Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/519 E. 2026/1384 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/519
Karar No
2026/1384
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/519 - 2026/1384 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/519 KARAR NO : 2026/1384

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09.01.2025 NUMARASI : 2024/76 Esas 2025/11 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALILAR : 1 - VEKİLİ : Av.

2 - VEKİLİ : Av.

3 - VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 11.09.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 16.09.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, dava dilekçesinde; 02.03.2023 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın lastiğinin koparak, davacı adına kayıtlı ... plakalı aracın ön kısmına çarpması ile araçta hasar meydana geldiğini, zararından davalıların sorumlu olduğunu, araçta Almanya-Berlin'de yetkili ekspertiz firması tarafından hazırlanan 05.05.2023 tarih ve ... numaralı rapor ile 21.498,41 Euro hasar belirlendiğini, eksper raporunda aracın tamir süresinin 5 iş günü olduğu bu süreçte araçtan mahrum kalacağı için 119,00 Euro mahrumiyet bedeli olarak tespit edildiğini, bu tespit için yetkili ekspertiz firmasına 1.726,69 Euro ödendiğini, raporun çevirisi için 2.124,00 TL tercüme gideri ödendiğini, tercüme gideri ile ekspertiz gideri olan 1.726,69 Euro'nun da karar tarihindeki TL karşılığının yargılama giderlerine eklenerek davalılardan müşterek ve müteselsil sorumlu olmak kaydıyla tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, davalılardan sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 160 Euro hasar ve araç mahrumiyeti bedelinin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsiline, ayrıca 1.726,00 Euro ekpertiz ücreti ile 2.124,00 TL tercüme giderinin yargılama giderine eklenmesini istemiş, talep artırım dilekçesi ile de; hasar bedelini 19.764,17 Euro, araç mahrumiyet zararını ise 595,00 Euro olarak belirlemiştir. Davalı sigorta şirketi vekili, cevap dilekçesinde; davalı şirketin sorumluluğunun yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, mevcut poliçede limitin 108.000.00 TL olduğunu, davalı şirketin üzerine düşen mali sorumluluklarını 08.02.2024 tarihinde davacı vekiline 57,171.62 TL maddi hasar ödemesi ve poliçe kapsamında olmamasına karşılık ekspere 1,457.88 TL ödemek suretiyle yerine getirdiğini, davalı şirketin, davacının zararından, sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının kaza tarihinden itibaren faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, araç mahrumiyeti zararının da poliçe kapsamı dışında olduğunu, poliçe teminatı kapsamında ekspertiz ücreti bulunmadığını, aleyhe hüküm kurulması halinde parça ve işçilik iskontosu uygulanması gerektiğini, davalı şirketin KDV’den sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın esastan reddini karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Şirketi vekili, cevap dilekçesinde; davalı şirkete ait aracın kazadaki kusur durumunun keşif ve bilirkişi incelemesine muhtaç olduğunu, bu sebeple kaza tespit tutanağında yer alan kusur oranına itibar edilemeyeceğini, davalıya ait aracın davalılardan ... AŞ tarafından sigortalandığını, bu bakımdan hasar miktarının öncelikle sigorta teminatları kapsamında sigorta şirketinden talep edilmesi gerektiğini, limiti aşan bir miktar ortaya çıkması halinde davalı şirkete başvurulabileceğini, somut olayda kazanın Türkiye'de meydana gelmiş olmasına karşın, davacının hasarın onarımını yaptırmadığını, aracını Almanya'ya naklettirdiğini, yüksek fiyatlı parça ve işçilik tedariğiyle davalıların aleyhine olarak zarar miktarının artmasına sebebiyet verdiğini, davalı sigorta şirketinin de salt bu sebeple ödeme yapmayı reddettiğini, aracın Türkiye'de onarılması için gereken masraf ve işçilik ücretlerinin tespitinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı savunma yapmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın 02.03.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle, davacı aracında olaşan hasar bedeli ve araç mahrumiyet tazminatı ile tespit giderleri, eksper gideri ve tercüme masrafları talebinden ibaret olduğu; 10.06.2024 tarihli bilirkişi raporunda; hesaplamalarda € (Avro) cinsiden tutarların ait olduğu tarih itibariyle TCMB Efektif euro satış kuru ile TL cinsine çevrildiği, hasar tazminatı yönünden, kaza tarihi itibariyle kurun 20,1207 TL/€, net tutarın 18.065,89 € - 363.498,35 TL, %19 KDV'nin 3432,52€ - 69.064,71 TL olmak üzere toplam 21.498,41 € - 432.563,06 TL olduğu, fatura tarihi itibariyle kurun 21,5459 TL/€, net tutarın 18.065,89 € - 389.245,86 TL, %19 KDV'nin 3.432,52€ - 73.956,73 TL olmak üzere 21.498,41 € - 463.202,59 TL olduğu, eksper faturasının fatura tarihi itibariyle kurun 21,5459 TL/€, net tutarın 1.451,00 € - 31.263,10 TL, %19 KDV'nin 275,69€ - 5.939,99 TL olmak üzere toplam 1.720,69 € - 37.203,09 TL olduğu, mahrumiyet zararının oluş tarihi itibariyle kurun 21,5459 TL/€, net tutarının 504,24 € - 10.864,31 TL,%19 KDV'nin 90,76€ - 1.955,51 TL olmak üzere toplam 595,00 € - 12.819,81 TL olduğu, belge tercüme harcamasının 2.124,00 TL olduğu, kazanın oluşma şekli ve hasar fotoğraflarının, hasar tespiti ekspertiz raporunda belirtilen parçalarla uyumlu olduğu, yapılan bilirkişi ekspertiz çalışmalarının Almanya-Berlin yasa ve usullerine ve güncel piyasa şartlarına göre yapıldığının eksper raporunda belirtilmiş ve beyan edilmiş olduğu, dava konusu kazaya neden olan davalıya ait ... kamyonun ZMM sigorta şirketi davalı ... poliçesine göre, sigorta şirketinin araç başına maddi sigorta limitinin 100.000.00 TL olduğu, sigorta şirketinin hasar konusunda herhangi bir ödeme yapmadığının belirtildiği, 02.03.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasının davalı aracının sol arka tekerleğinin kopması ve davacı aracına çarpması neticesinde meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde davacıya atfedilecek kusur bulunmadığı, davalının kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu kabul edildiği, bilirkişice yapılan hesaplama dosya kapsamına uygun olmakla hükme esas alındığı; Sigorta poliçe limitinin 100.000,00 TL olması ve davalı sigorta tarafından dava açıldıktan sonra 08.02.2024 tarihinde 57.171,62 TL ödeme yapıldığı göz önünde bulundurularak davalı sigorta limit miktarınca ve başvuru ile temerrüdün gerçekleştiği 30.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek faiz ile hasar bedelinden sorumlu tutulması, diğer tazminat kalemleri yönünden diğer davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği; davacı alacağının yabancı para cinsinden olması sebebiyle her bir alacak kalemi yönünden temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince Euro cinsinden yabancı para borcuna devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle; “Davanın kabulüne, 19.764,17 Euro hasar bedelinin 02.03.2023 tarihinden 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince Euro cinsinden yabancı para borcuna devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili (Davalı sigorta yönünden 100.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak ve 30.12.2023 tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle ve davadan sonra yapılan 57.172,62 TL ödemenin infazda dikkate alınmasına) ile davacıya verilmesine; 595,00 Euro araç mahrumiyet bedeli ile 1.726,69 Euro hasar tespit bedelinin 02.03.2023 tarihinden 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince Euro cinsinden yabancı para borcuna devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle davalılar ...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2.124,00 TL eksper tercüme giderinin 31.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş hüküm davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının, Türkiye'de yaptığı kaza nedeniyle hasar tespitini Berlin’de yaptırdığını ve bu raporu dayanak göstererek dava açtığını davacının tek dayanağının ekspertiz raporu ve kaza tespit tutanağı olduğunu, bilirkişi raporunda ise hasara ilişkin değerlendirme yapılmaksızın ekspertiz raporundaki rakamları TL’ye çevirmekle yetinildiğini, bu haliyle raporun karar vermeye elverişli olmadığını, ayrıca bilirkişi raporunda, ekpertiz raporundaki bir takım bilgilerin anlaşılmadığının belirtildiğini, bu nedenle de raporun karar vermeye elverişli olmadığını,yine davacının ekpertiz ücretine ilişkin bir belge sunmadığı halde ekpertiz ücretine de karar verildiğini, ayrıca davacıya ait aracın piyasa değerinin 20.000,00-30.000,00 Euro bandında iken, 19.764,17 Euro tazminata karar verilmesinin de izaha muhtaç olduğunu; Araç mahrumiyeti bedelinin de, ekpertiz raporunda 5 gün ve 119 Euro iken, 595 Euro ya karar verilmesinin hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan, araç hasarı ve araç mahrumiyeti nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir. Haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davasında, zarar veren, zarar görenin gerçek zararından sorumlu olduğundan, davacı aracın hasarlanması nedeniyle hasar bedelini talep edebilir. Araç kazalarında, zarar görenin hasarlanan aracının yabancı plakalı olması nedeniyle aracın belirli bir süre sonra ülke dışına çıkması gereken bir araç olması halinde, bu aracın kural olarak Türkiye'de karıştığı kaza neticesinde Türkiye'de onarılması halinde zararı talep edilebilir. Ancak yabancı plakalı aracın, haklı sebeple ve hasarlı olarak kayıtlı olduğu ülkeye gittiği ve aracın bu ülkede onarımının yapıldığı durumda, zarar gören aracının kayıtlı olduğu yabancı ülkedeki onarım bedelini de seçimlik hakkı çerçevesinde talep edebilir. Zarar gören, aracın haklı sebeplerle ve hasarlı şekilde Türkiye'den ayrıldığını ve aracın onarımının yurt dışında yapıldığı kanıtlanmadıkça, yurt dışında aracın onarılması halinde oluşan zararını talep edemez. Aracın, Türkiye'de daha az onarım bedeli ile gereği gibi tamir edilmesi durumunda, davacı ancak bu onarım bedelini talep edebilir. Aracın kayıtlı olduğu ülkede onarım bedeli, daha yüksek olsa dahi, seçimlik hakkını bu yönde kullanmadıkça, yurt dışı onarım gideri, araç mahrumiyeti zararını talep edemeyeceği gibi, Türkiye'de onarımı gerçekleştirilen aracın, davanın ispatı açısından gerekmeyen yurt dışı onarım maliyetine ilişkin ekspertiz ücretleri ve çevri giderleri ile araç yurt dışında onarılsa dahi, hasar ile mütenasip olmayan (HMK'nın delil tespitine ilişkin hükümleri ile TTK'nın 1426 maddesi hükümleri değerlendirilerek, Zarar görenin, hasarının tespitini kaza sonrası en hızlı şekilde yapılacak yerde ve en az ya da makul maliyet ile yaptırma, yükümlülüğü gereğince) ve dosyada mevcut deliller çerçevesinde zararın ispatına faydası olmayan yüksek maliyetli giderler talep edilemez. Somut olayda, davacı 02.03.2023 tarihinde Türkiye'de meydana gelen trafik kazasında, aracının hasarlandığından ve zarar gördüğünden bahisle aracının Almanya'da onarılması durumunda oluşan hasar bedelini, Almayanda'ki araç mahrumiyet zararlarını ve yargılama gideri olarak Almanya'da onarım bedelinin tespitine yönelik ekspetriz raporu ücretini ve raporun çevrisine ilişkin ücreti talep etmiştir. Davacı, kaza neticesinde aracın hasarlandığına dair, oto tamirhanesinde çekilen fotoğraflar üzerinden, Almanya'da yaptırdığı ekspertiz raporuna dayanarak eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan raporda, davacıya ait aracın mevcut hasarları sonrasında onarılmaksızın yurt dışına çıkabilecek durumda olduğu tespit edilememiştir. Diğer yandan aracın haklı nedenlerle yurt dışında yapıldığına dair davacı tarafından delil sunulmadığı gibi, dosyada mevcut görsellere ve tespit edilen hasarın niteliğine göre aracın mevcut haliyle yola çıktığı ispata muhtaç olduğu halde, davacı aracın hasarlı olarak yurt dışına çıkış yaptığına dair de delil sunmamıştır. Davacının, yurt dışından aldığı ekspertiz raporunda açıkça ekspertiz incelemesinin sunulan fotoğraflar üzerinden yapıldığı araç üzerinde inceleme yapılmadan hasar bedelinin belirlendiği belirtilmiş, dava dosyasına da sunulan, oto tamirhanesinde çekilen fotoğraflarda da, yanında park halinde olan ... plakalı araca göre fotoğrafların Türkiye'de çekildiği anlaşılmakla ve aracın mevcut hasarı nazara alındığında aracın hasarlı olarak yurt dışına çıkarıldığına dair kanıtta sunulmamasına göre aracın onarımının Türkiye'de gerçekleştirilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacıya ait aracın, kaza tarihindeki kayıtlı olduğu ülkedeki serbest piyasadaki rayiç değeri de nazara alınarak Türkiye'de onarılması halinde oluşacak hasar bedeli tespit edilerek, tamirinin ekonomik olmaması halinde, kayıtlı olduğu ülkedeki kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile sovaj değeri arasındaki fark üzerinden, onarımının mümkün ve ekonomik olması halinde ise onarım ücreti tespit edilerek, aracın onarılması nedeniyle kıymet kazanım, amortisman ve hurda tenzili gerekip gerekmediğinin de değerlendirildiği, makul onarım süresinin ise zararın Türkiye'de oluşmuş olmasına göre, Türkiye koşullarında hesaplanarak tespit edildiği makine mühendisi bilirkişiden rapor alınarak, aracın Türkiye'de onarılması durumunda, yurt dışında onarım maliyetine ilişkin alınan ekspertiz raporunun ve çevrisinin, eldeki davanın ispatı açısından yapılması gereken ve davalılardan talep edebilecek, gerekli ve makul bir gider olup olmadığı da değerlendirilerek (ayrıca incelenen kararda tazminat alacağı olarak hükme alınan bu giderlerin yargılama gideri olması yanı sıra, davacının da yargılama gideri olarak talep ettiği nazara alınarak bu çerçevede değerlendirilmesi yapılarak) davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, davacının, araçtaki hasarın Almanya'daki onarım maliyetine yönelik sunduğu ekspertiz raporu esas alınan, zarar belirlenmesi açısından da denetime ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin benimsediği ilke ve yöntemlere uygun tanzim edilmeyen rapora göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... Şirketi vekili'nin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davalı ... Şirketi lehine kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklanan hususlarda eksiklikler giderilerek, açıklandığı üzere yeni bir bilirkişiden, rapor alınarak, kararın davalı Sigorta şirketi ve davacı tarafından istinaf edilmemiş olması nedeniyle, kesinleşen yönler ve usuli kazanılmış haklar korunarak davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı ... Şirketi vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalı ... Şirketi iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/519, K. 2026/1384, T. 11.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-519-e-2026-1384-k-30db27186b54