Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/505 E. 2026/1376 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/505
Karar No
2026/1376
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/505 - 2026/1376 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/505 KARAR NO : 2026/1376

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25.12.2024 NUMARASI : 2024/166 Esas 2024/985 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11.09.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 29.09.2026

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 12.08.2018 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, dava dışı ...'nun sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile neden olduğu tek taraflı trafik kazası neticesinde araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'ın ağır şekilde yaralandığını, davalı sigorta şirketine yaptıkları başvurudan sonuç alınamaması üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 2019.E.51877 numaralı dosyanın açıldığını ve bahse konu dosyada Develi Hatice Muammer Kocatürk Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 08.05.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporunda davacının %7 oranında maluliyetinin bulunduğunun belirtildiği ve yaptıkları başvurunun kabul edildiğini, davalının itiraz etmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın reddedilmesi üzerine bahse konu karar dayanak yapılarak Ankara 11.İcra Müdürlüğünün 2019/13401 Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını ve davalı tarafından ödeme yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından dayanak karara karşı yapılan temyiz başvurusunun Yargıtay 4.HD'nin 16.03.2022 tarihli 2021/11717E.-2022/5094K.sayılı kararı ile kabul edildiğini ve kararın bozulması üzerine itiraz hakem heyeti tarafından yeniden yapılan yargılamada Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 29.05.2023 tarihli raporda, davacının maluliyet oranının %22 olduğunun belirtildiği ve yapılan yargılama neticesinde başvurunun usûlden reddine karar verildiğini ve bahse konu karara karşı temyiz yoluna başvurmadıklarını, dava konusu kaza nedeniyle davalı sigorta şirketinin davacıya yapmış olduğu ödemenin %7 maluliyet oranına göre yapıldığını, davacının maluliyetinde artış meydana geldiğini ve davalı tarafından yapılan ödemenin davacının zararını karşılamadığını belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 12.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, yargılama sırasında bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 310.700,13 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 11.474,71 TL, bakıcı gideri tazminatı talebini 12.915,16 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davadan önce davacı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97. maddesinde belirtildiği şekilde usûlüne uygun olarak davalı sigorta şirketine başvuru yapmadığından başvuru şartının yerine getirilmediğini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı gibi, davacının da maluliyetinin söz konusu olmadığını, davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden sorumluluğunun bulunmadığını, talep edilen faiz türünün ve başlangıç tarihinin de isabetsiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; Adli Trafik Bilirkişi tarafından düzenlenen 15.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığının, sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, %22 maluliyet oranına göre aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 11.11.2024 tarihli raporda, SGK tarafından davacıya ödenen rücu edilebilen sosyal güvenlik ödemesi olan 48.559,08 TL'nin TBK'nın 55 maddesi gereğince hesaplanan maddi tazminattan tenzil edildiği, davalı sigorta şirketi tarafından 30.10.2020 tarihinde yapılan 49.299,81 TL ana para harici ödemenin yapıldığı tarihte davacının maddi zararının 326.508,78 TL olduğunun hesaplandığı ve yapılan ödemenin davacının zararını karşılamadığının tespit edildiği, 2024 yılı güncel asgari ücret verilerine göre davacının bakım gideri hariç toplam kazanının 2.061.679,54 TL olduğunun tespit edildiği, davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin 360.000,00 TL olduğu ve 49.299,81 TL ödeme tenzil edildiğinde 310.700,19 TL, 12.915,16 TL de bakıcı gideri zararından sorumluluğun söz konusu olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek davanın kabulü ile 310.700,13 TL bakiye sürekli iş göremezlik, 11.474,74 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 12.915,16 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 335.090,00 TL'nin 30.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; asgari ücretin değişken bir meblağ olması nedeniyle usûli kazanılmış hak oluşturmaması ve araç işletenine ve sürücüsü yahut başkaca sorumlulara karşı başvuru yapılması hâlinde, kusur oranının değişmesi yahut maluliyet oranının artması durumunda fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilemeyeceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz etmelerine ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması talebinde bulunmalarına rağmen taleplerinin kabul edilmediğini, davadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine usûlüne uygun bir başvuru bulunmamasına ve eksik evrakla başvuru yapılmasına rağmen mahkemece bu hususun nazara alınmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, raporun yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu ve davacının maluliyetinin bulunmadığının gözetilmediğini, aktüer raporunun da yanlış hesaplama yöntemiyle düzenlendiğini ve fahiş tazminat belirlendiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, dava dışı ...'nun sevk ve idaresindeki aracın direksiyon hâkimiyetinin kaybedilmesi sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazası neticesinde araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'ın ağır şekilde yaralandığını, davalı sigorta şirketine yaptıkları başvurudan sonuç alınamaması üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 2019.E.51877 numaralı dosyasının açıldığını ve bahse konu dosyada Develi Hatice Muammer Kocatürk Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 08.05.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporunda davacının %7 oranında maluliyetinin bulunduğunun belirtildiği ve yaptıkları başvurunun kabul edildiğini, davalının itiraz etmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın reddedilmesi üzerine bahse konu karar dayanak yapılarak Ankara 11.İcra Müdürlüğünün 2019/13401 Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını ve davalı tarafından ödeme yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından dayanak karara karşı yapılan temyiz başvurusunun Yargıtay 4.HD'nin 16.03.2022 tarihli 2021/11717 E. - 2022/5094 K. sayılı kararı ile kabul edildiğini ve kararın bozulması üzerine itiraz hakem heyeti tarafından yeniden yapılan yargılamada Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 29.05.2023 tarihli raporda, davacının maluliyet oranının %22 olduğunun belirtildiği ve yapılan yargılama neticesinde başvurunun usûlden reddine karar verildiğini ve bahse konu karara yargı temyiz yoluna başvurmadıklarını, dava konusu kaza nedeniyle davalı sigorta şirketinin davacıya yapmış olduğu ödemenin %7 maluliyet oranına göre yapıldığını ve davacının mağduriyetini karşılamadığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri isteminde bulunmuş, mahkemece kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığının, sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, SGK tarafından davacıya ödenen rücu edilebilen sosyal güvenlik ödemesi olan 48.559,08 TL'nin TBK'nın 55 maddesi gereğince hesaplanan maddi tazminattan tenzil edildiği, davalı sigorta şirketi tarafından 30.10.2020 tarihinde yapılan 49.299,81TL ana para harici ödemenin yapıldığı tarihte davacının maddi zararının 326.508,78 TL olduğunun hesaplandığı ve yapılan ödemenin davacının zararını karşılamadığının tespit edildiği, 2024 yılı güncel asgari ücret verilerine göre davacının bakım gideri hariç toplam kazanının 2.061.679,54 TL olduğunun tespit edildiği, davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin 360.000,00 TL olduğu ve 49.299,81 TL ödeme tenzil edildiğinde 310.700,19 TL, 12.915,16 TL de bakıcı gideri zararından sorumluluğun söz konusu olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek davanın kabulü ile 310.700,13 TL bakiye sürekli iş göremezlik, 11.474,74 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 12.915,16 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 335.090,00 TL'nin 30.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. 1-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden,haksız fiilin gerçekleştiği tarih esas alınarak 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706E.-2022/9633K.) Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği hâlde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık “gelişen durum” ve dolayısıyla gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olmaktadır. Böyle hâllerde zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş sayılamaz. Gelişen durumun söz konusu olup olmadığı her olaya özgü olarak dosyaya sunulan delillere göre belirlenir. Davacıdaki yaralanmanın hangi tarihli tedaviyle tamamen iyileştiği, iyileşme sonrası aynı yaralanma nedeniyle gelişen bir durumun bulunup bulunmadığı, varsa gelişen durumun hangi tarihte sona erdiği kesin olarak belirlenmelidir. Çünkü tedavinin ne zaman sona erdiği ve sürekli iş göremezlik oranının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir hâle geldiği, gerçek zararın tespiti açısından önemlidir.Davacıya tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca alınacak yeni bir raporda, artan maluliyet ile gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerekir. Gelişen durumun varlığı hâlinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür. Davacının maluliyetinin tespiti için Develi Hatice Muammer Kocatürk Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 08.05.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporunda davacının %7 oranında maluliyetinin bulunduğunun belirtildiği, Mahkemece Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda, davacının tüm vücut özür oranının %22, tıbbi iyileşme süresinin 24 aya kadar uzayabileceğinin ve bakıcı ihtiyaç süresinin 24 ay olduğunun belirtildiği, davacının maluliyetine ilişkin raporlar arasında çelişki bulunduğu ve çelişki giderilmeden ve davacının maluliyetinde gelişen durum olup olmadığının değerlendirilmeden eksik inceleme ile hüküm verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, davacı vekilinin maluliyet raporuna itirazları da değerlendirilerek davacının maluliyet oranının tespiti için davacının dava konusu kaza sonucu yaralanması nedeniyle tüm tedavi evraklarının ilgili kurumlardan getirilerek davacının tüm tedavi evrakları incelenerek son durumunun değerlendirilmesi yapılarak ve muayene edilerek davacıda daimi maluliyet yönünde gelişen bir durum olup olmadığı, varsa daimi maluliyet oranı ve kaza sonucu yaralanması ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yönde herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre de, geçici iş göremezlik zararının, bedensel zarar niteliğinde bir zarar türü olduğu ve sigorta poliçesinin sakatlanma ve ölüme ilişkin teminat limiti dâhilinde sürekli iş göremezlik tazminatı ile aynı limite tabi olduğu gözetilmeden poliçe limitini aşar şekilde karar verilmesi de isabetsiz bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-İstinafa başvuran taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harcının talebi hâlinde davalıya iadesine, 4-İstinafa başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 5-Ankara 6. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/6471 sayılı esasına yatırılan 800.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, 6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/505, K. 2026/1376, T. 11.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-505-e-2026-1376-k-efb559b57768