Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1183 E. 2026/1714 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1183
Karar No
2026/1714
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1183 KARAR NO : 2026/1714

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/04/2026 NUMARASI : 2025/1220 Esas 2026/447 Karar DAVA : MENFİ TESPİT KARAR TARİHİ : 08/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 08/07/2026

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1220 Esas 2026/447 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın yetkisizliğine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Şirketinin müvekkili şirket tarafından keşide edildiği iddia edilen aşağıda vasıfları yazılı çeklere istinaden, müvekkili aleyhine Konya 5. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2025/47 Esas sayılı dosyası ile "karşılıksız çek keşide etme" suçundan şikayette bulunduğunu, ... Bank A.Ş. .../İZMİR Şubesi, E1-9666093 seri nolu, 05.11.2024 keşide tarihli 1.250.000,00 TL bedelli çek ve ...Bank A.Ş. .../İZMİR Şubesi, H1-0040067 seri nolu, 05.11.2024 keşide tarihli 500.000,00 TL bedelli künyeli çekler nedeniyle henüz bir icra takibi başlatılmadığını, TTK uyarınca dava şartı olan arabuluculuk süreci Konya Arabuluculuk Bürosu’nun 2025/3151 Başvuru ve 2025/167127 Dosya numarası üzerinden yürütüldüğünü ve sürecin "anlaşamama" ile sonuçlandığını, arabuluculuk sürecinin tamamlanmasının ardından, işbu dava ile çeklerin hükümsüzlüğü ve müvekkili şirketin borçsuzluğunun tespitini ve dava konusu çeklerin icra takibine konulmasının engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalıların haksız ve kötü niyetli tutumları nedeniyle, dava değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmelerine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı .... Şirketi vekili cevap dilekçesi ile; davacı-borçlu şirket ve yetkilisi aleyhine davaya konu çekler için Konya 5. İcra Ceza Mahkemesi 2025/47 Esas sayılı dosya nezdinde çekle ilgili karşılıksızdır yapılmasına sebebiyet verme suçundan şikayette bulunulduğunu, Konya 5. İcra Ceza Mahkemesinde 12.02.2025 tarihinde başlayan yargılama devam etmekteyken bugüne kadar imza itirazını düşünmeyen davacı-borçlu şirket, şikayetten tam 8 ay sonra 10.12.2025 tarihinde imza itirazında bulunmaya karar verdiğini, dürüstlük kuralına aykırı bu tutumu ile imzanın kendisine ait olmadığını ve diğer davalı-borçlu şirket tarafından yapılan cironun muvazaalı olduğunu iddia ettiğini, ne tutturursam kar mantığıyla aklına gelen her şeye dayanaksız bir şekilde dilekçesinde yer veren davacının tüm iddialarını inkar ettiklerini, öncelikle muvazaalı ciro yapıldığını ve müvekkili şirketin kötü niyetli olduğu iddiası ve dolayısıyla kötü niyet tazminatı talebi hakkaniyetsiz olduğunu, çünkü müvekkilinin lehtar olmayıp son hamil olduğunu, muvazaalı bir ciro bulunmadığını, müvekkili şirketin diğer davalı-borçlu şirket ile danışıklı olarak ciro işlemini yaptığı iddiası soyut kaldığını, genel geçer ifadelerle müvekkili şirket aleyhine bu tür iddialarda bulunulması HMK madde 29'da düzenleme alanı bulan mahkemelere doğruyu söyleme yükümlülüğüne de aykırı olduğunu belirterek davacının davasının tüm talep ve ferileriyle birlikte reddine, haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla (müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklıdır) müvekkili lehine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Mahkememizce deliller toplanmış, banka kayıtları, Konya 5. İcra Ceza Mahkemesinin 2025/47-Ceza Dava Dosyası uyap üzerinden celp edilmiş ve incelenmiştir. Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara ilişkin davacı vekilinin istinaf dilekçesi sunduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 10/04/2026 tarih 2026/558 Esas-2026/941 Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verildiği görülmüştür. Dosya kapsamındaki belgelerden Davalı ..... Şirketinin yerleşim yerinin ... Mahallesi .. Sk No:..Karatay/ KONYA olduğu, diğer davalı ... Şirketinin yerleşim yerinin ise .. Mah. .. Sk. No: .. Meram/KONYA olduğu anlaşılmaktadır. Somut dava konusu olayda iki adet çekten kaynaklı davacı tarafın davalılara borçlu olmadığı iddia edilerek menfi tespit talebi ile dava açıldığı anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1.fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Kesin olmayan yetki hallerinde yetkiye ilişkin ilk itirazın ileri sürülmesi hususu HMK.'nın 19. md. de hükme bağlamıştır. Anılan Yasa'nın 19/2 maddesine göre "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda; davalı vekilinin süresinde yapmış olduğu yetki itirazının HMK 6 maddesinin" genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir" hükmü dikkate alındığında Davalı .... Şirketinin yerleşim yerinin ... Mahallesi .. Sk No:... Karatay/ KONYA olduğu, diğer davalı... Şirketinin yerleşim yerinin ise ...Mah... Sk. No: ... Meram/KONYA olduğu anlaşılmakla, Davalıların şirket adreslerinin dava dilekçesinde de belirtildiği üzere Konya ili olduğu, yetkili mahkemenin HMK.nun genel hükümleri çerçevesinde davalıların şirket yerleşim yeri olacağına dair hükmü ve HSK'nın 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı Ticaret Mahkemeleri kurulması ile mevcut Ticaret Mahkemelerinin yargı çevrelerinin belirlenmesine dair kararı ile Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yargı çevresi Konya Ağır Ceza Mahkemesi'nin yargı çevresi sınırları olarak belirlendiğinden ticari nitelikteki dava yönünden Konya Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla Konya Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili mahkeme olmakla yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile; HÜKÜM: Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere ; Davalı tarafın yetki itirazının kabulüne, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, Dosyanın karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20.maddesi gereğince talep halinde yetkili Konya Asliye Ticaret Mahkemesi ne gönderilmesine, Kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde veya kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın Konya Asliye Ticaret Mahkemesi ne gönderilmesine, *-*-HMK 20. Madde Ve Bahse Konu Usul ve Silsile-*-* MADDE 20- (1) Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, (…)[1] süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir.[2] Yasal süre içerisinde başvuru yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına, HMK 331/2 maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece, davalı şirketlerin yerleşim yerlerinin Konya ili olduğu gerekçe gösterilerek HMK m. 6 uyarınca yetkisizlik kararı verildiğini, verilen bu karar eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu uyuşmazlık, ... Bank A.Ş. ... / İZMİR Şubesi’ne ait iki adet çekten kaynaklanan menfi tespit davası olduğunu, çeklerin düzenlenme yeri ve muhatap banka şubesi (ödeme/ifa yeri) İzmir olduğunu, kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit davalarında, HMK m. 6’daki genel yetki kuralının yanı sıra, HMK m. 10 (Sözleşmenin ifa edileceği yer) ve Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca çekin düzenlenme yeri ve ödeme yeri (muhatap bankanın bulunduğu yer) mahkemeleri de yetkili olduğunu, davacı borçlu, genel yetkili mahkeme ile özel yetkili mahkemeler arasında bir seçimlik hakka sahip olduğunu, müvekkili şirket bu seçimlik hakkını, çeklerin hem düzenlenme yeri hem de muhatap banka şubesinin bulunduğu yer olan İzmir mahkemelerinden yana kullandığını, Mahkemenin, kambiyo senetlerine ilişkin bu özel ve seçimlik yetki kurallarını göz ardı ederek yalnızca davalıların yerleşim yeri üzerinden yetkisizlik kararı vermesinin hatalı olduğunu, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kambiyo senedine dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun “Menfi tesbit ve istirdat davaları” başlıklı 72 nci maddesinin sekizinci fıkrası şöyledir:“Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.” 6100 sayılı Kanun’un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” 6100 sayılı Kanun'un “Sözleşmeden doğan davalarda yetki” başlıklı 10 uncu maddesi şöyledir:“Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. ” Somut olayda; davaya konu çeklerle ilgili henüz yapılmış bir icra takibi bulunmamaktadır. İİK’nun 72. Maddesinin 8. Fıkrası hükmü, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası hakkında uygulanır. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasında yetkili mahkeme genel hükümlere tayin edilir. Somut olayda, davalıların yerleşim yeri Konya İli sınırları içerisinde ise de; çekte yazılı muhatap banka Çamdibi/İzmir şubesi olmakla; bu durumda HMK’nun 6. Maddesine göre davalıların yerleşim yeri olan Konya Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğu gibi muhatap bankanın bulunduğu yer (İzmir) olması nedeniyle davaya bakan mahkeme de yetkilidir. Bu yönler gözetilmeksizin yerinde olmayan gerekçelerle yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. (Yargıtay 19. HD nin 2013/18219 esas, 2014/5274 karar, 2013/1867 esas, 2013/5693 karar sayılı kararları da aynı doğrultudadır) Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı şirketin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/04/2026 Tarih, 2025/1220 Esas ve 2026/447 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın esasa ilişkin istemleri inceleyip karara bağlamak üzere görevli bulunan ve kararı kaldırılan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı şirket tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran davacı şirkete İADESİNE, 5- İstinaf yargılama giderlerinin esas karar ile birlikte değerlendirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/(1)-a bendi uyarınca kesin olmak üzere 08/07/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1183, K. 2026/1714, T. 08.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1183-e-2026-1714-k-b159bdd6e7d3