Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1480 E. 2026/1423 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1480
Karar No
2026/1423
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1480 - 2026/1423 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1480 KARAR NO : 2026/1423 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/06/2018 NUMARASI : 2017/440 E. - 2018/210 K.

DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/06/2018 tarih ve 2017/440 E. - 2018/210 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2016/93039 kod numarasını alan başvuruya müvekkilinin itirazının yerinde görülmeyerek nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin "..." markasının tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin “...” ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, bu markalarda "..." harfinin temel görsel olarak göze çarptığını, davalının “...” markasının kullanılması durumunda, müvekkilinin alt markası gibi algılanacağını, başvuru markası ile müvekkilinin markalarının aynılık derecesinde benzerliği bulunduğundan iltibas tehlikesinin olduğunu ileri sürerek, 2017-M-8732 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı savunmada bulunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, taraf markalarında “...” harfi dışında ortak bir nokta bulunmadığı, uyuşmazlık konusu “...” harfinin, marka yaratmada sıkça kullanılabilecek bir harf/işaret olduğu, ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğu, ayırt ediciliği zayıf olan ibareleri tercih eden bir kimsenin, bu ibarelere bir takım farklı ilaveler yapılarak marka olarak kullanılmasına katlanmak mecburiyetinde olduğu, böylesi bir harfin/işaretin tek bir firmanın tekeline bırakılmasının marka hukuku ilkeleri ile bağdaşmayacağı, bu çerçevede yapılan değerlendirmede markaların görsel ve işitsel olarak birbirinin aynı veya devamı olduğu intibaı uyandırmadığı, davalı markası kapsamında kalan sınıflar açısından aynı mal ve hizmetler tespit edilse de, taraf markalarının hem görsel olarak hem de telaffuz edildiğinde birbirinin aynı veya devamı olduğu intibaını uyandırmadığından, davalı başvurusu ile davacı markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının markasının, müvekkilinin markasıyla görsel açıdan aynı olduğunu, davalının kullandığı "..." harfinin müvekkilinin logosuyla bire bir örtüştüğünü, görsel benzerliğin markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için tek başına yeterli kabul edilmesi gerektiğini, işitsel algıya kıyasla görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkanı sağladığını, somut olayda SMK m.6/1 hükmü kapsamında yer alan benzerlik unsurlarının tamamının, söz konusu markalar arasında mevcut olduğunu, markaların tarihsel olarak önceliği, aynı sınıflarda yer alması, benzer işaretlere sahip olmaları sonucunda, halk nezdinde karıştırılma ihtimallerinin bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve taraf markalarında “...” harfi dışında ortak bir noktanın bulunmadığı, uyuşmazlık konusu “...” harfinin, marka yaratmada sıkça kullanılabilecek bir harf/işaret olduğu, ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğu, ayırt ediciliği zayıf olan ibareleri tercih eden bir kimsenin, bu ibarelere bir takım farklı ilaveler yapılarak marka olarak kullanılmasına katlanmak mecburiyetinde olduğu, bu çerçevede yapılan değerlendirmede davalı markası kapsamında kalan sınıflar açısından aynı mal ve hizmetler tespit edilse de, taraf markalarının hem görsel olarak hem de telaffuz edildiğinde birbirinin aynı veya devamı olduğu intibaını uyandırmadığından, dolayısıyla davalı başvurusu ile davacı markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, istinaf aşamasında peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/07/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1480, K. 2026/1423, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1480-e-2026-1423-k-55077b5881b9