline ilişkin fazlaya ait isteminin reddine,
2-Davacının munzam zarar talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Başvuruya konu hasara uğrayan iş makinesi, müvekkil şirket tarafından ... vadeli ... no’lu İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile 6.500.000 TLlik azami teminat miktarı kapsamında sigorta örtüsü altına alındığını, poliçede her ne kadar makine kırılması teminatı için verilen toplam teminat 72.455.000,00 TL olsa da; ilgili sigorta poliçesinde “İŞBU POLİÇE, ... LTD.ŞTİ TARAFINDAN HAZIRLANAN ... TARİH VE ... NUMARALI DEĞER TESPİT RAPORUNA İSTİNADEN DÜZENLENMİŞTİR.” denilmekte olup hasara konu ... Marka, ... Model, ... imal yılı 1800 USTON ( 7”) kapasiteli ALÜMİNYUM EKSTRÜZYON PRES MAKİNASI ‘ nın ekte bilgilerinize sunulan ilgili değer tespit raporunun 13. sayfası 16. sırasında “EKSTRÜZYON HATTI 3 1.800 TON, Ø 178 MM “ başlığı altında “Ekstrüzyon presi ... ... ... imal yılı” olarak ekstrüzyon hattında bulunan “ 1.500 kg/h kapasiteli bilet fırını, çift kalıp ısıtma fırını, vinç ve aktarma organları “ gibi ekipmanlar/makineler ile birlikte toplamda 6.500.000,00 TL sigorta bedeli ile yer aldığı görüldüğünü, poliçenin mevcut olması teminatın tamamen ve otomatik ödeneceği anlamına gelmeyeceğini, dava konusu talep teminat dışıdır. hasarın mutad kullanıma bağlı olarak meydana geldiği dolayısıyla da teminat dışı olduğu, gerek bilirkişi hasar analiz raporu gerekse de ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, işbu davaya konu edilen i makinesinde meydana gelen hasarın müvekkil şirkete ihbar edilmesi akabinde, hasar alan ... Marka, ... Model, ... imal yılı 1800 USTON ( 7”) kapasiteli ALÜMİNYUM EKSTRÜZYON PRES MAKİNASI ‘ nda meydana gelen hasar ile ilgili ekspertiz çalışması yapıldığını, eksper tarafından yapılan incelemede, hasara konu alüminyum enjeksiyon makinesine ait alt sağ kolon (1 numaralı) milinin zamanla kullanıma bağlı olarak (tek yönlü (çekme) tekrarlı gerilmelerinin etkisi ile) yorularak kırılması şeklinde söz konusu hasarın meydana geldiği, yine makineye ait 2 numaralı kolon milinde yorulmanın mevcut olması, makineye ait 1 numaralı kolon milinin yorulmasına bağlı olarak kırılmasına müteakip kaçınılmaz şekilde makine ana gövde ve hidrolik sistem hasarlarının tetiklenmiş olması ( hasar kök sebebinin malzeme yorulması olması) göz önünde bulundurularak mutad kullanıma bağlı oluşan hasarın poliçe teminatının dışında kaldığı kanaatine ulaşıldığını, ekspertiz raporu delilleri arasında mevcut olduğunu, espertiz raporunun yanı sıra hasarın sebebinin analizi amacıyla ... Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden bilirkişi talep edilerek gerekli analiz ve tespitlerin yaptırılması hususunda sigortalı yetkilileri ile mutabık kalındığını, Doç Dr. ... tarafından hazırlanan bilirkişi hasar analiz raporunda da ekspertiz raporu ile paralel tespitlere yer verilmiş olup işbu raporla da hasarın mutad kullanıma bağlı oluştuğu tespit edildiğini, bilirkişi raporu delilleri arasında mevcut olduğunu, Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları Teminat Dışında Kalan Haller madde 3.h.'ye uyarınca, "Makinelerin normal işlemesinden ve mutad kullanılmasından doğan aşınma ve yıpranmalardan veya çürüme, paslanma veya oksidasyondan, buhar kazanlarında kireçlenme ve çamurlanmadan, işletmede doğrudan doğruya meydana gelen etkilerden, atmosferik vesair şartların sebebiyet verdiği tedrici bozulmalardan" meydana gelen hasarlar teminat dışı olduğunu, davaya konu edilen hasarın mutad kullanım neticesinde oluştuğu bilirkişi ve ekspertiz raporları ile sabit olduğunu, yukarıda yer verilen Genel Şart madesi uyarınca da mutad kullanıma bağlı meydana gelen hasarın teminat dışı olduğu kabul edilerek işbu dava reddedilmesi gerektiğini, davacının talebi haksız ve fahiş olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, eksper tarafından yapılan hasar icmalinde poliçe kapsamında talep edilebilir hasar miktarının 888.185,25 TL olduğu belirlendiğini, oysa ki davacı söz konusu hasar için müvekkil şirketin 1.982.889,77 TL ödemesini talep ettiğini, ekspertiz raporu uyarınca sigortalı makinede 1.485.170,48 TLlik hasar meydana geldiğini, ancak poliçe özel şartları ve genel şartlar uyarınca işbu rakamdan tenzil edilmesi gereken kalemler mevcut olduğunu, alınan teklifler uyarınca uygulanacak fatura tenzilatlarına ilaveten, sovtaj, eksik sigorta ve muafiyet tenzilatları sonrasında, ikrar anlamına gelmemekle birlikte, talep edilebilecek toplam tazminat miktarı 888.185,25 TL olduğunu, davacının işbu rakamı aşan talebi haksız ve fahiş olduğunu, yukarıda bahsi geçen karşılaştırmalı hasar icmali tablosu ekspertiz raporunun içeriğinde, delillerimiz arasında mevcut olduğunu, uyuşmazlık konusu makina için eksik sigorta söz konusu olduğunu, hasar dosyası içeriğinde yer aşan ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere yapılan piyasa araştırması neticesinde; 1800 USTON ( 7”) kapasiteli alüminyum ekstrüzyon hattı yeni bedelinin vergi, kurulum ve devreye alma dahil 1.250.000,00 USD olduğu ve hasar tarihi (12.11.2020 / 1 USD = 7.8037 TL) itibari ile ekstrüzyon hattı yeni bedeli 9.754.625,00 TL olarak belirlenmiş olup sigorta bedelinin (6.500.000,00 TL) sigorta değerinden (9.754.625,00 TL) düşük ( EKSİK SİGORTA) olduğu tespit edildiğini, eksper tarafından yapılan tespit akabinde eksik sigorta miktarının 491.649,90 TL'ye tkabül ettiği saptandığını, poliçede muafiyet kaydı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, poliçenin ÖZEL ŞARTLAR başlığı altında, “işbu poliçe üzerinde yazılı muafiyet skalasının hilafına;beher makine kırılması hasarında uygulanacak muafiyet tutarı aşağıdaki gibi olacağını, 500. 001 euro üzerindeki makine için 2. 500 euro' den az olmamak kaydı ile hasarın % 10'u” denilmesi sebebi ile hasar tutarının % 10’ u oranında muafiyet tenzili uygulanması gerektiğini, delilleri arasında sunulan ekspertiz raporu hukuki delil niteliğinde olup hükmes esas alınması mümkün olduğunu, tacir sigorta ettiren, müvekkil şirketin yaptığı ödemeyi kabul etmiş olup basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan sigorta ettiren, ödemeyi kabul ettiği an borç sona erdiğini, karine gereği tacir sigorta ettiren tarafından ihtirazi kayıt düşülmeksizin kabul edilen ödeme ile müvekkil şirketin sorumluluğu sona ereceğini, ekspertiz raporu ile tespit olunan söz konusu bedelin sigorta ettirene ödenmesi ile birlikte müvekkil şirketin borcu sona erdiğini, davacı talebinde haksız olduğunu ve talep fahiş olduğunu, müvekkil şirket tarafından sorumluluk sınırları dahilinde ödenmesi gereken tazminat tutarının tamamı sigorta ettirene ödendiğini, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 2000/955 E. 2000/1844 K. sayılı kararı ve istikrar kazanmış olan diğer kararlarına göre; sigortacı, rizikoyu meydana gelen gerçek zarar miktarı ile ve fakat poliçe limiti ile sınırlı olarak temin eder. Müvekkil şirketçe yaptırılan tespit Hazine Müsteşarlığı’na bağlı bağımsız eksper tarafından yapılan tespitler doğrultusunda gerçekleştiğini, uyuşmazlığın çözümü, zararın miktarını belirleyen ekspertiz raporlarının hukuki niteliğinin irdelenmesini gerekli kıldığını, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 2/m maddesinde, “Sigorta Eksperi” sigorta konusu risklerin gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan kayıp ve hasarların miktarını, nedenlerini ve niteliklerini belirleyen ve mutabakatlı kıymet tespiti, ön ekspertiz ve hasar gözetimi gibi işleri mutat meslek olarak yapan tarafsız ve bağımsız kişi olarak tanımlandığını, aynı Yasanın 22. maddesinde, sigorta eksperliğinin gerçek veya tüzel kişilerce yapılacağı belirlenerek, sigorta eksperliği ile ilgili ayrıntılı düzenlemelere yer verilerek sigorta eksperi olabilme koşulları, mesleki faaliyetlerinin kapsamı, denetimi ve faaliyetin gereği gibi yerine getirilememesi halinde uygulanacak müeyyidelerde belirlendiğini, aynı Yasanın 13. Maddesine göre sigorta eksperi tarafsız olmak zorunda olduğu gibi Yasanın 17. Maddesine göre eksperler tarafından düzenlenmiş olan raporlar delil niteliğinde olduğunu, Sigortacılık Kanunu’na dayanılarak yürürlüğe konulan Sigorta Eksperleri Yönetmeliğinde sigorta eksperliği kursları, sınavları ve stajı düzenlenmiş, stajı tamamlayanlara TOBB’ne başvurmaları üzerine Hazine Müsteşarlığınca ruhsatname verileceği kurala bağlandığını, bu kurallardan anlaşılacağı üzere, sigorta hukukunda tazminat yükümlüğünün belirlenmesi açısından sigorta ekspertiz müessesesine yer verilerek sigorta ekspertizlerine hukuki bir statü kazandırıldığını, ekspertiz raporlarının delil niteliği taşıdığını belirleyen Yasa kuralı ile sigorta ekspertizlerinin sigortalayan ve sigorta ettirene karşı tarafsız ve bağımsız çalışma ilkeleri gereği tazminat yükümlüğünü doğuran olayların nedenlerini ve zarar miktarını ortaya koyan raporlarının hukuken geçerli belge niteliği taşıdığının kabulü zorunlu olduğunu, nitekim, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 2009/3898 E. 2010/9742 K. Sayılı kararı ve Danıştay 8.Daire’nin 2008/5239 E. 2011/7043 K. Sayılı kararı ile işbu husus vurgulanmış ve eksper raporunun delil niteliğine atıfta bulunularak hüküm kurulduğunu, davacının müvekkil şirketin kötü niyetli olduğuna ilişkin beyanları gerçek dışı olduğunu, basiretli tacir gibi davranmakla yükümlü olan davacı sigortalı poliçeye 14 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz etmediğini, dolayısıyla poliçe mevcut haliyle kesinlik kazanmış olup davacının poliçe şartlarına ilişkin yönelttiği itirazlar mesnetsiz olduğunu, müvekkil şirket temerrüde düşmediğini, davacı faiz talebinde haksız olduğunu, söz konusu hasardan doğan zarar gereği gibi ve zamanında ödendiğini, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ilamının tehiri icra talepli olarak istinaf incelemesi sonunda mahkemece davanın reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İstinaf kaldırma kararı sonrası yeniden yapmış olduğu yargılama ve eksik Bilirkişi incelemelerini hem teknik hem de hesaplama uzmanları noktasında tamamlayarak, dava konusu alüminyum ekstrüzyon pres makinesinde (Makina) yaşanmış olan Makina Kırılımında "1" nolu mil dışındaki tüm 2., 3., ve 4. milleri teminat kapsamında tutmuş ancak usul hükümleri ve dava dosyası münderecatı ile uyuşmayacak şekilde yanılgılı yasa yorumlaması ve delil değerlendirmesi ile Müvekkil lehine olan kararı tüm Bilirkişilere tespit edilen 743.430,46-TL ve 157.883,99-EUR hasar tazmin bedeli yok sayarak tabir-i caizse güdük bıraktığını, yargılamadaki haklılığı ve yıllara sari mağduriyeti kesinlik kazanmasında yaşayacağı haklı motivasyon ve yerli yerin de olan gururu, uzmanlarca hesaplanarak tüm Bilirkişilerce tespit edilen 743.430,46-TL ve 157.883,99-EUR Makina Onarım fatura ve bedellerine rağmen maalesef Mahkeme Müvekkilin mağduriyetini giderecek nihai karar hükmünü veremediğini, bu sebepledir ki T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.03.2026 tarih, 2023/352 Esas ve 2026/288 sayılı ilamını aşağıda sıralanan sebeplerle istinaf etme mecburiyeti hasıl olduğunu, şöyle ki; Makinadaki 1 nolu Milde yaşanan hasar, 50 yılı aşkın ömrü olan emsal millere oranla 15 yılda kırılmış olunmasına rağmen, kırılmanın salt yorulma sebebine bağlayarak "erken yorulma"ya sebebiyetini hiç irdelememiştir. Gerekçeli karar içinde yapılmış olan tespit gözönünde tutulmayınca, sonuç bölümü de eksik veriler ile yanılgılı olduğunu, riziko kapsamındaki 2., 3. ve 4. milin kırılmasını teminata kapsamına almış ancak bu kez de bilirkişi heyetlerince hesaplanan 157.883,99-EUR Makina Onarım EUR bedelli giderleri, tam ıslah dilekçesindeki talep ve istemlerini dikkate almadan dava açılım dilekçesinde TL bazlı istem olduğu ve taleple bağılılık ilkesi savıyla enflosyanist ortamda değeri eriyen TL'ye çevirerek, Müvekkil şirketin parasını tabiri caizse pula dönüştürdüğünü, kabule bağlı olmayan ıslahı sebebi kendinden meçhul şekilde geçersiz sayan gerekçeli karar, pula çevirdiği 743.430,46-TL ve 157.883,99-EUR Makina Onarım bedeline bir de eksik sigorta tenzilat uygulaması ile zaten pula değerine dönmüş makina tazminat bedelini iyice değersizleştirildiğini, makina onarım bedeli içerisinde yer alan tl fatura bedelleri için müvekkil şirket ıslah ile birlikte munzam zarar talebinde bulunup Anayasa Mahkemesi kararları ışığında haklı ve yasal gerekçelerle talep etmişken, mahkeme bu talebi hiç dikkate bile almadığını, müvekkil şirketin tabiri caizse kuşa dönmüş 743.430,46-TL ve 157.883,99-EUR makina onarım bedelini beşte bir kurla çevirdiği ve eksik sigorta tenzilatı uyguladığı TL alacağa munzam zarar tazmini uygulamayarak tabr-i caizse önyargılı ve şartlanmış şekilde Müvekkil Şirketi mahkum ederek, haksızlığı ve hukuksuzluğunu tespit ettiği Davalı Sigorta şirketini ödüllendirdiğini, yaklaşık 6 yıldır mağduriyetinin giderilmesini bekleyen Müvekkil Şirketin, davayı kazanması tabir-i caizse mezkur gerekçeli karar sebebiyle "Züğürt Tesellisi"ne dönüştüğünü, son derece hem Maddi hukuk hem de Usul hukuku açısından yanılgılı ve eksik değerlendirmeli ve talepleri görmezden gelerek hiçe sayan T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.03.2026 tarih, 2023/352 Esas ve 2026/288 sayılı Kararını işbu İstinaf İtiraz dilekçemiz mündereceatındaki başlıklar altında haklı ve yasal sebeplerle itiraz etme zarureti hasıl olduğunu, istinaf mahkemenizce reesen dikkate alınacak nedenler tahtında, Adil Yargılanma Hakkına, Usul Hukukuna, Maddi Hukuka ve Makina Kırılması Davalarında emsalleşmiş Yargıtay Kararlarına Aykırılık teşkil eden T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.03.2026 tarih, 2023/352 Esas ve 2026/288 sayılı ilamının, delillerin takdirinde de hata, yanılgılı değerlendirme, gerekçe ile hüküm arasındaki illiyet bağı kurulamaması, gerekçenin kendi içerisindeki çelişki ve yanılgılı hukuk uygulamasından sebep mümkünse muraafa tayin edilerek yapılacak istinaf incelemesi neticesinde iptal edilip, tüm sonuçlarıyla gerekçeli karar kaldırılarak, Müvekkillerin haklı davasının Hukuk Dairesinin tasarrufunda olarak kabulüne karar verilmek üzere ya dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesi yada Hukuk Dairenizce murafaalar tamamlanarak davanın kabulüne karar verilmesi ve İstinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilmiş olan kararın icrasının geriye bırakılması ve her türlü yargılama ve üçreti vekaletin Davalı sigorta şirketince ödenmesine mahkum edilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Dava, sigorta sözleşmesi kapsamında gerçekleşen riziko nedeniyle oluşan zararın davalı sigortacıdan tahsili talebine ilişkindir.Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, taraflar arasında düzenlenen sigorta sözleşmesi teminatı kapsamında kalan ve davacı tarafından ispatlanan zararların davalıdan tahsiline, ayrı ve yeni bir dava/talep niteliğinde olması nedeniyle usulen ıslah yoluyla sonradan işbu davaya/talebe eklenmek suretiyle istenemeyecek olan davacının munzam zarar talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, asıl talebine ilişkin olarak ise davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının ve davalının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının ve davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 30/03/2026 tarih ve 2023/352 E - 2026/288 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacının istinafı yönünden; Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı kendisince peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Davalının istinafı yönünden; Alınması gerekli olan 84.489,39 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 21.854,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 62,635,04 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendileri üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 md uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/10/2026