Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/663 E. 2026/1695 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/663
- Karar No
- 2026/1695
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/663 KARAR NO : 2026/1695
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2023/972 Esas-2025/57 Karar DAVA TARİHİ : 06/12/2023 KARAR TARİHİ : 22/01/2025 DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit DAİRE KARAR TARİHİ: 15/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/09/2026
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/972 Esas 2025/57 Karar sayılı dosyasından verilen 22/01/2025 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nun İzmir Konak'ta bulunan 17 odalı .... Otel'in sahibi ve işletmecisi olduğunu, davalı ... şirketinin 0010575015 tesisat numaralı abonesi olduğunu, 14.11.2023 tarihinde davalı şirket görevlilerinin otelde denetim yaptığını, ana branşman hattının yarılarak harici faz çekildiği ve kontaktör sistemiyle kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-b maddesi uyarınca Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlediğini, 16.11.2023 tarihinde 4.551.005,39 TL kaçak elektrik tüketim bedeli tahakkuk ettirildiğinin kısa mesajla bildirildiğini, ancak hesaplama detaylarını ve ödeme süresini gösteren faturanın tebliğ edilmediğini, 21.11.2023 tarihinde de işletmenin elektriğinin kesildiğini, yapılan tüm işlemlerin usule ve mevzuata aykırı olduğunu, tutanakta işlemin yerinde yapıldığı ve imzadan imtina edildiği belirtilmesine rağmen tutanağın işletmede düzenlenmediğini, müvekkiline imza için sunulmadığını, otel güvenlik kameralarının da bunu doğruladığını, tutanağın müvekkilin yokluğunda otel dışında düzenlendiğini, müvekkil imzasını taşımayan bu tutanağın tek başına delil olamayacağını, tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedeline ilişkin ayrıntılı fatura ve hesaplamaların tebliğ edilmediğini, sadece kısa mesaj gönderildiğini, hesaplamaya esas alınan güç değerleri, süreler, tarife ve parametrelerin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 44 ve 45. maddelerine aykırı olduğunu, tüketim düşüşünün yalnızca otelin Ocak-Mayıs 2023 döneminde tadilatta kapalı kalmasından kaynaklandığını, bu nedenle Yönetmeliğin 44. maddesi gereği Ocak 2023 öncesindeki dönemin ihtilafsız dönem kabul edilmesi gerektiğini, buna rağmen hesaplamaya dahil edildiğini, Yönetmeliğin 45. maddesi uyarınca hesaplama süresinin en fazla 180 gün olması gerekirken yaklaşık 360 gün esas alınarak hesap yapıldığını, ayrıca otelin üç vardiya ve günlük 21 saat tam kapasite çalıştığı varsayımıyla hesaplama yapıldığını, bunun otel işletmeciliğinin fiili çalışma düzenine aykırı olduğunu, ortak alanlarla müşteri odalarının aynı şekilde değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, Yönetmeliğin 47. maddesi uyarınca ödeme için on günlük süre verilmesi gerekirken bu yükümlülüğe de uyulmadığını ve elektriğin usulsüz şekilde kesildiğini, müvekkilinin geçmiş bir yıla ait tüm elektrik faturalarını düzenli ödediğini, ana branşman hattının yarılması veya harici faz çekilmesi suretiyle sayaç dışı elektrik kullanımının hiçbir şekilde söz konusu olmadığını, geçmiş ve sonraki dönem faturalarının gerçek tüketimle uyumlu olduğunu, tutanakta kullanılan güç değerlerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, otelde yalnızca 17 oda bulunduğunu, her odada klima, saç kurutma makinesi, televizyon, lamba ve kettle bulunduğunu, buna rağmen tüm cihazların günün 21 saati sürekli çalıştığı varsayımıyla hesap yapıldığını, bunun teknik olarak imkânsız olduğunu, Ocak-Mayıs 2023 döneminde otelin tadilat nedeniyle kapalı olduğunu, bu nedenle elektrik tüketiminin doğal olarak düştüğünü, 12 Mayıs 2023 tarihinden sonra otelin kademeli olarak faaliyete geçtiğini, tam kapasite çalışmadığını, 12 Mayıs-24 Kasım 2023 tarihleri arasında teorik olarak 3.332 geceleme mümkünken fiili geceleme sayısının yalnızca 1.440 olduğunu, doluluk oranının yaklaşık %43 seviyesinde kaldığını, odaların günün tamamında kullanılmadığını, müşterilerin kısa süreli konakladığını, odalarda enerji tasarrufu sağlayan enerji saver sisteminin bulunduğunu ve müşteri odadan çıktığında elektriğin otomatik kesildiğini, bu sistemin tadilat sonrasında kurulduğunu ve tüketimi önemli ölçüde azalttığını, saç kurutma makinelerinin teknik olarak uzun süre kesintisiz çalışmasının mümkün olmadığını, tüm aydınlatmaların LED ve sensörlü olduğunu, tutanakta ampul güçlerinin gerçeğe aykırı şekilde yüksek gösterildiğini, kettle ve televizyonların yalnızca odalar kullanımdayken kısa sürelerle çalıştırıldığını, odalarda bulunan klimaların büyük bölümünün inverter özellikli 12.000 BTU, kalanlarının ise 18.000 BTU inverter klima olduğunu, bunların yalnızca yaz aylarında soğutma amacıyla kullanıldığını, otelin ısıtma ve sıcak su ihtiyacının doğalgazla karşılandığını, dolayısıyla elektrik tüketiminin hesaplandığı şekilde olmasının mümkün olmadığını, tüm bu teknik ve fiili hususlar birlikte değerlendirildiğinde bilirkişi incelemesi sonucunda bugüne kadar tahakkuk eden faturaların gerçek tüketimle uyumlu olduğunun, kaçak elektrik kullanılmadığının ve düzenlenen kaçak elektrik tahakkukunun otelin kapasitesiyle bağdaşmadığının ortaya çıkacağını, müvekkilinin hiçbir şekilde sayaç dışı kaçak elektrik kullanmadığını, sayaçtan geçen tüm tüketim bedellerini eksiksiz ödediğini, küçük ölçekli bir butik otel için 4.551.005,39 TL tutarında kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirilmesinin hayatın olağan akışına, teknik gerçeklere ve mantığa aykırı olduğunu, davalı şirketin bölgede tahsil edemediği kayıp-kaçak bedellerini haksız şekilde müvekkiline yüklemeye çalıştığını, kaçak elektrik tespitlerinin doğru bulgu ve belgelere dayanması ve tüketici haklarının korunmasının zorunlu olduğunu, elektriğin kesilmesi nedeniyle otelin faaliyetini sürdüremez hale geldiğini, bu nedenle 21.11.2023 tarihinde İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/243 D. İş sayılı dosyasında ihtiyati tedbir talep ettiğini, verilen tedbir kararıyla elektriğin yeniden bağlandığını, aksi halde işletmenin kapanacağını, çalışanların işsiz kalacağını, yıllar içinde oluşturulan ticari itibarın da zarar göreceğini, bu nedenle ihtiyati tedbir kararının menfi tespit davası sonuçlanıncaya kadar devam etmesi gerektiğini, kaçak elektrik kullanılmadığının tespiti amacıyla dava açmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurduğunu, 05.12.2023 tarihinde anlaşamama son tutanağının düzenlendiğini, ayrıca kaçak elektrik tutanağına da idari itiraz yaptığını, buna rağmen davalı tarafından arabuluculuk ve itiraz süreçleri devam ederken İzmir 22. İcra Müdürlüğünün 2023/20374 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ödeme emrine süresi içinde borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, buna rağmen ihtiyati tedbir kararının devam edebilmesi ve elektrik kesintisinin yeniden uygulanmaması için menfi tespit davasını açmak zorunda kaldığını, bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu, bu hususun Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2011/19-622 Esas, 2012/9 Karar sayılı ilamıyla da kabul edildiğini, sonuç olarak İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/243 D. İş sayılı ihtiyati tedbir kararının dava sonuna kadar devamına, 14.11.2023 tarihli 279990 sayılı Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağının ve İzmir 22. İcra Müdürlüğünün 2023/20374 Esas sayılı icra takibinin iptaline, müvekkilinin harici hat çekerek kaçak elektrik kullanmadığının ve 4.551.005,39 TL tutarında kaçak elektrik tüketim bedelinden borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaçak elektrik tespit tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belge niteliğinde olduğunu, bu hususun Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2018/5061 Esas, 2018/9950 Karar sayılı ilamıyla da kabul edildiğini, kaçak elektrik tespit tutanağı ile davacının kaçak elektrik kullandığının hukuken sabit hale geldiğini, bu resmi belgenin aksinin ancak aynı kuvvette yazılı delillerle ispatlanabileceğini, bu nedenle ispat yükünün davacıya geçtiğini, kaçak elektrik tespit tutanaklarının aksi ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğinde bulunduğunu, davacının bu tutanağı çürütecek yeterli yazılı delil sunamadığını, ayrıca kaçak elektrik tespit tutanağının usulüne ve mevzuata uygun şekilde düzenlendiğini, İzmir Konak... Mahallesi ... Caddesi No:... adresindeki 10575.. tesisat numaralı abonelikte yapılan yerinde inceleme sırasında ana branşman hattı yarılarak harici hat çekilmek suretiyle sayaç dışından kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, bu nedenle K-2799... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağının düzenlendiğini, bu tutanağa dayanılarak ... adına 712001918770 belge numaralı 4.551.005,39 TL tutarında kaçak kullanım faturası oluşturulduğunu, tutanak ve tahakkukun 30.05.2018 tarihli ve 30436 sayılı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42, 44 ve 45. maddelerine uygun olduğunu, Yönetmeliğin 42/1-b maddesi gereğince mevcut abonelik bulunmasına rağmen ayrı hat çekilerek sayaçtan geçirilmeden elektrik kullanılmasının kaçak elektrik tüketimi sayıldığını, Yönetmeliğin 44. maddesi uyarınca harici hat üzerinden beslenen cihazların kurulu gücünün esas alınarak hesaplama yapıldığını, Yönetmeliğin 45. maddesi gereğince kaçak kullanım süresinin 180 gün olarak belirlendiğini, doğru bulgu ve belgeler bulunması halinde geriye dönük normal tüketim hesabının da yapılmasının mevzuata uygun olduğunu, toplam hesaplama süresinin on iki ayı aşmadığını, ayrıca Yönetmeliğin vardiyalı çalışan turistik tesisler bakımından üç vardiya esasına göre günlük 21 saat çalışma süresi öngördüğünü, somut olayda otelin üç vardiya hizmet veren turistik tesis niteliğinde olması nedeniyle bu çalışma süresinin esas alındığını, harici hattın kontaktör sistemiyle tüm işletmeyi beslediğinin tespit edilmesi üzerine mevcut tüm elektrikli cihazların kurulu gücünün 116,05 kWh olarak belirlendiğini, 14.11.2023 ile 18.05.2023 tarihleri arasındaki 180 günlük dönem için 116,05 x 180 x 21 hesabıyla 438.669 kWh kaçak tüketim hesaplandığını, bu miktarın ilgili tarifenin 1,5 katı üzerinden faturalandırıldığını, ayrıca 19.05.2023 ile 20.11.2022 tarihleri arasındaki geriye dönük 180 günlük normal tüketim hesabının da aynı yöntemle yapıldığını, toplam 877.338 kWh tüketim üzerinden yürürlükteki tek terimli ve tek zamanlı aktif enerji ile dağıtım tarifeleri uygulanarak 4.551.005,39 TL tutarında kaçak kullanım faturası oluşturulduğunu, tüm hesaplamaların ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince "...Davacı ...’nun ticari faaliyet olarak gerçek kişi tacir sıfatıyla işletmekte olduğu 17 odalı .... Otel’in 00105750... tesisat numaralı ticarethane kayıtlı abonesi olduğu, davalı ... AŞ nin 16.11.2023 tarihinde otelde tespit halindeki güç kayıtlarını alarak kontaktör sistemi ile kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin 16.11.2023 tarihli tutanağı düzenlediği ve 116,055 kwh kullanılan güç bilgisi tespit ettiği, 3 vardiya olarak çalıştığından bahisle Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği m. 42 /1-b hükmüne istinaden tutanak düzenlediği ve bu tutanağa istinaden aboneye 4.551.005,39 TL tutarlı kaçak faturası tahakkuk ettirdiği, davacının faturaya itiraz ettiği, itirazının kabul edilmediği,... AŞ nin davacı aleyhine 30.11.2023 tarihinde İzmir 22. İcra Müdürlüğünün 2023/20374 Esas sayılı dosyasıyla 4.551.005,39 TL asıl alacak ve işlemiş gecikmiş gün faizi ile faizin KDV si toplamı 4.559.743,32 TL üzerinden takibe geçtiği, borçlunun 06.12.2023 tarihinde takibe itiraz ederek takibi durdurduğu, aynı gün de mahkememizde menfi tespit davası açtığı belirlenmiştir. Davacı dava açmadan önce İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 21.11.2023 tarihinde 2023/243 d.iş sayılı dosyayla elektrik kesintisinin tedbiren önlenmesine ilişkin talepte bulunmuş, mahkeme tarafından 23.11.2023 tarihinde talebi kabul edilerek % 30 teminatla elektrik kesintisinin önlenmesine karar verilmiştir. Mahkememizce de bu tedbirin 28.02.2024 tarihli ara kararla devamına karar verilmiştir. Mahkememizce de yaptırılan incelemede davacının ticarethane abonelik grubuyla abone olan .... Otel hakkında tutulan tutanak ve otelin kurulu gücü üzerinde yapılan incelemede, kaçak elektrik tespit tutanağı tarihi olan 16.11.2023 tarihi öncesi 4 yıllık dönem üzerinden ve sonrası dava tarihine kadar olan dönem üzerinde yapılan incelemede davacının işletmekte olduğu otelin 26.03.2020 tarihi ile 31.05.2021 dönemleri arasında Covid -19 salgını nedeniyle tüketiminin azaldığı, yine otelin tadilata girdiği 20.01.2023 ve 12.05.2023 tarihleri arasında otelin müşteri kabul etmediği, bu durumun Kemeraltı Vergi Dairesine bildirildiği, tadilat bitene kadar müşteri almadığı belirlenmiştir. Yine bilirkişinin asıl ve ek raporda yapmış olduğu tespitte, tutanakta yer alan branşman kablosunu gösteren fotoğraftaki kablonun 116,055 kwh güç değerini karşılamadığı 176,3 amperlik akımı taşıyamayacağı tespit edilmiştir. Bu tespitler maddi delil olarak dosyada yer almaktadır. Ayrıca otelin 3 vardiya çalıştığına ilişkin tutanak da tamamen bir faraziye dayandığı belirlenmektedir. Zira bilirkişi raporunda yer aldığı üzere 16.11.2023 tespit tarihinden sonra kaçak kullanım sonrası kullanılan elektrik miktarının artması gerekirken bilakis 55,9 kwh/gün yani aylık ortalama 1677 kwh tüketim yapıldığı, tutanak öncesine göre % 43 oranında azalma olduğu görülmektedir. Bu halde tutanağın gerçek verilere dayandığı ve kullanılan elektrik miktarının bu miktardan fazla olduğunun tespitine ilişkin yeterli bir dayanağı bulunmamaktadır. Ayrıca tutanakta yer alan kontaktör sisteminin kurulduğu ve kaçak elektrik tüketim halleri başlıklı EPTHY Yönetmelik m. 42 /b ve c de yer alan mevzuata aykırı biçimde sayaca müdahale ederek eksik veya hatalı ölçüm yapıldığı iddiasını ispatlayacak bir fotoğraf veya delil, video kaydı vs dosyaya ibraz edilmemiştir. Dolayısıyla ne maddi deliller (kullanılan elektrik miktarı gibi) ne de fiziki olarak bu kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin tutanakta yer alan kontaktör sisteminin bulunduğuna dair delil dosyaya ibraz edilmediğinden davacının davasının kabulü ile dava konusu olan ve İzmir 22. İcra Müdürlüğünün 2023/20374 Esas sayılı dosyasına konu edilen alacak miktarı olan 4.551.005,39 TL bedelli 712001918770 numaralı fatura kapsamında davacının borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf sadece fatura üzerinden borçlu olmadığını talep etmiş olup, icra dosyasına konu olan alacakla ilgili olarak İİK m. 72 ye dayalı olarak talepte bulunmadığından bu konuda bir hüküm kurulmamıştır. Dava sırasında İzmir 22. İcra Müdürlüğü’nün 2023/20374 Esas sayılı dosyasına yapılan itiraz ile takip durmuş olup, ödeme yapılmadığından istirdat davasına konu edilmemiştir. Davacının talebi kabul edilerek dava konusu faturadan dolayı borçlu olmadığına karar vermek gerekmiş, ancak talep olmadığından İİK m. 72/5f’nın uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilmemiş..." ifadelerini içeren gerekçelerle davanın kabulüne, davacının davaya konu ettiği 4.551.005,39 TL bedelli 712001918770 numaralı kaçak elektrik kullanımına dayalı olarak düzenlenen ve takibe de konu edilen faturadan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar vermiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaçak elektrik tespit tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belge niteliğinde olduğunu, bu hususun Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2018/5061 Esas, 2018/9950 Karar sayılı ilamında da kabul edildiğini, tutanakların düzenlendikleri tarihteki maddi vakıaları gösteren resmi belgeler olduğunu, bu nedenle aksinin ancak aynı kuvvette yazılı delillerle ispatlanabileceğini, kaçak elektrik kullanımının düzenlenen Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı ile sabit hale geldiğini, ispat yükünün davacıya geçtiğini, davacının ilk derece mahkemesinde tutanağın aksini kanıtlayacak herhangi bir bilgi, belge veya yazılı delil sunamadığını, bu nedenle davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesinin davayı kabul etmesinin hatalı olduğunu, ayrıca davacı adına düzenlenen 4.551.005,39 TL tutarındaki kaçak elektrik tahakkukunun mevzuata tamamen uygun olduğunu, İzmir Konak ...Mahallesi ... Caddesi'nde bulunan 105750... tesisat numaralı abonelikte yapılan denetimde ana branşman hattı yarılarak harici hat çekilmesi suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, bu nedenle K-2799... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiğini, tutanağa dayanılarak ... adına 712001918770 belge numaralı 4.551.005,39 TL tutarında kaçak kullanım faturası oluşturulduğunu, hesaplamanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine uygun şekilde yapıldığını, harici hattın kontaktör sistemiyle tüm ticarethaneyi beslediğinin tespit edildiğini, bu nedenle işletmedeki tüm elektrikli cihazların kurulu gücünün esas alındığını, toplam kurulu gücün 116,05 kWh olarak belirlendiğini, otelin üç vardiya esasına göre faaliyet gösterdiğinin tespit edilmesi nedeniyle günlük 21 saat çalışma süresi esas alınarak 180 günlük kaçak kullanım miktarının hesaplandığını, ilk 180 günlük dönem için 116,05 x 180 x 21 hesabıyla 438.669 kWh tüketim belirlendiğini, bu tüketimin ilgili tarifenin 1,5 katı üzerinden hesaplandığını, önceki 180 günlük dönem için de aynı miktarda tüketim esas alınarak toplam 877.338 kWh kaçak tüketim üzerinden yürürlükteki tek terimli ve tek zamanlı aktif enerji ile dağıtım tarifeleri uygulanarak 4.551.005,39 TL tahakkuk oluşturulduğunu, düzenlenen faturanın ve hesaplamanın ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda otelin 20.01.2023-12.05.2023 tarihleri arasında tadilatta bulunduğu ve bu dönemdeki tüketim düşüşünün tadilattan kaynaklandığının belirtildiğini, ancak tüketim kayıtları incelendiğinde 2019 yılında yaklaşık 7.000 kWh seviyesinde tüketimler bulunduğunu, 2021 ve 2022 yıllarında benzer tüketimlerin gerçekleşmediğini, dolayısıyla tüketimdeki düşüşün yalnızca 2023 yılındaki tadilatla açıklanamayacağını, tüketim azalmasının 2019 yılından itibaren başlayan sürecin sonucu olduğunu, bu nedenle bilirkişi değerlendirmesinin isabetli olmadığını, sonuç olarak kaçak elektrik tespit tutanağının ve buna bağlı tahakkukun hukuka ve yönetmeliğe uygun olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafça istinaf edilmiştir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İlk Derece mahkemesince taraf delilleri toplanmış,bilirkişiden rapor ve ek rapor alınmıştır. İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2023/20374 E. Sayılı dosyasında; alacaklı .... AŞ tarafından takip borçlusu ... aleyhine 4.551.005,39 TL Kaçak Elektrik Bedeli ve ferileri ile birlikte toplam 4.559.743,32 TL üzerinden takip başlatılmıştır. Bilirkişi raporunda; davacının .... Otel’in işletmecisi olduğu, 05.09.2018 tarihinde işe başladığı, ... AŞ görevlilerin 16.11.2023 tarihinde otelde 17575015 tesisat nolu elektrik aboneliğine yaptıkları kontrolde kullanıcı ana branşman hattını yararak harici faz çekerek kontaktör sistemi ile kaçak elektrik kullandığı yönünde K – 279990 seri nolu tespit tutanağı düzenlediklerini, tespit sırasında otelin üç vardiya olarak çalıştığının belirtildiği, otelin tüketim miktarları incelendiğinde 20.01.2023 – 12.05.2023 tarihleri arasında otelde tadilat yapıldığı, 16.11.2023 tarihli kaçak tespiti öncesi tüketim ortalamasının 98 kwh / gün olduğu, kaçak tespit sonrası tüketim değerinin ise 55 Kwh/gün olarak belirlendiği, buna göre davacının sayacının değiştiği, 21.02.2019 – 16.11.2023 tarihine kadar geçen 4 yıllık sürede günlük ortalama tüketim değerinin 98 Kwh / gün aylık ortalama 2.940 kwh olarak gerçekleştiği, kaçak elektrik kullanılan bir abonelikte kaçak elektrik kullanımın tespit edilmesi ve elektrik bağlantısının kaldırılmasından sonra tüketim miktarının bariz şekilde artması gerektiği oysa bu tarihten sonra tüketim değerinin artmadığı, bilakis %43 oranında azalarak günlük 55,9 kwh düştüğü ve aylık 1.670 kwh elektrik kullanıldığı, tutanak öncesi tüketimin düştüğü dönemde bunun mantıklı açıklamasının olabileceği, davacının tüketimlerinin 26.03.2023 tarihinden itibaren bariz şekilde azaldığı, bu dönemde covid – 19 salgının bulunması nedeniyle iç ve dış turizm’in durduğu, dolayısıyla otelin faaliyetinin azaldığı, 2023/1 dönemi ile 2023/5 dönemi arasında davacının tüketimlerinde bariz azalma görülmesine karşılık dava dilekçesinde yer aldığı üzere bu dönemde otelde tadilat yapıldığı dönemin bulunduğu, tadilat bitine kadar müşteri konaklama faaliyette bulunmadığı ve gelir faturası da düzenlenmediği (Kemeraltı Vergi Dairesi Müdürlüğüne yapılan müracaat ile tespit edildiği üzere), davacının kaçak tespiti öncesi yaklaşık 4 yıllık kullanım döneminde bariz elektrik tüketimi azaldığı, dönemlerin açıklamasının yapıldığı, bu dönemde kaçak elektrik kullanılmış olsa tutanaktan sonra kaydedilen elektrik miktarlarının artması gerekeceği, ancak bilakis elektrik tüketiminin 55,9 kwh düştüğü, ayrıca kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin video, fotoğraf veya bir kayıt bulunmadığı, işyerinde elektrikli alıcıların toplam gücünün .... AŞ tarafından 116,055 kw olarak hesaplandığı, buna göre günlük 21 saat üzerinden 2437 kwh tüketim belirlendiği, oysaki günlük üç vardiya 21 saat kullanım süresinin gerçekçi ve akla uygun olmadığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği değişiklik taslağında turistlik otellerde günlük kullanım süresinin 10 saat olarak düzeltilmesinin planlandığı, yine .... AŞ tarafından Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği m. 42.1.b. uyarınca kaçak kullanımlarda tespit edilen kurulu güç değerinin %60 kullanım faktörü ile çarpılması gerekirken doğrudan ve % 60 kullanım faktörü ile çarpılmadan tüketim hesaplaması yapıldığı, yine .... AŞ’nin branşman kablosunu gösteren fotoğraftaki kablonun 116,055 kw güç değerini taşımasının mümkün olmadığı, yine davacı gibi bütün otellerde Energy Saver sistemi bulunduğu, müşteri oda kapısını açıp kartını yerleştirdiğinde odaya elektrik enerjisi geldiği, çıktığında ise tüm cihazların kesildiği, ortak alandaki aydınlatmaların hareket sensörü ile çalıştığı, balkon kapısı açıldığında klimanın devre dışı kaldığı, bu halde müşterinin oda içerisinde çok kısa süre kullanabileceği kettle, saç kurutma makinesi gibi cihazların günlük 21 saat varsayımı ile hesaplama yapılarak fatura düzenlenmesinin gerçeklerden kopuk, aşırı derecede abartılı olduğu, davacının tüm konaklamaları EGM'ye bildirmekle yükümlü olduğu buna göre 12.05.2023 tarihinden 24.011.2023 tarihine kadar oda kayıtlarında otelin % 43 kapasite ile çalıştığını, yani 17 odanın yaklaşık 7 odasının dolu olduğu, diğer odaların boş olduğunu, 7 odanın belirtilen tarihler arasında toplam elektrik tüketiminin 98 kwh olup, odabaşına elektrik tüketiminin günlük 14 kwh olduğunu, sonuç olarak Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği m. 42 /c gereğince perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma mevcut iken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek tüketimin doğru tespitini engellemek suretiyle eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek mevzuata aykırı olacak bir şekilde elektrik enerjisi tüketilmesinin kaçak elektrik tüketimi olarak kabul edildiği, otele gelen branşman hattının sayaçtan önce yarılarak ek alınması ve bu hat üzerine kontaktör sistemi kurularak iş yerindeki elektrikli alıcıların istenildiğinde sayaç üzerinden istenildiğinde sayaç dışı beslenmesi, sayacın eksik değer kaydetmesine yönelik olduğundan bu eylem yönetmeliğin m. 42/1-c hükmüne göre kaçak elektrik tüketimi olarak kabul edildiği, ancak dosya içerisinde .... AŞ’nin kontaktör sistemi ile ilgili bir fotoğrafı veya videosu veya bir belgesinin bulunmadığı, tutanakta kaçak çekildi belirtilen hat üzerinden akım değerinin de ölçülmediği, kaçak elektrik kullanılan bir abonelikte tespitten sonra sayacın kaydedeceği tüketim miktarının bariz şekilde artması gerektiği, oysaki tespitten sonra tüketim değerlerinin artmadığı, bilakis % 43 oranında azalarak günlük 55,9 kwh olarak gerçekleştiği, tutanak öncesi döneme ilişkin tüketimin düştüğü bölümlerin 26.03.2020 tarihinden itibaren 31.05.2021 tarihine kadar Covid-19 dönemine denk geldiği, yine 2023 /1 – 2023/5 dönemleri arasında ise otelde tadilat faaliyetlerinin yapıldığı, dolayısıyla müşteri kabul etmediği, oysa düzenlenen tutanakla bu dönemlerin de kaçak elektrik kapsamına alındığı, kontaktör sisteminin ispatlanamadığını belirterek davacının 4.551.005,39 TL tutarındaki 27.11.2023 son ödeme tarihli kaçak elektrik faturasının doğru bilgi ve belgelere dayanmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Davacı ...’nun ticari faaliyet olarak gerçek kişi tacir sıfatıyla işletmekte olduğu 17 odalı .... Otel’in 00105750... tesisat numaralı ticarethane kayıtlı abonesi olduğu, davalı ... AŞ nin 16.11.2023 tarihinde otelde tespit halindeki güç kayıtlarını alarak kontaktör sistemi ile kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin 16.11.2023 tarihli tutanağı düzenlediği ve 116,055 kwh kullanılan güç bilgisi tespit ettiği, 3 vardiya olarak çalıştığından bahisle Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği m. 42 /1-b hükmüne istinaden tutanak düzenlediği ve bu tutanağa istinaden aboneye 4.551.005,39 TL tutarlı kaçak faturası tahakkuk ettirdiği, davacının faturaya itiraz ettiği, itirazının kabul edilmediği, ... AŞ nin davacı aleyhine 30.11.2023 tarihinde İzmir 22. İcra Müdürlüğünün 2023/20374 Esas sayılı dosyasıyla 4.551.005,39 TL asıl alacak ve işlemiş gecikmiş gün faizi ile faizin KDV si toplamı 4.559.743,32 TL üzerinden takibe geçtiği, borçlunun 06.12.2023 tarihinde takibe itiraz ederek takibi durdurduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece de yaptırılan incelemede; davacının ticarethane abonelik grubuyla abone olan ... Otel hakkında tutulan tutanak ve otelin kurulu gücü üzerinde yapılan incelemede, kaçak elektrik tespit tutanağı tarihi olan 16.11.2023 tarihi öncesi 4 yıllık dönem üzerinden ve sonrası dava tarihine kadar olan dönem üzerinde yapılan incelemede davacının işletmekte olduğu otelin 26.03.2020 tarihi ile 31.05.2021 dönemleri arasında Covid -19 salgını nedeniyle tüketiminin azaldığı, yine otelin tadilata girdiği 20.01.2023 ve 12.05.2023 tarihleri arasında otelin müşteri kabul etmediği, bu durumun Kemeraltı Vergi Dairesine bildirildiği, tadilat bitene kadar müşteri almadığı belirlenmiştir. Bilirkişi tarafından hazırlanan kök ve ek rapora göre; tutanakta yer alan branşman kablosunu gösteren fotoğraftaki kablonun 116,055 kwh güç değerini karşılamadığı 176,3 amperlik akımı taşıyamayacağı tespit edilmiştir. 16.11.2023 tespit tarihinden sonra kaçak kullanım sonrası kullanılan elektrik miktarının artması gerekirken 55,9 kwh/gün yani aylık ortalama 1677 kwh tüketim yapıldığı, tutanak öncesine göre % 43 oranında azalma olduğunun tespit edilmiş olaması karşısında otelin 3 vardiya çalıştığına ilişkin tutanağın da fiili duruma uygun olmadığının kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Dosya kapsamında, tutanakta yer alan kontaktör sisteminin kurulduğu ve kaçak elektrik tüketim yapıldığı iddiasını ispatlayacak bir fotoğraf veya delil, video kaydı vs dosyaya ibraz edilmemiştir. Dolayısıyla ne maddi deliller ne de fiziki olarak bu kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin tutanakta yer alan kontaktör sisteminin bulunduğuna dair delil dosyaya ibraz edilmemiştir. Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, HMK’nın 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. (Yargıtay 3.HD 2021/4894E- 2021/10580K) “Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır.” şeklindeki düzenleme ile menfi tespit davalarındaki genel kural birlikte değerlendirildiğinde; ispat yükü, abonesi olan davacının sözleşme hükümlerine aykırı olarak kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden davalı şirkete aittir. Tüm dosya kapsamına göre; davacının harici hat çekmek suretiyle kaçak eletrik kullandığının ispat edilemediği yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere kaçak tespit tutanaklarının HMK 204. maddesinde sayılan belgelerden olmadığı ve bilirkişi tarafından yapılan incelemede kaçak kullanım bulunmadığının tespit edilmesine göre usul ve yasaya uygun karara karşı davalı tarafın istinaf talebi haklı bulunmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerinde takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/972 Esas 2025/57 Karar sayılı dosyasında verilen 22/01/2025 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf talebinde bulunan davalı taraftan alınması gereken 310.879,18 TL istinaf nispi karar harcından, davalı tarafından yatırılan 77.719,79 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan bakiye 233.159,39 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme ve müzakere sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere 15/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.